Toplam 1 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 1 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: G

  1. #1
    3qq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3qq
    Forum Üyesi
    Üyelik tarihi
    17.12.2013
    Yaş
    55
    Mesajlar
    705
    Konular
    86
    Aldığı Beğeni
    77
    Verdiği Beğeni
    209

    Standart G

    G (GOLF): Uluslar arası işaret sancaklarından G harfi kılavuz istiyorum anlamına kullanılır.

    GABAR: Nehirlerde çalışan ve büyük gemileri yükleyip boşaltmakta kullanılan, hem kürek hem de yelkenle yürütülen tekne

    GABYA:Yelken gemilerinde yelken, seren, arma ve bunlara ait her türlü işleri yapan personele verilen yelken devri terimi.

    GABYA ÇUBUĞU-DİREĞİ: Ana direk üzerine sürülen çubuk. Gabya çubukları üzerinde bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar.

    GABYA DESTAMORASI: Gabya çubuğu ile babafingo çubuğunu saran destamora

    GABYA İSTOKASI: Gabya yelkenlerinin alt köşelerine takılan ve yelkeni geren selviçeler

    GABYA YELKENİ: 1.)Ana yelkenlerin üzerindeki yelkenlerdir. İki gabya serenli olanlardan üsttekine gabya, alttakine abaşo gabya yelkeni denir. 2.)Gabya serenleri üzerine açılan dört köşe yelken

    GAGA : Demirin iki ucundaki tırnakların en uç kısmı

    GAGABURUN:blş. i. Baş tarafları gagayı andıran, kıç tarafları aynalıklı ağaç tekne. Karadeniz’de kullanılan bu teknelerin baş ve kıçları yüksek, ortaları alçak olup 50-80 kadem boyunda ve takriben 300 ton ağırlığındadır. // Baş bodoslaması gagayı andırır biçimde geriye kıvrık, kıç tarafı V şeklinde aynalı ve dıştan dümenli, Karadeniz kıyılarında inşa edilen bir ticaret yelkenlisi tipi. (Kıç ayna tahtalarının düşey olarak kaplanışı, kıç bodoslamasının ayna üzerine bağlanmış olması sebebi ile kendisine özel bir dış görünüşe sahiptir. Güvertesi oldukça çalımlıdır. Ortada bir ambar; başta ve kıçta, basit bir ağaç kaportadan inilen “yaşama” ve malzeme saklama yerleri vardır. Bordaları fırtına küpeştesi ile yükseltilmiştir. Bu sayede denizli havalarda yüklü olarak seyrederken dalgaların güverte yüklerini ıslatmaması sağlanmıştır. Boyları 14-25 metre arasındadır. 1,80-2,5 metre su çekerler. (Gagalı da denir.)

    GAGALI :Bkz. GAGABURUN.

    GALEAZZA: i. (ital. k.) Bir kadırgadan daha kuvvetli ve ağır, kürekli ve yelkenli tekne. XVI. yy. ortasına kadar, Venedik’te yapıldı ve XVII. yy. sonuna kadar kullanıldı. Kadırgaların (galère, gali) kürekçileri üstü açık bir yerde, galeazza’nın kürekçileri ise üstü kapalı bir ambardan kürek çekerlerdi. Bu ambarın üstünde, üzeri açık, yelkenleri kullanmak için ızgara şeklinde ve gemiye ağırlık veren bir güverte vardı. Oldukça güçsüz bataryası, çanaklığa konulmuş ve yalnız geriye ateş edebilen iki topla, kıç kasara üstünde her iki bordaya yerleştirilmiş üçer top ve her bordada kürekçilerin altındaki yedişer toptan ibaretti. Borda topları ancak kürekler hisa edilince (havaya kaldırılınca) ateş edebilirdi. Baş kasara üzerinde iki kat halinde ve yalnız başa ateş edebilen altı top daha vardı. Galeazza’lar İnebahtı zaferine ve Yenilmez armada’ya katıldılar. Yelkenli kalyonlar yeteri kadar manevra gücüne sahip olunca ve topları da kürekli savaş gemilerini yenecek derecede gelişince galeazza’lar ortadan kalktı.

    GALIOT: 16 oturaklı (kürek çekme yeri) olan tekne. Gali. Bk. GALLIOT.

    GALİ: (Galley’den gelir) Onaltı oturaklı yelken ve kürekle yürütülen eski bir Akdeniz teknesi. Alçak, altı düz, Akdeniz gemisidir. Yelken ve kürekle hareket eder.

    GALLIOT :Hollandalılar tarafından kullanılan eski bir yelkenli tekne.

    GALVETA:i. Malabar kıyısında kullanılan, çoğunlukla biri başta, kıç üstünde iki direği bulunan küçük, kabotaj yelkenli gemisi. Bir galveta’nın tonajı 100 ton kadar olabilir.

    GALYOT veya KALYOT: i. (fr. galiote’tan). Küçük ve hafif nakliye gemisi. // Özellikle Hollanda’da büyük ve küçük teknelerle yapılan kıyı boyu ulaştırmasında kullanılan altı düz tekne. // Nehirlerde seyir için kullanılan güverteli gem,. // Humbara galyotu, eskiden bir havan topu ve adi toplarla donatılan çok sağlam gemi. Galyot, ilk zamanlar kadırga ile filika arasında, hafif ve hızlı giden bir tekne idi. Hollandalılar kendilerinin yaptıkları, 50-300 ton yük taşıyan altı düz ve geri tarafı yuvarlak teknelere bu ismi verdiler. Ruslarla İsveçliler de bu tip tekneler yaptılar, fakat bu teknelerin kıç tarafı dört köşe ve omurgası daha sağlamdı. Grandi direğine, yatık serene açılan bir randa yelkeni ile bunun üzerine bir de gabya sereni ve yelkeni eklenmişti; başta, bir çok flok yelkeni açan bir cıvadra ve geride küçük bir bocurum yelkeni vardı. Mühendis Renau d’Eliçagaray tarafından 1680’de yapılan Humbara galyotları, bir havan topu ile bataryalara yerleştirilmiş topla taşıyarak takviye edilmiş galyot tipi gemilerdi. Bu gemiler, XIX. yy.a kadar bütün devletlerin deniz kuvvetlerinde yer aldı.

    GAM-GAMBA: Halat veya zincirlerin hatalı toplanması nedeniyle meydana gelen dolaşıklık ve burulma.

    GAMBA:

    GAMBA ALMAK: Halatın veya zincirin kendi etrafında dönmesi veya burulması

    GAMBALI: Bir halat veya zincirin dolaşık durumu.

    GAMBOT veya GANBOT.: i. (ing. gunboat’tan). Kıyı korumasında ve karakol görevinde kullanılan küçük savaş gemisi. // Bir veya birkaç topu olan ve memleketimizde genellikle karaya yakın sularda; bazı yabancı ülkelerde de akarsularda kullanılan küçük boyda savaş gemisi. // Küçük, orta süratte, karakol ve refakat görevleri alabilecek nitelikte ağır silahları olan gemi. // Bir veya birkaç topu olan, daha çok sahillerde ve sahile yakın sularda kullanılan küçük savaş gemisidir. // Küçük savaş gemisi. Gambot’lar XIX. yy.da, ilkin yelkenli, sonraları buharlı küçük gemilerdi ve daha çok sömürgelerde kullanılırdı. Afrika’nın ve Çinhindi’nin akarsu ve göllerinde kullanılmış ve çok etkili olmuştur.

    GANGAVA:Akdenizde sünger avlayan kayıkların kıç taraflarından dışarı sürülmüş sarkık torbalar.

    GARGA:

    GARGABOŞA:Yan yelkenlerinin iskota yakasını kaldıran istinga.

    GARGARİ: Yan yelkenleri arya edip toplayan selviçe. İndirip kaldırdığı yelkenin adı ile birlikte söylenir.

    GASTRONOMİ:kültür ve yemek arasındaki ilişkiyi inceleyen bir disiplindir. Yenilebilir tüm maddelerin, hijyenik olan ama sağlığa uygun olması gerekmeyen şekilde azami damak ve göz zevkini amaçlayarak sofraya, yenmeye hazır hale getirilmesine kadar olan süreç gastronominin çalışma konusudur.Gastronomi, hijyenik, iyi düzenlenmiş, hoş ve lezzetli mutfak; yemek düzeni ve sistemi anlamına da gelir.

    GAZAL RÖMORKÖRÜ: Gazal Gemisi, Kurtuluş Savaşı'nda savaş gemisine dönüştürülerek kullanılan römorkör.
    Römorköre 6 Eylül 1920 tarihinde Ankara Hükümetince el konularak Karadeniz'de kullanılmaya başlandı. Römorkör 50 grostonluktu ve 8 mil sürate ulaşabiliyordu. Römorkörün kıç tarafına 3.7 cm.lik bir top monte edildi. Savaş süresince yedeğindeki teknelerle birlikte Batum'dan Karadeniz'in birçok yerine silah ve cephane taşıdı. 3. Kafkas Tümeni'ni Anadolu limanlarına başarılı bir şekilde ulaştırdı. 1922'de Gazal gemisi mürettebatı Urania adlı Yunan yük gemisini ele geçirerek Trabzon'a teslim etti. (Bkz.http://www.modelteknikleri.com/gazal...html#post94825)

    GAZNOFİSKİ: Savaş gemilerinde seren üzerine çekilen ve işaretleşmede kullanılan üst üste çekilmiş kırmızı, beyaz ve yeşil renkli fenerler.

    GEMİ: 1.)Tahsis edildiği gayeye uygun olarak kullanılan, denizde hareket imkanına sahip bulunan ve pek küçük olmayan her türlü tekne. 2.)Denizde iş yapmak üzere her bakımdan donatılmış, iş yapmaya, hizmet vermeye hazır veya hazırlanabilir büyük tekne. Diğer bir deyimle su üstünde insan ya da yük taşımaya ya da savaşmaya yarayan (kürekle yürütülenler hariç) deniz aracı. T.T.K:816.

    GEMİ ACENTASI: Deniz nakliyatı içinde acentalık yapan; gemiye yük ve eşya bulan ve bundan gelir sağlayan kimse

    GEMİ ADAMI: Geminin kaptanını, zabitlerini, yardımcı zabitlerini, stajerlerini, tayfalarını ve yardımcı hizmet personelini ifade eder.

    GEMİ ADI: Gemiye verilen isim; sicile kayıtlı bulunan her geminin bir adının bulunması ve bu adın geminin bordalarının her iki yanına ve kıçına silinmez ve okunaklı biçimde yazılması gerekir.

    GEMİ FİLİKASI : Gemide hizmet görevini yapan kürekli sandal. Bk. CAN FİLİKASI.

    GEMİ İNDİRMEK:Karaya çekilmiş veya inşa edilmiş bir gemiyi suya indirmek

    GEMİ İZİN KAĞIDI:Geminin sefere çıkabilmesi için liman başkanlığı tarafından verilen belge.

    GEMİ JURNALİ:Her gemide bulunması gereken ve kaptanın/komutanın denetimi altında görev verilecek personel tarafından hava durumu, rota, geminin uğrayacağı kazalar gibi gemi içinde yaşanan her türlü olayı ve gemi mevkilerinin saati saatine ve günü gününe yazıldığı defter.

    GEMİ KÜTÜĞÜ:Gemi Sicili.

    GEMİ LEŞİ:Enkaz halinde olan ve tamir kabul etmez durumda bulunan gemi kalıntısı.

    GEMİ SAĞLIK CÜZDANI:Türk limanları arasında çalışan ve kabotaj hakkına sahip 250 tona kadar olan gemilere, o gemiye indirimsiz sağlık resmi tutarı karşılığında verilen yıllık sağlık cüzdanı.

    GEMİ SAĞLIK RESMİ:Türk limanları arasında seyreden, yabancı ülke limanlarından Türk limanlarına gelen,Türk limanlarından yabancı ülke limanlarına giden veya boğazlardan transit geçen gemilerden alınan resmi.

    GEMİ SİCİLİ: Gemi tasdiknamesi

    GEMİ TASDİKNAMESİ: Bir geminin adı, bağlama limanı, ölçme belgesinde yazılı bilgileri, menşe ayrıntılarını, sahip veya sahiplerinin ad ve sanları ile pay miktarlarını ve bayrak çekme hakkını belirten belge.

    GEMİ TONAJI:Tonilato; bir geminin hacmini ve taşıma gücünü gösteren ve teknik ölçme yöntemlerine göre bulunan rakam; Gayri safi tonaj: geminin brüt olarak tüm hacmi ( buna geminin gros tonajı da denir); safi(net) tonaj: geminin yük ve yolcu alacak kapalı yerlerinin hacmi( buna geminin rüsum tonilatosu da denir); hamule tonajı: geminin yük, yakıt, komanya ve safra olarak taşıyabileceği yükün ağırlığı: taşırma(deplesman) tonajı: geminin ve içindeki herşeyin toplam ağırlığı

    GEMİ VASITASI: Gemi ve deniz araçlarında en geniş kemerinin bulunduğu orta kısımlar ve civarı.

    GEMİ ZABİTLERİ: Gemide, kaptandan başka ve onun denetim ve gözetimi altında çeşitli işlere kumanda eden kimseler.

    GEMİCİ: Gemi işleten veya gemilerde çalışan kimse

    GEMİCİLİK: Gemi kullanma veya gemi işletme işi

    GEMİNİN ROTASINI KESMEK: Başka bir geminin pruvasından geçen rotada seyir etmek

    GENERAL CARGO VESSEL: Karışık yük gemisi. Kırkambar yük gemisi.

    GENERAL SHIP : Değişik yükleyicilerin yüklerini kabul eden gemi ve sahibi.

    GENOVA: İstralyaya çekilen, istralya cundasına kadar çıkan, güverte üstünde çarmıklara kadar uzanan flok

    GERDEL: Gemi ve teknelerde kullanılan tahta kova

    GERDEL CEVİZİ: Gerdel sapanlarının geçirildikleri deliklerden sıyrılıp çıkmamaları maksadıyla başlarına ve bazı yerlerde kullanılan halat çımalarına yapılan piyanların sıyrılmaması için piyan üstlerine yapılan ceviz

    GEZDİRMEK:Bir geminin istenilen rota üzerinde gitmeyerek rotadan devamlı olarak sancak veya iskelesine çıkmasıdır. Böyle hallerde vardiya subayı serdümeni ikaz için "Gezdirme gemiyi" diye ikaz eder.

    GEZİNTİ GEMİSİ: Tenezzüh gemisi.

    GINDAZO: Gabya ve babafingo çubuklarını yerlerine sürmek veya bunları aşağıya indirmek için donatılan selviçeler.

    GINDAZO BASTİKASI :Çubukların topuk tarafında, biri kaşkaval deliği üzerinde diğeri altında bulunan ve gındazolarla donatılan iki bastikadır. Bunlardan üsttekine gındazo dili, alttakine patakülye dili denir.

    GIRANDİL: Gemilerin baştan ikinci direği

    GIRCALA: İki veya dört kollu olarak iyi cins katranla kendirden bükülmüş sicim

    GIRGIR: Açık denizde iki tekneden çevirme suretiyle atılıp çekilen büyük balık ağı.

    GIRIVA :

    GİBON : Uçkurluk kenarının karşısına gelen kenarı üçgen şeklinde oyulmuş küçük sancak.

    GİRDAP: Ters iki akıntının çarpışması sonucunda oluşan su kütlesi

    GİZ: Kıç direkteki kısa seren. Harp gemilerinde seyirde sancakların kıç direklerine basıldıkları yarım serenler

    GLADORA: Gemilerde çeşitli yük taşımak,taşınan yüklerin birbirine karışmamasını engellemek ve geminin birden fazla limana yanaşmasını sağlamak için geminin ambarına yapılmış bir kattır.

    GOELET: i. (fr. goélette). İki direkli, randa yelkenli, 50 ila 200 tonluk gemi. Goelet’in ilk olarak Kuzey Amerika’da Atlantik kıyılarında yapıldığı sanılır. Latin tipi Goelet’lerin yalnız iki randa yelkeni vardı. XIX. yy.ın ikinci yarısında Fransızlar tarafından “latin tipi üç direkli”, daha sonraları ise dört, beş ve altı direkli goeletler de yapıldı ve gemilerin tonajı da gitgide yükseldi. 1902’de denize indirilen 5 218 tonluk Thomas W. Lawson adındaki goelet’in yedi direği vardı. Gabya yelkenli goelet’in ise mizana direğinde bir veya iki yelkeni vardı. Brik tipi goelet’te, pruva direğinde dört köşe bir seren yelkeni bulunur. Üç, dört ve beş direkli goelet’lerde de aynı yelken tipi kullanılır; diğer direklerde ise hep randa yelkenleri vardır. Birleşik devletlerin doğu kıyılarındaki rüzgar düzeni bu kıyıların denizcilerini çok direkli latin tipi yelkenler kullanmak zorunda bırakmıştı. Bugün kullanılan goelet’ler sadece gezi ve spor tekneleridir.

    GOMALAK CİLA NASIL YAPILIR :Gomalak piyasada pul şeklinde ve toz şeklinde bulunur.Hazırlanışı 800cc ispirto içine 80 veya 100 gr.Toz veya pul gomalak koyunuz.Ve golak eriyene kadar bekleyiniz.iyi bir gomalak 2 saatte çözülür.
    Not:Gomalak tatbiki yapılırken bez kaymıyacak şekilde yüzeyde sürterse 1 veya 2 damla yağ damlatabilirsiniz.
    Ayrıca:İlk aşamada gomalaktan önce,terebentin veya tung yağı kullanmak istemezseniz.Zeytiyağı kullanabilirsniz.Yapılması emek ,zahmet ve sabır isteyen gomalak cila mobilya sektörünün vazgeçilmeziyken günümüzde nostanji olarak yeri almakta.Kullanımı her geçen gün azalmakta ve teknolojiye yenilmektedir. Gomalak doğal bir malzeme olup hindistanda yetişen lak böceğinin gerisinde bıraktıgı salgısıdr.
    Alkolle ve ispirto ile çözülür.mavi ispirto iyi sonuç verir.Vernik gibi yogun bir kokusu yoktur.Evinizde,dükkanınızda,yapacağınız ahşap işlerinizde ,hobi olarak yapacağınız tüm ağaç yüzeylerde kullanabiliriniz.Sizlere aşşağıda görsel bir sunum hazırladım.Umarım faydalı olur.Her türlü soru ve görüşlerinizi bildirebilirsniz.

    GOMINA: Mil uzunluğunun 1/10 = 185 metre.200 yarda. Demir yerine inişte kullanılır.

    GONDOL veya GONDOLA: 1.) İtalya'da kullanılan bir çeşit gezi kayığı. 2.) i. (ital. gondola’dan fr. gondole). Kıç sancak tarafından tek kürekle hareket ettirilen Venedik kayığı, sandalı.
    Gondol geçen yüzyıldaki özelliğini kaybetmemiştir. 10 m kadar uzunluğu ve 1,30 m kadar genişliği olan gondolun baş ve kıç tarafları sivridir. Baş tarafı balta biçiminde bir uçla son bulur. Biçiminin kendine özgü yanı, boylam ekseninin kıç tarafta oturan bir kimseye göre sancak tarafına doğru eğik olmasıdır. Bundan dolayı da, ilerlerken hep sağa doğru kayar. Bu durum gondolcunun küreğini gondolun kıç tarafında ve sağdan kullanmasıyla giderilir. Gondolcu ayakta durur, yüzü gidiş yönüne dönüktür ve küreği farcola denilen yere dayayarak kullanılır. Farcola, gondolun bordasında bir çıkıntı meydana getiren ve üzerinde üç yuva bulunan kalın bir ağaç parçasıdır. Bu
    yuvalardan biri gondolu geriye, diğer ikisi de istenen hızla ileriye doğru hareket ettirmede kullanılır. GÖĞE i. Yirmi altı çifte ile yürütülen, çift katlı baştareden büyük eski bir savaş gemisi tipidir. // Yirmi altı çift kürekle çekilen savaş gemilerine verilen ad. (Baştardadan büyük olan göğelerin güvertesine toplar konur, ayrıca, güvertelerinde gülle ambarı da bulunurdu. Alt kısmı mavna, üstü ise kalyon tarzındaydı. Bu çeşit gemi ilk defa Bayezid II zamanında yapıldı. Önce göve, sonraları göğe adı verilen geminin ağırlığı 2 500 t’dur.

    GÖKE : Bkz... http://www.modelteknikleri.com/goke-...oke-erkut.html

    GÖNDER: Güverteye dik olarak tespit edilen ve şapkasına milli sancak çekilen yuvarlak çubuk. Baş tarafta bulunan göndere cıvadra gönderi denilir ve üzerine demir sancağı çekilir. Kıç tarafta olanına kıç gönder denir ve üzerine büyük milli sancak çekilir.Genellikle ufak deniz araçlarında ve gemiden suya düşen cisimleri tutmakta kullanılan ağaç çubuk.

    GÖRÜŞ:Ufkun, aydınlık ve görülebilir nitelikte olması.

    GÖRÜŞ MESAFESİ: Görüş[1] veya rüyet, hava durumuna bağlı olarak belirli bir nesnenin görülebileceği en uzak mesafe. Görüş, havanın şeffaflığının bir ölçütüdür.[2] Görüş mesafesi özellikle hava, deniz ve kara ulaşımını etkileyen önemli faktörlerdendir. Bir bölgedeki veya hava meydanındaki görüş, sorumlu meteoroloji istasyonları tarafından ölçülerek ilgili meteoroloji raporlarında, mesafe cinsinden yayımlanır.

    GÖVDE: TÜM ELEMANLARININ BİRLEŞİMİNDEN OLUŞAN VE BÜTÜN BÖLÜMLERİN BİR KABUK GİBİ SARARAK, GEMİNİN ŞEKLİN VEREN VE YÜZÜCÜLÜĞÜNÜ SAĞLAYAN YAPI

    GÖZCÜ: Harp gemilerinde herhangi bir şeyi zamanında görüp haber vermek üzere gemilerin yüksek yerlerinde görev yapan erat.

    GÖZ DEMIRI: Bir tarafında iki demir bulunan demirlerden pruvaya yakın olan ve ocaklık demirinin ilerisinde bulunan ve ocaklık demiri ile aynı evsafta olan demir. Gemiler demirlerken daima göz demirlerini kullanırlar.

    GÖZ LOCASI: Göz demirinin yerine oturduğu loça.

    GRADİN: Yelkenleri yırtılmaktan korumak için kenarlarına çepeçevre çekilen halat.

    GRADİN HALATI:

    GRADİN YAKASI: Bir yelkenin yan kenarları .

    GRANDİ DİREĞİ: 1.)Pruva ana direğinden sonra gelen ikinci direk. 2.)Üzerinde ana direk, gabya ve babafingo çubukları olan ve pruvadan itibaren ikinci durumda bulunan direk.

    GROS TONİLATO: 2,83 m3 büyüklüğünde hacim birimidir. Bir teknenin tüm kapalı yerlerinin kadem küp olarak hacminin yüze bölümüdür.

    GRT/GT: Bir geminin ölçü güvertesi altı ve yaşam yerleri hacimleri toplamının metrik sistemde bulunması ve 2,83 m3 bölünmesi sonucunda çıkan hacimsel birim

    GULET :1.) Brig'ten küçük, iki direkli, hafif armalı, pruvası kabasorta armalı, praçılaya benzer Anadolu/Akdeniz teknesi .2.)Brikten küçük, hafif armalı, iki direkli ve kabasorta donanımlı hafif bir teknedir. // Brikten küçük iki direkli, hafif armalı, pruva yelkenleri kabasorta donanımlı teknelerdir. // İlk önceleri korsanlar tarafından kullanılan yelkenli tekne tipi. İki direkli olup pruva direği tam armalı, grandi direği randa ve pik (sübye) yelkenli olup iki direk arasına yan yelkenleri (velena) açılan yelkenli tekne tipi. Bk. BRİGANTİN.
    bkz : http://www.modelteknikleri.com/bodru...-guletler.html

    GURCATA: Bir direk üzerinde çanaklık kurmak için mauna kolları üzerine omurgaya aykırı olarak yerleştirilen kollar. Yelken teknelerinde direkten inen çarmıkları açmak için kullanılan kollar.

    GÜDÜMLÜ MERMİ GEMİSİ: A.B.D. Donanmasında, satıhtan, havaya güdümlü mermi atan gemilere verilen genel isim.

    GÜL AĞACI: Diğer ağaçlara oranlara daha halkalıdır.. nitekim mobilya yapımında kullanıldığı vakit, hareli latif bir görüntü sağlar .Gül ağacı gitar yapımında da sık sık kullanılan bir ağaçtır. genellikle gitarın sap kısmında kullanılır. bu ağacın sap kısmında kullanılmasının gitariste yararı, ellerin terlemesiyle birlikte ağacın daha çok kayganlaşmasıdır. gövdenin boyanması ve gül ağacının pahalı bi şey olması sebebiyle genellikle gövdede kullanılmaz.

    GÜNBATISI (BATI):Batıdan esen rüzgar

    GÜNBERİ:Yer yörüngesinin güneşe en yakın olan noktası.

    GÜNDOĞUSU (DOĞU): Doğudan esen rüzgar

    GÜNGÖRMEZ :Yelkenlerde rüzgarın çıktığı arka yaka (Direk yakası, Bumba yakası, Güngörmez yakası)

    GÜNLÜK HATA: Kronometrelerin 24 saat içerisinde ileri veya geri kalış miktarıdır. Günlük hatalar, hergün bir yere kaydedilir ve daha sonra toplanarak gün adedine bölünerek bulunur.

    GÜRGEN: Gürgen (Carpinus), Betulaceae (huşgiller) familyasından Carpinus cinsini oluşturan girintili grimsi kabuklu gövdelere sahip ağaç ya da ağaçcıklara verilen ad. Yumurta biçimindeki yapraklarının kenarları dişlidir. Yaklaşık 1 cm uzunluğunda, sivri uçlu ve sert kabuklu meyveleri, yaprağı andıran üç toplu bir meyve örtüsüyle kaplıdır. Trakya, Ege, Marmara Bölgesi, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi'nde yayılış gösterir. Genellikle kuzey ve güney kıyı bölgelerimizin karışık ormanlarında bulunur. Türkiye'de adi gürgen ve doğu gürgeni olmak üzere 2 tür bulunur.

    GÜVERCİNLİK.:Gemilerde kıç üstünün en sonu

    GÜVERTE: Gemilerde ve teknelerde baştan kıça kadar döşenmiş tahta veya madeni platform döşeme.

    GÜVERTE BOYASI :Güverte saçları ile ağaç kaplamalarını su ve havanın tesirinden korumak için kullanılan ve çabuk kuruyan özel surette yapılmış boya

    GÜVERTE HATTI: Güvertenin bordadaki izdüşümü .

    GÜVERTE KAPLAMASI: Güvertenin kaplanması için kullanılan malzeme .

    GÜVERTE LOSTROMOSU: Ticaret gemilerinde güverte personelinin başındaki usta gemici.

    GÜVERTE ZABİTİ: Ticaret gemilerinde kaptandan sonra gelen 2.Kaptan(1.Zabit), 33.Kaptan(2.Zabit), 4.Kaptan (3.Zabit) den oluşan gemiadamları.

    GÜZELHİSAR VAPURU: Şirket-i Hayriye'nin 68 baca numaralı vapuru Güzelhisar, 1911 yılında İngiltere, Newcastle'de Hawthorn, Leslie & Co. tezgahlarında yolcu vapuru olarak yapıldı. Aynı yıl yapılan 67 baca numaralı Kalender vapuru ile kardeştiler.Güzelhisar" 1986 yılında hizmetten çıkartılıncaya kadar ara vermeden tam 75 yıl boyunca Boğaz halkına hizmet eden bir gemi olarak denizcilik tarihimizdeki yerini aldı. 1986 yılında hizmetten çıkarıldığında Şirket-i Hayriye devrinden kalan son gemiydi. Güzelhisar Vapuru 453 gros tonluktu. Boyu 46,4 m., genişliği de 7,9 m. idi. 12,5 mile yakın hız yapabiliyordu. Yazın 903, kışın 773 yolcu taşıyabiliyordu. Önceleri siyah iken, sonradan Şirket'in filosundaki bütün öteki vapurlar gibi o da beyaza boyanmıştı. Narin bir kuğuyu andıran "Güzelhisar" bacasının biraz büyüklüğüyle dikkati çekerdi. İlk kaptanının Rum azınlıktan Eksenefon Efendi, makinistinin de Koço Efendi olduğu biliniyor.Birinci Dünya Savaşı'nın ikinci yılında Marmara'ya sızmış olan ingiliz denizaltısı E-11 tarafından torpillenerek bir hayli hasar gördüğü zaman henüz dört yıllık yepyeni bir vapurdu. Hemen İstanbul'a çekilerek, Hasköy Fabrikası'na alındı, orada baştan sona onarılarak yeniden filoya kazandırıldı.1986 yılında filodan çıkartıldığı güne kadar 75 yıl boyunca Boğaz sulannda bir iskeleden ötekine yolcu taşıdı, durdu. Son seferi ise gerçek bir veda seferi oldu... Seçkin davetlilerle Boğaz sularına son seferini yapan bu zarif vapur, törenden sonra Pendik Tersanesi'ne götürülerek bir kenara bağlandı. Son süvarisi İbrahim Kaptan, son makinisti de Hasan Bey idi.1994'te, müze gemi haline getirmek amacıyla işadamı Rahmi Koç tarafından Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından satın alındı. Önce Haliç Tersanesi'nde tutuldu, sonradan Tuzla'ya Koç Tersanesi'ne çekildi.Vapurseverlerin emin ellerde olduğunu düşündüğü bu Çanakkale Gazisi vapurumuz, 17 yıllık bir bekleyişin ardından 2011 yılında tam 100 yaşındayken hurda demir sayılarak parçalanıp yok edildi. Yıllar önce ingiliz torpilinin yok edemediği bu güzel vapuru, sonunda biz kendi ellerimizle yok etmiş olduk.
    projesi : GÜZELHİSAR VAPURU http://www.modelteknikleri.com/omurg...tfen-acil.html
    GYASSA: Nil nehrinde azami 200 tona kadar yük taşıyan Mısır yelkenlisi.
    Konu 3qq tarafından (11.07.2014 Saat 10:55 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •