Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: İ

  1. #1
    3qq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3qq
    Forum Üyesi
    Üyelik tarihi
    17.12.2013
    Yaş
    55
    Mesajlar
    705
    Konular
    86
    Aldığı Beğeni
    77
    Verdiği Beğeni
    209

    Standart İ

    İ (India) : Uluslar arası işaret sancaklarından İ harfi Rotamı iskeleye değiştiriyorum anlamına kullanılmaktadır.Görünür muhaberede kullanılan projektör.

    İBARET : Meydana gelmiş, toplanmış. bir şeyden teşekkül etmiş. bir şeyin aynı. bir şeyin içindekini ve aslını beyan.

    İCAT :

    İÇ BÜKEY :

    İÇ BÜYÜK FLOK : İç büyük flok larmosu üzerine açılan üç köşe yelken.


    İÇ KUŞAĞI : Oturak tahtası başlarının üzerine oturmaları için filika ve botların alabandalarına bağlanmış olan ve baştan kıça kadar uzanan ensiz tahtalar.

    İÇ LİMAN : Her türlü liman kolaylıklarının bulunduğu, hava tesirlerine karşı korunmalı denizden uzak liman

    İÇ MİMARLIK : Bir mimari mekânın içinde, kullanıcılara işlevsel, yapısal ve estetik ölçütlere göre en uygun tasarımı sunmak için çözümler üreten meslek dalıdır.

    İÇ OMURGA Postalari [bir ahsap teknede] omurgaya daha siki baglamak için bastan kiça kadar uzanan ikinci bir omurga Bir ahşap teknede postaları omurgaya daha sıkı bağlamak için baştan kıça kadar uzanan ikinci bir omurga.
    İÇ SULAR .

    İÇTEN DİŞLİ : Gövdenin içinde ana mile bağlı bulunan kafes, motorun dönüşüyle birlikte içinde yer alan fakat merkezdeki yıldız parçayı da döndürür.

    İÇTEN YANMALI : Yakıtın motor içinde yanma odası adı verilen sınırlı bir alan içinde yakılması ile oluşan basıncın, piston denen parçayı hareket ettirmesi.

    İÇ SULAR : Göller, suni göller, lagünler, baraj gölleri, bentler, legülatörler, kanallar, arklar, akarsular, mansaplar üretme ve yetiştirme yerleri.

    İĞNE :

    İĞNECİK : Direklerin kıç tarafa bakan kısımları ile yarım serenlerin çatallarının üzerinde hareket ettiği ağaç çubuk.

    İĞNECİK : Dümenin kiç bodoslamaya baglanabilmesi için, erkek ve disi olarak konmus olan mentese

    İĞNELİ RULMAN : Çok dar yerlerde kullanılan, kayıcı örgen olarak iğneye benzer, ince uzun, yuvgusal makaralardan oluşan, sürtünmesiz yatak

    İHRAÇ :

    İHTİYAT DEMİR Dümenin kıç bodoslamaya bağlanabilmesi için, erkek ve dişi olarak konmuş olan menteşe

    İKİNCİ EL : Birinciden sonra gelen kimse veya nesne

    İKMAL GEMİSİ : Göz demirleri vasfında olan ve gemilerde gerektiğinde kullanılmak üzere bulunan yedek demir.

    İKMAL TANKERİ : Donanmada diğer gemilerin gereksinmelerini sağlayan gemi.

    İKTİSADİ SÜRAT : Gemilerin yakıt ikmalinde kullanılan tanker.

    İLETGEN :

    İLGİLİ : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik:
    tütün piyasası ile ilgili hesapların bir ucu, yine elindey dİ.

    İLMEK .

    ..........Armatörler için, bir ton yükün en ucuz taşınmasını sağlayacak olan sürat.

    İMAR :


    İMBAT : Yaz aylarında denizlerden karalara doğru esen mevsim rüzgarı.

    İMDAT : Bir halatın çıması ile kendi bedeni üzerine kroz yaptıktan sonra bedenin doblin olarak bu krozun içerisinden geçirilmesi sonucu yapılan bağ.

    İMTİYAZLI PARAKETE

    ............................Tehlike anında gemi telsizleri ile verilen S.O.S., telsiz telefon ile verilen MAY-DAY işaretleri.

    İNBİSAT VAPURU : Bkz. http://www.modelteknikleri.com/54-in...> inbisat.html

    İNCE :

    İNCE PERDAH EĞESİ : 1. Parlatma, parlaklık verme.

    İNCE TUTKAL :

    İNCE YAĞ :

    İNCELTİCİ :

    İNCİ :

    İNCİK BONCUK :

    İNÇ : bkz. http://www.modelteknikleri.com/fayda...-cevirici.html

    İNDEX :
    Bir bölümdeki tüm konuların listesini içeren konudur. Amacı Nedir : Aradığımız konuya daha çabuk ulaşmamızı sağlamak

    İNDEX TEZGAHI İleri teknoloji ve yüksek mühendislik ile üretilmiş*Index*CNC tornalar, hassas tornalama işlemlerinizde kesin çözüm vaad etmektedir

    İNDİRGEME :

    İNDÜKSİYON :

    İNEBOLU KAYIĞI
    : Bkz. İnebolu Kayığı

    İNEBOLU KÜTÜĞÜ Gemilerin süratini ölçmek için kıç taraflarından denize bırakılan parakete saati, parakete savlosu ve pervaneden ibaret olan alet.

    İNKILAP VAPURU : Bkz. İnkılap yolcu vapuru forex

    İNŞAAT :


    İNŞİRAH VAPURU : Bkz. 53 İnşirah


    İNTERFAROMETRE :

    İNTERNET :

    İNTİZAM VAPURU : Bkz. 44 intizam

    İPEK :

    İPEK BÖCEĞİ :

    İPLİK :

    İRRASYONEL :

    İS :

    İSKAÇA :

    İSKALA :

    İSKANCA
    Direk ve cıvadraların alt başlarındaki topukların yerine oturması için açılmış olan yuva.

    İSKANDİL :

    Değiştirmek [nöbet, vardiya, kürek]

    İSKANDİL : Denizin derinliğini ölçmek

    İSKANDİL KURŞUNU : Denizin derinliğini ölçen alet.İskandil kurşunlarının bağlandığı işaretli halat.

    İSKANDİL SALVOSU : İskandil savlolarının bağlandığı ağırlık. İskandil kurşunlarının bağlandığı işaretli

    İSKANDİNAV : Kuzey Avrupa'daki ülkelerin oluşturduğu bir coğrafyadır. Danimarka, İsveç ve Norveç İskandinav ülkeleridir. Bu ülkeler ile beraber, Finlandiya, İzlanda, Faroe Adaları, Grönland ve Aland Kuzey ülkelerini oluştururlar. Bu ülkelerin dilleri Fince dışında biribirine benzemektedir. Bu dillere İskandinav dilleri denir. Danimarka'nın Danca, Norveç'in Norveççe, İsveç'in İsveççe, İzlanda'nın İzlandaca dillerini kullanmaktadırlar.

    İSKARPELA :

    İSKARPİN :

    İSKELE
    : İskandil salvolarının bağlandığı ağır kursun - ağırlık

    İSKELE : Teknenin sol yarisi veya gemiye girip çikmak için kullanilan sürme veya inip kalkan merdiven

    İSKELE ALABANDA : Teknenin pruva-pupa hattına göre sol yarısı veya gemiye girip çıkmak için kullanılan sürme veya inip kalkan merdiven.

    İSKELE TAVASI Dümeni basılabildiği kadar iskeleye basmak için verilen komut.

    İSKELE : İskelelerin alt ve üstünde girip çıkmada ilk basılan platform. Teknenin sol yarısı veya gemiye girip çıkmak için kullanılan sürme veya inip kalkan merdiven.

    İSKOTA :

    İSLİ :

    İSLİM veya İSTİM MAKİNELİ YAT
    : Yelkenlerin iskota yakalarını kullanmak, yelkeni rüzgar ile doldurmak için halat - palanga donanımı

    İSPARMAÇA : Buhar makinesiyle işleyen yat. (Büyük boyda bir yat tipi olan islim makineli yatların yerini bugün artık hemen hemen tamamıyla dizel motorlu yatlar aldı.en parlak dönemini XX. yy.ın başında geçirmiş olan islim makineli yatların arasında Savarona’nın adı da özellikle anılmağa değer.)

    İSPASA : Deniz içindeki iki veya diğer gemilere ait zincirlerin birbirine dolaşması.

    İSPATULA :

    İSPAVLO
    : Bir palanganın eskimiş olan rigavosunu çözerek, donanım üzerinden alıp çıkarmak ve tirentisini rigavo, rigavosunu tirenti yapmak.

    İSPAVLO : Katrasiz kendirden yapilmis iki kollu sicim [kirnap]

    İSPİRALAYA : Katransız kendirden yapılmış iki kollu sicim. En ince halat, piyan işlerinde kullanılır.

    İSPİRTO :

    İSTİAP HADDİ :

    İSTİMBOT
    : Bordaya açılan lumbuzları olmayan gemi iç kısımlarını aydınlatmak üzere güverte üzerine açılmış yuvarlak ve sabit camlı lumbuz.

    İSTİMBOT :

    İSTİNGA : i. (ing. steam ve boat’tan). 1- Birinci sınıf Kraliyet donanma gemilerinde bulunan süratli, güverteli, makineli araç, istimbot. // Buharla işleyen filika büyüklüğünde küçük deniz teknesi., çatana: Rıhtımda yolcu ve eşyayı gemiye götürmek için iki büyük istimbot var; bizi birincisine bindirdiler (F. R. Atay). 2- Çeşitli amaçlarla kullanılan, makineli ve süratli küçük teknelerdir. Avcı botu.

    İSTİNGA ETMEK : Yelkenleri toplamak için kullanılan selviçe [Hareketli donanım]

    İSTİNGA ETMEK : Yelkenleri toplamak.

    İSTİNGA : Yelkenleri toplamak.

    İSTİRALYA : İstiralyaları istenilen gerginlikte tutmak için kullanılan boğatalar.

    İSTİRLYA BOĞATALARI : Yelkenleri toplamak için kullanılan selviçe [Hareketli donanım]

    İSTRALYA : Babafingo çubuğu üzerindeki kuntra payından alınan istiralya.

    İSVİÇRE ÇAKISI :

    İŞ :

    İŞ GÜVENLİĞİ :
    İŞ EKİPMANLARINDA PERİYODİK KONTROL KAYDI DUYURUSU · ORTAK SAĞLIK VE GÜVENLİK BİRİMLERİ İLE EĞİTİM KURUMLARI İÇİN BİLGİLENDİRME

    İŞARET : Direk ve çubukların cundalarında bas ve kıça doğru inen sabit arma, veya teknelerin postalarini bastan kıça kadar birbirlerine bağlayan kuşak.

    İŞARET SALVOSU : Görünür muhaberede kullanılan sancaklar.

    İŞARET SANCAKLARI : Görerek veya işiterek haberleşmeyi sağlayan sancak, simafor, ışıldak, düdük gibi vasıtalar.

    İŞARET SERENİ Sancak savlosu.

    İşaretçiİŞARTEÇİ : İşaret sancaklarının çekilmesi için pruva direkleri üzerine yatay vaziyette konulan ve üzerinde yeteri kadar sancak savlosu donatılmış makaraları bulunan seren.

    İŞÇİLİK : İşçi olma, işçi niteliğinde olma durumu.
    Yaptığı iş karşılığı işçiye verilen ücret.
    İşçi emeği, yapılış, işleme niteliği
    Örnek: Hepsi de üslup ve işçilik bakımından aynı milletin damgasını taşımaktadır. Y. K. Karaosmanoğlu
    Bir ürünün yapımında işlevsel ve görsel ayrıntılarına gösterilen özen.
    Bir işin yapımı için gerekli emek


    İŞİŞİĞÜĞ Vardabandra görevi yapan erat.

    İŞKAMPAVİYA veya İŞKAMPAVYA ĞÜĞÜĞÜ

    İŞKAMPAVYA i. (ital. scampavia’dan). Yaklaşık olarak 12 metre boyunda, kutrani kaplamalı, insan taşımasında kullanılan deniz taşıt aracı. Eskiden yelken ve kürekle yürütülen bu tekneler bugün makine ile yürütülmektedir. 15 kadem boyunda, başında topu olan, yelkenli ve kürekli tekne. 19. asır ortasından sonra kullanılmamıştır. // Eskiden iki direkli küçük yelkenli tekneye denilirdi. Sonraları kraliyet donanmasında kullanılan yelkenli, kürekli ya da makineli, 36 kadem boyunda, kutrani kaplamalı tekneye denilmektedir. // Kutrani kaplama olarak yapılan; makine, kürek ya da yelkenle yürütülen yarım güverteli tekne. Hizmet teknesi. // Üstü açık vasıta motoru. // Gemilerde nakil işlerinde kullanılan büyük motorlardır. // Yedi çifte kürekten daha fazla kürekle, motor veya yelkenle seyreden, filikadan büyük tekne. Büyük harp gemilerinde personel taşımada ve gerektiğinde demir atmada kullanılır. // Güverteli veya güvertesiz, kürekli ve yelkenli, boyu uzun, yüksekliği az filika; koyda ve kıyılarda her türlü havada seyir edebilir: Otuz adet kayık ve firkate ve işkampaviyalar var idi ki (Evliya Çelebi). // Savaş gemilerinde personel ve yük taşımakta kullanılan en büyük filika. (Yedi çifte veya daha fazla kürekli, yelkenli, motorlu çeşitleri vardır.) // Gemilerde nakil işlerinde kullanılan büyük motorlu tekne. İşkampaviya harp gemilerinin en büyük teknesidir. Çipolu bir çapayı bir yerden başka bir yere götürülür. (Buna tonoz demiri taşımak denir). Ağır yükler taşıyabilir, çok sayıda asker nakledebilir.

    İŞKENCE : İşkence (alet) Marangozlukta, işlenecek parçayı sıkıştırmaya yarayan ve üzerinde vidalı sıkma düzeni bulunan çeşitli el aletleri.İşkenceler doğramacıların, marangozların, mobilyacıların en önemli aletlerindendir. Vida esasına göre çalışırlar. Genel olarak, işkencenin kullanıldığı yerler: Üzerinde çalışılacak bir işveya iş parçasını tezgaha, mengeneye bağlamak imkanı yoksa işkence kullanılır; Bkz. http://www.modelteknikleri.com/el-al...r.html#post713

    İŞLEME : herhangi bir konuyu ele alarak inceleme; ince ve süslü el işi, nakış.

    İŞLEME PAYI : İşleme Payı Nedir
    İşlenecek yüzeylere yüzey ölçülerine ve kalitesine bağlı olarak modellemeye verilen
    fazlalığa işleme payı denir. Isi islemek.

    İŞLENEBİLİRLİK : Malzemeler dayanım, kolay işlenebilirlik, hafiflik, kalıcılık, yalıtma ya da iletme, kimyasal, elektriksel ve akustik nitelikler gibi özellikleri nedeniyle yararlıdır.

    İŞLEVSEL : Bir programlama terimi olarak işlevsel (functional), kodun, saf bir matematik fonksiyonu şeklinde ifade edilebileceği anlamına gelir. Arı işlevsel programla dillerine örnek olarak Haskell verilebilir.
    Kodu, alt alta dizilmiş komutların oluşturduğu komutsal (imperative) dillerin aksine işlevsel dillerde kodu, problemi tanımlayan fonksiyonlar listesi oluşturur. Bu yaklaşım, programlamaya farklı bakmayı gerektirir. Programcı, komutsal dillerde olduğu gibi bilgisayara, problemi nasıl çözeceğini anlatmaz; problemin ne olduğunu anlatır.Bu yaklaşım, C, C++, Java gibi komutsal dillere alışmış programcılar tarafından ilk anda farklı bulunsa da aslında birçok programcı, bu yaklaşımı programlama yaparken kullanmaktadır. SQL sorguları hazırlarken programcılar, bilgisayarın işlemi nasıl yapacağını değil, ne istediklerini, problemin ne olduğunu belirtirler. İşlevsel dillerde yapılmakta olan da budur.


    İTDK Personel taşımakta kullanılan motorlu büyük filika.

    İTİCİDenizcilik Müsteşarlığı bünyesinde 3 kişiden oluşturulan İnceleme, Tespit ve Denetleme Komisyonu

    İVME :Hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin bu zamana oranı.
    Birim zamandaki hız değişimi tutarı; hızın değişim hızı.


    İVME ÖLÇER :İvmeölçer veya akselerometre, bir kütleye uygulanan ivmeyi ölçen cihazlardır. Uygulanan ivmenin ölçümünde, koordinat ivmesi(referans ivme) bilinmesine gerek yoktur. Bunun yerine ivmeölçer, içindeki test kütlesine referans eksenindeki, kütleden kaynaklı olan uygulanan kuvvetlere bakar. Örneğin, dünya üzerinde deniz seviyesine yakın bir bölgede düz bir yüzey üzerinde ivmeölçerin gösterdiği değer 9.81 m/s2 olurken, serbest düşen bir cisim üzerinde veya boş uzayda göstereceği değer 0 m/s2 olacaktır.

    İvmeölçerler, sanayide ve bilimsel çalışmalarda birçok uygulama alanında kullanılmaktadır. Yüksek hassasiyete sahip ivmeölçerler füzelerde, uçaklarda, gemilerde ve denizaltılarda navigasyon sistemlerinde kullanılan en önemli parçalardan biridir. Bunun yanı sıra, döner makinelerde titreşimi tespit edip, bu titreşimin hangi sınırlar içinde gerçekleştiğini gözler. Günümüzde tablet bilgisayarlar ve dijital kameralarda titreşim engelleyici sistemlerin devreye girmesinde, görüntü netleştirmede ve kullanıcı duyarlı sistemlerin etkinleşmesinde kullanılmaktadır.


    İYODÜR :İyodun bir element veya bir birleşikle verdiği birleşim.
    Hidroiyodik asitten (HI) oluştuğu düşünülebilen, 1 yükseltgenme basamağında iyot içeren KI veya NaI gibi bir bileşik


    İYON :İyon ya da yerdeş (Fransızca kökenli ion), bir veya daha çok elektron kazanmış ya da yitirmiş bir atomdan (veya bir atom grubundan) oluşmuş elektrik yüklü parçacıktır. Atomlar kararsız yapılarından kurtulmak ve karalı hale gelebilmek için elektron alırlar ya da kaybederler.Bunun için de başka bir atomla ya da kökle bağ kurarlar. Pozitif (+) elektrik yüklü iyonlara katyon, negatif (–) elektrik yüklü iyonlara anyon denir. Anyon ve katyon iyonların bağ yapma şekilleri farklı olabilir. Anyonlar elektron ortaklaşmasıyla ve elektron alış-verişiyle bağ kurarken katyon olan iyonlar yalnızca elektron alış-verişiyle bağ kurar.Bir hidrojen atomu kararlı hale geçmek istediğinde (1 elektron alarak) anyon haline gelir. Fakat Lityum atomu ise kararlı hale geçerken (1 elektron vererek) katyon haline gelir.

    Örnek olarak;

    H+ (1 elektron vermiş atom)
    OH– (1 elektron almış atom grubu)
    (SO4)2– (2 elektron almış atom grubu)


    İYOT :Atom numarası 53, atom ağırlığı 126,92 olan, tabiatta, deniz suyunda sodyum iyodür durumunda rastlanılan, bazı deniz bitkilerinde de çokça birikmiş olarak bulunan, mavimtırak esmer renkte katı bir element (simgesi I).
    Simgesi I ,Atom numarası 53, atom kütlesi 126,9044 g, e.n. 114
    Vücutta çok az bulunan, tiroit hormonlarının üretimine katılmasıyla önem kazanan, eksikliğinde tiroit bezinin büyümesiyle belirgin guatr hastalığına neden olan mineral.


    İZ :
    " Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare
    Örnek: Nihayet bir dönemeçte izlerin sahibini gördüm. S. F. Abasıyanık
    Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti
    Örnek: Yüzünde birtakım diş ve tırnak izleri vardı. Y. K. Karaosmanoğlu
    Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare.
    Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser.
    Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit.


    İZBARÇİNA BÜKÜMLÜ : [COLOR="Black"]Birbirine sıkıca bağlanan madeni tekneleri (barça) itmeğe yarayan arkadan motorlu gemi.[/COLOR]

    İZBİROL : Direk ve armalar üzerinde çalışacak personeli oturtarak yukarı çekmek için yapılan bağ.

    İZEL TAŞ : Türkiye'nin ilk el aletleri üreticisi İZELTAŞ, yüksek kaliteli el aletleri üretimi yanı sıra modern tesislerinde muhtelif sektörlere sıcak dövme parça üretimi de yapmaktadır. CAD ortamında geliştirilen ve CNC'lerde üretilen kalıplarda dövülen yüksek vasıflı çelikten mamul sıcak dövme parçalar başta otomotiv olmak üzere, savunma sanayi, makine imalat sektörü ile inşaat ve ziraat endüstrilerinde kullanılmaktad

    İZMİR KAYIĞI
    : 1. Bkz. Izmir kayiği-erkuthttp://www.modelteknikleri.com/izmir...urat-aksu.html

    İZOLE : Bir yalıtkan ile yalıtılmış olan.

    İZOLE BANT : Elektrik akımına karşı yalıtım sağlayan, akım geçirmeyen şerit
    Konu 3qq tarafından (16.07.2015 Saat 21:48 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •