Toplam 2 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 2 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: B

  1. #1
    3qq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3qq
    Forum Üyesi
    Üyelik tarihi
    17.12.2013
    Yaş
    55
    Mesajlar
    705
    Konular
    86
    Aldığı Beğeni
    77
    Verdiği Beğeni
    209

    Standart B

    B

    TERİM AÇIKLAMASI

    B (Bravo) Uluslar arası işaret sancaklarından B harfi Tehlikeli yük yüklüyorum , tahliye ediyorum veya taşıyorum anlamında kullanılır.

    BABA Halatı volta etmek için(gemileri bağlamak) ağaç veya metalden yapılmış sabit silindirik biçim(takoz)(Babalar)Halat ve tel bağlamak için gemi güvertesine bağlı demir sütunlarıdır. Tekneyi rıhtıma veya başka bir tekneye bağlamak için genellikle babalardan yararlanılır. Mukavemet
    hesapları belirlenen çekme gücüne dayanabilmesi prensibine göre yapılır. Konstrüksiyonu
    sac levhalardan içi boş olarak yapılır. Baba başları döküm de olabilir.

    BABADALYA: Güverteye yüklenen kereste yükünün denize gitmemesi için prampetlere yerleştirilen sabit, seyyar ağaçtan veya demirden yapılmış dikmeler.

    BABAFİNGO Yelkenli bir teknede eğer direk üç kısımdan ibaret ise; en üstteki parça.
    Babafingo Çarmıkları: Babafingo çubuklarını bordalar yönünde tutan armalar.
    Babafingo Çördeği. Babafingo yelkenini yerine kaldırmak için kullanılan palanga. Palanganın alt tornosu güverte üzerindeki bir mapaya, üst tornosu ise serenin kandilisasına bağlanmak üzere uzun bir sapanı ve çeliği olan palangadır.
    Babafingo Çubuğu: Direklerin güverteden itibaren üçüncü çubuğudur. Üzerlerinde bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar.
    Babafingo Patrisası: Babafingo çubuğunu şapkasından geminin bordaları yönünde ve geminin kıçına doğru tutan halatlardır.
    Babafingo Prasyası: Babafingo serenini rüzgarın estiği tarafa çevirmek için seren cumbasından donatılan selviçe.
    Babafingo Rilileri: Çanaklığın her iki tarafına bağlanan gabya çarmıklarının gerildiğinde çanaklığı esnetmemesi için çarmık boğatalarının çanaklık altlarına gelen kilitleri ile direk üzerindeki rili çemberi arasına donatılan kısa çarmıklardır.
    Babafingo Sereni: Babafingo çubukları üzerindeki yatay serenler. Bulundukları ana direklerin isimleri ile anılırlar.
    Babafingo Velenası: Babafingo istiralyaları üzerlerine açılan üç köşeli yelken.
    Babafingo İstiralyası: Babafingo çubuklarını şapkalarından başa doğru tutan halatlardır.
    Babafingo Yelkeni: Babafingo serenleri üzerlerine açılan kare yelkenler. Üzerlerinde bulundukları .
    babafingo serenlerinin isimleri ile anılırlar.

    BABBİTT METAL Beyaz metal olarak da bilinmektedir. Alaşımın yüzeyinde kaplanması sonucu yüzeyde meydana gelmektedir. 1839 yılında Isaac Babbitt tarafından bulunmuştur. Babbit metalinin ağırlık ve basınca dirençi oldukça fazladır.Babit metalinin alaşımları:%90 kalay – %10 bakır%89 kalay%7 antimon %4 bakır%80 kurşun %15 antimon %5 kalay.

    BALL BEARİNG Rulman yatak.

    BALLAST Uçağın dengesini ayarlamak için konan ağırlık.

    BADAN Küçük bir arap teknesi .

    BADARNA ETMEK Bir halatın aşınmaması için üstünün halat veya koruyucu bir malzeme ile sarılması.

    BAĞLANMAK Bir gemi veya deniz aracının şamandıra, iskele, rıhtım gibi yerlere yatmak maksadıyla halat verilmesi.

    BAĞLANMA LİMANI Ticaret gemilerinin kayıtlı olduğu ve her türlü tescil işlemlerinin yapıldığı limanlardır. Bağlama limanının ismi gemilerin kıç aynalıkları üzerlerine ve gemi isimlerinin altlarına yazılır.

    BAKIR Bakır, 1B geçiş grubu elementi. Bakıra tarihte ilk defa Kıbrıs'ta rastlandığından tüm dillerdeki isimlerinin Cyprium kelimesinden türediği tahmin edilmektedir. Simyacılar tarafından Venüs aynası ile gösterilmiştir

    BAHR Deniz.

    BAHREN Deniz yolu ile; deniz ile.

    BAHREYN İki deniz.

    BAHRİ Denize ilişkin, denizsel .

    BAHRİ - İ AHMER Kızıldeniz

    BAHR - İ MUHİT Büyük deniz, okyanus

    BAHR - İ SEFİT Akdeniz.

    BAHR - İ SİYAH Karadeniz

    BAHRİYE Deniz Kuvvetleri

    BAKLA Zincirin bir halkası .

    BALANDRA (“Bilander”den). 1- Takriben 100 tonluk, tek direkli Güney Amerika teknesi. 3- Tek direkli, yelkenli bir Çin teknesi.

    BALC YAWL (BAULK YAWL) Kürekli ve praçıra yelkenli küçük balıkçı teknesi.

    BALIK KAYIĞI Balıkçı teknesi .

    BALIKÇI FABRİKA GEMİSİ Balık tutan, işleyen, konserve yapan gemi

    BALIKÇI GEMİSİ Balık tutmak için özel surette inşa edilmiş ve donatılmış gemilerdir. Balık avlayan, avladığı balıkları limanlara taşıyan veya içinde balık konservesi yapılan gemi. Hizmet gemileri sınıfında bulunmakla beraber kendine özgü bir tip oluşturan en önemli gemi tiplerinden birisi de Balıkçı gemileridir. Bu gemiler sahil balıkçılığında kullanılanlardan başlayıp, Okyanus balıkçılığına kadar uzanan gemiler grubunu oluşturur. Okyanus balıkçı gemileri avlama ve işleme işlemlerini birlikte yürüten filolar halinde çalışırlar. Avlama gemilerinin tuttuğu balıkları ana gemide mevcut konserve ve balık unu tesislerinde işleyerek, limana dönmeden avlanan balıklar ekonomik değerini kaybetmeden değerlendirilir. Açık denizlerde balık avında kullanılan, çeşitli tertibatı bulunan ve denizlere dayanıklı olarak yapılmış gemi.

    BALAST GEMİ Ambarlarında yük bulunmayan ticaret gemisi.

    BALTIK DENİZİ: Kuzey Avrupa'da 53° ile 66° kuzey enlemleri ve 20° ile 26° doğu boylamları arasında yer alır. Kuzeyinde Botni Körfezi vardır.
    Baltık Denizi, Beyaz Deniz'e Beyaz Deniz Kanalı ve Kuzey Denizi'ne Kiel Kanalı ile bağlanmıştır.
    Rusya'nın St. Petersburg şehrine kıyısı vardır ve kış aylarında donan bu deniz üzerinde yürümek hatta araba sürmek mümkündür.

    BALD Gemilerin baş bodoslamalarının su içindeki kısmında bulunan şişkinlik. Yeni gemi inşa tekniği olan Balb'lar, geminin ileri hareketi ile meydana gelen dalgaları küçültmeye ve suyun gemi karinasına olan basıncını azaltmaya yarar.

    BALIKÇI TEKNESİ Özel olarak balık avlamak için yapılmış ve balık avlama işinde kullanılan tekne.

    BALİNA AVCI GEMİSİ Balina avına çıkan avcı gemisi; güney denizlerinde buzlar arasında ve her türlü hava şartlarında seyir edebilmek için yapılır. Denize dayanıklıdır ve yetkin manevra kabiliyeti vardır, rahatlıkla 14 deniz mili hız yapar. Boyları 45 m kadardır. Mizana direğinde bir çanaklık vardır, balinagillerin yerini tespit etmekle görevli gözcü burada durur. Üst güvertede baştan kıç’a geçmeyi sağlayan yol, kaptan köşkünü, üzerinde zıpkın topunun bulunduğu öndeki sahanlığa bağlar. Bu sahanlıktaki özel bir vinç gemiyi balinaya saplı zıpkına bağlayan üçlü halatı gerer veya gevşetir ve balina öldüğü zaman onu bordaya çeker. Bundan sonra özel bir boruyla midesine sıkıştırılmış hava verilen balina, avcı gemisi tarafından balina işleme gemisine yedekte çekilir ve orada parçalanır.

    BALİNA BOTU 1- Küçük, denize dayanıklı bot. 2- Balina avında kullanılan tekne. 3- Kurtarma gemilerinde vasıta motoru olarak da kullanılan üstü açık tekne

    BALİNA GEMİSİ Balinayı avlamak, yakalamak, yedekte çekmek, balinanın yerini belirlemek için donatılmış gemi. Balina avında kullanılan tekne.

    BALİNA İŞLEME GEMİSİ İlk balina işleme gemileri büyük şilep veya yolcu gemilerinin değiştirilmesiyle yapıldı. En yenileri tam yüklü olarak 20 000 tondan ağırdır. Güvertenin tamamen boş olması için kaptan köprüsü baş uca yapılır. Özel biçimli kıç taraf, su kesiminden yukarıya kadar açıktır ve üst güverteye uzayan eğik bir rampası vardır. Avcı gemilerin getirdiği balinalar vinçlerle rampadan üst güverteye çekilir ve burada mekanik testlerle parçalanır. Parçalar otoklavlara atılır, burada balina yağına dönüşür ve haznelere gönderilir. Bu çalışma çok sayıda insan gerektirir. Bu gemiler aynı zamanda avcı gemilerin ikmal gemisi görevini de yapar. Bazı gemiler, balina sürülerinin yerini bulmak veya buzların durumunu anlamak için bir deniz uçağıyla donatılmıştır.

    BALL LİNK REAMER Ball linklerin sökülüp takılma esnasında iç yüzeylerde oluşan pürüzlerin giderilmesi için kullanabilirsiniz.Bu urun helikopter ballinklerini hassas bir sekilde sikmadan vede bosluk olmadan hareket etmesini saglar.Servosu buyuk ve guclu helikopterlerde bu okadar onemli degildir.Ama 450 serisi ve daha kucuk helikopterlerde kucuk servolar kullanildigi icin servolara fazla yuk bindirmemek icin bu urunun kullanilmasinda fayda vardi.

    BALMUMU Balmumu, arıların peteklerini yapmak için karın halkalarında (segmentlerde) bulunan balmumu bezlerinden salgıladıkları yumuşak sarı veya daha koyu madde. Genellikle balmumu deyince arının hazırladığı petekteki mum anlaşılır. Bunun yanında sanayide hazırlanan maddeye de balmumu denir. Balmumun içine, tebeşir, iç yağı ve kola gibi maddeler katılınca bunların tesbiti çok güçtür. Sarı balmumu parke cilalamasında, heykel, bazı boya ve mum yapımında kullanılır. Saflaştırılmış, temizlenmiş beyaz balmumu ise ilaç sanayiinde, kremlerin yapımında kullanılır. Kiliselerde yakılan mumlarda en az %32 oranında balmumu bulunması gerektiğinden mum yapma sanayiinde de ciddi miktarlarda kullanılır.

    BALON (-Usturmaça -) Halattan, hasırdan veya sentetik malzemeden yapılmış, içi doldurulmuş veya şişirilmiş balon biçimli bir usturmaça çeşidi*.(bordolama veya iskeleye yanaşma simitleri,lastikleri)Usturmaça (Balon)
    Gemiler yanaşırken ya da kalkarken rüzgâr, akıntı ya da yanlış manevra nedeniyle
    yanaşıp kalkacakları maddelere temas edebilir, değebilir ve hatta onlara bindirebilir. Bu
    durumlarda gemilerde ve temas ettikleri maddelerde hasarlar meydana gelebilir. Bu
    durumlarda baş üstünde ya da geminin diğer başka yerlerinde bulunanlar ilgilinin uyarısını
    beklemeden, gemi ile madde arasına "usturmaça" ya da "balon" denilen içi mantar, halat
    eskisi ya da benzeri maddeler doldurulmuş cisimler koyarak hasarın önüne geçebilir. Son
    zamanlarda plastikten usturmaçalar yapıldığı gibi rıhtımlarda, gemilerde traktör lastiği vb.
    usturmaçalar da kullanılmaktadır. Şehir hatları gemilerinde "yumru" denilen sabit ağaç
    koruyucular bordalarda koruyucu olarak kullanılmaktadır

    BALSA Güney Amerika’da kullanılan balıkçı salı.

    BALSA WOOD Balsa ağaç.Modelcilikte en çok kullanılan hafif sağlam işlemesi kolay ağaç.

    BALSA Balsa ağacı, Güney Amerika'nın tropik ormanlarında doğal olarak yetişen geniş yapraklı (90 cm. eninde yapraklar) bir ağaçtır.

    BALSA RAFT İngiliz donanmasında borda boyası için kullanılan sal.

    BAKIR KAPLAMAK Bkz...http://www.modelteknikleri.com/gazal...morkoru-3.html

    BAMBOT (ing.k. bumboat’tan). Harp gemilerinin yanına yaklaşıp malzeme, hediyelik eşya vs. satan seyyar satıcı tekneleri. Manav, pazarcı kayığı. Gemi yanına gelerek alış veriş yapan kayıklar.

    BAMBU Sıcak ülkelerde yetişen, mobilya, merdiven, baston gibi birçok eşyanın yapımında kullanılan bir tür kamış. Hint kamışı olarak da bilinir

    BANCA Çin denizinde balık avlamak üzere kullanılan içi oyularak yapılmış küçük tekne.

    BANDIR BOT Malakar sahillerinde kullanılan, dalga çatlaklarında seyredebilen kayık.

    BANDIRMA VAPURU http://www.modelteknikleri.com/bandi...html#post33747

    BANDO Tutulmakta veya sağılmakta olan bir halatı aniden koyvermek veya indirilmekte olan bir cismi, bot, motor veya filikayı birden bire indirmek için verilen komut.

    BANDO ETMEK Mayna edilmekte olan filika, motor, bot gibi araçların suya 0.5-1 metre kala bando komutası ile suya oturtulmasıdır. Burada dikkat edilecek konu , bando komutası ile birlikte her iki tirentinin aynı anda elden bırakılmasıdır.

    BANDRA Milliyeti gösteren sancak.(hangi ülkeden sorusuna verilen bayraklı cevap)

    BANKER New Foundland’daki Grand Bank’de morina balığı avlayan balıkçı teknelerine verilen isim.

    BANK Deniz yüzeyine yakın ve zaman zaman tepeleri su yüzeyine çıkan sığlık ve kayalık yerlerdir. Deniz haritalarında bu gibi sığlıklar artı işareti konulmak suretiyle belirtilir.

    BANK ŞAMANDIRASI Bankların sınırlarını veya yerlerini belirtmek için konulmuş olan ışıklı şamandıra

    BARBAROS HAYRETTİN Bkz ..http://tr.wikipedia.org/wiki/Barbaro...ddin_Pa%C5%9Fa

    BARBAROS HAYRETTİN : Bkz.. http://www.modelteknikleri.com/barba...in-1910-a.html

    BARBAR ISKA Tutulmakta olan bir halatın kaymaması için yapılan bir bağ çeşidi.
    Barbarişka Tutulmakta olan bir halatın kaymaması için yapılan bir bağ çeşidi.

    BARCE Bk. BARKA

    BARCOLONGO Güvertesiz, dar, uzun İspanyol teknesi. Kürek ya da yelkenle hareket eder.

    BARÇ i. (ing. barge’dan). 1- Taşıma kapasitesi 50 ila 1000 ton arasında olan altı düz ve yük taşımasında kullanılan tekne. 2- Körfezlerde, iç sularda yük taşımasında kullanılan yaklaşık olarak 100 tonluk altı düz yelkenli tekne. 3- İngiliz Donanmasındaki çift sıra, 14 kürekli tekne. 4- Komodoru taşıyan servis motoru. 5- Gösteri yapan eğlence teknesi. // Üretim bölgelerinden nehir ve kanallar yoluyle limanlara ticaret eşyası taşıyan saç veya ahşap tekne. (Makineli olanları veya makinesiz olarak yedekte çekilen tipleri vardır. İnce uzun yapılıdır; az su çeker. Genellikle kıç taraflarında oturulabilecek yeri olan bir üst yapısı vardır.) // Altı düz şat, mavuna. // Amiral botu. Bk. DUBA, LAYTER, MAVUNA, PONTON, ŞAT.

    BARÇA veya BARCA ( aşağı lat. barga’dan ital. bargia). Ortaçağda kullanılan kürekli ve yelkenli nakliye gemisi. İngiltere’de geçit törenlerinde kullanılan süslü tekne. Eskiden asker taşımasında kullanılan savaş gemisi. // Askeri nakliye hizmetlerinde kullanılan altları düz ve az su çeken yelkenli tekne. Kalyon cinsinden küçük savaş gemisi: Barçalardan top fındığı yağmur gibi yağardı (Katip Çelebi). Nehirde balık tutmak için yapılmış dört köşe yelkenli tekne. (Barçe’de denir.) Eskiden personel naklinde kullanılan, altı düz, az su çeken teknelerdir. Karinası düz olup göl ve nehirlerde kullanılan bir cins kalyondur, 2-3 direkli 80 topludur. Osmanlı donanmasında kalyon cinsinden olan bir tür nakliye ve savaş gemisi. Önceleri Hollandalılar, sonra diğer Avrupa devletleri tarafından da kullanıldı. Barçalar iki veya üç direkli olarak yapılırdı. XV. yy. kayıtlarına göre bir barça’da irili ufaklı seksen üç top bulunurdu. Bu toplardan otuz beşi pranka topu, on ikisi baş topu, on ikisi büyük zarbazen, yirmisi büyük zarbazen ve dördü de şayka topuydu. BARKA i. (ital. barca). Büyük sandal: .barka derler bir gûna gemi’lerle . (Evliya Çelebi).

    BARDARİŞKA Tututlmakta olan bir halatın kaymaması için yapılan bir bağ çeşidi

    BARK veya BARKO i. (esk. province dilinde barco; halk lat. bareo; aslı belli değil; ital. barco, Türkçeye İtalyancadan geçmiş olabilir). Üç veya dört direkli yelkenli tekne, barko. Üç direkli yelkenli gemi. Güverteli veya güvertesiz, çeşitli tip yelken kullanan ufak tonajda, genellikle 100 tondan ufak ve üç direkli yelkenli gemilere verilen ad: Arabalardan indik, büyük bir barkoya bindik (Ahmed Rasim). Pruva ve grandi direkleri kabasorta, mizana direği sübye donanımlı üç direkli yelkenli tekne. Eskiden genel anlamda bütün yelkenli tekneler için bu deyim kullanılırdı. Pruva ve grandi direkleri kabasorta, mizana direği sübye arma ile donatılmış 100 tondan büyük güverteli veya güvertesiz olarak yapılan yelken gemisi. Bu tip gemiler 4-5 direkli olabilir. Bu durumda kıç direkleri sübye armalı diğer direkleri kabasorta armalı olur. Barko kelimesi önce bir tekne biçimi için kullanıldı. İngiltere’nin doğu kıyısında Durham ile Londra arasında kömür taşıyan gemilere barko (ing. bark) denirdi. Cook’un ilk gemisi bu tiptendi ve Endeavour Bark adıyla vaftiz edilmişti, fakat dört köşe yelkenli üç direği vardı. Daha sonra bu kelime üç direkli barko arma donanımlı gemiler için kullanıldı. Dört, hatta altı direkli birçok barko da yapıldı. Bu tip gemilerin içinde France-II dünyanın en büyük yelkenlisidir.

    BARKENTİNE Bk. BARKO BESTİYA.

    BAROMETRE Basınç-ölçer. Hava basıncını kıyaslam yöntemi (Cıva basıncı, hava basınç farkları) ile ölçen aygıt.

    BARKO BESTİYA veya BARKENTİNEYalnız pruva direği kabasorta, diğer iki direği sübye donanımlı yelken gemisi (navi de denir). Pruva direği kabasorta, grandi ve mizana direkleri sübye arma ile donatılmış üç direkli yelken gemisi. Pruvası kabasorta, diğerleri sübye olan üç direkli gulet. Barko kelimesi önce bir tekne biçimi için kullanıldı. İngiltere’nin doğu kıyısında Durham ile Londra arasında kömür taşıyan gemilere barko (ing. bark) denirdi. Cook’un ilk gemisi bu tiptendi ve Endeavour Bark adiyle vaftiz edilmişti, fakat dört köşe yelkenli üç direği vardı. Daha sonra bu kelime üç direkli barko arma donanımlı gemiler için kullanıldı. Dört, hatta altı direkli birçok barko da yapıldı. Bu tip gemilerin içinde France-II dünyanın en büyük yelkenlisidir. Bk. NAVİ.

    BASTİNA Palangalarda kullanılan bir nevi dilli makara (Karnıyarık bastika)

    BASTON Ana cıvadranın üzerinde ileriye doğru uzatılmış çubuk.
    Baston Brakili: Ana cıvadra üzerindeki bastonun sabit tutulması için cıvadra ile baston üzerine sarılan zincir veya halat.
    Baston Bosası:Büyük bastonu yerinde tutmak için cıvadra destamorasından alınıp bastonun topuğundan dolaştırılan doblin zincir.
    Baston Ağı:Flokların indirilmesi sırasında, flokların denize doğru sarkmaması ve cıvadra üzerinde çalışan gemicilerin denize düşmelerini önlemek amacıyla cıvadra altına gerilen ağ.

    BAŞ Bir teknenin ön ve ileri kısmi

    BAŞ BODOŞLAMA Omurganın bas tarafından teknenin basını meydana getirmek için yukarı istikamete doğru konulan ağaç parçası.

    BAŞ KASARA Genellikle gemilerdeki bas taraftaki yüksek kısım.

    BAŞ OMUZLUK Kemere ile baş bodoslama arasındaki yuvarlak kısım.

    BAŞ PARIMA Bir botun bas üzerindeki ana leye bağlanmış kısa halatı.

    BAŞ ÜSTÜ Bir botun bas tarafında oturabilecek ve ayakta durulabilecek platform.

    BAŞ Bir teknenin ön ve ileri kısmı.

    BAŞ-KIÇ BODOSLAMA TEKNENİN BAŞ, KIÇ TARAFINDA OMURGANIN YÜKSELDİĞİ KISIMLARA DENİR. OMURGAYLA YEKPARE OLABİLEÇEĞİ GİBİ ,OMURGAYA İLAVE EDİLEN PARÇALARDAN DA OLUŞABİLİR.

    BAŞL Baştarafın kıça nazaran daha batık olması .

    BAŞTAN KARA Tekneyi bir sahile beya kumsala baş taraftan yanaştırmak .

    BAŞTANKARA ETMEK Tekneyi bir sahile veya kumsala bas taraftan oturtmak veya yanaştırmak.

    BAŞTARDA veya BAŞTARDE (ital. galea bastarda: melez kalyon). Osmanlı donanmasında kullanılan kadırga cinsinden bir çeşit savaş gemisi. // Kürekli eski bir savaş gemisi. // Her küreği 6 veya yedi kişi ile çekilen 26’dan 36 çifte kürekle çekilen, genellikle kıç tarafları yuvarlak (karpuz kıçlı) ve su kesiminden yukarı kısmı çok yüksek olan eski bir savaş gemisi tipidir. Baştarda-i hümayun, padişaha ait olan baştarda. Orta ve yarım olmak üzere iki sınıfa ayrılan baştardalar 20-36 oturaklı ve çift kürekliydiler. Kürekçi ve savaşçı olarak mevcudu 800 kişiyi bulurdu. Çektiri’den büyüktür.

    BATARYA Pil ve akümülatör gibi kimyevi enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren üreteçlerin seri ve paralel olarak gruplanması (Bkz. Pil ve Akümülatör)
    Bataryalar.bkz...( bakınız.)
    - Şarj Aletleri
    - Li-Po Çantaları
    - 3.7V Li-Po Bataryalar
    - 7.4V Li-Po Bataryalar
    - 11.1V Li-Po Bataryalar
    - 14.8V Li-Po Bataryalar
    - 18.5V Li-Po Bataryalar
    - 22.2V Li-Po Bataryalar
    - Nicd ve Nimh

    BATEAU Boyuna göre dar yapılmış hafif tekne.

    BATTERY ELİMİNATOR CİRCUİTRY Kısa olarak BEC denir.Elektrikli modellerde alıcı ve servolar gerekli olan elektrik akımını motorla birlikte aynı bataryadan alır.Ancak bataryanın gücü azaldıkça voltaj düşüşü yapar.Eğer batarya tamamen biterse uçağı havada kontrol edecek güç kalmayacaktır.Bu durumu engellemek için uçağın hız kontrol devresi batarya gücü kritik değere düştüğünde motor giden akımı keser ve tüm elektrik akımını sadece alıcı ve servolara verir.Böylece uçak bu kalan güç ile yere indirilir.İşte hız kontrol ünitesinin bu özelliğine BEC denir.

    BATIL Çin denizlerinin 2 direkli yelkenli teknesi.

    BATİSFER i. (fr. bathysphère). 1,45 m çapında, 2 300 kg ağırlığında, yukarıya kablo ile bağlı çelik küre. Batisferi ilk olarak Amerikalı William Beebe kullandı ve 1934 yılında, Bermuda adaları civarında, 906 m derinliğe indi.

    BATİSKAF (yun. bathus, derin, skaphes, kayık’tan fr. bathyscaphe). Denizlerin derinliklerinde gözlem yapmağa yarayan araç. Profesör A. Picard tarafından icat edilen batiskaf, bir kablo ile su yüzüyle irtibat halinde olmaması*bakımından, Beebe ve Barton’un yaptıkları batisferden farklı dır. Araç su yüzüne bağlı olmadığı için de dalgaların meydana getireceği sarsıntılardan etkilenmez. Ayrıca, taşıyıcı kablonun kopması gibi bir tehlike de söz konusu değildir. Batiskaf küre biçiminde bir kamarayla yayvan bir yüzücünün birleşmesinden meydana gelir. Gözlemcilerin çalışma yeri olan kamara, denizaltındaki büyük basınçlara dayanacak şekilde çelikten yapılmıştır. Taşırdığı sudan daha ağırdır ve yüzücü tarafından taşınmak zorundadır. Yüzücü sudan daha hafif olan benzinle dolu olduğu için su yüzünde kalabilir. Oldukça ince saçtan yapılan yüzücünün alt kısmında ısı ve basınç değişikliğine karşı benzinin hacim değiştirmesini dengede tutacak olan deniz suyunun girip çıkabileceği bir delik vardır. Bu, yüzücüyü ağır denizaltı basıncı dolayısıyla ezilmekten korur. Batiskafta, dalış ve çıkış manevraları için bie supap bulunur. Bu supap pilotun benzin boşaltmasına yarar. Ayrıca, istenilen miktarda safra atacak bir cihaz bulunur. Bu safra atma işi, ayrıca benzinin sıkıştırılabilme özelliği yüzünden batiskafın iniş sırasında kaybedeceği yüzme imkanlarını yeniden sağlamak için de gereklidir. Safra olarak demir talaşı kullanılır. Bu talaş bir elektrik akımının magnetik alan yardımıyla silo’larda tutulur. Pilot safra atmak istediği zaman akımı keser. Bir elektrik arızası olduğu zaman batiskaf derhal su yüzüne çıkar. Deniz dibine yakın yerlerde, batiskafın dengede kalması ve yönetilmesi için, balonlarda kullanılan iniş ipinden (guide rope) yararlanılır. Yatay hareketler ise, elektrik motorlarıyla çalışan iki pervane yardımıyla gerçekleşir. Gözlemler, kalın plexiglas lombozlar gerisinden yapılır ve görüş alanı kuvvetli farlarla aydınlatılır. İlk batiskaf olan FNRS 2 A. Picard tarafından Belçika Bilimsel Araştırma Milli fonu yardımıyla, Belçika’da gerçekleştirildi. Bu alet 1948’de, otomatik pilotla 1 380 metreye indi. Su üstüne çıktığı zaman yüzücü, dalgalar yüzünden ağır hasara uğradı. FNRS 2 bu haliyle fransız deniz kuvvetlerine devredildi; sonradan yeni bir yüzücü yapıldı ve araca FNRS 3 adı verildi. A. Picard ve oğlu Jacques, bundan sonra İtalya’da Trieste adı ile yeni bir batiskaf yaptılar. 1953’te FNRS 3, deniz binbaşısı Huot ve deniz istihkam mühendisi Willm kumandasında 2 100 metre derinliğe indi. Arkadan a. Ve J. Picard Trieste ile 3 150 metreye indiler. 1954’te FNRS 3 yine Huot ve Willm kumandasında Dakar açıklarında 4 050 metreye, ocak 1960’ta, Trieste Mariannes çukuru yakınlarında 10 911 metreye indi. Arşimed 11 000 adıyla yapılan yeni bir batiskaf da 1961’de kızaktan indirildi.

    BEC -BATTERY ELİMİNATOR CUİRCUT Farklı voltajlardaki pillerden gelen akımın alıcı, servo ve esc için gerekli voltaj seviyesine dönüştürülmek için kullanılan voltaj düşürme devresidir. Genelde bir çok esc devresi içerisinde bec üniteside bütünleşik olarak bulunmaktadır.

    BAYRAK YAPIMI http://www.modelteknikleri.com/katil...ikcisi-15.html

    BAWLEY Taymis nehrinde karides ve ringa balığı avlayan yelkenli tekne.

    BEMBRIDGA TYPE Flok ve randa yelkenli, kotra donanımlı yat .

    BERMUDA ARMA Uzun bir direk üzerine yelken açmak için düşünülmüş arma tipi [Marconi arma] Bu tip armada yelken sereni yok ancak bumbası vardır.

    BERMUDA ARMA Uzun bir direk üzerine yelken açmak için düşünülmüş arma tipi (Marconi arma)

    BEŞ ÇİFTE Beş oturaklı, kürekle yürütülen deniz aracı.

    BEŞ DİREKLİ BARKO GEMİSİ Baştan dört direği kabasorta, beşinci direği sübye donanımlı yelkenli tekne.

    BEYAZ TUTKAL PVA Esaslı emülsiyon tutkaldır.ÖZELLİKLERİ :Tahta kaplama, formika ve sunta gibi ahşap malzemelerin yapıştırılmasında kullanılır.UYGULAMA : Yapıştırılacak yüzey temiz ve kuru olmalıdır. Uygulama, tutkal iyice karıştırıldıktan sonra yapılmalı ve tutkal sürüldükten sonra preslenmelidir. İdeal bir yapışma için ortam 12°C üzerinde olmalıdır.KURUMA SÜRESİ : Kuruma süresi, yapıştırılan malzemenin cinsine, kullanılan tutkalın miktarına, ortamın nem ve ısısına göre farklılık gösterebilir. Normal şartlarda 1,5 – 2 saattir.DEPOLAMA : Güneş ışığı almayan , ağzı kapalıambalajında 5 °C - 35 °C’ de saklanmalıdır.GÜVENLİK UYARILARI : S2: Çocukların ulaşabileceği yerlerden uzak tutunuz

    BEYKOZ KAYIĞI Bkz. Kayık modelleri

    BİLEY Bir şeyi keskin hale getirmek....

    BİPLANE Çift kanatlı uçak.

    BIBIS Çin denizlerinde çalışan tek direkli yelkenli

    BILANDER İlk önceleri iki direkli Hollanda yelkenlisine verilen bu isim sonraları dünyaya yayılmış olup Fransızlar “Belendre”, İspanyol ve Portekizliler “Balandra” demişlerdir

    BILLY BOY 1- Humber nehrine özgü, geniş bodoslamalı küçük tekne. 2- Sahil seyri yapan yelkenli.

    BİR SANTİM BATMA TONASI Gemiyi paralel olarak bir santim batırmak veya bir santimetre yükseltmek için, konulması veya çıkarılması gereken ağırlık miktarı. Ağırlığın miktarı T = [ A (WL) / 100] x 1,025 formülü ile bulunur. Burada T, bir santimetre batma tonası; A konulacak veya çıkarılacak ağırlığı; (WL) metrekare olarak su sathının mesahasını; 1,025 deniz suyunun yoğunluğunu gösterir.

    BIREME Bir tarafında çift sıra kürekçileri olan Roma teknesi.

    BITA Madeni babaların bir tanesine, halat ve zincirlerin volta edilmesi için kullanılan silindirik madeni eleman

    BİTKİSEL HALATLAR Kendir halat . Maila halat (Abaka denilen bir bitkinin liflerinden yapılır. Yeni manila halatının-bünyesinde %15 oranında yağ bulunur.) Pamuk halat-Keten halat-Sisal halat-Hasır halat
    Bitkisel halatların ölçülmesi : Pus olarak ifade edilen çevre ölçüsü 2,54 cm ise
    1 burgatalık halat denir (1 Pus =2,54cm =1Burgata).Yarım burgatadan küçük
    halatlara ince halat denir. Genelde kullanılan halatların burgataları 5-16 arasında
    değişmektedir. Halatlar roda denilen yuvarlak kangal biçiminde satılır. Bir
    burgatadan küçük halatlar çeşitli isimlerle adlandırılır.

    BİNDİRME KAPLAMA Armuz kaplamanın birebir üzerine konularak yapılma sekli [Bama tiriz]

    BİNDİRME KAPLAMA (BAMA TİRİZ) Armuz kaplamanın biribir üzerine konularak yapılma şekli.

    BİRGENDE Yabancı donanmalardaki Brigantin adlı gemiye Osmanlıların verdiği isim. Birgendeye, perkendi, pergendi, birgendi veya birgende de denilirdi. Birgende, çektiri cinsinden bir gemi olup kalitadan büyük ve mavnadan küçüktü. Baş tarafında topları bulunan ve hızlı hareket eden bir gemiydi.

    BİRLEŞTİRME KAMASI İncelen iki veya daha fazla kaplama tahtasının bittiği noktada birleşme görevi yaparak kıç ve pruvaya doğru uzanan bir tek birleştirme kaması.

    BİTA Gemi halatların veya yelkenlerin iskotalarını volta etmek üzere güverte üzerine konulmuş

    BLACK PEARL ( SİYAH İNCİ ) Bkz http://www.modelteknikleri.com/yelke...iyah-inci.html Siyah inci. Bkz.. Sinama... diaomara…model….

    BLACK&DECKER Elektirikli el aletileri markası.

    BLACKBIRDER Afrika’dan Amerika’ya tutsak zenci taşımada kullanılmış gemilere verilen isim.

    BLAZER Küçük Hollanda balıkçı teknesi.

    BLİMP İçi havadan daha hafif helyum gibi gazla doldurulmuş ancak zeplin gibi iç iskeleti olmayan hava aracı

    BOCOLAMAK Gemilerin fırtınalı ve denizli havalarda ilerlemeyip, yalpa yapmasını önlemek ve uygun bir zamanda aksi rotaya dönmek suretiyle denizleri kıçtan almak.*

    BOÇİ Yelkenli teknelerde pruvanın rüzgaraltına döndürülmesi ve rüzgarın kıçtan alınması için verilen komut.

    BOCURUM Yelkenli teknelerde kıç bodoslama / kıç aynalık üzerinde bulunan direğe çekilen yelken.

    BODRUM GULETİ Türkiyede imal edilen ayna kıç ve karpuz kıç guletler modeli olarak bilinen ahsap ve sac guletler.
    Bkz..

    BOĞAZİÇİİstanbul Boğazı ile iki kıyısını içine alan kent parçası.

    BOGOTA : bkz : http://www.modelteknikleri.com/gemi-...ta-yapimi.html

    BOOM İran körfezinde kullanılan bir çeşit kayık.

    BORDA BOTU Borda temizlenmesinde, boyanmasında v.b. işlerde kullanılmak üzere yapılmış hizmet filikası, faça botu, patalye. Gemilerin su kesimlerine yakın olan borda kısımları ile karinalarını temizlemede, lostra etmede ve faça boyası çekmede kullanılan 10-15 fit boyundaki ağaç teknelerdir. Gemilerin borda ve su kesimlerini temizlemek için, altı düz kıçı başı kesik küçük botlardır. Bk. BORDA PATALYASI.

    BORDA FENERİ Sancakta yeşil, iskelede kırmızı olarak yakılan 112,5 derec açılı fener.

    BORDA İSKELESİ Bir tekneye girip çıkmak için inip kalkabilen ve içeriye alabora olabilen bir merdiven tipi [Pasarella]

    BORDA İSKELESİ Bir tekneye girip çıkmak için inip kalkabilen ve içeriye alabura olabilen bir merdiven.

    BORDA PATALYASI Gemiye girip çıkmak, borda veya karinayı temizlemek için kullanılan, patalyadan küçük, filika biçiminde tekne. (Bunlar kıçtan karaydı, kıyıya iskele olmazdı.) Bk. BORDA BOTU. BOT Sandal, kayık, filika. Kısa mesafelerde kullanılan açık denizlerde, devamlı barınma olanağı olmayan, genellikle kürekle yürütülen araç. Bir veya iki çifte kürekle hareket eden, güvertesi olmayan ayna kıçlı ufak tekne. Ağaç veya fiberglas gibi maddelerden yapılır. Iskarmoz kürekli, güvertesiz, aynalıklı küçük filika. Bir gezi teknesinde gemicilerin kıyıya gidiş geliş için kullandıkları ağaç, plastik veya kauçuktan yapılmış küçük sandal. // Bot, sandal, filika, küçük tekne, gemi vasıtası, vasıta motoru. (Savaş gemilerinde bunlara patalya denir. Küçük savaş gemilerinde sınıflarını gösteren kısma eklenerek adlandırılır: Torpido botu. BK. TORPİDOBOT. Hücum botu. Bk. HÜCUMBOT. Avcı botu.)

    BORDA VE KARİNA KAPLAMASI Teknenin dış yüzeyini örten ve kabuğu oluşturarak yüzmesini sağlayan parçalar

    BORDA Teknenin su kesiminden yukarıda kalan kısımları Su kesiminden yukarıda kalan kısım .

    BORDAİSKELESİ Bir tekneye girip çıkmak için inip kalkabilen ve içeriye alabura olabilen bir merdiven tipi [Pasarella]

    BORBALAMAK Denizdeki bir geminin veya sahildeki bir mevkiin, seyretmekte olan bir geminin kemeresi veya 090-270 nispi istikametinde bulunmasıdır.

    BORİNA Dört köşe yelkenlerin gradin yakalarının iskota yakasına yakın yerlerinde bulunan borina patasına İzbarço kasa ile bağlanan halat.

    BORİNATA PATASI Kare yelkenlerin gradin yakalarındaki matafyonlara halattan yapılan kaz ayakalrı.

    BORİNATA Trinket yelkeninin borinasına verilen isim.

    BORU Boru, genelde tesisat yapımında kullanılan, içi boş silindir şeklinde bir malzemedir. Kullanım yerine göre seramik, plastik, metal gibi malzemelerden imal.

    BORU ANAHTARI Armatür anahtarları, kademeli anahtarlar, kayışlı anahtar, .

    BOSA DEMİRİ Loçaya oturduktan veya zincire yeteri kadar kaloma verildikten sonra zincir veya demirin ağırlığını ırgat ile alma .

    BOSA/BOŞA TUTMAK Bir halat veya zincirin bedeni üzerine boşa tutarak abramak.

    BOŞ ALMAK Gevsek bir halatı germek için fazlasını çekmek.

    BOŞ VERMEK Halatı kaçırmak

    BOŞA ALAMAK Gevşek bir halatı germek için fazlasını çekmek….

    BOŞA VERMEK Halatı kaçırmak .

    BOŞLUK DOLDURMA KAMASI. Baş ve kıçta bulunan iki veya daha fazla kaplama tahtasının yelpaze şeklinde açılmasından meydana gelen boşlukları doldurmak için kullanılan kama şeklindeki kaplama öğeleri.

    BOŞLUK. Uzayda belli hacmi, kütlesi olmayan

    BOTKEN Ortaçağda kullanılan küçük tekne.

    BOTTER Tek direkli, floklu, istralya yelkenli Hollanda teknesi.

    BOWSER BOTU Gemi, uçak veya vasıtaların yakıt ikmalinde kullanılan tekne.

    BOY TENDIR (ing. buoy tender’dan). Seyre yardımcı olmak gayesi ile hizmet veren gemi sınıfı. Şamandıra bakımı yapan gemi.

    BOYA Boya, herhangi bir nesnenin renk vermek için veya koruma amaçlı olarak uygulanan kaplamaya denir. Boya hemen hemen tüm malzemelere uygulanabilir. En çok kullanıldığı alanlar sanat, tasarım, endüstriyel kaplamalar, ulaşım (şerit çizgileri) ve korumadır (su veya hava temasını kesme amacıyla. Boya kimyasal özelliği*bakımından ana olarak yaş boya ve toz boya olmak üzere ikiye ayrılır. Boyama konusu çok titiz ve ayrıntılı bir konudur iyi İNCELENMELİDİR..
    Modelcilikte kullanılabilecek başlıca boyalar;
    1- Enamel tür boyalar
    İncelticisi sentetik tiner olup, uygulandığı yüzeylerde gerilerek kuruma özelliğinden dolayı fırça izi bırakmayan boyalardır. Fırça ile uygulamaya en uygun boya tipidir.
    2- Selülozik ve Akrilik Boyalar
    Bu tip boyalar, hızlı kuruma özelliklerinden ötürü, fırça ile uygulanamazlar. Uygulamaları genellikle basınçlı hava altında boya tabancaları veya airbrush vasıtası ile yapılmaktadır.Boyamada dikkat edilmesi gereken konular;
    1- Boya uygulaması yapılacak ortamın, iyice havalandırılmış ve tozdan arındırılmış olması
    2- Sentetik Boya üzerine asla Selülozik Boya uygulanmaması
    Kullanılacak sentetik boya, ambalajında iyice karıştırılarak, kullanılacak kadar miktar, temiz bir kaba alınıp sentetik tinerle uygulama akışkanlığına getirilir. Bahsedilen akışkanlığı şu şekilde tespit etmek mümkündür; inceltilmiş boyaya, çıplak ahşap çubuğu daldırıp çıkardığınızda çubuk boyayla kaplanmamışsa çok ince, çubuk görünmeyecek kadar kaplanmışsa çok kalındır. Ayrıca, fırçanızı en rahat kullandığınız boya akışkanlığı da uygun akışkanlıkla ilgili iyi fikir verecektir.
    Modelin başından kıç istikametine doğru, sürekli olarak aynı yöndeki fırça darbeleri ile boyamak, istenmeyen fırça izlerinin ve kötü boya formlarının ortaya çıkmasını önleyecektir. Boyama tamamlandıktan sonra, modelin tam kuruması beklenir. Boyası tam kurumuş modele, farklı ışıklar altında ve farklı açılardan dikkatle bakılarak fark edilmesi zor pürüzler olup olmadığı kontrol edilir. Yüzeyde yine hafif pürüzler mevcutsa, 1000-1200 kum zımpara ile bastırılmadan zımpara yapılarak giderilir. Bkz.....http://www.modelteknikleri.com/model...akkinda-2.html

    BKZ... http://www.modelteknikleri.com/plast...html#post96730

    BOYUNA YAPI ELEMANLARI OMURGAYA PARALEL GÖVDEYİ KUVVETLENDİREN ELEMANLAR.

    BOYLAM Bir mevkiin boylamı, o mevkiden geçen boylam ile başlangıç boylamı arasındaki doğuya veya batıya olan ekvator yayı veya açısıdır. Başlangıç boylamı sıfır derece olup Greenwich'ten geçtiği kabul edilir. Boylamlar doğuya doğru eksi değerde olup, 0 dereceden 180 dereceye; batıya doğru artı değerde ve 0 dereceden 180 dereceye kadar ölçülür. 15 derecelik iki boylam arası bir saat olarak kabul edilir.

    BÖLME PERDELER ALABANDADAN ALABANDAYA, SİNTİNEDEN GÜVERTEYE UZANAN, TEKNEYİ BÖLMELERE AYIRAN PERDELERDİR.

    BRANDA Eskiden yelken yapılan bir cins kumaş yada kumaştan yapılan ve gemicilerin hamak olarak kullandıkları yatak.

    BREAK BULK SHIP Karışık yük taşıyan gemi.

    BRİG veya BRİK i. (ing. brigantin’in kısaltması brig’den fr. brick). İki direkli, tam armalı (Kabasorta) d,ğer bir deyimle seren ve seren yelkenli tekneler. İki direkli, tam serenli ve arması kabasorta donanımlı (seren yelkenli), birkaç top taşıyan yelkenli. İki direkli ve kabasorta armalı yelken gemisi. İki direkli tam armalı yelkenli gemi. İki direkli ve iki direğinde kabasorta gemi. İki direkli, çok süratli bir gemi tipidir. Her iki direği de kabasorta donanımlıdır. (Kabasorta direk donanımları serenli demektir) 78-80 personeli olur. Boyu 10-22 metre, eni 7-9 metredir. Tipine göre 20-30 topu olur. Brik yelken donanımı, XVIII.yy.ın ikinci yarısında ortaya çıktı. Savaş gemisi olarak çok kullanıldı. 500 ton ağırlıkta olanları vardır. Bunlar, refakat, istasyoner gemi ve gambot görevlerinde kullanıldı ve islimli gemilerden sonra kullanılmaz oldu. Ticaret gemisi olarak brikler XX. yy. başına kadar Brik-Gulet şeklinde devam etti.

    BRİGANTİN (GULET) İlk önceleri korsanlar (Brigands) tarafından kullanılan yelkenli tekne tipi. İki direkli olup; pruva direği tam armalı, grandi direği randa ve pik (sübye) yelkenli olup, iki direk arasına yan yelkenleri (velena) açılan yelkenli tekne tipi. Pruva direği kabasorta arma, grandi direği sübye arma olan ve brik tipi yelkenli gemilerden daha küçük gemi. Bunlara uskuna brik de denilir. Pruva direği kabasorta, grandi direği sübye donanımlı, brik’den küçük yelkenli tekne. Bk. GULET.

    BRİK-GULET İki direkli yelken gemisi. (KABASORTA USKUNA da denir.) Bu tip gemilerin yalnız mizana direğinde dört köşe yelken açılır. Grandi direği (ikinci direk) eşit kenarlı olmayan dört köşe randa yelkeni ile donatılır ve bunun üstüne grandipik yelkeni denilen üç köşe yelken açılır. Bu donanım geminin daha az sayıda denizci ile idaresini sağlar.

    BRONZ Tunç, bakırın önemli bir alaşımı. Önceleri bakır ve kalaydan meydana gelen bakır alaşımlarına bronz denilmekteydi. Bununla birlikte bronz terimi modern kullanımda bakırın bakır-nikel, bakır-berilyum ve bakır-çinko (pirinç) alaşımı dışındaki bütün alaşımları için kullanılmaktadır.

    BURNT UMBER Yanmış koyu kahverengi demir oksitleri kurutur ve daha kırmızımsı kısmen onları değiştirir ham koyu kahverengi, ısıtarak yapılır hematit . Yağ ve su renk boya ikisi için de kullanılır

    BURNT SİENN Yanmış koyu kahverengi susuz demir oksidin büyük bir oranını ihtiva etmektedir. Bu, demir oksit kurutur Raw Sienna, ısıtma kısmen hematit bunu değiştirerek, o zengin kırmızımsı kahverengi renk vererek yapılır. Pigment de kırmızı toprak, kırmızı aşı boyasıyla ve terra rossa olarak bilinir

    BRUCE ÇIPASI Üç tırnaklı, yuvarlak hatlı bir demirdir. Hareketli parçası yoktur. Ağırlık merkezi çok iyi dengelenmiştir. Başlangıçta deniz dibine yan düşer, yük bindikçe bu tırnaklar, orta tırnağı
    zemine gömme eğilimindedir. Geniş tırnak yüzeyleri, yük bindikçe zemine gömülme eğilimi
    ve sivri olmayan tırnak uçları nedeniyle balçık ve kumda en iyi tutan demirlerden biridir.
    Yosunlu bölgelerde, tırnakları zemine saplanamadığından tutunma sağlayamaz. Kullanımı
    pratiktir.

    BROLİK Kürekle çalışan sığ su gemisi.

    BUG Bkz. http://www.modelteknikleri.com/gemil...html#post30528

    BUGGALOW Doğu Hint adalarında kullanılan tek direkli bir çeşit yelkenli tekne

    BUHAR MAKİNESİ.. Buharın içinde var olan ısı enerjisini, mekanik enerjiye dönüştüren bir dıştan yanmalı motordur.Buhar makineleri, lokomotifler, buharlı gemiler,

    BUMBA Yan yelkenlerin alt yakalarını germek için kullanılan bir cins seren.Yük gemilerinde yük aktarmak için ucuna palanga takılan seren.

    BUMBA YAKASIYelkenlerin bumba destekli olsun veya olmasın alt yakaları Direk yakası, Bumba yakası, Güngörmez yakası

    BURANDA BOT Çerçevesi ağaç eğriler, kaplaması buranda olan küçük sandal, bot.

    BURANİCE i. (islavca k.). Balkan balıkçılarının kullandığı kütükten oyulmuş kayık.

    BURÇ Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe ya da çok köşeli kale çıkıntısı; dallardaki taze yaprak ve filiz. zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad.
    ökseotu.

    BURGATA Halat ve zincir ebadını ölçmek için kullanılan bir ölçü.(Halat ve zincir ebadını ölçmek için kullanılan bir ölçü 25,4 mm (10 inch) Bitkisel halatlarda çevre, çelik tel halatlarda çap ölçüsü.)

    BURLOTA Ateş gemisi. Eski deniz savaşlarında kullanılan bir silahtır. İçi yanıcı maddelerle dolu bir tekne.

    BURMA TAHTALARI Omurganın her iki tarafında ve bitişik olan baştan kıça uzanan ilk kaplama tahtaları.

    BURTUN Bir çeşit büyük savaş gemisi.

    BURULMA MOMENTİ Yapılarda ya da cisimlerde "burulma"ya neden olan moment; en az bir kolu ) mesnetlenen diğer kirişe burulma momenti olarak etkiyecektir

    BUZ DEVRİYE GEMİSİ Buzların oluşlarını, buzdağlarının seyirlerini takip eden ve bunları yayınlayan gemiler.

    BUZ KAYIĞI Donmuş nehir ve göl üstünde seyredebilen kızaklı ve yelkenli tekne.

    BUZKIRAN blş. i. Bodoslaması buz kırmak için özel olarak yapılmış gemi. // Bir geçitten geçişi önleyen buzları kırmak için yapılmış gemi. // Buzla kaplı deniz, göl ve ırmaklarda buzları kırarak ulaşımı kolaylaştıran gemi. // Baş tarafı özel şekilde dizayn edilmiş, pervaneleri korunmalı güçlü makineleri olan buz kıran gemi. İlk buzkıran, Rus amirali Makarov’un hazırladığı planlara göre 1898’de İngiltere’de Armstrong tezgahlarında yapılmış olan Ermak adındaki gemidir. Bu tip gemilerin ıskarmozları daha sık, borda kaplama saçları da su kesimi.

    BUJİ İçten yanmalı motorlarda yakıt-hava karışımını ateşleyen makina parçasıdır. Bujiler yüksek gerilimli elektriği iki elektrot arasından atlatarak kıvılcım oluştururlar. Silindir içinde basınç altında yanma noktasına yaklaşmış yakıt bu kıvılcım sayesinde ateşlenir. Motorun "yanma zamanı" böylece gerçekleşmiş olur. Bujiler birçok çeşitte ve değişik tip motorlarda kullanılmak üzere farklı boyut ve özelliklerde üretilir. Genellikle 4 bölümden oluşurlar.
    Elektrik bağlantı ucu
    Porselen yalıtıcı (izolatör)
    Bağlantı gövdesi ve dişleri
    Elektrotlar

    BÜKÜN Halatın veya bir yomanın sağa veya sola doğru kollarının bükülmesi.

    BÜKÜN Ateşlenerek düşman gemisi üzerine sevki suretiyle onun yakılmasını sağlardı. Bk. ATEŞ GEMİSİ. Akdeniz devletleri, genellikle Osmanlılar tarafından kullanılmıştır. Kalyon sınıfındandır. 30-40 top çekecek büyüklüktedir, yelkenlidir. İlk defa yaklaşık olarak 1664 yıllarında yapılmıştır.
    hizasında daha kalın ve dayanıklıdır. Baş taraf altının “kaşık” adı verilen özel biçimde olması, geminin buz üstüne tırmanarak buzu ağırlığıyla parçalamasını sağlar. Baş bodoslama ile omurga arasındaki bir pervane gemi baş tarafının üstüne çıktığı buzun altında bulunan ve buza tabii bir dayanak görevi yapan suyu çektiği için buz daha kolay parçalanır. Ermak üç mille seyrederek dört metre kalınlığında bir bankizi, makinelerini bir ileri bir geri çalıştırarak da altı metre kalınlığında bir diğerini kırmayı başarmıştı. Yirmi metre kalınlığı olan bir başka bankizi kırmak için de denendi ama bundan dolayı da oldukça önemli bir hasara uğradı. 7 900 Tonilatoluk olan bu dikkate değer gemi Sovyet donanmasının 1956 listesinde hala mevcuttu. Boyu 97, genişliği 22 metreydi. Almaşık sistemli olan makineleri ise 9 500 beygir gücündeydi. Bu geminin niteliklerini aşmak mümkün olamamıştır. Yeni rus buzkıranları ise 16 000 tonluktur. Atom gücüyle işleyen Lenin buzkıranı yakıt ikmali yapmaksızın 1 yıl seyredebildiği için seyir alanı çok geniştir. Amerikan donanmasında da buzkıranlar vardır. Bunlar Amerikan sahil muhafaza teşkilatına bağlı orta tonajlı gemilerdir. Eastwind tipi uzunluğu 3,22 m; genişliği 1,27 m; su kesimi 0,75 m ; ağırlığı 80 kg’dır), hafif bir römork veya oto üstünde taşınmağa elverişlidir.

    BIYIK Büyük ve kontra baston ventolarını, bu bastonlardan açık bulundurmak için ana cıvadranın her iki tarafına destamoraya yakın olmak ve kemerelere paralel olarak bulunmak üzere konan serenlerdir. Bıyığın cıvadraya gelen tarafı çatallı olup, çatalbağı yapılmak suretiyle cıvadraya bağlanır.
    Konu 3qq tarafından (10.05.2015 Saat 18:39 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    3qq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3qq
    Forum Üyesi
    Üyelik tarihi
    17.12.2013
    Yaş
    55
    Mesajlar
    705
    Konular
    86
    Aldığı Beğeni
    77
    Verdiği Beğeni
    209

    Standart Cevap: B

    B (Bravo) Alphabetical flag B of international code of signal

    BABA Bollard, Bitt

    BABA Bollard

    BABADALYA Gallow bitts, Gallow stanhions, Upwright

    BABAFINGO Topgallant

    BACA Funnel


    BACA YOLU Uptake

    BAÇ UCU* Zenith

    BADARNA ETMEK Parcelling, Keckling

    BAGAJ* Baggage

    BAGIRSAK Intestine

    BAGLAMA LIMANI Port of registry

    BAGLAMA* Mooring

    BAGLANMIŞ ADAMSIZ GEMİ Laid up

    BAĞLANTI NOTU Booking note

    BAKANLIK Ministry

    BAKIM Maintenance, overhaul

    BAKLA Chain link

    BALIK UNU* Fish meal

    BALIKÇI GEMİSİ* Trawler

    BALMUMU Beeswax

    BALON-USTURMAÇA Round fender

    BANDIRA Flag, Colors


    BANDO (ET) Let go, Let fly

    BARBARİŞKA Rolling hitch, Stopper

    BARINAK GÜVERTE Shelter deck

    BARINMAK Shelter

    BAROMETRE DÜŞMESİ/YÜKSELMESİ Gradient

    BARUT* Gun powder

    BAS BODOSLAMA Stem, Stempost, Fore stem

    BAS KAMAROT* Chief steward

    BAS KASARA Forecastle

    BAS MUHENDIS* Chief engineer

    BAS OMUZLUK Bow, Shoulder

    BAS PARİMASI Bows painter, Bow fast

    BAS TARAF Fore

    BASINÇ Pressure

    BAS-KIÇ DRAFT AYNI Even keel

    BASTAN KARA ETMEK Ashore stem on

    BASTİKA Block

    BASTON Flaying jib boom, studding sail boom

    BAŞ Stem, Head, Bow, Fore part of the vessel

    BAŞ AŞAĞI ETMEK Upside

    BAŞ DEPLASMAN* Light displacement

    BAŞ KASARA* Forecastle

    BAŞ KOLTUK HALADI Bow breast

    BAŞ PALAMAR HALADI* Head rope, fast bow

    BAŞ PERVANE* Bow thruster

    BAŞ PİK* Forepeak

    BAŞ UCU* Zenith

    BAŞ ÜSTÜ Forecastle deck

    BAŞ/KIÇ KANALAR ARASI FARK* Trim


    BAŞLANGIÇ* Initial*

    BAŞLI GEMİ By the head, Bowed

    BAŞTA Afore

    BATAKLIK KUM* Quick sand

    BATIK Sunken

    BATMA* Immersion

    BATMAK* Sink

    BAYILMA Heel

    BAYILMA AÇISI* Angle of heel

    BAYILMIŞ GEMİ* Listed ship, alist

    BAYRAK Flag


    BEDEL Cost

    BEL VERME Sagging

    BELGE Certificate

    BENZIN Gasoline

    BENZİN GİBİ UÇUCU Volatile

    BERMUDA ARMA Mudian

    BERRAK Fine

    BESLEME TANKI Feed tank

    BETON RIHTIM Quay

    BEYGİR GÜCÜ Horse power

    BILYALI YATAK Roller bearing


    BIR DAIRENIN DÖRTTE BIRI Quadrant

    BIR DÜZEYDE* Flush

    BIR GEMIYI HALATLARLA BAGLAMAK Moor

    BIRINCI KAT BOYA* *Primer

    BİLET Ticket

    BİNDİRME KAPLAMA Clincher built, clench built

    BİR PUS BATIRMA TONU Tons per ınch

    BİR TEHLİKEYİ ATLATIP YAŞAMA Survival

    BİTA Bitt, Pawl bitt

    BLOK KAT SAYISI Block coefficient

    BLOKE ETMEK* Blockade

    BOCURUM Jigger, Spanker, Driver spanker

    BODOSLAMA* *Stem

    BOĞAZ* Strait

    BORA* Storm, squally

    BORÇ Debit, debt

    BORDA Side of the vessel, Board, Outside face of the shell plattings above water line

    BORDA Side

    BORDA BORDAYA Abreast

    BORDA ÇALIMI Sheer

    BORDA FENERİ Side lights

    BORDA ISKELESI Side ladder, Aommodation ladder

    BORDA İSKELESİ Accommodation Ladder

    BORDA İSTİKAMETİ Abeam

    BORDALAMA To be at abeam

    BORDASINDA* Alongside

    BORU* *Pipe, tube

    BOS Slack, empty

    BOSA* Stopper

    BOSA/BOSA TUTMAK Stopper, Stoppage, Holdfast

    BOSALTMAK Discharge, drain

    BOŞ ALAMAK To take in the slack, To tauten

    BOŞ KOYMA* Paying, slackaway

    BOŞ KOYMAK To slack away, To release, To loose, Paying

    BOŞALTMA Unload, discharge

    BOŞLUK Vacuum, gap

    BOYA Paint

    BOYA ÇIKARICI Paint remover

    BOYLAM Longitude, meridian

    BOYUT Dimension

    BOZULMAK Breakdown

    BÖCEK Insect

    BÖLGE Zone

    BÖLME Cofferdam

    BRANDA Canvas

    BRANDA Canvas, tarpaulin

    BRANDA AMBAR MANİKASI* Windsail

    BUHAR Steam

    BUHARLI GEMİ Steamer

    BULAŞICI* Infectious

    BULGULAR* Finding

    BULUT Cloud

    BULUTLU* Aloud

    BUMBA Boom, Derrick, Gib

    BUMBA Boom, derrick


    BUMBA KAMÇISI Preventer

    BUMBA KAZBOYNU* *Gooseneck*

    BUMBA TAŞIYAN DİREK Samson post

    BUMBARTA Bomb ketch

    BURGATA Inch

    BURUN Cape

    BUYUK AYI TAKIM YILDIZI Great bear


    BUYUK KORFEZ Bay

    BUZ DAĞI Snow berg

    BUZKIRAN GEMI* Icebreaker

    BUZLU BÖLGE* Zone frigid

    BÜKÜLEBİLİR* Flexible

    BÜKÜLMÜŞ Twisted

    BÜKÜM Laid

    BÜYÜK DAIRE* Great circle

    BÜYÜK SAVAS GEMİSİ Battleship
    .................................................. ..........................KELİME HAVUZU............................................ .................................................. ..
    1.
    3.
    5. Aparat
    6. CALAFURIA
    7. Çam
    8. Çıta
    9. Çelik
    10. Cam
    11. Tik
    12. Testere
    13. Devir

    14. Sprey
    15. Küpeşte
    16. Bükümlü
    17. Eğim
    18. Pruvan
    19. Freze
    20. Aksesuar
    21. Motor
    22. Teknem
    23. Parça
    24. Vardavela
    25. Tabla
    26. Maun
    27. Mat
    28. Paslanma
    29. Düzgün
    30. Lazer
    31. Çektirme
    32. Çerçevel
    33. Kromajl
    34. Eloksal
    35. Teknik
    36. Merak
    37. Kesinlik
    38. Acıklamıyacam
    39. Mengene
    40. Sabitleme
    41. Kullanışlı
    42. Eksik
    43. Detay
    44. Ayrıntılı
    45. Resim
    46. Ortopedi
    47. Ameliyat
    48. Nızam
    49. Miktar
    50. Extarne
    51. Fixatör
    52. Kamara
    53. Kaplama
    54. Parlak
    55. Vernik
    56. Mat
    57. Kazıdım
    58. Hata
    59. Dolgunun
    60. Mükemmel
    61. Masif
    62. Havalandırma
    63. Panjurlarını
    64. Efekt
    65. Özen
    66. Rengi
    67. Macun
    68. Eğrileri
    69. Karton
    70. Monte
    71. Geçici
    72. Kalıntı
    73. Kat
    74. İz
    75. Metal
    76. İskele
    77. Sancak
    78. Komple
    79. kod farkı
    80. mobilya
    81. vites
    82. topuzu
    83. dişbudaktan
    84. hafif
    85. zımpara
    86. tamırhanede
    87. ayna
    88. eşit
    89. montaj
    90. forex
    91. Irgatı
    92. Aluminyum
    93. Eğe
    94. Zincir
    95. Halat
    96. Çark
    97. Merkez
    98. Mili
    99. Krom
    100. Form
    101. Kıçtan Takmalı Motora
    102. Model
    103. Sergi
    104. İnce
    105. İşçilik
    106. Çıpa
    107. Tabela
    108. Plastik
    109. Tesviye
    110. Sefer
    111. Motive
    112. alt yapıyı
    113. zemin
    114. tesviye
    115. hissetme
    116. incele
    117. puntelllere
    118. dip
    119. flanş
    120. consepte
    121. paslanmaz
    122. çubuk
    123. punta
    124. matkabı
    125. quantum
    126. quantum
    127. digital
    128. devir
    129. kızak
    130. organik
    131. kılavuz
    132. bertaraf
    133. olumsuzluk
    134. derece
    135. GÖKE
    136. Barbaros Hayrettin Zırhlısı
    137. kuru yük gemisi
    138. budamak
    139. zincirli (elektrikli)
    140. stil
    141. 20-50 motor yagı
    142. Kılavuz
    143. Dişlerin
    144. Talaş
    145. yağ sökücül
    146. ıspatula
    147. takım
    148. Usturmaç
    149. Sabır
    150. Beceri
    151. Dikkat
    152. Sanat
    153. İnat
    154. Ceviz
    155. Elektrik
    156. Kütük
    157. Temrin
    158. Eğele
    159. Yöntem
    160. Üretmeye
    161. Çaba
    162. Enstitüs
    163. Endüstri
    164. Marangozhane
    165. demir hane
    166. değer
    167. hobici
    168. cins
    169. budak
    170. 50 gram çekiç
    171. lata
    172. rijit
    173. likra
    174. radikal.
    175. sofT
    176. 170. 50 gram çekiç
    177. Döner Alet
    178. Zımpara Bandı
    179. Zımpara takozu
    180. Bez Disk
    181. Keçe
    182. Keçe Disk
    183. Keçe Disk Ucu
    184. Lastik Zımpara Diski
    185. Parlatılmış
    186. Yüksek Devir
    187. Çelik
    188. Matkap Ucu
    189. Uçlu Zımpara
    190. Elmas Kesici
    191. Aluminyum Oksid Taşlama Diski
    192. Uçlu
    193. Slikon
    194. Karbid Taşlama Diski
    195. Naylon Fırça
    196. Paslanmaz Çelik Fırça
    197. Pirinç Fırça
    198. Parlatma Pastası
    199. Ağır Hizmet Kesme Diski
    200. Normal Kesme Diski
    201. Krom Kaplama Toplayıcı
    202. Diski İçin Mandrel
    203. Bez Mandre lKeçe Diski
    204. Mandrel
    205. Fiberglas
    206. Kesme
    207. Diski
    208. Anahtar
    209. Kanatlı Disk
    210. Bileyleme Taşı
    211. Akü Tipi
    212. Voltaj
    213. 230 Volt
    214. Maksimum
    215. Tork
    216. Nm Aksesuar 87 Güç90 Watt Sağ / Sol
    217. dönüşYok
    218. Yüksüz hızı
    219. kademeli
    220. değişken
    221. Zımparalama hızı
    222. dev/dak
    223. Kablo uzunluğu
    224. Kauçuk
    225. kavram
    226. Hırdavat
    227. El Aletleri
    228. Kategori
    229. Anahtarlar
    230. Lokma Takımları
    231. İş Güvenliği
    232. Malzemeler
    233. İş Makinaları
    234. Akülü vidalamalar
    235. Daire Testereler
    236. Takım Çantaları
    237. Matkap
    238. Gravür makinaları
    239. Remorkörler
    240. Yangın Söndürücüler
    241. Merdiven
    242. Y gibi
    243. Maestro
    244. Bosch
    245. Makita
    246. Dewalt
    247. Black&Decker
    248. Federal Power
    249. Macroza, Dbk,
    250. Mactec
    251. Orbis
    252. Eclipse
    253. çini
    254. alçı
    255. şiyar
    256. notebook
    257. enstantane
    polivax
    pva
    Adaptörler
    Anahtarlar
    Cırcır Kolları
    Dedektörler
    Dekupaj Testereler
    Freze ve Taşlamalar
    Gravür Cihazları
    Koordinat Sehpaları
    Lokmalar
    Matkaplar
    Mengene ve Standlar
    Mikro Aletler
    Sütunlu Matkaplar
    Tork Anahtarları
    Tornalar
    Yardımcı Ürünler
    Zımparalar
    Hobi Aletleri
    Vikin
    cam elyafı
    fiber
    mukavemet
    karbon elyafı
    fiber kumaş
    silikon kalıp
    düğmeci polyester
    gelcoat
    coupling coat
    endaze.......
    feet...
    yelkenler...
    naviga....
    sandal....
    gemi modeli yapımı...
    enine posta....
    eksen...
    şakül...
    tiriz....
    yekpare
    111111111111111111111111ABLİ - Guy
    ABLUKA - Blockade
    ACENTE MEMURU - Water clerk
    ACENTE - Agent
    ACENTELİK ÜCRETİ - Agency fee
    ACENTELİK - Agency
    AÇİK DENİZ - High seas
    AÇIK DÜŞMEK - Fall away
    AÇIK GEÇMEK - Steer off
    AÇIK OL - Keep off
    AÇIK YOL - Fairway
    AÇILMAK - Bear off
    ADA - Island
    AGANTA - Avast
    AGANTA - Hold on
    AĞIRDAN - Easy
    AGIRLI K MERKEZI - Center of gravity
    AĞIRLIK - Weight
    AĞIZ - Mouth
    AGIZ - Nozzle
    AĞ - Net
    AĞAÇ KAVALYE - Sword
    AĞAÇ - Tree
    AĞAÇTAN YAPILMA - Wooden
    AĞIR HAVA - Heavy weather
    AĞIR - Heavy
    AKIM - Current
    AKINTI - Current, Stream drift
    AKINTIYA KARŞI - Stream up, upstream
    AKIŞKAN - Fluid
    AKIŞKANLIĞI AZ - Viscous
    AKIŞKANLIK - Viscosity
    AKMA - Leaking
    AKSAM ALACA KARANLIGI - Dusk
    AKTARMA - Transhipment
    AKÜ TAKIMI - Battery
    ALABANDALAR - Beam ends
    ALABORA OLMAK - Capsize
    ALABORA - Upturn
    ALAMET - Beacon
    ALARGA - Off shore
    ALARGADA TUT - Keep away
    ALARM AYGITI - Alarm device
    ALARM ZİLİ - Alarm bell
    ALÇAK BASINÇ ALANI - Low
    ALÇAK SU - Low water
    ALESTA - Ready, Standley
    ALET - Device, Tool
    ALETLERDE DUZELTME - Calibration
    ALEV , ATEŞ - Flame
    ALGAMA - Shear legs
    ALLAHIN İŞİ - Act of God
    ALMAN LOYD’U - Germinator Lloyd
    ALT,ALTINDA - Under
    AMBAR AGZI - Hatch
    AMBAR ALABANDASI - Wing
    AMBAR ÇADIRI - Hatch tent, rain hood
    AMBAR KAPAGI - Hatch cover
    AMBAR MERDİVENİ - Hold ladder
    AMBAR MEZAMASI - Hatch beam
    AMBAR TAHTASI - Hatch board
    AMBAR FARŞ TAHTASI - Floor ceiling
    AMBAR ÜST KALKIK AGZI - Hatch coaming
    AMİRAL GEMİSİ - Flag ship
    ANA ANAHTAR - Master key





    ANA CAYRO PUSULA - Master compass
    ANA DİREK - Main mast
    ANA GÜVERTE - Main deck
    ANA İSTASYON - Terminal
    ANA MAKINA - Main engine
    ANA VALF - Master valve
    ANA YELKENLER - Lower sails
    ANA - Main
    ANAHTAR - Switch
    ANELE - Ring
    ANİ SAĞNAK - Fall wind
    ANLAŞMA FESHİ - Sign off
    ANTEN - Antenna
    ANTREPO,MAĞAZA - Warehouse
    APİKO - Apeak
    ARA BELGE - Interim certificate
    ARA SÖRVEY - Survey intermediate
    ARA TELI - Pendant (Pennant)
    ARA - Interval
    ARACI - Intermediate
    ARAÇLAR - Means
    ARAMA VE KURTARMA - Search and rescue
    ARAP SABUNU - Soft soap
    ARASINDA - Between
    ARAŞTIRMA - Inspection
    ARITICI - Separator
    ARIZI SAPMA - Deviation
    ARKA - Back
    ARKADA - Abaft
    ARMADOR MAGAZASI - Masting house
    ARMADOR - Rigger
    ARMUZ - Joint
    ASÇI - Cook
    ASINMA - Corrosion
    AŞINMAK - Chafe
    ASTSUBAY - Petty officer
    AŞILAMAK - Vaccinate
    ATEŞ - Fever, Fire
    ATEŞLEME - Ignition
    ATIL - Inert
    ATLANTIK SICAK SU AKINTISI - Gulf stream
    ATÖLYE - Workshop
    AVARA ETMEK - Bear off, put off
    AVARYA - Average
    AY - Moon
    AYAK - Foot
    AYAKLANMA - Rebellion
    AYARLAMA - Setting
    AYARLAYICI - Adjuster
    AYAZ - Frost
    AYDINLATMA - Illuminate
    AYKIRI - Transversal
    AZ ÇIRPINTILI DENİZ - Slight sea

    B
    BABA - Bollard
    BACA YOLU - Uptake
    BACA - Funnel
    BAÇ UCU - Zenith
    BAGAJ - Baggage
    BAGIRSAK - Intestine
    BAGLAMA LIMANI - Port of registry
    BAGLAMA - Mooring
    BAGLANMIŞ ADAMSIZ GEMİ - Laid up
    BAĞLANTI NOTU - Booking note
    BAKANLIK - Ministry
    BAKIM - Maintenance, overhaul
    BALIK UNU - Fish meal
    BALIKÇI GEMİSİ - Trawler
    BALMUMU - Beeswax
    BARINAK GÜVERTE - Shelter deck
    BARINMAK - Shelter
    BAROMETRE DÜŞMESİ/YÜKSELMESİ - Gradient
    BARUT - Gun powder
    BAS KAMAROT - Chief steward
    BAS MUHENDIS -Chief engineer
    BAS TARAF - Fore
    BASINÇ - Pressure
    BAS-KIÇ DRAFT AYNI - Even keel
    BAŞ AŞAĞI ETMEK - Upside
    BAŞ DEPLASMAN - Light displacement
    BAŞ KASARA - Forecastle
    BAŞ KOLTUK HALADI - Bow breast
    BAŞ PALAMAR HALADI - Head rope, fast bow
    BAŞ PERVANE - Bow thruster
    BAŞ PİK - Forepeak
    BAŞ UCU - Zenith
    BAŞ/KIÇ KANALAR ARASI FARK - Trim
    BAŞLANGIÇ - Initial
    BAŞTA - Afore
    BATAKLIK KUM - Quick sand
    BATIK - Sunken
    BATMA - Immersion
    BATMAK - Sink
    BAYILMA AÇISI - Angle of heel
    BAYILMA - Heel
    BAYILMIŞ GEMİ - Listed ship, alist
    BAYRAK - Flag
    BEDEL - Cost
    BEL VERME - Sagging
    BELGE - Certificate
    BENZİN GİBİ UÇUCU - Volatile
    BENZIN - Gasoline
    BERRAK - Fine
    BESLEME TANKI - Feed tank
    BETON RIHTIM - Quay
    BEYGİR GÜCÜ - Horse power
    BİLET - Ticket
    BILYALI YATAK - Roller bearing
    BIR DAIRENIN DÖRTTE BIRI - Quadrant
    BIR DÜZEYDE - Flush
    BIR GEMIYI HALATLARLA BAGLAMAK - Moor
    BİR PUS BATIRMA TONU - Tons per ınch
    BİR TEHLİKEYİ ATLATIP YAŞAMA - Survival
    BIRINCI KAT BOYA - Primer
    BLOK KAT SAYISI - Block coefficient
    BLOKE ETMEK - Blockade
    BODOSLAMA - Stem
    BOĞAZ - Strait
    BORA - Storm, squally
    BORÇ - Debit, debt
    BORDA BORDAYA - Abreast
    BORDA ÇALIMI - Sheer
    BORDA FENERİ - Side lights
    BORDA İSKELESİ - Accommodation Ladder
    BORDA İSTİKAMETİ - Abeam
    BORDA - Side
    BORDASINDA - Alongside
    BORU - Pipe, tube
    BOS - Slack, empty
    BOSA - Stopper
    BOSALTMAK - Discharge, drain
    BOŞ KOYMA - Paying, slackaway
    BOŞALTMA - Unload, discharge
    BOŞLUK - Vacuum, gap
    BOYA ÇIKARICI - Paint remover
    BOYA - Paint
    BOYLAM - Longitude, meridian
    BOYUT - Dimension
    BOZULMAK - Breakdown
    BÖCEK - Insect
    BÖLGE - Zone
    BÖLME - Cofferdam
    BRANDA AMBAR MANİKASI - Windsail
    BRANDA - Canvas, tarpaulin
    BUHAR - Steam
    BUHARLI GEMİ - Steamer
    BULAŞICI - Infectious
    BULGULAR - Finding
    BULUT - Cloud
    BULUTLU - Aloud
    BUMBA KAMÇISI - Preventer
    BUMBA KAZBOYNU - Gooseneck
    BUMBA TAŞIYAN DİREK - Samson post
    BUMBA - Boom, derrick
    BURUN - Cape
    BUYUK AYI TAKIM YILDIZI - Great bear
    BUYUK KORFEZ - Bay
    BUZ DAĞI - Snow berg
    BUZKIRAN GEMI - Icebreaker
    BUZLU BÖLGE - Zone frigid
    BÜKÜLEBİLİR - Flexible
    BÜKÜLMÜŞ - Twisted
    BÜYÜK DAIRE - Great circle
    BÜYÜK SAVAS GEMİSİ - Battleship


    C , Ç
    C BAYRAĞI - Affirmative
    CAM KAPORTA - Skylight
    CAM - Glass
    CAMADAN BAGI - Reef knot
    CAMADAN HALADI - Reef points
    CAN FİLİKASI - Life boat
    CAN HALADI - Life line
    CAN KURTARMA ARACI - Survival craft
    CAN SALI - Life raft
    CAN SİMİDİ - Lifebuoy
    CAN YELEĞİ - Life belt-Jacket
    CAN YELEĞİ - Life vest
    CAYRASKOP - Gyroscope
    CAYRO PUSULA GÖSTERGESI - Repeater
    CAYRO PUSULA - Gyro compass
    CEPHE - Front
    CİLA - Varnish
    CILALAMA - Polishing
    CIVADRA - Bowsprit, JİB BOOM
    CONTA - Packing
    ÇAĞRI - Call
    ÇAĞIRMA İŞARETİ - Call sign
    ÇAKAR - Flashing
    ÇAKIL - Gravel
    ÇAKMAK - Flash
    ÇALIŞMA ANLAŞMASI İMZALAMAK - Sign on
    ÇALPARA - Storm flap
    ÇANAKLIK KORKULUĞU - Toprail
    ÇANLI ŞAMANDRA - Bell buoy
    ÇAPARIZ OLMA - Cross
    ÇAPARİZ - Hamper
    ÇAPRAZ - Athwart
    ÇARK - Impeller
    ÇARPIŞMAK - Collide
    ÇARPMA - Strike
    ÇATIŞMA - Collision
    ÇATIŞMA - Run down
    ÇEKI LISTESI - Packing list
    ÇEKİÇ - Hammer
    ÇEKİRDEK PERSONEL - Skeleton crew
    ÇEKME - Suction
    ÇEKME, ÇIKMA - Withdrawal
    ÇEKMEK - Haul
    ÇELİK - Steel
    ÇENTİK - Indent
    ÇEVİRME - Swinging
    ÇIKARMA - Deletion
    ÇİG NOKTASI - Dew point
    ÇIKIŞ - Output
    ÇİFT - Twin
    ÇİMENTO - Cement
    ÇİNKO - Zinc
    ÇİPOLU DEMİR - Stocked anchor
    ÇOK ŞİDDETLİ FIRTINA - Storm
    ÇÖP - Garbage
    ÇUBUK - Spar
    ÇUVAL - Sack


    D

    DAIMI - Permanent
    DALGA KIRAN - Breakwater
    DALGA - Wave
    DALGADA HIZLI KALKINAN GEMİ - Stiff
    DALGALANDIRMA - Fly, Uçurma
    DALGIÇ - Diver
    DAMLA BAŞ - Bulbous bow
    DAR GEÇİT - Strait, Narrows
    DAVA - Lawsuit
    DAVACI - Claimant
    DAVALI - Respondent
    DAYANIR - Proof
    DEGER - Cost
    DEĞİŞEN FENER - Alternating light
    DEĞİŞKEN - Variable
    DEĞİŞMEYE ELVERİŞLİ - Tendency
    DELİK AÇARAK BATIRMA - Scuttling
    DELİK - Vent, hole
    DELİLLER - Findings
    DEMİR APİKO - Anchor apeak
    DEMIR ATMAK - Drop anchor
    DEMİR KAMPANASI - Anchor bell
    DEMİR KİLİDİ - Anchor shackle
    DEMİR SALPA - Anchor atrip, aweigh
    DEMİR TARAMASI - Anchor dredging
    DEMİR YERİ - Anchorage
    DEMİR - Anchor, iron
    DEMİRİN DİPTEN KOPMASI - Aweigh
    DEMIRIN TARAMASI - Drag
    DENEY - Test, trial
    DENGE - Stability
    DENGESİZ - Unstable
    DENIZE AIT - Marine
    DENİZ ANASI - Jelly fish, medusa
    DENIZ DİBİ - Ground
    DENİZ FENERİ BİNASI - Light house
    DENIZ HARITASI - Chart
    DENIZ SIGORTASI - Marine insurance
    DENIZ KAZASI - Marine casualty
    DENİZ KENARI - Water front
    DENIZ KIRLENMESI - Pollution
    DENIZ RAPORU - Sea protest
    DENIZ SUYU - Salt water
    DENIZ ŞAMANDRASI - Cable buoy
    DENIZ TICARET GEMILERI - Merchant navy
    DENIZ TICARET HUKUKU - Maritime law
    DENIZ TICARET KANUNU - Maritime code
    DENIZ TICARETI - Merchant marine, SHİPPİNG
    DENIZ TUTMASI - Sea sickness
    DENİZ VALFI - Sea cook
    DENİZALTI - Submarine
    DENIZCI - Mariner
    DENIZCILERE ILANLAR - Notice to mariners
    DENIZCIYI VATANINA GÖNDERME - Repatriation
    DENİZDE CAN GÜVENLİĞİ - S.O.L.A.S.
    DENIZE ADAM DUSTU - Man overboard
    DENIZE ÇIKAN - Sea going
    DENİZE DOGRU - Seaward
    DENİZE ELVERİŞLİ - Seaworthy
    DENIZE ELVERİŞLİLİK - Seaworthiness
    DENIZMİLİ - Knot
    DENIZSEL-DENIZCILIK - Maritime
    DEPLESMAN - Displacement
    DEPO ÜCRETİ - Wharfage
    DEPO - Store
    DERECE - Degree
    DERINLESTIRMEK - Deepen
    DERINLIK - Deep, depth
    DESTEK - Support
    DESTERE - Saw
    DEVAMLI SURVEY - Continuous survey
    DEVİR İÇİN KUMANDA MEKANİZMASI - Governor
    DEVIR - Revolution
    DEVIRDAIM TULUMBASI - Circulating pump
    DEVRE BİRLEŞTİREN PARÇA- Flange
    DEVREN KİRALAMA - Subletting
    DİBE OTURMAK - Lie on the bottom
    DIK SAHIL - Cliff
    DİKEY - Vertical
    DİKİŞSİZ - Seamless
    DIKKATLICE - Easy
    DIKME - Post
    DİKME - Stanchion
    DİKMELER ARASI BOY - L.B.P.
    DIP KALINTISI - Residue
    DIREK CEVRESINDEKI YAPI - Mast house
    DIREK ISKAÇA YUVASI - Mast socket
    DİREK ISKAÇASI - Step
    DİREK ISKAÇASI - Shoe
    DIREK - Mast, spar
    DIŞ BÜYÜK FLOK - Outer jib
    DIŞ LİMAN - Outer harbour
    DIŞ TİCARET - Foreign trade
    DIŞARDAN MUAYENE - Superficial inspection
    DIŞARI DOĞRU - Bound outward
    DİŞLİ KUTUSU - Gear box
    DİŞLİ POMPA - Screw pump
    DİŞLİ TAKIM - Gear
    DIZI - Row
    DOGAL KANAL - Channel
    DOGU - East
    DOGUDAN - Easterly
    DOGUYA DOGRU GIDEN - East bound
    DOGUYA DOGRU - Eastward
    DOĞAL SAPMA - Variation
    DOLAY - Region
    DOLU FIRTINASI - Hail storm
    DOLUNAY - Full moon
    DON - Frost
    DONANIM - Installation
    DONANIM - Rigging
    DONANIMCI - Rigger
    DONANIMSIZ (VİNÇSİZ) - Gearless
    DONANMA - Navy
    DONATILMIS - Rigged
    DONDURUCULU AMBARLI GEMI - Reefer
    DONDURULMUŞ - Refrigerated
    DONMA NOKTASI - Freezing point
    DONMAK - Freeze
    DONMUS - Frozen
    DÖŞEK TAHTASI - Ceiling
    DOUBLE BOTTOM ÜSTÜ - Tank top
    DOYMA - Saturation
    DÖNDÜRME - Swinging
    DÖNME - Turn
    DÖNÜŞ - Turning
    DÖRT ZAMANLI - Four cycle
    DÖŞEK - Floor, foundation
    DUÇAR OLMAK - Sustain
    DUMANLI - Misty
    DURGUN - Inert, static
    DÜDÜK SESİ - Blast
    DÜDÜK - Horn, whistle
    DÜMEN DOLABI,TEKERLEK - Wheel
    DÜMEN DONANIMI - Steering gear
    DÜMEN TUTMAK - To Steer
    DÜMEN - Rudder
    DÜMENCİ - Helmsman
    DÜMENDE ALABANDA - Hard
    DÜMENE YARDIMCI YELKEN - Steering sail
    DÜMENİ ORTALA - Amidship
    DÜNYA - Earth
    DÜRBÜN - Binocular
    DÜZ - Flat, flash
    DÜZENLEYİCİ - Adjuster
    DÜZENLİ SEFER - Liner trade
    DÜZENLI - Regular
    DÜZENSİZ - Irregular
    DÜZEY - Level



    E
    EGRI - Curve
    EGZOST - Exhaust
    EĞİK ONARIM/İNŞA KAZIĞI - Slipway
    EĞİLME - Bending
    EĞİM - Inclination
    EĞRİ - Frame
    EKLEME,EKLENTİ - Fitting
    EKONOMİK HIZ - Cruising speed
    EKSANTRIK MIL - Camshaft
    EKSİK BOŞALAN YÜK - Short landed
    EKSİK YÜKLEME - Short loading
    EKSPER - Surveyor
    EKSPERTİZ - Survey
    EL INCESİ - Handline,heaving line
    EL TUTUNMA HALADI - Grab rope
    ELEKTRIK DEVRESI - Circuit
    ELEKTRIK SANTRALI - Power plant
    ELEKTRIKCI - Electrician
    ELEKTRIKLI ISKANDIL - Echo sounder
    ELEKTRONIK CİHAZ AYARI - Tunning
    ELK/TEL SAHİL BAĞLANTISI - Shore connection
    ELLEÇLEME - Handling
    ELYAF - Fiber
    EMIR - Order
    EMME BORUSU/AGZI - Manifold
    EMME - Suction
    EMME-EMICI - Intake
    EMNIYET - Safety
    EMSAL - Coefficient
    EN ALT GÜVERTE - Lower deck
    EN ÜST GÜVERTE - Sundeck
    ENGİN - High seas
    ENİNE - Athwart
    ENİNE - Transversal
    ENSPEKTOR - Superintendent.Inspector
    ERIME NOKTASI - Melting point
    ESAS - Main
    ETRAFI DENIZLE ÇEVRILI - Sea bounded
    F
    FAÇA - Boottop
    FAÇAYA SÜRÜLEN BOYA - Boottoping
    FAÇUNA ETMEK - Lash
    FARE HUNISI - Rat guard
    FAREDEN ARINDIRMA - Deratisation
    FARK - Difference
    FATURA - Invoice
    FAZLA MESAİ - Overtime
    FAZLA YÜKLEMEK - Overload
    FENER KİTABI - Light list
    FENER KULESİ - Light tower
    FENER RUSUMU - Light dues
    FENER - Lantern, light
    FIAT - Cost
    FİLİKA - Boat
    FİLİKA GÜVERTESİ - Boat deck
    FILIKA HALADI - Painter
    FİLİKA MATAFORASI - Boat davit
    FİLİKA TALİMİ - Boat drill
    FİLİKADA OTURULACAK SIRA - Bench
    FİLO - Fleet
    FIRCA - Brush
    FIRDÖNDÜ - Swivel
    FIRTINA IHBARI - Gale warning
    FIRTINA - Gale, SQUALLY
    FLOK - Jib
    FOOT’UN ÇOĞULU - Feet
    FORSMAJÖR - Forsemajeure
    FREKANS - Frequency
    FREN - Brake
    FRENGI DELIGI - Scupper
    FRENGİ HASTALIĞI - Syphilis
    FRIBORD MARKASI - Plimsol mark
    FRİBORD - Freeboard
    FUNDA - Let go
    F

    GABYA ÇUBUĞU - Topmast
    GABYA YELKENİ - Topsail
    GARANTİ - Security
    GAZ GEÇİRMEZ - Gas tight
    GECE YARISI - Midnight
    GECE - Night
    GEÇERLİLİK - Validity
    GEÇİCİ - Temporary
    GELGİT HK,ÇİZELGELER - Tide tables
    GEL-GİT ILE İLGİLİ - Tidal
    GELGİT - Tide
    GELISTIRMEK - Develop
    GEMİ ACENTESİ - Ship’s agent
    GEMİ ADAMINA ÖDENEN ÜCRET - Wages
    GEMI ADAMLARI YETERLILIGI - Manning scale
    GEMİ ALTINA KONAN TAKOZ - Skid
    GEMI AMBARI - Hold
    GEMI BAŞ KAPTANI - Master
    GEMİ BAŞI - Head
    GEMİ BOZUCU - Shipbreaker
    GEMI IPOTEGI - Mortgage
    GEMİ KAFASI - Stem
    GEMI KATIBI - Purser
    GEMİ KOMİSYONCUSU - Shipbroker
    GEMİ KUMANYACISI - Ship chandler
    GEMİ LEŞİ,BATIK GEMİ - Wreck
    GEMI MAK.KULLANILAN YAG - Marine engine oil
    GEMI MEVKII KOYMAK - Fix
    GEMI MUTFAGI - Galley
    GEMI ORTASI - Midship
    GEMİ SATIŞ SENEDİ - Bill of sale
    GEMI SEYRI - Navigation
    GEMİ TAMİRCİSİ - Ship repair
    GEMİ YAPIMCISI - Shipbuilder
    GEMİ YAPIMI - Ship building
    GEMİ - Vessel
    GEMI.MAK.ISLETME MUH. - Marine engineer
    GEMICI FENERI - Jack lantern
    GEMİCİ - Ordinary seaman
    GEMICI - Sailor
    GEMİCİLİK - Seaman ship
    GEMİDE,GEMİ İÇİNDE - Aboard
    GEMİDEN AKARYAKIT SIZMASI - Spill
    GEMIDEN ÇIKMA - Debarcation
    GEMIDEN KARAYA ÇIKMAK - Disembark
    GEMILERDE TÜTSÜ - Fumigation
    GEMİNİN ALIKONULMASI - Arrest
    GEMININ AZAMI YUKU - Deadweight
    GEMININ BAS VURMASI - Pitching
    GEMİNİN BAŞ KISMI - Bow
    GEMİNİN BAYILMASI - Heeling
    GEMININ BEKLETILMESI - Detention
    GEMİNİN BOYU - Length
    GEMININ DALGALARLA DÖVÜNMESİ - Pounding
    GEMININ ILERLEMESI - Proceeding of vessel
    GEMININ KANA RAKAMLARI - Draft Marks
    GEMİNİN SALMASI - Swing
    GEMİNİN TESCİLLİ SAHİBİ - Owner
    GEMİNİN YANA YATMASI - List
    GEMININ YALPAYA DÜŞMESI - Rolling
    GEMİNİN YANASTIĞI YER - Berth
    GEMI ISLETEN FIRMA - Managing owner
    GEMIYE BINMEK - Embark
    GEMIYE ÇIKMAK - Board
    GEMIYE YUK BAGLAMAK - Fixture
    GEMİYE YÜK YÜKLEMEK - Load
    GEMİYİ ALIKOYMAK - Seizure
    GEMIYI HAVUZLAMA - Docking
    GEMİYİ TERKETMEK - Abandon Vessel
    GENISLIK - Beam, breadth
    GERDEL - Pail
    GEREÇLER - Outfit
    GEREKEN ÖZEN - Due diligence
    GERİ AKMA VALFI - Valve by pass
    GERİ DÖNDÜRMEZ VALF - Non-return valve
    GERI TESLIM - Redelivery
    GERİ - Back
    GERİLME - Stress
    GERİLME - Tensile
    GERİSİNDE - Astern
    GERİYE - Astern
    GERME-GERİLME - Tension
    GEVŞETMEK - Slacking
    GEZEGEN - Planet
    GEZER KREYN - Travelling crane
    GEZINTI GEMISI - Pleasure boat
    GIDILECEK LIMAN - Port of destination
    GİRDAP - Whirlpool
    GIRIS - Entrance
    GİRİŞ YERİ - Openning
    GLADORA - Tweendeck
    GM, i KÜÇÜK GEMİ - Tender
    GOKSEL - Celestial
    GÖÇMEN - Immigrant
    GÖÇÜK - Indent
    GÖK GÜRÜLTÜSÜ - Thunder
    GÖK - Sphere
    GÖNDERME - Despatch
    GÖREV - Duty
    GÖRÜNEN UFUK - Visible horizon
    GÖRÜNÜR - Apperent
    GÖRÜŞ - Visibility
    GÖSTERİCİ - Index
    GÖZ DEMİRİ - Bower anchor
    GÖZCÜLÜK - Look out
    GÖZETME - Supervision
    GÖZLE GÖRMEK - Sighting
    GÖZLEM - Observation, sighting
    GREENWINCH MEAN TIME - G.M.T.
    GRES - Grease
    GREV - Strike
    GRI YAGMUR VE KAR BULUTU - Nimbus
    GRONLAND ADASI - Greenland
    GROUP FLASH’IN KISASI - Gp Fl
    GROUP’UN KISALTILMIŞI - Gp
    GUMRUK VERGISI - Duty
    GUN AGARMASI - Daybreak
    GUVERTE ZABITI - Mate
    GUZEL HAVA - Fair weather
    GÜÇ - Output
    GÜMRÜK - Custom
    GÜMRÜKSÜZ MALZEME - Bonded goods
    GÜNEŞ - Su n
    GÜNEŞİN BATIŞI - Sunset
    GÜNEŞİN DOGUŞU - Sunrise
    GÜNEŞLE İLGİLİ - Solar
    GÜNEY KUTBU - South pole
    GÜNEYE GİDEN - South bound
    GÜNÜ GEÇMİŞ - Over due
    GÜVENILIR - Safe
    GÜVERTE LOSTROMOSU - Boatswain
    GÜVERTE SEYIR JURNALI - Deck log book
    GÜVERTE - Deck
    GÜZEL - Fine
    H
    HACİM - Space, volume
    HACİZ - Lien
    HADDELENMİŞ - Rolled
    HAFIF RUZGAR - Gentle breeze
    HAFİFLETMEK - Lighten
    HAKEM - Arbitrator
    HAKEME BAŞVURU - Arbitration
    HAKİKİ - True
    HAKIM RUZGAR - Prevailing
    HALADI VOLTA ETMEK - Make fast
    HALAT BAĞLAMA BABASI - Bitt
    HALAT DİKİŞİ - Splice
    HALAT KASASI - Eye
    HALAT UCUNDAKI DİKİŞ - Tail splice
    HALAT YA DA GEMİYİ BAGLAMAK - Secure
    HALAT - Rope
    HALATLARI TEKLEMEK - Singling up
    HALKA - Ring
    HARAP ETMEK - Destroy
    HARÇ - Dues
    HAREKET ETME - Departure
    HAREKET HALINDE - In transit
    HAREKET - Motion
    HAREKETLİ DONANIM - Tackle
    HARIÇ TUTMA - Exemption
    HARITA KAMARASI -Chart room
    HARITA - Map, chart
    HASAR TAZMINI - Compensation
    HASAR - Average, damage
    HASIR - Mat
    HASTANE - Hospital
    HASTANEYE YATIRMA - Hospitalisation
    HAŞARAT - Insect
    HAVA - Weather
    HAVA BORUSU - Vent
    HAVA FİLTRESİ - Air purifier, filter
    HAVA FİRAR BORUSU - Air pipe, Air vent
    HAVA GEÇİRMEZ KAPI - Air tight door
    HAVA GEÇİRMEZ - Ait tight
    HAVA ISITICISI - Air heater
    HAVA KOMPRESÖRÜ - Air compressor
    HAVA MUSLUĞU - Air cock
    HAVA PÜSKÜRTME - Air blast
    HAVA SICAKLIĞI - Air temperature
    HAVA SOGOTUCUSU - Intercooler
    HAVA SOĞUTUCU - Air cooler
    HAVA TAHMİNİ - Forecast
    HAVA TÜPÜ - Air bottle
    HAVA - Air
    HAVALANDIRMA - Ventilating
    HAVAYI DÜZELTMEK - Air condition
    HAVUZ - Dock
    HAVYA - Soldering iron
    HAYDUT - Robber
    HAZIR - Ready, SPOT
    HAZIRLIK MEKTUBU - Notice of readiness
    HEDEF - Target
    HESABINA - On behalf of
    HİDROLİK - Hydrolic
    HIRSIZ - Robber, thief
    HIRSIZLAR - Thieves
    HIRSIZLIK - Theft
    HİSA - Hoist
    HIZ - Speed, velocity
    HOPARLÖR - Loud speaker
    HORTUM BAŞI - Nozzle
    HORTUM - Hose
    HOUR ANGLE’IN KISASI - H.A.
    HUKUM - Clause
    HURDA İÇİN BOZMA - Break up
    HURDA - Scrap

    I
    İAŞE - Victualling
    IC VE DIS SIRA SAÇ ARASI - Double bottom
    İÇ - Inner
    İÇERDE - Inside
    İÇERİ DOĞRU - Bound ınward
    İÇTE BOYUNA KİRİŞLER - Stringer
    IDDIA - Claim
    İHALENİN GERİ ÇEKİLMESİ - Withdrawal of Tender
    İHBAR, İHTAR, İKAZ - Warning
    IİRAMIYE - Bonus
    İKİNCİ - Second, sub
    İKİZ - Twin
    IKLIM BOLGELERI - Climatic zones
    İKMAL ETMEK - Supply
    ILAÇ DOLABI - Medical cabinet
    İLERİ YOL - Speed ahead
    İLERİ - Ahead
    ILETISIM - Communication
    İLETMEK - Handover
    ILIMLI - Moderate
    İLK HAREKET HAVASI - Starting air
    İLK YARDIM - First aid
    İLK - Initial
    İMBAT RÜZGARI - Sea breeze
    İMDAT - Help
    İNCE HALAT - Line
    İNCE - Fine
    INDIRIMLI - Discounted
    INSAAT - Construction
    İPLİK - İĞ - Yarn
    IRGAT KASTANYOLASI - Pawl
    IRGAT - Capstan, windlass
    İRSALİYE - Waybill
    ISE SON VERME - Pay off, sign off
    ISI - Heat
    ISIK - Light
    ISITICI - Heater
    ISITMA KANGALLARI - Heating coils
    İSKANDİL - Sounding
    ISKARMOZ - Post
    ISKELE ALABANDA - Hard to port
    ISKELE BAŞ OMUZLUK - Port bow
    ISKELE BAŞI - Gangway
    İSKELE PUNTELİ HALADI - Guard rope
    ISKELE TARAF - Port side
    İSKELE - Ladder, pier
    ISKONTO - Rebate
    ISLAK - Moist
    ISLAKLIK - Moisture
    ISTE ÇABUKLUK - Despatch
    ISTEK - Claim
    ISTEMEK - Request
    ISTEYEN - Claimant
    ISTIF TAHTASI - Dunnage
    İSTİF - Stow,stowage
    İSTİFLEME - Stowing
    ISTIRALYA - Jib stay
    ISYAN - Rebellion
    İŞARET EL LAMBASI - Aldis signal lamp
    İŞARET FİŞEĞİ - Flare
    İŞARET TABANCASI - Rocket
    İŞARET - Beacon
    İŞARET - Signal
    IŞARİ BEYGIR GÜCÜ - Indicated H.P.
    İŞBAŞI ELBİSESİ - Working uniform/cloth
    IŞIKLI ŞAMANDRA - Light buoy
    İTFAİYE - Fire brigade
    İTFAİYECİ - Fireman
    ITHALAT - Import
    ITICI KUVVET - Propulsion
    İTME - Thrust
    IYI DEMIR TUTAN DENIZ DİBİ - Holding ground
    IYI NIYET - Goodwill
    İZİN - Leave

    J,K
    JENERATÖR - Generator
    JEOGRAFIK - Geographical
    JÜT HALAT - Jute rope
    KABARMA ALÇAK SUYU - Neap
    KABARMAYÜKSEK SUYU - High water
    KABASORTA - Gun tackle
    KABLO DOSEYEN GEMI - Cable ship
    KABLO ŞEBEKESİ - Wiring
    KAÇAK YOLCU - Stowaway
    KAÇAKÇI ADAM/TEKNE - Smuggler
    KAÇAKÇILIK - Smuggling
    KAÇINILMAZ - Inevitable
    KADEM - Foot
    KADIN KAMAROT - Stewardess
    KALABALIK - Hamper
    KALAFAT - Caulk
    KALDIRMAK - Heave
    KALICI - Constant
    KALIN DALGALI DENIZ - Rough sea
    KALINLIK - Thickness
    KALIP DERINLIGI - Moulded depth
    KALIP GENIŞLIGI - Moulded breath
    KALIP - Mold (Mould)
    KALOMA - Slack
    KAMARA - Cabin
    KAMAROT - Cabin boy
    KAMAROT - Messboy, steward
    KAMÇI - Tail
    KAMER - Moon
    KAMPANA - Bell
    KANAT - Blade
    KANCA KULLANMAYINIZ - Use no hook
    KANCA - Hook
    KANDİLİSA HALADI - Yard rope
    KANGAL - Coil
    KANUN - Law
    KAPAK - Flap, cover
    KAPLAMA SAÇI - Plate
    KAPLAMA TAHTASI - Plank
    KAPLAMA - Lining
    KAPMA - Grab
    KAPORTA AGIZ - Coaming
    2. KAPTAN - First officer
    KAPTAN - Master mariner
    KAPTANIN DENIZ PROTESTOSU - Note or protest
    KAPTANIN GECE EMIRLERI - Night orders
    KAR - Snow
    KARA İŞARETİ - Land mark
    KARADA - Ashore
    KARAKOL GEMISI - Patrol boat
    KARANTINA - Quarantine
    KARARMA,KARARTMA - Black out
    KARARMIŞ HAVA - Overcast
    KARASULARI - Maritime territory
    KARAYA ÇIKILACAK YER - Landing place
    KARAYA ÇİKMA - Landing
    KARAYA GITMEK - Run ground
    KARAYA OTURMA - Strand
    KARAYA OTURMUŞ - Aground
    KARAYA VURMUŞ - Stranded
    KARE - Square
    KARİNA - Bottom
    KARİNENİN DİBE DEĞMESİ - Grounding
    KARISIK - Confused
    KARIŞIK YÜK - General cargo
    KARPUZ KIÇ - Stern cruiser
    KARŞILAŞMAK - Experience
    KARTERDE BİRİKEN TORTU - Sludge
    KASARA - Castle
    KASIRGA - Hurricane
    KASTANYOLA - Brake
    KATRANLI - Tarred
    KAVALYE - Sword
    KAVRAMA - Clutch
    KAVRAMA - Coupling
    KAYA DÖKÜNTÜSÜ - Reef
    KAYA - Rock
    KAYALIK - Rocky
    KAYAYA BİNDİRMEK - Strike a reef
    KAYDEDICI - Recorder
    KAYDETME - Booking
    KAYGAN - Slippery
    KAYIK - Boat
    KAYIP - Loss
    KAYNAK MAKINASI - Welding machine
    KAYNAK YAPMAK - Weld
    KAYNAKÇI - Welder
    KATSAYI - Coefficient
    KAZA - Accident, Casualty
    KAZAN - Boiler
    KAZAN/TANKA GIRIS DELIGI - Manhole
    KEDI KÖPRÜSÜ - Cat walk
    KEFALET - Guarantee, warranty
    KEFİL - Guarantor
    KEM - Cam
    KEMANE BAŞ - Raked stem
    KEMERE BRAKETI/PRAÇOLU - Beam knee
    KEMERE GERİSİNDE - Beam,abaft the
    KEMERE ÖNÜ - Before the beam
    KEMERE - Beam
    KEMERENİN GERİSİNDE - Abaft the beam
    KEMERE-PUPA ARASI RUZGAR - Fairwind
    KEMİKSİZ SIĞIR ETİ - Beef
    KENAR LEVHASI - Margin plate
    KENDİ KENDİNE - Self
    KENDİLİĞİNDEN - Spontaneous
    KENDİR - Hemp
    KEPÇE - Grab
    KERESTE - Timber
    KERTERİZ - Bearing
    KERTIK - Indent
    KESIN MEVKİ - Fix position
    KESİNTİLİ - Interrupted
    KESİT - Section
    KESME - Cutting
    KIÇ BODOSLAMA - After rake
    KIÇ BODOSLAMA - Sternpost
    KIÇ DİKME - After perpendicular
    KIÇ GERİ SPRING - After bow spring
    KIÇ GÖNDER - After flag staff
    KIÇ GÜVERTE - After deck
    KIÇ KASARA - After castle
    KIÇ KASARALI GEMI - Quarter deck type
    KIÇ OMUZLUK - Quarter
    KIÇ PALAMAR - Fast stern
    KIÇ PİK - After peak
    KIÇ TARAFTA - Abaft
    KIÇ ÜSTÜ GÜVERTESI - Quarter deck
    KIÇ ÜSTÜNDEKI FILIKA - Quarter boat
    KIÇ YELKENLER - After sails
    KIÇ - Aft, back, poop
    KIÇLI GEMİ - By stern
    KIÇLI, KIÇA YATMIŞ GEMİ - Stern by the
    KIÇTAN BAGLI GEMI - Quarter fast
    KIÇTAN KARA - By stern
    KIDEMSİZ ZABİT - Junior officer
    KILAVUZ GEMISI - Pilot cutter
    KILAVUZ HALADI - Guide rope,leading rope
    KILAVUZ ISTASYONU - Pilot station
    KILAVUZ - Guide, pilot
    KILAVUZLUK - Pilotage
    KILAVUZU ÇIKARMAK - Drop pilot
    KİLİT - Shackle
    KİLİTLEME TERTİBATI - Locking device
    KİLİTLİ DOLAP - Locker
    KINISTIN SANDIGI - Sea chest
    KİRADAN ÇIKMA - Off hire
    KIRAĞI - Frost
    KIRAYA GIRME SORVEYI - On hire survey
    KIRIK - Fracture
    KIRILİR MAL - Fragile
    KIRILMA - Refraction
    KIRLI - Dirty
    KIRMIZ SÜLYEN BOYA - Red lead
    KISA DEVRE - Short circuit
    KISA DÜDÜK - Short blast
    KISA SEFER YAPAN GEMI - Coaster
    KISMI - Partial
    KIŞ - Winter
    KİŞİŞEL EŞYA - Personal effect
    KIYI SEYRI - Coastal navigation
    KIYI - Coast
    KIYIDAN UZAK - Off shore
    KIZDIRICI - Superheater
    KLAS KURULUSU - Classification society
    KLAS’IN PERİODİK SÖRVEYİ - Special survey
    KLASDAN ÇIKMA - Withdrawal of class
    KİNİSTİN VALF -Sea suction valve
    KİNISTIN - Inlet
    KOÇ BOYNUZU - Cleat
    KOLTUK HALADI - Breast
    KONSERVE EDILMIS - Canned -preserved
    KONSOLOS - Consul
    KONSOLOSLUK ÜCRETI - Consular fee
    KONŞİMENTO - Bill of lading
    KONTRA FLOK - Jib flying
    KONTRA OMURGA - Slide keel
    KONTROL ETMEK - Survey
    KONUM - Position
    KOPMA KUVVETİ - Breaking load
    KORKULUK - Guard
    KOROZYON - Pitting
    KORSAN - Pirate
    KORUMA HALADI - Man ropes
    KOSUL - Clause
    KOŞULLAR - Terms
    KOTRANIN KIÇ TARAFI - Cockpit
    KOYU - Dark
    KÖPRÜÜSTU - Bridge
    KÖPÜK - Foam
    KÖRFEZ - Bay
    KÖŞEBENT - Angle, bracket,profile
    KRIKO - Screw jack
    KULAÇ - Fathom
    KULLANILAN ZAMAN - Time used
    KULLANMA KILAVUZU - Instruction book
    KUM SAATI - Minute glass
    KUM - Sandy
    KUMANDA ALTINDA DEGIL - Not under command
    KUMANDA - Command
    KUMANYA - Provision, victualling
    KUMANYACI - Store keeper
    KUMLU DİP - Sandy bottom
    KURAL - Procedure
    KURT AGZI - Fairleader
    KURTARMA ÜCRETİ - Award
    KURTARMA - Rescue, salvage
    KURU HAVUZ - Dry dock
    KUSUR - Negligence
    KUŞAK - Zone
    KUTBA AIT - Polar
    KUTUP - Pole
    KUTUPLAR ARASI - Interpolar
    KUVVET - Strength
    KUVVETLI RÜZGAR - Fresh breeze
    KUZEY KUTBU - North pole
    KUZEY - North
    KÜÇÜK ANLAMINA KULLANIL IR- Monkey
    KÜÇÜK AVARYA - Particular average
    KÜÇÜK MASRAFLAR - Petty expenses
    KÜÇÜK ZABIT VEYA TAYFA - Rating
    KÜPEK BALIGI - Shark
    KÜPEŞTE - Hand rail
    KÜRE - Globe, sphere
    KÜREK ÇEKMEK - Row
    KÜREK PALASI - Oar blade
    KÜREK - Oar
    KÜRESEL - Spherical
    KÜTÜK - Register

    L
    L KÖŞEBENT - Angle bar
    LAÇKA ETMEK - Slacking
    LAÇKA - Slack away
    LAMA OMURGASI - Keel bar
    LAMA - Profile
    LATİTUDE KISA YAZILIŞI - Lat
    LAYNA ALMAK - Alignment
    LAYTER - Lighter
    LEHİM - Solder
    LEŞ MARKA ŞAMANDIRASI - Wreck buoy
    LEVAZIM ZABİTİ - Supply officer
    LIBRE - Pound
    LİFTİN USKURU - Lifting screw
    LİMAN BAŞKANI - Harbour master
    LIMAN DISI SAMANDRA - Farewell buoy
    LIMAN GIRISINDEKI SIGLIK - Port bar
    LIMAN GIRMEK - Put in
    LIMAN IDARESI - Port authority
    LİMAN İŞÇİSİ - Longshoreman
    LIMAN NÖBETI - Port watch
    LİMAN RUSUMU - Harbour dues
    LIMAN TEMIZ KAGIDI - Port clearance
    LİMAN - Harbour
    LIMANA GELEN - Inbound
    LIMANDA FORMALITE - Clearance
    LIMANDAKI OLANAKLAR - Facility
    LİMBO - Transhipment
    LOÇA - Hawse
    LONGİTUDE KISA YAZILSIŞI - Long
    LUMBAR AGZI - Gangway
    LUMBUZ KÖR KAPAĞI - Airport cover
    LUMBUZ - Port hole, Bull’s eye
    LÜZUMLU GEREÇLER - Store

    M
    MAAŞ BORDROSU - Pay roll
    MACERA - Adventure
    MADDE - Clause
    MAGAZA - Locker
    MAĞAZACI - Store keeper
    MAHKEME - Court
    MAKAM - Rank
    MAKARA DİLİ - Sheave
    MAKARA - Block
    MAKINA ALETLERI - Machine tool
    MAKINA LOSTROMOSU - Donkeyman
    MAKİNA MANEVRA JURNALİ- Bell book
    MAKİNA YATAĞI - Bearing
    MAKINA - Engine
    MAKİNASIZ LAYTER - Tank barge
    MAKINAYI YAGLAMA - Lubricating
    MAKİNE - Machine/Machinery
    MAKINEYI YAGLAMA - Oiling
    MALZEME MÜDÜRLÜĞÜ - Supply department
    MALZEME - Material
    MANEVRA - Manoever
    MANEVRASI KOLAY - Handy
    MANIFESTO - Manifest
    MANİVELA - Lever
    MANTILY A - Lift
    MAPA - Eyebolt, ring
    MARANGOZ - Carpenter
    MARKALAMA - Marking
    MARUZ KALMAK - Sustain
    MASRAF - Disbursement
    MATAFORA - Davit
    MAVNA - Lighter, barge
    MAYIN TARAMA GEMISI - Minesweeper
    MAYIN - Mine
    MAYNA ETMEK - Lower
    MED - High tide
    MED-CEZİR AKINTISI - Lee tide
    MEKANIK GÖSTERİCİ - Indicator
    MELTEM - Breeze
    MENDIREK - Mole
    MERCAN KAYASI - Reef coral
    MERCAN - Coral
    MERDİVEN - Ladder
    MERKEZ - Center
    MESAFE - Distance
    METASANTIR YUKSEKLIGI - Metacenter
    MET-CEZIR - Rise and fall
    MET-CEZİR’DE DURGUN SU - Slack water
    METTEN CEZIRE GECIS - Ebb tide
    MEVKI IÇINRADYO VERICISI - Radio beacon
    MEVKI - Position
    MEVKIIN HESAPLA BULUNMASI - Reckoning
    MEYİL - Heel
    MIDYE - Mud bottom
    MIKNATISI PUSULA - Magnetic compass
    MİKNATISI - Magnetic
    MIYAR GÜVERTE - Flying bridge
    MİZENA DIREGI - Mizen mast
    MK,NIN BAĞLANDIĞI LEVHA- Bed plate
    MOLA - Let go
    MONTAJ - Installation
    MORSDA UZUN IŞIKLI HAT - Dash
    MOTORIN - Diesel oil
    MUAFİYET - Deductable
    MUAYENE - Inspection
    MUHATARA - Peril
    MUHENDIS - Engineer
    MUTEDIL - Moderate
    MÜCEVHERAT - Jewellery
    MÜKAFAT - Award
    MÜŞTEREK AVARYA - General average
    N
    NAMINA - On behalf on
    NAVLUN ANLASMASI - Charter party
    NAVLUN - Freight
    NAYLON HALAT - Nylon rope
    NEFT - Terebentine
    NEHIR - River
    NEM - Damp, humidity
    NEMLI - Moist
    NEMLILIK - Moisture
    NET TONILATO - Register tonnage
    NETA - Clear
    NEZARET - Supervision
    NISPI KERTERIZ - Relative bearing
    NOMONIK HARITA - Gnomonic chart
    NORMAL ESKİME VE AŞINMA - Wear and tear
    NÖBETÇİ KAMAROT - Bell boy
    NÖBETÇİ - Guard, watchman
    NUMUNE ALMAK - Sampling


    O

    O ANLIK - Instant
    O ORANDA - Pro-rata
    OPSİYON - Option
    OKSİDE ETMEK - Oxidize
    OKUL GEMİSİ - Training ship
    OKYANUS - Ocean
    OLAYLAR TUTANAĞI - Statement of facts
    OLCULMUS MESAFE - Measured distance
    OLMASI GEREKEN TARIH - Due
    OLUMLU - Affirmative
    OMURGA - Keel
    OMURGAYI KIZAGA KOYMAK - Lay down
    ONARIM - Overhaul,repair
    ONSUZ - Without him
    ORAN - Ratio
    ORTA - Intermediate
    ORTADAKİ KOLTUK HALADI - Waist breast
    ORTALAMA SU CEKIMI - Mean draft
    OTOMATİK YANGIN SÖNDÜRÜCÜ - Sprinkler
    OYNAK YÜZEY - Free surface
    Ö

    ÖDEME - Payment
    ÖDENEBİLİR - Payable
    ÖĞLE - Midday, noon
    ÖĞLEDEN EVVEL - Forenoon
    ÖĞLEDEN SONRA - Post meridiem,afternoon
    ÖKSÜZ KEMERE - Half beam
    ÖLÇEK - Scale
    ÖLÇME - Gauging
    ÖLÇME ALETİ - Gauge
    ÖLÜ DENİZ - Swell
    ÖLÜ - Inert
    ÖN TARAF - Forward
    ÖNDE - Afore
    ÖZGÜL AGIRLIK - Specific gravity
    ÖZGÜRLÜK - Liberty
    P
    PAKET SIPARIŞI - Package deal
    PALA - Blade
    PALANGA - Gun tackle, purchase
    PALET - Mat
    PAPUÇ - Socket
    PARAKETE ATMAK - Stream the log
    PARAKETE SAVLOSU - Log line
    PARAKETE - Log
    PARAMPET - Bulwark
    PARAŞÜTLÜ IŞARET - Parachute flare
    PARÇALI GÖKYÜZÜ - Broken sky
    PARLAMA NOKTASI - Flash point
    PAROLA - Pass word
    PAS KIRMA - Scaling
    PAS ÖNLEYİCİ - Anti rust,anti corrosive
    PAS - Oxide, rust
    PASLANMA - Corrosion
    PASLANMAZ - Stainless,inoxidable
    PASLI - Rusty
    PATENTA - Bill of health
    PATLAK - Pail
    PATLAYAMAZ - Inexplosive
    PATLAYCI MADDE - Explosive
    PAYANDA - Support
    PAZAR/TATİLLER HARİÇ - Shex
    PERÇİN - Rivet
    PERDE - Bulkhead
    PERVANE KANADINDA AŞINMA - Cavitation
    PERVANE ŞAFTI - Shaft
    PERVANE - Impeller
    PERVANE - Propeller
    PERVANE - Screw
    PILOTLAMA HARITASI - Plotting chart
    PİRİNÇ - Brass
    PİS SU TANKI - Sewage tank
    PISTON SEGMANI - Piston ring
    POLIÇE - Policy
    POLITIKA - Policy
    POMPA - Pump
    PORTUÇ - Bow locker,store room
    POSTA - Frame, post
    PROFİL - Shape
    PRUVA DİREĞİ - Foremast
    PRUVA SİLYON FENERİ - Head light
    PRUVA - Head
    PUNTEL - Stanchion
    PUPA RÜZGARI - Tail wind
    PUPA SEYRI - Running
    PUPA - Back, poop
    PUS - PARMAK - Inch
    PUSULA - Compass
    PUVANTÖR - Tallyman
    PÜRMEÇE - Spring
    PÜSKÜRTME - Injection
    R
    RADAR ANTENI - Scanner
    RADARDA EKO KARIŞIKLIĞI - Clutter
    RADYO CIHET BULUCUS - Direction finder
    RADYO YAYINI - Broadcast
    RADYO - Receiver
    RAPOR ETMEK - Report to
    RASPA GOZLUGU - Chipping gogle
    RASPA KESKISİ - Scraper
    REHBER - Guıde
    RIHTIM - Dock, pier, water front,wharf
    RIHTIMA AÇILAN KAPAK - Ramp
    RISK,RIZIKO - Peril,risk,adventure
    RODA - Coil
    ROLE CETVELI - Muster list
    ROMORKOR - Tug boat
    ROTA TAKİP ETMEK - Take a course
    ROTA - Course, ROUTE
    RULMAN - Ball bearing
    RUTUBET - Damp
    RUTUBETLİ HAVA - Wet air
    RÜSUM - Tax
    RÜTBE - Rank
    RÜZGAR ALTI - Lee
    RÜZGAR ÇİZELGESİ - Beaufort scale
    RÜZGAR DEĞİRMENİ - Wind mill
    RÜZGAR GÜLÜ - Rose
    RÜZGAR SAĞANAĞI - Blast
    RÜZGAR ÜSTÜ - Wind side
    RÜZGAR - Wind
    RÜZGARI KOLLA - Keep the wind
    RÜZGARIN GİTTİGİ YÖN - Leeward
    RÜZGARLI - Windy
    RÜZĞARA DOĞRU - Windward


    S
    S.O.S - Save our soul
    SAAT AÇISI - Hour angle
    SABAH - Morning
    SABIT ISARET - Fixed beacon
    SABİT - Permanent
    SAÇ ÇATLAMASI - Crack
    SAFRA ALMA - Ballasting
    SAFRA OMURGA - Ballast keel
    SAFRA SUYU - Ballast water
    SAFRA TANKI - Ballast tank
    SAFRA VEYA SIVI YÜK TANKI - Deep tank
    SAFRA - Ballast
    SAGA DEVIRLI - Right handed
    SAGLIK MEMURU - Sanitary clerk
    SAĞANAK - Squally
    SAĞLAMLIK - Strength
    SAHIL KORUMA - Coast guard
    SAHİL SAĞLIK YETKİLİSİ - Health officer
    SAHIL - Coast
    SAHİLE YAKIN - Inshore
    SAKAL - Marine growth
    SAKATLAMAK - Injure
    SAKİN - Calm, smooth
    SAKLAMA - Storage
    SAL - Raft
    SALDIRMA - Swinging
    SALMA OMURGA - Keel drop
    SALMASTRA - Gland, packing
    SALON - Lounge
    SAMANYOLU - Galaxy
    SANCAK ALABANDA - Hard to starboard
    SANCAK DİREGİ - Flag staff
    SANCAK - Flag
    SANDAL - Boat
    SANTRIFUJ - Centrifugal
    SAP - Handle
    SAPAN - Sling
    SARFIYAT - Consumption
    SARI DÖKÜM - Brass
    SARI HUMMA - Yellow fever
    SATIN ALMA - Purchase
    SAVLO - Line
    SAYMAK - Tally
    SEDA İŞARETİ - Sound signal
    SEFER - Trip
    SEFER - Voyage
    SEHIM - Camber
    SEL - Flood
    SENE - Year
    SEPHİYE - Buoyancy
    SERAP - Mirage
    SERBEST - Free
    SERDÜMEN - Steer man
    SEREN VARDAVELASI - Jack stay
    SEREN - Spar
    SERPİNTİ - Spray
    SERT RÜZGAR FIRTINASI - Tempest
    SERTIFIKA - Certificate
    SEVİYE - Level
    SEYAHAT PROGRAMI - Itinerary
    SEYAHAT - Travel
    SEYIR DEFTERİ - Journal
    SEYİR JURNALİ - Log book
    SEYIR TECRÜBESI - Sea trial
    SEYİR YARDIMCILARI - Aids to navigation
    SEYİR ZABITI - Navigator
    SEYIRE ELVERİŞLİ SU YOLU - Waterway
    SEYİRLE İLGİLİ - Nautical/Naval
    SEYRE ELVERIŞLİ DEGİL - Innavigable
    SEYRE ELVERIŞLI SU - Fairway
    SEYREDILEBILIR - Navigable
    SICAK CEPHE - Warm front
    SICAK - Hot
    SICAKLIK - Heat,temperature
    SİCİL MEMURU - Registrar
    SIG SU - Shallow water
    SIGINMAK - Refuge.to take
    SİGORTA EDİLEBİLİR - Insurable
    SIGORTA EDILMIŞ - Insured
    SİGORTA - Assurance,insurance
    SİĞİL - Skid
    SIĞLIĞA ÇAKILAN GÖNDER -Spar buoy
    SIĞLIK - Bank, shoal
    SIKI YÖNETIM - Martial law
    SİLAH - Weapon, gun
    SİLİCİ - Wiper
    SILINDIR - Cylinder, roller
    SİLKİNTİ - Jerk
    SILYON FENERI - Masthead light
    SINIFLANDIRMA - Classification
    SINIR - Boundary
    SINTINE DONUM BRAKETI - Margın braket
    SİNTİNE DÖNÜMÜ KAPLAMASI - Bilge strainer
    SİNTİNE FARS TAHTASI - Bilge board/ceiling
    SİNTİNE FARŞ TAHTALARI - Limber boards
    SİNTİNE KUYUSU - Bilge well
    SİNTİNE TULUMBASI - Bilge pump
    SİNTİNE - Bilge
    SIPARİŞ - Order
    SİPERLİK - Screen
    SIRA - Row
    SIRAST - Thrust
    SİREN - Syren
    SİS BANKI - Fog bank
    SİS DÜDÜĞÜ - Fog horn
    SİS KAMPANASI - Fog bell
    SİS ÖRTÜSÜ - Fog patch
    SIS PUSU - Misty
    SİS - Fog
    SİSLİ - Foggy
    SIVI YAKIT AKIŞKANLIK ÖLÇÜSÜ - Redwood
    SIVI - Fluid, liquid
    SIVILARIN KARISMASI - Contamination
    SIVILAŞTIRILMIŞ GAS - Liquified gas
    SIVININ AKMA NOKTASI - Pour point
    SIZ - Without
    SIZINTI - Leakage
    SIZMA - Leaking
    SIZMAZLIK - Tightness
    SOGUTMA SUYU - Cooling water
    SOGUTUCU - Cooler
    SOGUTULMUS - Chilled
    SOLA DÖNÜŞLÜ - Left hand
    SOMUN - Nut
    SON KAT BOYA - Final coat
    SOPA - Spary
    SORUMLULUK - Liability,Responsibility
    STAJYER - Apprentice, cadet
    STARYA GÜNLERİ - Time allowed
    STİM - Steam
    SU ÇEKIMI - Draught
    SU ETMEK - Leak
    SU GEÇİRMEZ - Watertight
    SU İLE BERABER - Awash
    SU - Water
    SURSTARYA - Demurrage
    SURUKLENMEK - Drift
    SUSTURUCU - Silencer
    SUVARI - Master mariner
    SUYA BATIRMAK - Submerge
    SÜBAP - Flap
    SÜLYEN BOYA (ANTİPAS) - Paint.lead
    SÜLYEN - Primer
    SÜPÜRME HATTI - Stripping line
    SÜPÜRME - Scavenging
    SÜPÜRMEK - Sweep
    SÜRGÜ VALF - Slide valve
    SÜRME İSKELE - Gangboard
    SÜRME KAPI - Sliding door
    SÜRÜKLENME - Adrift
    SÜZGEÇ - Filter


    Ş
    ŞALTER - Switch
    ŞAMANDIRA - Buoy
    ŞANZIMAN - Gear box
    ŞANZIMAN - Reduction gear
    ŞANZIMANLI - Geared
    ŞARTLAR - Terms
    ŞAT - Barge
    ŞEKİL DEĞİŞTİRME - Deformation
    ŞEMA - Scheme
    ŞEMSIYE DEMIRI - Mushroom anchor
    ŞEYTAN ÇARMIHI - Jack ladder
    ŞEYTAN ÇARMIHI - Jacob’s ladder
    ŞİLTE - Mattress
    ŞİMŞEK - Lightning
    ŞİRKET BAYRAĞI - House flag
    ŞİŞİRİLEBİLİR - Inflatable
    ŞİŞİRİLMİŞ - Inflated
    ŞİYER - Sheer


    T
    TABLO - Panel
    TAHIL VE TOHUMLAR - Grain
    TAHMİNİ - Approximate,estimated
    TAKIM - Tool
    TAKOZ - Chock
    TAKVIM AYI - Month
    TAKVIM - Calender
    TALEP - Claim
    TALİ - Sub
    TALİM - Training
    TALİMAT - Instruction
    TALIMATNAME - Regulation
    TAM BOY - Length overall
    TAM KAYIP - Total loss
    TAM KIÇTA - Right astern
    TAM PRUVADA - Right ahead
    TAM PRUVADAN ESEN RÜZGAR - Head wind
    TAM ZIYA - Constructive total loss
    TAMIR HAVUZU - Basin
    TAMİR - Overhaul, repair
    TAMIRLE YENILEMEK - Recondition
    TAN VAKTİ - Twilight
    TANINMA İŞARTİ - Signal letters
    TANK TEMIZLIGI - Gas free
    TANK VEYA BOŞ KISIM - Ullage
    TARAK GEMISI - Dredger
    TARAMAK - Sweep
    TARİFESİZ ŞİLEP - Tramp
    TARIH - Date
    TASIYICI BAND - Conveyor
    TASIYICI - Carrier
    TAŞIMA - Transport
    TAŞINTI BORUSU - Over flow
    TAŞLAMA - Grinding
    TATLI SU - Fresh water
    TAVAN - Overset
    TAYFA DEFTERI - Muster roll
    TAYFA - Crew
    TAZMIN ETMEK, TAZMİNAT - Indemnify
    TECRIT EDILMIŞ - Insulated
    TECRUBE - Experience, test,trial
    TEÇHIZAT - Equipment
    TEHLIKE ICINDE OLMAK - Distress
    TEHLİKE - Danger, adventure
    TEHLİKELİ İŞ - Venture
    TEHLIKELI YER - Unsafe
    TEHLIKELI - Dangerous
    TEHLIKESIZ - Safe
    TEK DİLLİ MAKARA - Single block
    TEK TESİRLİ - Single acting
    TEKLIF FATURASI - Proforma invoice
    TEKLİF VERMEK - Tender
    TEKNE - Hull
    TEKNENİN DALGA TEPESİNE OTURMASI - Hogging
    TEKNENIN DIŞ KAPLAMASI - Shell plate
    TEKNEYI DENIZE INDIRMEK - Launch
    TEKRAR YÜZDÜRÜLME - Refloat
    TEL FIRÇA - Wire brush
    TEL HALAT DOLABI - Wire reel
    TEL HALAT - Wire rope
    TEL - Wire
    TELEFON ALICISI - Receiver
    TELGRAF - Telegraph
    TELSİZ MEMURU - Radio officer
    TELSİZ ZABİTİ - Wireless Operator
    TELSİZ - Wireless
    TEMİNAT VEREN - Guarantor
    TEMİNAT - Assurance,guarantee
    Security, warranty
    TEMIZ - Clean
    TENTE PUNTELI - Jack rod
    TEPELİK - Topmark
    TERCIHE BAGLI - Option
    TERKETMEK - Leave
    TERKIN - Deletion
    TERSANE - Dockyard
    TERSANE - Shipyard
    TERTIBAT - Device
    TESCIL LIMANI - Port of registry
    TESCİL - Register
    TESİSAT - Installation
    TESLIM ETMEK - Handover
    TESLIM LIMANI - Port of delivery
    TESLIM - Delivery
    TEYIT ETMEK - Confirm
    TİK AĞACI - Teak
    TIKANMA - Congestion
    TIRNAK - Cam
    TİTREŞİM - Vibration
    TOKA ETMEK - Hoist,Close up
    TOKMAK - Hammer
    TONİLATO 2.83 CBM - Tonnage
    TONOZ DEMİRİ - Kedge anchor
    TOP - Gun
    TOPLANMA - Muster
    TOPUK - Shoal
    TORNAVİDA - Screwdriver
    TORNO - Block
    TRAMOLA - Heave about
    TRANSIT HATTI - Leading line
    TROL - Trawl
    TUFAN - Flood
    TUFEK - Gun
    TULUM AMBARLI GEMİ - Single decker
    TULUMBA - Pump
    TUNA NEHRI - Danube
    TUT - Avast
    TUTAMAÇ - Handle
    TUTKAL - Glue
    TUTMAK - To Hold
    TUTUM - Maintenance
    TUTUŞABİLİR - Flammable, inflammable
    TUZ - Salt
    TUZLULUK - Salinity
    TÜRBİNLİ MAKİNA - Turbine engine
    TÜZÜK - Regulation
    U
    UÇAK GEMİSİ - Air craft carrier
    UÇMA - To Fly
    UÇURTMA ANTEN - Antenna kite
    UFKA PARALEL - Horizontal
    UFUK - Horizon
    UGRAMAK - Call
    UGRANILACAK LIMAN - Port of call
    ULUSAL SANCAK - National flag
    USKUNA - Schooner
    USKUR ŞAFT - Tail shaft
    USKUR - Screw
    USTA GEMİCİ - Able seaman
    USTABAŞI - Foreman
    USTURMAÇA - Fender, mat
    UYARI - Caution
    UYGUN - Convenient
    UYUŞMA - Syncronism
    UZAK BULUNUNUZ - Keep clear off
    UZAKTAN KUMANDA - Remote control
    UZUN SAPLI YUVARLAK FIRÇA - Striker
    ÜCRETSİZ - Free of charge

    Ü
    ÜÇ AYDA BIR - Quarterly
    ÜÇ DİLLİ MAKARA - Triple block
    ÜS - Base
    ÜST YAPI - Super structure
    ÜST, ÜST KISMI - Upper
    ÜSTÜBEÇ - Lead white
    ÜSTÜPÜ - Waste


    V
    VAKUM - Vacuum
    VALF RODU - Spindle
    VALF SANDIĞI - Valve chest
    VALF - Valve
    VAPUR İSKELESİ - Jetty
    VARAGELE HALADI - Guess wharp
    VARDAKOVA - Grab rope
    VARDASİLO - Side screen
    VARDAVELA - Rail
    VARDEVELA ÜST SIRASI - Guard rail
    VARDİYA MÜHENDİSİ - Assistant Engineer
    VARDİYA TUTMA - Watch keeping
    VARDİYA - Watch
    VARDİYACI - Watchman
    VARILACAK YER - Destination
    VARIŞ - Arrival
    VERGİ - Dues
    VERGİ - Tax
    VERİCİ - Transmitter
    VERIM - Efficiency
    VERNİK - Varnish
    VIDA - Screw
    VINÇ TELI - Fall
    VINÇ - Crane
    VİNÇ - Whinch
    VİNÇÇİ - Winchman
    VİRA ETMEK - To Haul, to heave
    VİRA - Heave
    VİYA,VİYA BÖYLE - Steady
    VOLTA AL EMRİ - Take a turn
    VOLTA ETMEK - Fast
    VURMA - Strike


    Y
    YABANCI - Foreign
    YAGCI - Greaser, oiler
    YAGDANLIK - Oil can
    YAGLAMA MADDESİ - Lubricant
    YAGMUR OLÇER - Ombrometer
    YAKIN DÜŞMEK - Fall on
    YAKIT ALMA - Bunkering
    YAKIT IKMALI - Fuel supply
    YAKIT - Bunker fuel
    YAKITIN SUDAN AYRILDIGI TANK - Slop tank
    YAKITN KULLANILDIGI TANK - Service tank
    YAKLAŞIK - Approximate
    YAKLAŞMA - Approaching
    YALPA OMURGASI - Bilge keel
    YALPA - Roll
    YALPAYI GOSTEREN ALET - Clinometer
    YANA YATMIŞ - Alist
    YANABİLİR - Inflammable
    YANAŞMA (Emir) - Keep off
    YANGIN ALARMI - Fire alarm
    YANGIN BÖLMESİ - Fire bulkhead
    YANGIN HORTUMU - Fire hose
    YANGIN İHBAR CİHAZI - Fire dedector
    YANGIN İSTASYONU - Fire station
    YANGIN KÖPÜĞÜ - Fire foam
    YANGIN SÖNDÜRME CİHAZI- Fire extinguisher
    YANGIN SÖNDÜRME GEMİSİ - Fire boat
    YANGIN TULUMBASI - Fire pump
    YANGIN - Fire
    YANGINA DAYANIKLI - Fire resisting
    YANGINDA DUMANLI İHBARCI - Smoke detector
    YANGINLA SAVAŞ AYGITI - Fire appliances
    YANGINLA SAVAŞMA - Fire fighting
    YANKI - Echo
    YANLIS BEYAN - Mispresentation
    YANMAK - To burn
    YANMAZ - Incombustible
    YANSIMA - Reflection
    YAPI - Structure
    YAPIDA ZORLAMA - Structural stress
    YARALAMAK - Injure
    YARDA , 0.9144 METRE - Yard
    YARDIM ÇAGRISI - Mayday
    YARDIM - Rescue
    YARDIMCI TULUMBA - Booster pump
    YARDIMCI - Auxiliary
    YARIÇAP - Radius
    YARIK - Fracture
    YARIM TANKI DOLDURMAK - Topping off
    YARIM YOL - Half speed
    YARIMADA - Peninsula
    YAS PUSU - Misty
    YASA - Law
    YASAL - Lawful, legal
    YAŞ - Moist
    YAŞ, ISLAK - Wet
    YAŞAM MAHALLİ - Accommodation
    YAT - Pleasure boat, yacht
    YATAK - Mattress
    YATMIŞ GEMIYI DÜZELTMEK - Right a ship
    YAZ MEVSİMİ - Summer
    YAZILI IZIN - Permit
    YEDEK GÖZ DEMİRİ - Waist anchor
    YEDEK - Spare
    YEDEKLEME HALADI - Towing hawser
    YEDEKLEME - Towage/Towing
    YEDEKTE CEKMEK - Tow, haulage
    YEKE - Helm
    YELKEN İNDİRMEK - Take in
    YELKEN - Sail
    YELKENİ MAYNA ETMEK - Strike the sail
    YELKENLE SEYIR - Sailing
    YELKENLERI FORA ETMEK - Put the sails
    YEMEK SALONU - Mess room
    YEMİNLİ BEYAN - Affidavit
    YENI BIR GEMININ ILK SEFERI - Maiden voyage
    YER AYIRTMA - Booking
    YER ÇEKİMİ - Gravity center
    YER DEĞİŞTİRMEK - Shifting
    YER KURE - Earth
    YER - Position
    YEREL ZAMAN - Local time
    YERİNE BAŞKA BİRİNİ KOYM - Substitute
    YERSEL - Terrestrial
    YETERSIZLIK - Deficiency
    YETİŞMEK - Overtake
    YIL , SENE - Year
    YILDIRIM - Lightning,thunderbolt
    YILDIRIMLI FIRTINA - Thunderstorm
    YILDIZ - Star, North
    YILLIK SÖRVEY - Annual Survey
    YILLIK - Yearly
    YOGUN SIS - Dense or thick fog
    YOGUNLASMIS - Condenced
    YOGUNLAŞTIRICI - Condenser
    YOGUNLUK - Density
    YOĞUNLAŞMA - Sweating
    YOL - Route
    YOLCU - Passenger
    YOLUNDA - Enroute
    YOSUN BAĞLAMA - Fouling
    YOSUN - Marine growth, sea moss
    YÖN - Direction
    YÖNELMEK - Bound
    YÖRE - Region
    YÖRÜNGE - Orbit
    YUK DONANIMI - Cargo gear
    YUKLEME ORDINOSU - Mate’s receipt
    YURT İÇİ - Inland
    YUVA - Socket
    YUZDURMEK - Afloat
    YÜK İLGİLİSİ - Supercargo
    YÜK KAYMASINA BÖLME - Shifting boards
    YÜKTE TERLEME - Sweating
    YÜKLEME SINIR HATTI - Load line
    YÜKLEME - Loading, shipment
    YÜKLÜ - Laden, loaded
    YÜKSEK FREKANS - High frequency
    YÜKSEK SU - High tide
    YÜKSEKLİK - Altitude, height
    YÜKSELTMEK - Heave
    YÜKSÜZ - In ballast
    YÜKÜ YERİNDE BAGLAMAK - Lashing
    YÜKÜN KAYMASI - Shifting
    YÜRÜRLÜLÜK - Validity
    YÜZDÜRÜCÜLÜK - Buoyancy
    YÜZEN - Floating
    YÜZER HALDE - Afloat
    YÜZER VİNÇ - Shear legs
    YÜZERLİK HALİ - Float


    Z
    ZABIT - Officer
    ZAMAN CETVELİ - Time sheet
    ZAMAN ÜZERİNE KİRALAMA - Time charter
    ZEHIRLENME - Poisining
    ZEHİRLİ BOYA - Antifouling paint
    ZİGZAG SEYRİ - Traverse
    ZIMPARA - Abbrasive
    ZİNCİR BAKLA LOKMASI - Stud
    ZİNCİR BAKLASI - Link
    ZINCIR BOSA - Ring stopper
    ZINCIR BOSASI - Cable stopper
    ZINCIR KILIDI - Cable shackle
    ZINCIR SERTIFIKASI - Cable certificate
    ZINCIR - Chain
    ZINCIRLIK - Cable locker
    ZIYAN - Damage, loss
    ZOR DURUM - Emergency
    ZORLAMAK - Overload
    ZORUNLU ILACLAR DOLABI - Medical chest
    ZORUNLU KILAVUZLUK BÖGESI - Pilotage district
    ZORUNLU
    Konu 3qq tarafından (21.05.2014 Saat 23:50 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •