Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: V

  1. #1
    3qq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3qq
    Forum Üyesi
    Üyelik tarihi
    17.12.2013
    Yaş
    55
    Mesajlar
    705
    Konular
    86
    Aldığı Beğeni
    77
    Verdiği Beğeni
    209

    Standart V

    TERİM AÇIKLAMASI

    V (Victor) Uluslar arası işaret sancaklarından V harfi Yardım isterim anlamına kullanılır.

    V KAYIŞI Kesiti yamuk biçiminde, içi bezli lastikten yapılma güç aktarma kayışı.

    V.H.F Portatif telsiz telefon (radyo telefon) olan çok yüksek frekanslı telsiz cihazının kısa yazılışı.

    VAGON Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı

    VAKUM Havası alınmış boşluk.
    Bk. boşay
    Havasız boşluk
    Bk. boşluk
    Tüm havanın emilip boşaltılması ya da böylece oluşan boşluk.
    Basıncın, atmosfer basıncından daha düşük olması.

    VANA Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya veya serbest bırakmaya yarayan alet, valf.
    Bk. tıkaç
    Bir akışkanın belirli bir yer, bölüm ya da noktadan geçiş niceliğini değiştirmeye yarayan gereç.

    VANADYUM Atom Numarası 23, atom 50942 Ağırlığı, 6,11 Yoğunluğu income Bir elemanın (Simgesi V) beyaz 1710 ° C'de eriyen ettik.
    Simgesi V, atom Numarası 23, atom kütlesi 50,94 g, Yoğunluğu 5,96 g / mL, en 1710
    Eksikliğinde civcivlerde Vucut tüy gelişiminin gerilemesine ettik, fazlalığında imkb kolesterol üretiminin engellenmesine hacimdeki income civciv gereklı Bir elemanın for fareler ettik.
    Çok ve sert, ak Bir metal renkli. 23 AS AA 50.95,. Ö.A. 5. 866, ES 1715 ° C.

    VANTİLATÖR Kapalı bir yerin sıcak ve durgun havasını dalgalandırarak esinti sağlayan veya böyle bir ortama temiz hava üfleyen alet
    Bazı tarım alet veya makinelerinde tohumları savurmak, temizlemek için içeriye hava çeken alet.
    Motorlu taşıtların iç havasını değiştirmeye yarayan düzen.

    VANTUZ Deri üzerine yapıştırılarak çekip emmeye yarayan şişe vb. alet, çekmen.

    VAPUR (fr. vapeur, buhar’dan). Su buharının esnek gücüyle çalışan gemi.

    VARAGELE Iki nokta arasında gerilmis olan kuvvetlice bir halat üzerinde hareket eden bir makaraya baglı sepet veya iskemle donanımlı insan ve esya taşımak için kullanılan donanım.

    VARAGELE Veya VARGEL İki konum arasında gerilen bir halat üzerinde işleyen sandal, filika. İstenilen tarafa teknenin baş ve kıçından alınan incelerle (halatlarla) götürülüp getirilir. Diğer bir deyimle, örneğin kıyıya kıçtan kara olmuş bir gemiden girip çıkmayı sağlamak için gemi ile sahil arasına çekilmiş bir halat üzerinde işleyen deniz aracı. Gemiye giren çıkanlar kendileri girip çıkabilirler.

    VARAGELE BOTU İki yer arasında gidip gelmeyi sağlayan bot.
    Varagele Halatı Varagele için iki yer arasına gerilen ve üzerinde tek dilli makaralar bulunan halat
    Varagele. 2 İki nokta arasında gerilmiş olan kuvvetlice bir halat üzerinde hareket eden bir makaraya bağlı sepet veya iskemle donanımlı insan veya eşya taşımak için kullanılan donanım.Denizde seyreden iki gemi arasında personel nakli veya ikmal için kullanılır.*

    VARAKYaprak.
    Yazılı kâğıt, varaka.
    Altın, gümüş veya başka madenler dövülerek oluşturulan ince, parlak yaprak.
    Yaprak, tabaka.
    Yazmalarda her bir yaprak.
    Çok ince altın levha.

    VARAKLAMAK Varak yapıştırarak süslemek. Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek

    VARDA Dikkat et, Gözetle, neta geç.Varda Dikkat, savul, uzaklaş anlamında.

    VARDABANDIRA Gemilerde işaret alıp vermede(işaretle haberleşmede) usta olan kişi, İşaretçi
    Vardabandıra Gemiden gemiye, gemiden sahile veya sahilden gemiye görünür muhabere cihazlarıyla (simafor, ışıldak,muhabere sancakları vb.) verilen mesajları okumak, yazmak üzere yetiştirilmiş personel.

    VARDABAŞO 1)Dikkatli olunması için yapılan uyarı 2) İşsiz,başıboş dolaşan adam
    Vardabaşo Demir atılacağı zaman veya ambara yük indirilirken çevrede bulunanları uyarmak için kullanılan deyim.
    VARDAKORDA Gemi bünyesinde aşınmayı önlemek için gerekli yerlere konulan ağaçlar.
    Vardakorda Ana çarmıklara sürtünen selviçelerin aşınıp kopmamaları için çarmıklar üzerine konulan oluklu ağaçlar.
    Vardakosta Eskiden kıyı koruma gemileri için kullanılan deyim.

    VARDAKOSTA (ital. suarda-costa). Kıyı muhafaza gemisi. // Eskiden kıyı koruma için kullanılan deniz araçlarına denirdi. // Sahil muhafaza hizmetinde kullanılan gemilerdir. VARGEL BOTU (ing. Bac denir.) Başı küt, altı düz filika. Bk. VARAGELE.

    VARDAKOVA
    Yan mataforalara, iskelelere, gemi bordasına yanaşacak deniz araçlarının tutunabilmeleri için gemi bordalarındab doblin olarak sarkıtılan halatlar.
    Vardakova Vasıtaların tutunup bağlamaları için yan mataforalardan sarkan dikey halatlar.
    VARDAMANA 1) Korunma, tutunma amacıyla donatılmış halatlar. 2)Yelkenci yüksüğü.

    Vardamana Borda iskelesine yanaşan vasıtadan çıkan personelin tutunmaları için iskelenin vardevele puntellerinden geçirilen halatlar.
    Vardamana Cevizi Vardamana halatının çımasına yapılan ceviz
    Vardasilo Vardeveleler üzerine açılan yan tenteler;Gemilerde bir yerden diğer yerin görünmemesi için yelken bezinden yapılan bölme;Gemilerin sahile verdikleri iskelelerin vardevele puntelleri üzerine geçirilmiş gemi ismi ve borda numaraları yazılmış yelken bezi.
    VARDAVELA Teknelerin küpestelerinde ve borda iskelelerinde personelin korunmasi için dikilmis bulunan sabit veya yatar kalkar puntellerin üzerine yatay olarak geçirilmis demir veya agaç tiriz.

    VARDAVELA HALATI Serenlere yelkeni bağlamak için cundalar arasında gerilen halat veya demir tel.

    VARDAVELA PUNTELİ Küpestelere konmus olan agaç veya demir sabit veya yatip kalkan punteller.

    Vardevele Halatı/Teli Teknelerin küpeştelerinde ve borda iskelelerinde yolcu/mürettebatın korunması için dikilmiş bulunan sabit veya yatar-kalkar puntellerin üzerine yatay olarak geçirilmiş halat veya tel.*
    Vardevele Punteli Vardevele halatlarının geçmesi için yalı kütükleri üzerindeki papuçları geçirilen ve üzerinde delikleri bulunan puntel.

    Vardiya Gemilerde birbirini izleyen genellikle dörder saatlik nöbet

    Vardiya Subayı Gemilerde gemi komutanın verdiği seyirle ilgili görevleri yerine getiren, geminin seyir emniyeti için gerekli seyir hesaplarını yapan ve vardiyada bulunan personeli kontrol eden subay.

    Vardiyan Komutan veya vardiya ve nöbetçi subayları tarafından verilen emirleri ilgililere ulaştırmak için seyirlerde köprüüstünde, limanda demirli iken lumbarağzında bulunan personel.

    Vardiyan Halatı Şamandıraya bağlı yatan gemilerin sakin havalarda şamandıra üzerine giderek çatmaması için civadra veya uskundura civadralarının cundasından donatılarak şamandıranın anelesine bağlanan halat.

    VARİL 36 galon luk (159 litre) ağaç fıçı. Mancana büyüklügündeki madeni fıçı.

    Varka Kaba ve iri yapılı ayna kıçlı bir tür kayık.

    VARSAYIM Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış, ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.
    (Lat. Suppositio ile eşanlamlı)(Yun. hypothesis=alta konan, temel, ilke, öndayanak, koşul,varsayım < hypo = alt, altta; thesis = koyum) : 1- (Matematikte ve mantıksal çıkarımlarda) Mantıksal sonuçlar çıkarmak üzere öndayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler birliği. 2- (Deneysel bilimlerde) Belli bilgilere olanak sağlamak, bağlantıları anlaşılır kılmak, olayları açıklamak üzere geçici olarak konmuş bilimsel öneri; olayları geçici bir açıklama biçimi; ama ancak deneyle yöntemli bir biçimde denetlendikten sonra geçerliliği kabul edilebilir. 3- Düşünmenin temellendirilmesi olarakvarsayım: düşünmenin, herhangi bir konuda ileri sürdüğü bir savı tanıtlamak üzere koyduğu öndayanak. (Bu anlamda Yeni Kantçılardan Cohen ve Natorp'ta düşünmenin temel ilkesi, temel yöntemidir.)

    VARYANT Bir yol şebekesi üzerinde, belli bir noktadan ayrılarak başka bir noktadan aynı yolla birleşen ikinci derecedeki yol, yan yol.
    Masal, efsane, bilmece, oyun, gelenek vb. bir metnin, bir eserin, bir olayın aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı.
    Bir dil içindeki her türlü çeşitlenme.
    Bk. değişimli
    Variasyona ugramış mikroorganizmalara verilen ad.
    Bazı özellikleriyle grubuptan veya ana tipten sapmış herhangi bir şey, değişken.

    VARYASYON. Değişik biçim, varyete
    Örnek: Kültür düzeyine göre de çeşitli varyasyonlar gösterebilsin. H. Taner
    Değişim.
    Çeşitleme.
    Bir dil içindeki çeşitler.
    Bk. doğal sapmalar.
    Bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma.
    Esas tür tipine göre belirli karakterlerde görülen ayrılıklar.
    Mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişikliklere verilen ad.
    Ortak atalara sahip canlıların gösterdiği farklılık, değişim.
    İstatistikte, bazı karakterler bakımından farklı olma, orta durumdan sapma.
    Mikroorganizmaların kültürel, morfolojik, fizyolojik, biyokimyasal ve antijenik karakterlerinde bazı koşullar altında oluşan değişiklikler.

    VASA Vasa veya Wasa, 1626-1628 yılları arasında yapılmış olan bir İsveç İmparatorluğu savaş gemisidir. Gemi 10 Ağustos 1628 tarihindeki ilk yolculuğunda limandan ayrıldıktan hemen sonra henüz 1 deniz mili bile gitmeden su alarak batmıştır. Gemideki en değerli olarak değerlendirilen bronz toplar kurtarıldığı için unutulan geminin batığı 1950’li yıllarda yeniden keşfedilmiştir. Stockholm limanının giriş ağzında yoğun deniz trafiğinin olduğu bölgedeki batık 24 Nisan 1961 tarihinde neredeyse hiç yıpranmamış olarak kurtarılmış ve su yüzeyine çıkartılmıştır. Önce geçici bir müzeye konan gemi daha sonra Stockholm’deki gemiyle aynı adla anılan Vasa Müzesine aktarılmıştır. İsveç’in en önemli turist çeken merkezlerinden birisi haline gelen müze 1961 yılından günümüze kadar 28 milyon kişi tarafından ziyaret edilmiştir.

    Gemi döneminin ağır gemilerinden birisiydi ve yeterince safra almamıştı. Limanda gözlemlenen dengesizliğine rağmen demir almasına izin verilmiş ve birkaç dakika içinde kuvvetli bir rüzgârla karşılaşınca yana yatarak su almaya başlamış ve hızla batmıştır. Geminin batmasında birkaç etkenin ortak etkisi vardır. Dönemin İsveç kralı II. Gustaf Adolf yurtdışında bulunuyor ve bu önemli savaş gemisinin sürmekte olan Otuz Yıl Savaşı sırasında Baltık filosuna acilen katılmasını istiyordu. Aynı zamanda kralın danışmanları geminin zayıf yanlarını krala bildirmekten çekinmişler ve denize açılmasını erteleyememişlerdir. Batışın ardından toplanan Danışma Meclisi soruşturma yürütse de sorumlu kimseye hiçbir ceza verilmemiştir.

    Geminin 1961 yılında yeniden su yüzeyine çıkartılmasıyla beraber binlerce dönemsel eşyanın yanı sıra 15 denizciye ait ceset de bulunmuştur. Bulunan eşyalar arasında elbiseler, silahlar, toplar, araç-gereçler, mutfak takımları, yiyecek-içecekler sayılabilir. Çok iyi korunmuş olan gemi tarihçilere dönemin denizciliğinin yanı sıra günlük hayata dair çok önemli bilgiler vermektedir. Gemi İsveç’in gurur duyacağı bir büyük savaş gemisi olarak tasarlandığı için hiçbir masraftan kaçınılmamış ve gemi çeşitli sanat eseri niteliğindeki süslerle bezenmişti. Bugün müze gemi olarak sergilenmektedir.
    bkz....http://www.modelteknikleri.com/ziyar...tml#post115548


    VASAT .Vasat Bir geminin orta kısmı. Besiyeri
    Bk. ortam
    Hücre kültür çalışmalarında kullanılan ve hücrelerin çoğalması veya yaşaması için gereksinim duyduğu her türlü makro ve mikro elementleri bünyesinde bulunduran çözeltiler, ortam.

    VASATİ Orta, ortalama

    VASIF Nitelik
    Örnek: Sonunda komutanlık vasıflarını göstermek fırsatını bulmalıydı. F. R. Atay
    Nitelik.
    Bk. karakter
    Vasfeden; bildiren, öven.

    VASIFLI .Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet
    Örnek: Niteliğini kestiremediği müzmin iştahsızlıktan yorgun düşmüş. A. İlhan
    Bir şeyin iyi veya kötü oluşu, kalite.
    Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü, ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçebilen özellik, keyfiyet.
    Sayısal olarak deyimlenemeyen ya da ölçülemeyen, ancak renk, koku, tad gibi görünümleriyle bilinerek tanınan özellik.

    VASİSTAS Pencere veya kapının üst yanında bulunan ve oda havasının değiştirilmesine yarayan, açılır kapanır bölüm.

    VATKA Giysilerde, omuzların dik durmasını sağlamak amacıyla içine konulan parça.

    VATMAN . Tramvay sürücüsü

    VATOZ Köpek balıklarından, sırtında büyük dikenleri olan, kuma gömülü olarak yaşayan bir balık (Raja clavata)
    Örnek: Sahilin üç metre gerisinde vatoz ölüleri, iri iri şeytan minareleri... O. V. Kanık
    Köpek balıkları (Selachii) takımının, öz kedi balığıgiller (Rajidae) familyasından, erkeği 70 cm kadar, dişisi 120 cm kadar uzunlukta, sırtında büyük dikenleri bulunan, kuma gömülebilen, Avrupa kıyılarında yaşayan bir tür.
    Vatoz balıkları (Rajiformes) takımının, vatoz balığıgiller (Rajidae) familyasından, erkeği 70 cm kadar, dişisi 120 cm kadar uzunlukta olabilen, sırtında büyük dikenleri bulunan, kuma gömülebilen, ülkemiz denizlerinde ve Avrupa kıyılarında yaşayan bir tür.

    VAV. Bkz. http://www.modelteknikleri.com/naht-...html#post84133

    VAZELİN Ham petrolden çıkarılan, merhem ve kremlerde kullanılan ve 31 °C'de eriyen bir tür mineral yağ.
    Ham petrolün damıtılmasından elde edilen, hidrokarbon yapısında, yarı saydam, yumuşak ve ilaç etken maddeleriyle karıştırılarak özellikle merhem yapımında taşıt madde olarak kullanılan, sarı ve beyaz vazelin olmak üzere 2 çeşidi bulu

    VAZİYET .Konum.
    Durum, tavır, hâl

    VAZO . Çiçek koymak için kullanılan, cam, toprak, porselen, maden vb. maddelerden ve çeşitli madenlerden yapılan, türlü boyut ve biçimlerde olabilen derin kap.

    Veçhe Yön, bakış açısı

    VEKTÖR .Doğrultusu, yönü, uzunluğu belirli olan ve bir ok işaretiyle gösterilen doğru çizgi.
    Büyüklüğü ile yönü olan nicelik.
    Bk. yönleç
    Bk. yöney
    Bileşke

    VELEDİBARKA Firtinali havalarda pruva ana istrelyasi üzerine açilan flok.
    Veledibarka Fırtınalı havalarda pruva ana istiralyası üzerine açılan flok yelkeni. Ana puruva direklerinin üzerinde ve gerisinde bulunan yarım serenler.

    VELEİSTRALYA YELKENİ Pruva direginden sonra gelen direk üzerine açilan yan yelkenin sereni.

    Velena Direkler arasında istrelyalar üzerine açılan üçgen yelken(ler).
    VELENA YELKENİ
    Direkler arasındaki istiralyalar üzerine açılan üçgen seklindeki yelkenler.

    VELESPİT .
    Velestralya Pruva ana direklerinin gerisinde ve üzerinde bulunan yarım serenler
    Velestralya Yelkeni Velestralyalar üzerine açılan yelkenlere denir.

    VENTİL .Emniyet Ventili; basınç tank, buhar kazanı ve diğer sistemlerde belirlenen limit sıcaklık veya basınca gelindiğinde otomatik olarak gaz Salılımı yapan vana mekanizmasına verilen isimdir. Kazan ve tank patlamaları önlemek için emniyet ventillerinin gerekmektedir. Emniyet vanaları: aynı zamanda eşanjör ve basınç tankları gibi ekipmanların korunmasına yardımcı olur. Başka tip rölyef vana da basıncın dengelenmesinde fazlalığı tahliye ederek yardımcı olmaktadır.

    VENTO 1)Bumbaları ve mataforaları bir taraftan diger tarafa dirisa edebilmek ve sabit tutabilmek için cundalarından alınan halatlar. 2) Bumba cundasından alınan halat. Vento Bumbaları ve mataforaları bir taraftan diğer tarafa dirisa edebilmek ve sabit tutabilmek için cundalarından alınan halatlar. Bu halatlar gerekirse palangalara da bağlanır.

    VERENDA .

    VEREV .

    VEREV KESİM .

    VERGİ .

    VERİ .

    VERNİK .

    VERSİYON .

    VESİKA .

    VESİLE. .

    VETA Palangayı oluşturan makaraların(Bastikaların) dilleri arasında dolaşan halat kısımları. Veta Bir palangada halatın makaralar arasında işleyen bölümü Vetet Kıyı boyunca yapılan ölçümlerde yönleri kestirilecek noktalara dikilen direk.

    VICIK VICIK .

    VİBRASYON .

    VİDA .

    VİDA ADIMI .

    VİDANJÖR .


    VİDEO .

    Viğle Harp ve ticari gemilerin direklerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer.

    VİLA .

    VİNÇ Gemiye yük alip vermede kullanilan, ambar agizlarina yakin olarak konmus hidrolik - elektirk veya istimle açilan makineler.
    Vinç Gemiye yük alıp vermede kullanılan, ambar ağızlarına yakın olarak konmuş hidrolik/elektrik ile çalışan makineler.

    VİRA ırgat, vinç gibi makinaları çalıştırarak bir ağırlığı kaldırmak veya sarma yönünde çevirmek için verilen komut. Vira Vidayı, cıvatayı, ırgat veya vinci sarma yönünde çevirmek için verilen komut.*
    Vira Demir Fundo edilmiş demirin ırgat vasıtasıyla gemiye çekilmesi için verilen komut. Vira Etmek Çekmek,Kaldırmak.

    VİRAJ .Eğimli viraj, eğimi sıfırdan büyük olan yollardaki virajlardır. Bu virajlar, yolların "enkesit" çizimlerinde gösterilmektedir.

    Virajların daha güvenli bir şekilde dönülebilmesi için, virajlara eğim verilir. Eğim açısı, virajın bulunduğu yerin şartlarına göre belirlenir.

    VİRANELİK .Ev yıkıntıları bulunan yerviranelik

    VİRTİÖZ .Virtüöz kelimesi İtalyanca(virtuoso, Latince: virtuosus):"kabiliyetli, becerikli" anlamına gelen bir kelimedir. Genellikle Müzik ve Resim alanında kullanılır. Zannedildiği gibi sadece müzikte kullanılmaz. Resmi bir unvan değil bir iltifattır. Ancak günümüzde bir unvan gibi kullanılmaya başlanmıştır.

    VİTES .Motordan, baskı balata (Kavrama) yolu ile aldığı hareketi istenilen tork değerinde, şaft veya diferansiyele ileten aktarma organıdır.

    Sözcük; Fransızca kökenli olup Boite de changement'dır (Okunuşu: Buat dö şanjman). Fransızcadaki anlamı "değişim kutusu"dur. Dilimize sadece "şanjman" sözcüğü alınmış ve "şanzıman" şeklinde değişikliğe uğrayarak Türkçeleşmiştir.

    Şanzımanın Görevleri[değiştir | kaynağı değiştir]
    Döndürme momentini arttırarak aracın kalkışını sağlamak (1.vites).
    Araç dururken motorun çalışır vaziyette kalmasını sağlamak (boş vites).
    Yol ve trafik durumuna göre araca en uygun olan hızı ve torku (momenti) sağlamak.
    Hızlanmanın sağlanması ve geçirilen uygun vites ile yüksek hızlarda dahi ekonomik sürüşün mümkün kılınması.
    Aracı ileri, geri hareket ettirmesi.
    Şanzımanlar ikiye ayrılır:

    Düz şanzıman (Düz vites, manuel vites) (Debriyajlı sistemler)
    Otomatik şanzımanlar (Tork konvertörlü)
    Şanzımanın Bakımı[değiştir | kaynağı değiştir]
    Vites kutusunun içerisinde yan tapa seviyesinde dişli yağı bulunmalıdır. Yağ numarası araçların teknik özelliklerine göre farklılık arz eder; kullanma klavuzu tavsiyesine uyulmalıdır. Araçlarda vites kutusu çıkışına irtibatlı olan kilometre teli ile kilometre göstergesine kumanda edilir.Bazı yeni model araçlarda kilometre bilgisi ABS sisteminden okunur. Belirli sürelerde vites kutusunun ön ve arka kısımlarında yağ kaçağı olup olmadığı kontrol edilmelidir. Yağ kaçağı varsa araç servise götürülmelidir.

    VİTRAY .Vitray kelimesi hem renkli camların birleşmesiyle oluşturulan yapıyı hem de bunu yapma sanatını ifade etmek için kullanılır.

    Vitray genel olarak renkli cam parçalarının kurşun dolgu malzemesiyle birleştirilerek lehimlenmesiyle yapılsa da; tasarımını zenginleştirmek için boyanmış camlar ve pirinç renkli birleştirme malzemesi de kullanılabilir.

    Vitray sanatı, hem görsel yönüyle sanatsal bir beceri ve yaratıcılık gerektirmekte, hem de bu dekoratif parçaların geniş yüzeylerde sağlam bir şekilde durabilmesini sağlayan iyi mühendislik hesaplamalarına ihtiyaç duymaktadır.

    VİTRİN .Bir dükkan ya da mağazanın sokaktan camla ayrılan ve mal sergilemek içinkullanılan yeri, sergen.
    2. Görünürde olan yüz.
    3. İçine konan şeylerin görünmesi için yapılmış camlı dolap vitrin.

    VİYA Gemiyi veya tekneyi istenilen rotaya döndükten sonra, istenilen yöne seyredilmesi için serdümene verilen komut.
    Viya Gemi ve veya teknenin istenilen rotaya döndükten sonra, bulunulan rotada seyredilmesi için serdümene verilen komut.*

    Vizita Resmi ziyaret;Gemi doktorunun hasta eratı muayenesi.

    VİZKOZ. Akışkan olmayan, ağdalı yapıya sahip sellüloz liflerinin işlemden geçirilmesi ile elde edilen ve tekstilde kullanılan bir madde aynı zamanda
    .
    VİZKOZİTE DEĞERİ .Viskozite[1] ya da akmazlık, akışkanlığa karşı direnç. Viskozite, bir akışkanın, yüzey gerilimi altında deforme olmaya karşı gösterdiği direncin ölçüsüdür. Akışkanın akmaya karşı gösterdiği iç direnç olarak da tanımlanabilir.[kaynak belirtilmeli] Viskozitesi yüksek olan sıvılar ağdalı olarak tanımlanırlar.[2] Süper akışkanlar hariç tüm gerçek akışkanlar yüzey gerilimine karşı direnç gösterirler. Öte yandan, yüzey gerilimine hiç direnç göstermeyen bir akışkan "ideal akışkan" olarak adlandırılır.

    VİZON .Familyası: Sansargiller (Mustelidae). Yaşadığı yerler: Kuzey Amerika’nın su kenarı ormanlarında. Sibirya vizonu (M. sibirica), ayrı bir tür olup Sibirya’da yaşar. Özellikleri: Kahverengi kürkü çok değerli bir memeli. Boyu, kuyruğu ile beraber 60 cm, ağırlığı 1 kg kadardır. Usta bir avcıdır. Çeşitleri: Amerika vizonu (Mustela vison) ve Sibirya vizonu (Mustela sibirica) kürkü makbul türlerdi rvizon.


    VİZYON .Vizyon için kısaca geleceğe ait bir resim diyebiliriz. Kafamızda tasarladığımız ve kurguladığımız gelecek resmimiz. Vizyon ile hayal arasındaki farkı tanımlamak gerekirse; vizyon şu anda sahip olduklarımızla yani elimizdeki yeterliliklerimize göre kurguladığımız bir resimdir. Hayal ise elimizdeki yeterliliklerden bağımsızdır, tamamen kurgusaldırvizyon.

    VLCC Çok büyük ham petrol taşıma gemileri olup 150.000- 299.999 DWT arası kapasiteye sahip tankerlerdir.

    VODVİL .Vodvil, toplumsal sorunları mizahi bir yaklaşımla hicveden tiyatro türüdür. Vodvil adının Fransızcadaki voix de ville (şehrin sesi) tamlamasından türetildiği düşünülmektedir.

    VOLAN .Krank miline bağlı krankın hareketi ile direkt dönen ve ateşleme zamanında aldığı gücü diğer zamanlarda motorun dönmesi için harcayarak hareketinin devamlılığını sağlayan büyük silindirik dişlidir.Krank mili ile birlikte motorun dengesini saglar.

    VOLFRAM.Volfram veya diğer adıyla Tungsten, atom numarası 74, atom ağırlığı 183,85 olan ve kimyasal simgesi W ile gösterilen (L. wolframium), yoğunluğu 19,3 g/cm³ olan, 3482 °C'de eriyebilen kimyasal bir element. Çok sert, ağır, çelik gri ya da beyaz renkte geçiş metallerinden biri olan tungsten,

    VOLİ Daire şeklindeki balık ağı.

    Voli Yeri Deniz ve iç sularda su ürünleri istihsaline elverişli, sahile bitişik ve sınırları belli su sahaları.

    VOLT Volt, elektrikte kullanılan potansiyel farkı (gerilim) birimi. Elektromotor kuvvet birimi de volttur. Bir ohm'luk bir direnç üzerinden, bir amper'lik elektrik akımı geçmesi halinde direncin iki ucu arasındaki gerilim bir volttur.
    İngiliz Kraliyet Cemiyeti 1881 senesinde elektromotif kuvvet birimi olan volt'u Alessandro Volta'nın ismine izafeten kabul ederek kullanmaya başlamıştır.

    VOLTA Bir halatın babaya veya biteye bir kez dolastırmak, sarmak.
    Volta Bir halatın babaya veya biteye bir kez dolaştırılıp, çımasının bedeni yönünde bulundurulması.


    VOLTA ATMAK Zincirin demire yada iki demir zincirinin biribirine dolaşması. Volta Atmak/Etmek Halatı bir yere birkaç kez dolayarak bağlamak.

    VOLTAJ Elektrikte gerilim.
    Bk. voltluk

    VOLTAMPER Dalgalı gerilimde, 1 volt olan bir gerilim altında 1 amperlik akımın ürettiği güç birimi.

    VOLTMETRE . Bir elektrik devresindeki gizil güç farkını volt cinsinden ölçmeye yarayan alet.
    Bk. gerilimölçer

    VOLÜM Birim alandan geçen güç, başka bir deyişle, santimetrekareden geçen ses erkesi. (Ses gürlüğü 10-16 vat/cm2 olan bir düzeye oranla ölçülür. Bir ses dalgasının gürlüğü, ses dalgası basıncının karesiyle orantılıdır).

    VURGU Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan.
    Sözcüklerde hecelerden birinin daha baskılı söylenmesi

    VURGUN Deniz dibindeki dalgıcın kurallara uymadanhızlı bir şekilde su yüzeyine çıkması sonucu oluşan kısmi felç.
    Konu 3qq tarafından (04.05.2015 Saat 20:24 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •