IŞIK



Sevgili arkadaslar isik fotografin ana malzemesidir. Hatta herseyidir. Bu sebeple ışık olmadan fotoğraf olmaz. Bir cok fotoğrafta fotoğrafçinin, ışık bilgisizliği sebebi ile bir cok hatayı görmekteyiz. Bu sebeple bir fotografçı ya da adayı ışığı çok iyi tanımalı ve onu kullanmasını bilmelidir.

PEKI ISIK NEDIR?

Işık, doğrusal dalgalar halinde yayılan elektromanyetik dalgalara verilen addır. 380-780 nm. dalga boyları arası dalga boyu gözle görülebilir ancak bilimsel terminolojide gözle görünmeyen dalga boylarına da ışık denilebilir. Işığın özellikleri, radyo dalgalarından gamma ışınlarına kadar gidebilen, elektromanyetik dalganın boyuna göre değişir. Diyerek ışık hakkında teknik bir tanım yapabiliriz. Işığı anlamamızda en büyük etken renklerdir. Renkler sayesinde ışığı algılarız.

Renk, ışığın değişik dalga boylarının gözün retinasına ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamasıdır. Bu algılama, ışığın maddeler üzerine çarpması ve kısmen soğurulup kısmen yansıması nedeniyle çeşitlilik gösterir ki bunlar renk tonu veya renk olarak adlandırılır. Tüm dalga boyları birden aynı anda gözümüze ulaşırsa bunu beyaz, hiç ışık ulaşmazsa siyah olarak algılarız. İnsan gözü 380nm ile 780nm arasındaki dalga boylarını algılayabilir, bu sebepten elektromanyetik spekturmun bu bölümüne görünen ışık denir. Renkler için genelde kulağımızla duyduğumuz ince ve kalın ses analojisi yapılsa da, ses algısının aksine aynı anda gelen ışık frekansları değişik kanallardan algılanamaz (başka bir deyişle göz frekans analizi yapamaz), dolayısıyla aynı anda ince ve kalın sesleri birbirine karıştırmadan duymamıza karşın gözümüz için bu 'çok seslilik' söz konusu olmadığından değişik ışık frekanslarının sadece kombinasyonlarını algılayabiliriz. Bu prensibi açıklamak veya pratik uygulamalarda kullanmak için çeşitli renk modelleri geliştirilmiştir

Renklerin algılanması ve tanımlanabilmesi için değişik modeler geliştirilmiştir. Bu modellerden en ünlüsü RGB modelidir.

RGB modelinde harfler R:'Red' (Kırmızı), G:'Green' (Yeşil), B:'Blue' (Mavi) anlamına gelir. Bu modelin temeli insanın göz retinasında bu renklere rastgelen ışık dalga boyu sensörleridir. Bunların arasında kalan dalga boylarında da bu üç sensörün her biri değişik seviyelerde tepki verir ve bu tepki beyinde renk algısını yaratır. Örneğin gökkuşağının sarı olarak adlandırdığımız dalga boyunda bir ışık gözümüze düştüğünde ağırlıklı olarak 'kırmızı' ve 'yeşil' sensörler uyarılır. Beynimizde bu kombinasyon 'sarı'ya dönüşür. Kırmızı ışık geldiğinde ise sadece 'kırmızı' sensörler uyarılır. Hem kırmızı hem yeşil hem de mavi ışığın aynı anda gelmesi ile tüm dalga boylarının aynı anda gelmesi aynı etkiyi yaratır: beyaz ışık.

Bu sebepten, bu üç renkte ışık kaynaklarımız varsa ve şiddetlerini de sönük ve parlak olarak ayarlayabiliyorsak, tüm renkleri elde etmemiz mümkündür.


Işığın ne oldugunu kısaca gördük peki fotografçılıkta ışık nasıl kullanılır
Şimdi bu konuyu inceleyelim:

Basit bir fotograf makinesinde, mercekten kırılan ışık diyaframdan gecerken belli oranda azaltılarak fotoğraf düzlemine yansıtılmakta ve fotoğraf çekilmektedir.

Fotograf çekerken ışık ayarının ayarlanmasında


  • Diyafram açıklığı
  • Enstantene değeri


fotoğrafın ışık oluşturulmasında iki önemli etkendir.

Bu değerlerin ayarlanması ve oynanması ile ilgili bilgileri daha önceki bölümlerde vermiştim. Bu bölümde ise temel ışık tiplerini inceleyeceğiz:

1. Cephe Işığı :
Işık kaynağı az veya çok olmakla birlikte kameranın arkasındadır. Kontrastlık, başka aydınlatma şekillerine oranla daha düşüktür. Renkli fotoğraf için temel bir avantaj sayılabilir. Cephe ışığı aynı zamanda en düz ve en yassı etkiyi verir. Gölgeler tamamen veya kısmen objenin arkasındadır ve objektif tarafından görülmezler. Doğru renkler almak için cephe ışığı tavsiye edilse bile bu ışıkta hacim ve derinlik etkisinin en az seviyede olduğu bilinmelidir. Yüzde yüz cephe ışığı çok enderdir. Çünkü ister fotoğrafçının arkasındaki güneş, ister makinenin üzerine takılı flaş olsun, optik eksenden biraz kaçık olunca objenin bir yanında ince gölgeler belirmeye başlar. Gerçek cephe ışığı için en iyi kaynak ring–flaşlardır. Çünkü objektifi kuşatan bu halka biçimindeki lamba gerçekten gölgesiz görüntü verir. Bu ışık daha çok makro portre çekimleri (moda vs) için kullanılırken bununla birlikte değişik fotoğraf efektleri oluşturmak içinde kullanılabilir. Mesela balık göz ile distort edilmiş bir fotoğrafta arka fon karanlık vurgulanan obje aydınlık şekilde fotoğraflanabilir.

2. Yanal Işık:
Işık kaynağı konunun yan tarafındadır. Ön taraftan ziyade hafifçe arkaya kaymış durumdadır. Üç boyutluluk yan ve önden aydınlatma izleniminin ve renk veriminin iyi olması için sıkça başvurulan bir aydınlatma şeklidir. Yan ışık, kullanılması kolay bir şekildir ve daima iyi sonuç verir.

3. Ters Işık:
Işık kaynağı az veya çok konunun arkasındadır ve onu arkadan aydınlatır, gölgeler kameraya doğru uzar. Diğer aydınlatma şekillerine göre konu kontrastı daha yüksektir. Bu özelliği ters ışığı renkli fotoğraf için çok uygun olmadığını gösterir. Diğer taraftan bütün diğer aydınlatma şekillerine göre daha inandırıcı bir mekan ve derinlik hissi verir. Renkli çalışan fotoğrafçılar ters ışığı kullanımı zor fakat iyi kullanıldığı zaman insanı ödüllendiren bir şekil olarak düşünürler. Hemen hemen değişmez bir biçimde ters ışık kullanımı olağanüstü güzellikler ve ifadeler dünyasının kapısını aralar. En dramatik ışık formudur. İfade ve atmosfer kuvvetlendirmede sahipsizdir. En belirgin örnek gün batımında koyu kırmızı zeminde oluşan İstanbul silüetidir.

4. Tepe Işığı :
Işık kaynağı az çok konunun üzerindedir. Diğer aydınlatma şekilleri arasında en az fotojenik olanıdır. Çünkü düşey yüzeyler doğru renk verimi için yeterince aydınlanmazlar. Gölgeler çok küçüktür ve derinlik ifadesi veremeyecek şekilde görüntüde yer alır. Dışarıda bu tipik öğle güneşi ışığıdır. Fotoğrafa yeni başlayanlarca parlak ve güzel bulunduğu için tercih edilir. Deneyimli fotoğrafçılar dış çekimler için uygun zamanın güneşin nispeten alçakta olduğu sabah erken ve öğleden sonraki geç saatler olduğunu bilirler.

5. Alttan Gelen Işık:

Az çok konuların alttan aydınlatıldığı şekildir. Doğada mevcut olmayan bir aydınlatmadır. Bu tip aydınlatma doğal olmayan teatral etkiler yapar. İyi kullanılması zordur. Çünkü garip, gerçek olmayan fantastik etkiler oluşturur ve bunlar zorlama bir ifade taşır.

6. Yaygın-Yayılmış Işık

Buda yine konusuna göre ilgi gören ve çok kullanılan bir ışık türüdür. Kısaca kapalı bir havada oluşan az gölgeli ortam olarak açıklanabilir. Daha çok doğa fotoğrafçıları bu ışığı kullanırlar ve bu fotoğraf tipinde gölge miktarı çok az olmakla birlikte ışık her yönden dağılarak gelir.

7. Noktasal Işık

Bu ışıkta bir objeler bütünü içerisinde belirli bir objenin aydınlatılması yapılır. Daha çok müze, sanat galerisi gibi alanlarda yada stüdyoda özel çekim efekti yaratılarak oluşturulan bir ışık türüdür.

8. Dolaylı ışık

Bu ışık türü de bir ışık kaynağından çıkan ışığın başka bir objeye vurup yansıması ile elde edilebilir. Bir örnek vermek gerekirse gece ay ışığının denizde oluşturduğu ışık yansıması verilebilir. Gece yada gündüz çekimlerinde kullanılır ve sanatsaldır.

Bu sekiz temel ışık yönü değişik şekillerde kullanılır ve değişik kompozisyonlar oluşturulabilir. Bu sınıflama yazara ve konuya göre daha fazla yada daha az olabilir.


Kaynaklar:
Fotoğrafta Işık Türleri | Fotoğraf Teknikleri
http://www.fotokritik.com
ve başka fotoğrafçılıkla ilgili siteler