Toplam 3 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 3 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: A

  1. #1
    3qq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3qq
    Forum Üyesi
    Üyelik tarihi
    17.12.2013
    Yaş
    55
    Mesajlar
    705
    Konular
    86
    Aldığı Beğeni
    77
    Verdiği Beğeni
    209

    Standart A

    Terim Açıklaması

    A (Alfa) Aşağıda dalgıç var, açığımdan yavaş geçin (bayrak).Uluslar arası işaret sancaklarından A harfi Denizde dalgıcım var ağır yolla iyice neta bulununuz anlamına kullanılır.

    AALBOAT Bir çeşit Hollanda teknesi.

    ABAŞO Alt ve aşağı (Abaşo Gabya yelkeni) .

    ABLİ i Seren ve bumba cundalarından aşağı iki tarafa inen halatlar.

    ABORDA Bir teknenin diğerine veya bir iskeleye yanaşması . . . Bağlanmak,iskeleye veya başka bir gemiye yanaşıp bağlanmak.

    ABOSA Akan bir zinciri veya halatı o durumda durdurmak ve tutmak için bosaya vurmak.Bosayı tut veya geçici olarak durdur, boşaya vurmak

    ABOSA Bosaya vur manasında kullanılan bir terim.

    ABOŞA Alt ve aşağı ,Abaşo Gabya yelkeni.

    ABONOZ.(1).. (Diospyros ebenum), tropikal bölgelerde yetişen bazı ağaçlardan elde edilen odundur. Çok sert bir odundur ve parıltılar saçacak kadar iyi cila tutar.kömür kadar siyah bir ağaçtır. En az bir mermer kadar serttir ve oldukça yağlı bir ağaçtır. Gemi modelciliğinde, özellikle kalyon tiplerinde siyah bölümlerde, boya yapma işleminden kurtulmak için kullanılır. Boğata yapımı için sıklıkla tercih edilir. Bu ağacın işlenmesi sırasında meydana çıkan talaş ve tozların insan sağlığına zararlı olduğu bilinmektedir. O sebepten çalışılırken koruyucu maske kullanım zorunluluğu vardır. Oldukça pahalı bir ağaç türüdür.

    ABONOZ (2) Siyah bir ağaçtır . En az bir mermer kadar serttir ve oldukça yağlı bir ağaçtır. ateşe ve suya dayanıklıdır.Gemi modelciliğinde, özellikle kalyon tiplerinde siyah bölümlerde, boya yapma işleminden kurtulmak için kullanılır. Boğata yapımı için sıklıkla tercih edilir. Bu ağacın işlenmesi sırasında meydana çıkan talaş ve tozların insan sağlığına zararlı olduğu bilinmektedir. O sebepten çalışılırken koruyucu maske kullanım zorunluluğu vardır. Oldukça pahalı bir ağaç türüdür.

    ABRAMAK Kontrol altına almak, komutası altında tutmak, üstünden gelmek.Abramak Kavramak,gemiye tam anlamıyla hakim olma bilgisine sahip olmak

    AMBOYNA KÖK : Amboyna kök ağacı yağlı bir yapıda olup,portakal rengi ve üzerlerinde siyah gözleri olan yumuşak dokulu bir ağaçtır. Diğer ismi amboyna yumrusudur. Görsel anlamda iyi görünüm veren bir ağaç olup fire oranı şekli itibariye yumru ve kök oldugu için çok fazladır.Fiyatı bu sebepten pahalıdır.

    ACKASS RIG Pruva grandi direkleri kabasorta diğer iki direği yan yelkenlerle donatılmış dört direkli yelkenli.

    ACENTA Deniz işletmelerinin, gemilerini çalıştırırken limanlardaki bürokrasi işlerinde, gemi ve personelinin ihtiyaçlarını teminde aracı olarak kullandığı anlaşmalı veya temsilci kuruluşlardır.

    AÇIK DENİZ GEMİSİ Açık denizlerde çalışabilecek şekilde yapılmış ve donatılmış gemi

    AÇI: Birbirini kesen iki yüzeyin ya da iki doğrunun oluşturduğu girinti ya da çıkıntı - birbirini kesen iki yüzey ya da aynı noktadan çıkan iki yarım doğrunun oluşturduğu geometrik biçim - görüş, değerlendirme, yön.

    AÇIK DENİZ : Kıtalar arasındaki büyük denizlerdir. Diğer bir deyimle, denizin, herhangi bir devletin karasuları veya içsularına dahil olmayan tüm kısımlarını kapsar. Açık denizler bütün devletlerin faydalanmalarına açıktır. Hiçbir devlet açık denizleri yalnız kendisi yararlanmak üzere temellük edemez. Açık denizler karalardan farklı olarak mülkiyeti iktisap edilmek üzere işgal edilemez.

    AÇIK DÜŞMEK : Herhangi ibr mevkiye nazaran bulunulması arzu edilen mesafeden bir sebep veya etki nedeniyle uzakta bulunmaktır.*

    AÇIK LİMAN: 1.)Denizlerin ve buzların girmesine karşı kapalı olmayan liman.2.) Ticari mallar üzerindeki gümrük vergilerinin uygulanmadığı ve sağlık kontrollerinin yapılmadığı liman.

    AÇIK DENİZ RÖMORKÖRÜ Liman römorkörlerinden daha güçlü olan ve milletlerarası römorkaj işlerinde kullanılacağı için çok daha uzun mesafeler alabilecek şekilde yapılan römorkör.

    AÇIKTA EYLENMEK Bir teknenin sahilden veya iskeleden yada limandan açıkta beklemesi.

    ADA YAVRUSU Boğaziçi’nde kullanılan bir cins balıkçı teknesi

    ADMIRALTI DEMİRİ….. iki tırnaklı, beden üzerinden kollu bir demirdir. Kollar deniz dibine yatma eğilimindedir. Bu durum, kollarla 90 derecelik açı yapan tırnakların dibe güçlü bir şekilde saplanmasına imkan verir Çiposu kollarına dik ve hareketli eski sistem bir demir cinsi.

    AYRODMAİK : Aerodinami-(Hareket halinde olan hava veya gaza ait.)Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.

    AERODYNAMİC : Aerodynamic gereklidir.Ancak bu herkesin öğrenmesi gerektiği anlamına gelmemektedir.Burada uçakların nasıl uçtuğu hakkında genel bilgi verilecektir.Diğer açıklanacak konu bazı dizayn özelliklerinin uçuşa nasıl etki ettiği ve ilk yada daha sonraki uçaklarınızı seçerken bilinmesi gereken konulardır..

    AEROGLİSÖRi (fr.*air, hava, ve*glisser, kaymak’tan aéroglisseur, hava üzerinde kayan). Hava yastıklı, kara veya deniz taşıtı. Hava yastığı, taşıtın döşemesi ile yer veya suyun yüzü arasında bir hava basıncı (aşağı yukarı 2 000 Pa veya 20 g/sm²) olduğuna göre, bu taşıt doğrudan doğruya zemin ile temasta değildir; sürtünme de yok sayılabileceğine göre, taşıt az bir itme gücüyle büyük bir hız sağlar. Denge sistemi, yumuşak bir etek ilavesiyle tamamlanmış ve hava kaçırma asgariye indirilmiştir. Bu sayede taşıt, çit, alçak duvar veya deniz dalgası gibi tabii veya suni engelleri kolaylıkla aşar. Aeroglisör’lerden, sivil taşıt olarak ve askerlik alanında çeşitli şekillerde yararlanılmaktadır: İngiltere’de Hovercraft’lar deniz ulaşımında kullanılıyor; Fransa’da, Bertin hava treni bir beton yolun üzerinde ilerleyen bir taşıttır. Üzerinde yol aldıkları zemin ile doğrudan doğruya temas etmemeleri bakımından aeroglisör’ler, amfibi askeri harekata çok elverişlidir. Henüz iş deneme safhasında olmakla beraber, 3 000 kilo yük ile saatte 110 km. yapabilmeleri, aeroglisörlerin denizaltılara karşı açılan savaşlarda, az engebeli arazi üzerinde yapılacak keşiflerde ve çıkarmalarda çok yararlı olacaklarını göstermektedir.


    AGANTA. Zincir veya halatın kısa bir zaman süresi için elde tutulup bırakılmaması [Aganta iskota, aganta borina borinata]

    AGANTA Hisa veya laçka edilmekte olan halat veya vira veya ayboci edilmekte olan zincirin kısa bir.

    AĞACIN ÇALIŞMASI Kullanılan ahşap malzemenin zamanla şekil bozukluğu olması.

    AĞ GEMİSİ.. Harp gemilerinin yardımcı sınıfına dahil bir cins gemi. 600-800 tonluktur ve 12 mil süratlidir. Hafif çapta bir iki top ile bir kaç adet 20-40 mm. lik uçaksavar topu ile mücehhezdir. Kuvvetli vinçleri vardır. Boğazlar, limanlar ve körfezlere denizaltı gemilerinin girmelerini önlemek için lüzumlu denizaltı mania ağlarının; aynı yerlerin torpido silahına karşı korunmalarını sağlayan şıpkalar’ın (torpido ağlarının) kurulmasında kullanılır. Bu ana görevleri dışında, şamandıra atmak ve kaydırmak, denizden ağır cisimler çıkarmak gibi diğer işlerde de kullanılır. Örneğin yükleme yapabilmek için gemi ile rıhtım arasına konulan ağaç sal.

    AĞAÇ OMURGA Bütün teknenin üzerine inşa edildiği baştan kıça uzanan, tekne iskeletinin altında ve ortasında yer alan temel yapı elamanı.

    AĞIR ZIRHLI Birinci Dünya savaşına kadar yapılan, büyük toplarla donatılmış, bordası kalın zırhlı gemilere verilen ad.

    AĞIZ KUŞAĞI Armuz kaplamanın en üst sırası .bindirme kaplamanın da.

    AĞRIPAR Eski devirlerde kullanılan iki direkli yelkenli

    AHŞAP YAKMA Bkz... http://www.modelteknikleri.com/ahsap...bir-bilgi.html

    ALİCE Titanic gemisinden beş yıl önce 1907 yılında inşa edildiğinde dünyanın en büyükgemisi... yazar Elbert Hubbart ve kadın hakları aktivisti olan eşi Alice Hubbart. Özel dinlenme salonunu yanı sıra yepyeni bir özellik göze çarpıyordu: Temizlik.

    AİRBRUSH : Kalem şeklinde hava ile çalışan küçük cisimleri boyamak için kullanılan boya tabancasıBoyamada kullanılan bir hava kompresörü. Önündeki bir hazneye koyduğunuz boyayı kompreseründen gelen basınçlı hava ile istediğiniz noktaya ulaştıran bir alet.

    AİLERON : Uçaklarda kullanılan yatış dümenleridir. Sadece kuyruk dümeni kullanan modellerde bulunmazlar. Modelin uçuş tipine göre farklı büyüklük ve hareket açıları kullanılır. Örneğin akrobasi modellerinde büyük ve çok hareketli, hız modellerinde daha küçük ve az hareketli olurlar.

    AİR BREKE : Uçağın hızını yavaşlatmak için kullanılan açılır kapanır kapaklar/kanatçıklar.

    AİR SPEED : Uçağın havaya göre olan hızı

    AİRCRAFT PLYWOOD :Huş ağacından yapılan kontraplak.Gerçek uçakların yapımında da kullanılır.Bir hayli serttir.

    AİRFOİL : Yan profilden bakıldığında görülen kanat şeklidir. Genelde yağmur damlası ve yarım damla şekli kullanılır. Uçuş tipine göre çok farklı kanat şekli bulunur. Bakınız http://commons.wikimedia.org/wiki/Category:Airfoils

    AİRFOİL : Uçağın kanadının kesit şekli.Uçağın uçuş karakteristiğini belirleyen etmenlerden biridir.Kaldırma kuvvetinin oluşmasını sağlayan kanat kesit profili.

    AİLE : (fr. k., el okunur). Denizc. Yelkenli yarış kotrası. Aslı Finlandiya’dan alınan bu teknenin karinası hemen de dümdüzdür; bordası dik bir açı ile yukarıya kıvrılır. Nehir veya kapalı denizlerde yarışa çok uygun, çok güzel bir biçimi vardır. Borda kaplamaları geniş tahtadan, kontrplaktan, hatta anason itten yapılacak şekilde tasarlanmıştır; bu durum seri halinde yapımını da kolaylaştırır. Amatörler bile bu tekneyi yapabilir. İki kişi ile kullanılır; boyu 7,10, genişliği 1,60, derinliği (çektiği su) 1 m. ve yelken yüzeyi 16 m²’dir. Fransızlar, bütün kotraları Aile adını taşıyan Bayan Virginie Herriot’nun hatırasına saygı belirtisi olarak bu monotip kotraya Aile adını vermişlerdir

    AKAALA : Avustralya yerlilerine özgü, ağacın oyulmasından yapılan kano.

    AKARYAKIT GEMİSİ : Yanmaz, dökme, sıvı yük taşımak üzere yapılmış veya bu maksat için tadil edilmiş gemi. (İnsan hayatının denizde emniyeti meselesini görüşmek için toplanan 1948 Londra konferansında bu tip gemiler için kabul edilen resmi terim SARNIÇ GEMİSİ ve TANKER terimleridir.) On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısındaki ilk akaryakıt gemileri, içine petrol konulan madeni sarnıçlar yerleştirilmiş yelkenli gemilerdi. Akıtma, yani geminin borda kaplamalarına doğrudan doğruya temas eden petrol taşımak üzere düşünülen ve yapılan ilk gemi 2 307 net tonluk ve 1886’da hizmete giren Glückauf adındaki alman gemisidir. Bu ilk tip gemiden beri akaryakıt gemileri büyük bir gelişmeye ulaştı ve boyutları gittikçe büyüdü. Bazıları 150 000 ton yakıt taşır. Modern akaryakıt gemilerinin özelliği, kıç taraflarına yerleştirilmiş olan makineleri (içten yanma motor veya türbin makinesi) ve son derece sağlam yapılmış olmalarıdır. Bu tarz yapılışta boylam elemanlar önemli rol oynar, yani gemide baştan kıça uzayan iki sarnıç ile tekneyi bir çok (kırk kadar) küçük bölmelere ayıran enlemesine perdelerle ayrılmış bölmeler vardır. Bu bölmeler (sarnıçlar) borularla çok kuvvetli tulumbalara bağlanmıştır, saatte 3 000 yükü karadaki depo sarnıçlarına basabilirler. Özellikle asfalt taşıyan gemilerle, ayırt etmeksizin petrol veya melas taşımak üzere yapılmış diğer tip gemilerde taşınan yükün ısıtılması için sarnıçların içinden istim boruları geçirilmiştir. (Japonya’da 500 000 ton yük alacak akaryakıt gemileri yapmak üzere 1968 yılında üç tane kuru havuz yapılmağa başlanmıştır.)

    AKTARMA : Tuna nehrinde kullanılan kürekli Türk nehir gemilerinin bir çeşidi.

    AKÇAAĞAÇ : El aletleri ve makinelerle kolay işlenir ve düzgün yüzeyler elde edilebilir. Kesilebilir, soyulabilir, çok iyi çivi ve vida tutar, yapıştırılabilir, renk verilebilir, iyi cilalanır. Spiral lifli bir ağaçtır.

    AKRİLİK BOYA : Yağlı boya kıvamında, sulu boya parlaklığında su bazlı bir boya türüdür. Yapısındaki esnek pigmentler sayesinde dış etkenlere yağlı boyadan daha dayanıklıdır. Tuval üzerinde çatlama yapmadığı için ressamlar tarafından tercih edilmektedir. Kokusuz ve çabuk kuruyan bir yapıya sahiptir. Renk alternatifleri ve tonlamalar elde etmek için beyaz renk tercih edilebilir veya suyla da inceltilebilir. Kullanım alanı resim sanatıyla sınırlı olmayıp dekorasyon ve çeşitli boyamalarda da kullanılabilir. Akrilik boya hızla kuruyan bir boyadır. Akrilik boya kuru iken su ile temizlenebilir:

    AKTARMA GEMİSİ : Yük ve yolcuların aktarma edilmesi için kullanılan gemi.

    AKINTI HARİTASI : Akıntıları, daha çok met ve cezir akıntılarını gösteren haritalardır. Genellikle bir takım içinde 12 harita bulunur. Her harita ait olduğu saatteki akıntının yönünü ve süratini gösterir.

    AKINTI SEYRİ : Akıntının yönü ve sürati hesaba katılmak suretiyle yapılan bir seyir usulü.

    AKGÜRGEN : Çok bükülebilir, kırmızı-kahveden kahverengine kadar renk, uzun lifli, düz damarlı. Bükülebilir ağaç, özel işleme tabi tutulmaktadır ve şerit şeklinde ticari olarak piyasada bulunmaktadır. Bükülebilir ağaç şerit, kırılması çok zordur ve her hangi bir şekle getirmek için kıvrılıp bükülebilmektedir. Öte yandan, bir çivi bile çakılmaz ve onu tutkallamak ve tahta çivi atmak çok zordur. Gemi modelciliğinde ilk olarak düşünülen ve bu işe uygunluğu çok az olan bir kalitede yapılmıştır.

    ALABANDA : Bordanın iç kısmi veya dümenin 35° ye kadar basılması.

    ALABANDA ASTARI : Yalı kütüklerinden sonra yukarıya doğru konulan tek sıra kaplama.

    ALABANDA İSKELE : Dümeni sonuna kadar sola kırma

    ALABANDA SANCAK : Sağa .

    ALABANDA : Bordanın iç kısmı veya dümenin 35° ye kadar basılması.

    ALABORİNA SEYRETMEK: Borinaları sonuna kadar lava edip yelkenleri rüzgarla doldurarak mümkün olduğu kadar rüzgara yakın seyretmek.

    ALABURA.. Altüst olma, teknenin ters çevrilmesi.

    ALAMA KÜREK…. Hep birlikte kürek çekerken, çekmeyi durdurmak için verilen komut.

    ALAMANA i. Balık avlamada veya yük taşımada kullanılan iki veya üç direkli aşırmalı yelkenli balıkçı teknesi: Sıram sıram bir takanın peşine takılıp gırgıra çıkan allı yeşilli alamanalar (Orhan Veli) // Karadeniz ve Marmara balıkçılarının kullandıkları açık güverteli balıkçı kayığı. Tek ya da iki direkli ve yelkenli olabilir. // Marmara ve Karadeniz’de ağ ile balık tutan balıkçıların sekiz çifte kürekli ve yelkenli, 30,40 fit boyunda 4-6,5 ton ağırlığındaki ağaç teknelerdir.

    ALAMANATA Yalnız kıç tarafında güvertesi bulunan balıkçı kayığı.

    ALAMATRA Karadeniz'de imal edilen balıkçı teknesi

    ALARGA Açıkta demektir. [Alargada bekle, alarga dur][İtalyanca largo] alargaya çıkmak, [açığa çıkmak] .

    Alarga Ayrılmak,iskele veya yanaşılmış bir gemiden ayrılma.Açıkta olma.

    ALARGA…. Açıkta demektir. her hangi bir su taşıtının karaya paralel yakın mesafede demir atması..

    ALAY SANCAĞI İşaret sancakları ile donatılmaya, alay sancaklarının çekilmesi denir.

    ALBERABER. Hep birlikte kürek çekmek için verilen komut(alama kürek çekmeyi durdurur)

    ALDEBORAN: Bkz. yelkenli gemiler...

    ALÇI, Alçı su ile karıştırılınca yitirdiği suyu alarak çabucak donduğundan; yapılarda, kabartma ve süslemecilikte, ortopedide, dişçilikte, heykelcilikte kullanılır..

    ALESTA Hazır olmak, hazır olarak apikoda beklemek Alesta tramola [Tramola etmeye hazır ol]

    ALGARİNA Çoğunlukla kendi makinesiyle hareket eden, teknesi saçtan yapılmış duba. (Gemilere ağır yük koymak veya çıkartmakta, batmış tekneleri kurtarmakta ve başka ağırlıkları kaldırmakta kullanılır.)

    ALT YAKA (Gradin Yakası): Yelkenin yatay yöndeki alt kenarı olup floklarda serbest, ana yelkende ise bumbaya tespit olunmuştur.

    ALGARNA Baş ya da kıç taraflarında meyilli olarak uzatılmış bastikalı ya da makaralı kısa dikme ya da makaslar taşıyan kaldırma tekneleridir.

    ALHETE Azor adalarında San Miguel ile Santa Maria arasında taşıma işlerinde kullanılan açık güverteli tekne.

    ALIA Samoa yerlilerinin kullandıkları çift tekneli araç.

    ALIS Doğu Java’da kullanılan bir çeşit balıkçı teknesi.

    [COLOR="Black"]Ali Timucin: Bkz. [/COLOR Modelteknikleri .

    ALTOSTRATUS: Bulut çeşidi. Gök yüzünün buzlu cam gibi olması...

    ALTABASO Bir yelkenin alt yakası, alt ve aşağı anlamında da kullanılır.

    ANAFOR: Bir akıntının, akış yönünün aksine doğru yön değiştirmesine denir. Anafor suları daha ziyade girinti ve çıkıntıları fazla olan sahillerde görülür.

    ANEMOMETRE: Rüzgarın deniz mili olarak saatteki hızını bildirir. Gemilerde ölçülen rüzgar hızı zahiri rüzgar hızıdır. Hesaplama yöntemi kullanılarak gerçek rüzgar hızı bulunmalıdır. Anemometrelerin denizcilikte kullanılan yaygın cinsi Dine's anemometresidir.

    ANOT: redoks tepkimelerinde yükseltgenmenin gerçekleştiği elektrottur. Katot'un tersi olarak tanımlanabilecek, artılığı ve eksiliği duruma göre değişen iletken uç. Elektroliz tepkimesinde, anot artı uçta olur

    ANTİSİKLON : Barometre basıncının yüksek olduğu atmosfer sahalarıdır. Antisiklonda basınç, merkezden dışarıya doğru azalır.

    AMBAR KAPAKLARI AMBARLARA KONULAN YÜKLERİ KORUMAK İÇİN AMBAR GİRİŞLERİNİ KAPATAN KAPAKLARDIR.

    AMBARLAR TAŞINACAK KURU YÜK VE MALZEMELER KOYMAK İÇİN DİZAYN EDİLMİŞ KAPALI BÖLMELERDİR.

    AMERİGO VESPUCCİ : 9 Mart 1454 de dünyaya gelmiştir. İtalyan kaşif Amerika kıtasını bulduğuna inanıp İtalya'ya yazdığı mektuplarda bildirmektedir. Amerika kıtasına bugünkü adını vermiştir.

    AMPHİBİAN : Karaya ve suya iniş kalkış yapabilen hava aracı.

    AMFİBİ GEMİ Amfibi harekatta kullanılmak üzere dizayn edilmiş gemi.

    AMFİBİ HÜCUM GEMİSİ veya AMFİBİ HÜCUM ÇIKARMA GEMİSİ Helikopterlerle, birlik, askeri malzeme, ve lojistik destek nakledebilen gemi.

    AMFİBİ NAKLİYE DOKU Bünyesinde, çıkarma gemisi, çıkarma aracı ve helikopter bulunduran gemi.

    AMFORA. gövdesinden daha ince olan boyun kısmının altında dibe doğru daralarak sonlanan iki kulplu, Antik Dönemlere özgü bir çeşit Yunan çömleği.

    AMİRAL BOTU Bk. BARÇ

    AMONYAK NHa:...Renksiz bir gazdır. Gözyası getirecek kadar keskin kokuludur. Solunum organlarını rahatsız eder ve bozar. Eldeki amonyak yaraları sirke asidi sulandırılarak iyi edilir. Amonyakla çalısanların, burunlarını pamuk bir maske ile kapamaları iyi olur. Suda kolay erir. Ticarette satılan türü genellikle % 25 - 28 oranında suda eritilmis halidir. Sudaki eriyiğinin kimyasal adı amonyumhidroksittir. (NH40H) İspirtolu, neftli ve
    demir tuzları ile hazırlananların dısındaki bütün ağaç boyalarına katılabilir. Boya sıvısının, ağacın derinliklerine girmesini sağlar. Çabuk buharlasır. Amonyak buharında bırakılan tanenli ağaçların renkleri grilesir, hafif grilesir. Asit lekelerinin giderilmesinde, metallerin parlatılmasında ve yağlı esyaların temizlenmesinde kullanlır. İyi kapanan siselerde ve serin yerlerde saklanır.

    AMATÖR DENİZCİ BELGESİ Bkz. http://www.modelteknikleri.com/soyle...html#post98160

    AMORA YAKASI Dört köşe bir yelkenin alt ve ön tarafındaki yaka(Karula yakası)

    AMORF : Kendine özgü bir biçimi olmayan, biçimi bozuk, şekilsiz.

    AMORA : Trinket ve mayıstra yelkenlerinin açılmaları için verilen komut.

    ANGLE OF ATTACK: Hücum açısı.Uçağın kanadının hava içersinde ileri doğru hareket ederken uçağın uçuş eksenine göre sahip olduğu açı.

    ANADOLU FENERİ : Bkz... fenerlerimiz....


    ANHEDRAL : Dihedralin tersi.Kanat uçlarının kanat ortasına göre aşağıda olması.

    ANA GEMİSİ : Mayın arama tarama gemileri, hücum ve avcı botları torpidobot, muhrip ve denizaltılar gibi hafif deniz kuvvetlerine ayrılmış gemiler. (Bu küçük muharebe araçlarının her türlü ikmallerinin ve küçük ölçüdeki onarımlarının yapılmasına ve harekat dışında personelin ikametine yararlar. Tahsis edildikleri harp gemisinin sınıfı ile birlikte anılan [denizaltı ana gemisi gibi] bu gemilerden başka bir de Birinci Dünya savaşında meydana çıkanlar [uçak ana gemileri] vardır; bunlar belli sayıda deniz uçağı taşırlardı; bugün yerlerini uçak gemileri aldı.)

    ANA GÜVERTE : Geminin veya teknenin üzerinde yürünen en üstteki güvertesi

    ANA OMURGA : Postaların bağlandığı, bastan kıça kadar uzanan ağaç / demir kısım.


    ANA YELKEN: Eğer yelkenli teknemizde 2 yada 3 yelken varsa bunların en büyüğüne veya bumbaya bağlı olanına ana yelken deriz.

    ANELE: Hareketli demir halka.Geminin her tarafında gene bol miktarda görülen mapalar ve anelelerden baş üstündede bol miktarda vardır. Mapalar sabit yarım yuvarlak, aneleler ise hareket edebilen
    halkalardır. Bunlar güvertede, küpeştede, gerekli olan her yerde geminin her tarafına bol
    miktarda serpiştirilerek yerleştirilmişlerdir. Gemicilikte halatlar ve bağlamalar çok önemli
    işler olduğundan çeşitli kalınlıktaki halatları bağlamak için bu küçük fakat çok yararlı
    elemanlara büyük ihtiyaç vardır.

    ANELE BAĞI : Aneleye yapılan bir çeşit bağ .Bağlanacak halatın bağlama payı göz önüne alınarak halatın çıması anelenin üstünden bir volta alındıktan sonra, alttan gelen çımayı gemiden gelen beden üzerine 2 veya 3 mezevolta alarak çımayı beden üzerine adi piyanla piyanlamak suretiyle yapılan gemici bağıdır

    ANGA : New Britain adaları kuzeyinde kullanılan ağaç, tek terazili kano

    ANOA : Kuzey Kolombiya’nın Atlantik sahillerinde Kızılderililerin kullandığı içi oyuk kano.

    ANTEO : Bkz... http://www.modelteknikleri.com/anteo/598-anteo.html

    AUTO CAD - Auto Cad: Amerika Birleşik Devletleri merkezli Autodesk şirketinin 1980'lerin başından beri geliştirdiği bir bilgisayar destekli tasarım (CAD = Computer Aided Design) programıdır. Teknik resim çizmek için kullanılan diğer programlar gibi vektör tabanlıdır. Yani CAD programı; çözünürlükten bağımsız, 2-boyutlu ve 3-boyutlu geometrik nesnelerin oluşturulduğu bir veri kümesidir. Bu alandaki ilk vektörel çizim programlarından biridir.

    APAZ : Rüzgarı yandan alan bir tekne apaz seyirdedir. Apaz seyir, Dar Apaz, Apaz, Geniş Apaz olarak üçe ayrılır (Yandaki şekilde görüldüğü gibi sarı, yeşil ve mavi renkler). Yelkenli bir tekne için en süratli seyir bu seyirdir.

    APAZLAMA : Kemere istikametinden gelen rüzgar [Yelken seyri]

    APİKO : 1.) Demirin vira edilişinde deniz dibinden kurtulup dimdik durduğu vaziyet, veya dikkatli olarak beklemek.

    APİKO 2.) Gemirin vira edilişinde deniz dibinden kurtulup dimdik durduğu vaziyet.

    ARC ALMOST READY TO COVER: Kaplamaya hazır halde iskeleti bitmiş uçak anlamındadır.

    ARC ALMOST READY TO FLY : Model genel olarak hazır servo motor ve diğer model için gerekli parçaların montajı ile tamamlanabilecek modeldir. Genelde birkaç saat veya birkaç gün çalışılarak uçuşa hazır hale getirilebilir..

    ART TECH FALCON : Art Tech RC Model Helikopte.

    ARABA VAPURU : blş. i. Çeşitli kara taşıt araçlarını bir kıyıdan öbürüne geçirmek üzere düzenlenmiş gemi. // Otomobil, kamyon, otobüs v.b. araçları denizde bir yerden diğer bir yere taşımak için özel yapılmış gemi. İki kıyı arasında bir köprü kurulamadığı zaman, bağlantıyı sağlamak için araba vapurundan yararlanılır. Araba vapurları, otomobil ve vagon taşımak üzere iki cinstir. Vagon taşımak için kullanılan araba vapurları, bir ucu bir kıyıda, öteki ucu karşı kıyıda bulunan bir demiryolunun devamlılığını sağlar. Bu çeşit araba vapurlarının döşemesine bir veya birkaç demiryolu yerleştirilmiştir. Bu rayların uçları, karadaki raylarla birleşebilecek şekilde ayarlanır. Yolcu ve yük vagonlarının bir karadan öteki karaya deniz yoluyla nakli, yolcu ve yüklerin aktarılmasını, dolayısıyla zaman kaybını ve çeşitli zayiatı önler. Vapur seferdeyken, sallantıdan zarar görmemeleri için vagonlar sıkıca bağlanır; modern araba vapurlarında, vagonlardan başka, otomobil nakli içinde özel bir güverte yapılmıştır. Amerika’da, 8 000 tonilatoluk yüz vagon alabilen vapurlar vardır. Danimarka’da, 1939 yılında, Demiryollarının 30 araba vapuru vardı ve yılda 150 000 vagon taşınırdı. Araba vapuru fikri ilk olarak Türkiye’de doğdu. Bu fikrin ışığı altında zamanın “Şirketi Hayriye” yöneticileri tarafından hazırlanan projenin gerçekleştirilmesi için bir yönetici ve bir teknisyen İngiltere’ye gönderildi. O devirde Londra’da dahi bu iş için karşıdan karşıya halat veya zincirlerle çekilen sallar kullanılmaktaydı. 1869 yılında İngiltere’ye ısmarlanan iki araba vapuru da (“Suhulet” 1870, “Sahilbent 1871) İstanbul’a gelerek servise girdi. Şirketi Hayriye geleneklerine uyularak “Suhulet”e 26, “Sahilbent” e 27 nu. verildi. Her iki gemi yandan çarklıydı, diyagonal silindirli ve alçak basınçlı istim makinesiyle yürütülmekte idi; süratleri 8 mildi. Şirketi Hayriye’nin 1944 yılında lağvı ile Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi Genel müdürlüğüne devredilişine kadar başka araba vapuru yaptırılmadı. (Bk. DENİZCİLİK BANKASI.) 1946 Yılında bu yeni idare elinde bulunan dört çıkarma gemisinden ikisi “Mudanya” ve “Çardak” baş ve kıç kapaklarında tadilat yapılmak suretiyle araba vapuru filosuna katıldı. Bu arada* Fransa’ya dört yeni ve büyük araba vapuru ısmarlandı. Böylece 1951-1952 yılları içinde 80 senelik bir aralıktan sonra, Kasımpaşa, Kız kulesi, Kadıköy ve Kuruçeşme vapurları servise kondu. Devlet Denizyolları ve Limanları işletmesinin özel bir kanunla Denizcilik Bankası Genel müdürlüğü haline konulduğu 1952 yılında bu yeni kuruluşun kadrosunda “Araba vapuru” bulunmaktaydı. Kabataş-Üsküdar ve Sirkeci-Üsküdar hattından başka Sirkeci-Kadıköy, Kartal-Yalova arasında yeni hatlar kurulmuştu. Bugün Denizcilik Bankası elinde 14 parça araba vapuru bulunmaktadır. (11’i yerli, 3’ü Fransız yapısı.) Fransa’da yapılanlardan dördüncüsü olan Karaköy ile birlikte Çardak ve Mudanya vapurları Çanakkale ile Eceabat arasında çalışmaktadır. Bu hat Denizyolları işletmesine bağlıdır. Bunun dışında kalan Kabataş-Üsküdar, İstinye- Paşabahçe, Sirkeci-Harem, Kartal-Yalova hatları şehir hatları tarafından işletilmektedir. Bk. ARABALI, FERİBOT.

    ARABALI : Otomobil ve kamyonların taşınması için kullanılan özel yapılmış gem. Bk. ARABA VAPURU, FERİBOT.

    ARAGOSTAI Sardunya ile İtalya arasında canlı ıstakoz taşımada kullanılan 20/30 metre boyunda tekne.

    ARALİMAN: Ana limanlar arasında kalan ve zorunlu hallerde gidilen liman.

    ARGOSY 1- Orta çağlarda kullanılmış büyük Adriyatik gemisi. 2- Büyük ticaret gemisi (eski bir deyim)

    ARIYA Yelkenin, sancağın veya çubukların aşağıya indirilmesi [Ariya sancak, ariya kürek]

    ARICILIK : Bkz . http://www.modelteknikleri.com/soyle...html#post98175

    ARİEL YAT Bkz . Ariel Yat - Gemi Modelciliği ve RC model teknikleri

    ARK 1- Yüzebilen kapalı tekne. 2- Nuh’un teknesi. 3- Eskiden Amerika Birleşik Devletleri nehirlerinde taşıma işlerinde kullanılan büyük tekne.

    ARMA Sabit donanım . Direk çarmıhları, istralyalar . Güvertede bulunan direk, seren, yelken, halat ve donanımlara verilen isimdir. Gemiye ait Sabit donanım.

    ARMABORA ÇELİĞİ : Oynak halatları bağlamak üzere kullanılan ağaç yada metalden yapılan kazıklar.

    ARMUT : Orta sert, parlak orta kahverengiden az kırmızımsıya kadar renk yelpazesi, kısa lifli, düz damarlı. Biçilmesi orta derecede güçtür. Armut, çalışmak ve oyma yapmak için mükemmeldir ki zor parçalanır. Son derecede iyi tornalanabilir, çivi ve vidayı iyi tutar, iyi yapıştırılır. Gemi yapımı aşamasında*ideal*olan kerestelerden birini temsil eder. Özellikle renk verilmesi ve cilalanması iyidir. Siyah renk verilerek abanoz a benzetilir, buharlama suretiyle kırmızımsı kahverengi bir renk elde edilir. Armut ağacından elde edilen tomruklar mayıs sonuna kadar işlenmelidir. Kesilen kısımlarda çatlama tehlikesi olduğundan havadar bir yerde istif edilmemelidir. Hemen hemen her şey için kullanabilirsiniz: görünür iskelet, kaplama, tekne sarma, kaldıraç ve donanımın her çeşidi hatta oyma parçalarında bile.

    ARMUZ : Güverte ve borda kaplama tahtalarının arasındaki çizgi [Armuz tutmak, armuz kaplama](kalafat yarığı).

    ARMUZ KAPLAMA TEKNİKLERİhttp://www.modelteknikleri.com/sanda...malarim-4.html

    ARYA : Yelkenin, sancağın veya çubukların aşağıya indirilmesi. Gemilerde bayrağın gönderden indirilmesi

    ARYA SANCAK ZAMANI: Milli sancakların akşamları güneşin batışı ile indirilmesi, arya edilmesi zamanı. Arya sancak zamanı, deniz almanaklarından hergün için hesap edilmek suretiyle bulunur. Seyir halindeki gemiler arya sancak zamanı gelmiş olsa da Milli sancaklarını gemi demirleyinceye kadar arya etmezler. Gündüzleri Milli sancağın arya edilmesi usulüne uygun törenle yapılır. Arya sancak zamanından sonra demirleyen gemilerde demirin fundosu ile birlikte Milli sancak hiçbir tören yapılmadan arya edilir.

    ASETAT Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.
    Asetik asidin (sirke asidi) tuzu. (Yanmaz film tabanını oluşturanasetat, film yapımında kullanılan selülozasetatın ham özdeğidir).

    ASTROĞRAF.: Yıldız yükseklik eğrilerini harita irtisam (izdüşüm) ettiren bir alet. Astroğraf, enlem, vakit ve mikyasa göre ayar edilir. Zaman ayarı alet tarafından otomatik olarak tanzim edilir.

    ASTROİT Güneşin etrafında dönen küçük gezegenlerden her birisidir. Bunlara Planetoit'de denilir

    ASFALT GEMİSİ Yalnız bitüm taşımakta kullanılan petrol gemisi.Asfalt gemisi’nin genellikle safra taşımakta kullanılan yan bölmeleri vardır; asfalt sarnıçları içinde hiç su bulunmaması gerektiğinden, bu iş için kullanılmaz.

    ASİT İNDİRME: Bkz..http://www.modelteknikleri.com/anket...ndalimi-2.html

    ASTAR BOYAMA..Macunlama işleminden sonra her türlü tozdan arındırılan modele astar boya uygulanmasına geçilebilir. Astar boya için en uygun renk, hataları daha rahat görebilmeyi sağlayan koyu bir renk olduğundan gri'dir.
    Astarın Faydaları
    1- Çıplak ahşapta göremediğimiz hataları rahatlıkla görmek
    2- Uygulanan macunun daha iyi tutunması neticesinde kolay zımparalama olanağı
    3- Boyanın tutunmasına olumlu katkısı
    Astar boya sonrasında mutlaka ince kum zımparası (400-600 numara) yapılmalıdır. Astarın kuruması sonrasında modelin yüzeyi tekrar kontrol edilmeli, eğer boşluklar varsa tekrar yoklama macunu ile doldurulup pürüzler zımparayla giderilmelidir. Düzgün yüzey (camsı parlaklık) elde edinceye kadar, astarlama-macunlama-zımparalama üçlüsüne bıkmadan devam edilmelidir.

    ASIL TEKNE Forma verilip eğrilere çivileniş kontrplak levhalarda meydana gelir. Eğriler tekneye lüzumlu olan sağlamlığı temin eder. Teknenin yanları (Bordalar) baş tarafta birleşerek baş bodoslamayı oluştururlar. Borda levhaları kıç tarafta ayna adı verilen dikey bir levhada birleşirler. Bordaların iç kısımlarına alabanda denmektedir. Omurga adı verilen ve baş bodoslamadan kıçtaki aynaya kadar devam eden parça ise tekneyi pruva-pupa hattında takviye eder. Teknenin üst kısımları ise başta güverte, yanlarda ise küpeştelerden oluşur. Küpeşteler bordalarla havuz arasında bulunan üst kısımlardır. Teknede mürettebatın bulunduğu açık yere kokpit veya havuz denmektedir. Burası baş tarafta güverteye konmuş bir mezar mendirek ile korunmuştur.
    Teknenin direği iki bordayı birbirine bağlayan parçadan geçerek omurga üzerinde hazırlanmış ıskaça denen yuvasına oturur.

    ASKI MAPASI Bir demir kaldırmak için bedenine konmuş olan mapa

    AŞIRMA PRAÇERA YELKEN Kavançalı seren yelkeni

    AŞOZ Kaplama tahtaları için omurga ve bodoslamalar açılan oyuklar.

    ASPECT RATİO: Uçağın kanat boyunun kanat genişliğine olan oranı.Planörlerde bu oran sport model uçaklara göre çok daha büyüktür.

    ATÖLYE (Atelye) Bir zanaatkârın genellikle kol emeğine dayalı olarak mesleğini uyguladığı yer, işlik.

    AT KAYIĞI Murat I devrinde Gelibolu ile Lapseki, sonra İstanbul’da Anadolu ile Rumeli yakası arasında, at ve benzeri hayvanları taşımak için kullanılan büyük kayık. Mavna biçiminde olur; seferlerde, Osmanlı ordusunun binek ve yük hayvanlarını, ağırlık ve silahlarını taşırlardı. Acemi oğlanlar, bu kayıklarda çalıştırılırdı. İstanbul limanında römorkör ve araba vapuru kullanılıncaya kadar bu görevi at kayıkları yapardı.

    ATEŞ GEMİSİ : İçine patlayıcı madde konularak düşman gemileri üzerine yollanan tekne. Yanıcı madde yüklü, düşman gemilerinin yanına giderek, sabotaj yapmaya yarayan, yelken ve kürekle hareket eden çok süratli hafif tekne. // Ateş-i rum, arap ateşi, ateş-i bahri de denilen yakıcı ve patlayıcı maddelerle dolu yelkenli gemi. (Bunlar özel surette ve genellikle eski gemilerden faydalanmak suretiyle inşa edilirdi. Eski tarihlerde ateş gemileri’nin tekne, ambar ve diğer yerlerine yanıcı patlayıcı eczalar, zift, katran fıçıları ve “Feu Gregeois” denilen Rum ateşi doldurulurdu. Daha çok limanda demirli düşman gemilerini baskın şeklinde yakmak için kullanılan bu gemiler, düşman donanması üzerine sevk edilir, belli bir mesafeye yaklaşınca içindeki mahir ve gözüpek denizciler gemiyi tutuşturup, kıç taraftan denize atlarlar, yüzerek ateş gemisinin yedeğindeki sandala binerek geri dönerlerdi. 1770 Çeşme savaşlarında Ruslar, bu çeşit gemilerle yaptıkları bir gece hücumunda, Osmanlı donanmasını yakmışlardı. Bk. BURLOTA.

    ATEŞ KAYIĞI : Ateş gemisinde açıklanan maksatla yapılan ve bugünkü kik ler biçiminde ve daha büyükçe, büyüklüğüne oranla da, çok zayıf kayıklardır. Ateş kayıkları iki çeşitti. Biri, ateş gemisinde açıklanan esaslar içinde kendilerini yakmak suretiyle düşman gemilerini tutuşturanlar; diğeri, düşman gemilerine yaklaşıp, aletlerle tutuşturucu maddeleri atmak suretiyle düşman gemilerini tutuşturan kayıklardı. Ayrıca, eskiden yangın olduğu zaman, yangın tulumbalarını boğazın bir yakasından diğer yakasına taşımak için kullanılan dar, hafif ve süratli kayıklara da ateş kayığı denirdi. // Yanıcı madde yüklü, düşman gemilerinin yanına giderek, sabotaj yapmaya yarayan, yelken ve kürekle hareket eden çok süratli hafif tekne.

    AUTO ROTATİON : Helikopterlerde havada motorun durması sonucu helikopterin düşmesini engellemek için kullanılan metod.Pallerin açısını ters (negatif) yönde çevirilir. Böylece helikopter yere doğru hareket ederken palleri yalayarak geçen hava pallerin dönüşünü sağlar. Pallerin dönüşü devam ederken helikopter yere değme noktasında pallerin açısını tekrar pozitif duruma çevirilerek kaldırma kuvveti oluşturulur ve helikopterin yere emniyetli iniş yapması sağlanır.

    AVARA : Gemi, bot veya teknenin yanaşık olduğu yerden ayrılması [Avara etmek] Avara Geminin limandan yada üzerinde olduğu gemiden ayrılması

    AVARA DİŞLİSİ Üzerinde döndüğü ve kendisini taşıyan milden bağımsız olarak çalışan mekanizma.

    AVARYA Deniz yolculuğundaki olağanüstü giderlerin, gemi veya yükte meydana gelecek bütün hasarları ifade eden terim.

    Avarya Bonosu Büyük avarya fiilinin doğmasına sebep olan olağanüstü olaylarda yük sahiplerinin kendilerine düşen hisseyi ödeme yükümlülüklerinde düzenlenen bono.

    Avarya Tebliği Avarya dispeçileri tarafından tanzim edilen ve büyük avaryaya iştiraki etraflıca gösteren tebliğ.

    AVCI BOTU Liman savunma tesislerinde kullanılan ufak çaplı bot. Denizaltı avlama ve tespit cihaz ve silahları ile donatılmıştır. // Denizaltı gemilerini avlamada, yerlerini bulup onları yok etmede kullanılan muhrip ve benzeri gemilerden sonra gelen ve daha çok kıyı bölgelerinde aynı maksatla kullanılan küçük bot. (60-100 Tonluk, 15-25 mil hızında olan bu motorlu gemiler, uçaksavar silahlarından başka taşıdıkları sualtı dinleme ve mevki bulma cihazları [Asdic ve Sonar] ile denizaltı gemilerinin yerlerini bulmağa, sonra da su bombalarıyla onları tahribe çalışırlar. Bu gemilerin liman savunmasında kullanılan daha küçük tonajda olanlarına liman savunma botu denir.) İstimbot da denir.

    AVCI DENİZALTI Denizaltı yakalamak ve imha etmekle görevli denizalt.

    AVŞA marmara denizi'nin güney batısında yer alan bu adanın uzunluğu 9, eni de 4 km kadardır. toplam yüzölçümü 36 km²'dir. kadıköy-yeniköy (ido), sarayburnu (mavi marmara), silivri (öz kaptan gemisi), tekirdağ (tugrul kaptan motoru) ve erdek'ten (yıldız posta motoru) ulaşım sağlanmaktadır.

    AVİZO i. (isp. barca de aviso). Haber ulaştırmağa yarayan kayık. Eskiden postayı taşımağa yarayan küçük tekne. // XX. yy. da konvoylara eşlik eden hafif yapılı küçük tekne. // İrtibat hizmetlerinde kullanılan küçük ve süratli teknelerdir.

    AYAR BOZONLARI : Ayar bozonları doğadaki 4 temel kuvvetin taşıyıcı parçacıklarına verilen genel addır. Fotonlar, gluonlar, W ve Z bozonları ve graviton olarak 4 farklı ayar bozonu vardır. Graviton hariç diğer bütün parçacıkların varlığı ve kütleleri tespit edilmiştir. Gravitonlar ise şu an için sadece teorik olarak bilinmektedir. Henüz gözlenememiştir.

    AYAK PALETİ : Ayakkabıların altlarını silmek için eski halatların (Arma bozuntusu) örülmesi suretiyle yapılmış paletler. Bunlara paspas da denir.

    AYAK KAFESİ Lumbar ağızları veya köprü üzerlerin de ayakların güverte ile temasını kesmek için ağaçtan yapılmış kafesler.

    AYAK TORNA Donatılan bir halat bedeninin herhangi bir yerinden geçebilecek şekilde yapılmış mandallı ve menteşeli makara.

    AYADON Ocak ayının sonlarına doğru esen şiddetli ve soğuk fırtına.

    AYBOCU Zincirin ırgat çalıştırılarak aşağı alınması, indirilmesi

    AYDOS VARDİYASI Vardiya nöbetlerinin saat 16-18 ve 18-20'ye kadar olanları. Öksüz vardiya da denir.

    AYGITLI TARAK GEMİSİ Bir aygıt uzatarak tarama işlemi yapan tarak gemisi.

    AYI BACAĞI Yelkenlerin farklı kontralarda açılması(Pupa seyir)

    AYNA (Veya sabit punta)torna aletinin bir bölümü .

    AYNA KIÇ Kıç tarafları sivri olmayıp kemere istikametinde düz olan tekne

    AYNALIK Kıç bodoslama üzerine konan ve dümen iğneciğinin üzerine konduğu tahta levha [Ayna kıçlı tekneler]

    AYNALIK TAHTASI Bir teknede kıç taraftaki havuzda otururken arkaya dayanmak için konulmuş olan tahta levha.

    AYKIRMALAMA : Akıntı veya rüzgar etkisi ile demir üzerinde yatan bir geminin demir yönünün aksi yönünde salması.

    AYKIRI SEYİR : Rotaları birbirlerine nazaran ters yönde veya bu yönlere yakın bir rota izleyerek yapılan seyir.

    AYOUS AĞACI Tropikal iklimde yetişen bir ağaç türü olup, saunada, sauna aksesuarında ve oturma gruplarında kullanılan, işlemesi kolay, yumuşak ve güzel görünümlü bir ağaçtır Afrika kökenli bir ağaç olup krem beyaz ile açık saman sarısı arasında bir renge sahiptir. Budaksız reçinesiz ve düz damar dokuludur.Yumuşak bir yüzeye sahip olması vede yüksek sıcaklıklarda üzerinde ısıyı barındırmamasından dolayı sauna üretiminde en yaygın olarak kullanılan ağaçtır. Genellikle saunanın iç donanımlarında kullanılır. Ayous ağacı saunanın en önemli ahşabıdır, saunayı kullanan kişinin cildi direkt veya dolaylı olarak mutlaka bu ahşapla temas edecektir. Bu bakımdan İç donanımlarda ve oturma guruplarında mutlaka apachi kullanılmalıdır. Başka tür ahşapların kullanılması durumunda saunayı kullanırken cildinizin herhangi bir bölgesi ahşaba temas ettiginde yanma dumu söz konusu olur. Saunayı kullanan kişi saunadan istediği gibi faydalanamaz, ayrıca böyle bir durumda apachi yerine kullanılan ağaç bu aşırı sıcağa ve nemli ortama fazla uzun bir süre dayanamayacak ve mutlaka zamanla deforme olcaktır.

    AZAMİ: En büyük, en yüksek, en çok, maksimum

    AZOT NARKOZU : Basınç altında vücudun azot absorbsiyonu esnasında sinir hücreleri etrafındaki yağ dokularında absorbe edilen azot sin+ir hücrelerinin elektriksel sinyalleri iletmelerini engeller. Vurgun yemek- derinlik sarhoşluğu.

    AHŞAP
    Konu 3qq tarafından (05.10.2015 Saat 01:11 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    Sinan BAYAT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Forum Üyesi
    Üyelik tarihi
    25.01.2010
    Yaş
    32
    Mesajlar
    461
    Konular
    25
    Aldığı Beğeni
    1
    Verdiği Beğeni
    0

    Standart Cevap: A

    Paylaşımınız için teşekkürler ancak konu başlıklarında biraz daha ayrıntılı bilgi verirseniz daha iyi olur. Kusura bakmayın affınıza sığınarak öneriyorum, google ve diğer arama motorlarında sitenin ve açılan konunun daha çabuk indexlenmesi için gerekli.

    Saygılar.

  3. #3
    3qq - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    3qq
    Forum Üyesi
    Üyelik tarihi
    17.12.2013
    Yaş
    55
    Mesajlar
    705
    Konular
    86
    Aldığı Beğeni
    77
    Verdiği Beğeni
    209

    Standart Cevap: A

    TÜRKÇE - İNGİLİZCE
    A (Alfa) Alphabetical flag A of international code of signal

    ABAŞO Lower

    ABAŞO BABAFİNGO Lower topgallant

    ABAŞO GABYA YELKENİ Lower topsail

    ABAŞO YAKASI Foot of a sail

    ABİS Abyss

    ABLİ Guy, vang

    ABLİ PALANGASI Vang purhase, guy purhase

    ABLUKA Blockade

    ABORDA Alongside

    ABOSA Avast

    ABRAMAK To steer a ship (boat)

    ACENTA Agent

    ACENTELİK Agency

    AÇEVELE Brace up the yards as much as possible

    AÇI SEKSTANTI Angle sextant

    AÇIĞA ÇIKMAK Push off, keep away, keep lear

    AÇIK BARINAKLI GEMİ Open shelter deck vessel

    AÇIK DEMİR YERİ Open anhorage

    AÇIK DENİZ Open sea

    AÇIK DENİZ GEMİSİ Seagoing vessel


    AÇIK DENİZ PLATFORMU Off shore platform

    AÇIK DÜŞMEK To fall away

    AÇIK GEÇMEK To pass lear from

    AÇIK KİRA ANLAŞMASI Open charter party

    AÇIKTA EĞLENMEK Wait offshore without dropped anchor

    AÇILMAK Stand off

    ADA Island

    ADİ ISKARMOZ Tholepin, thole

    ADMIRALTI DEMIRI Admiralty pattern anchor

    AGANTA Avast, Hold on,

    AGIZ KUŞAGI Sheer strake, Top strake, Plank sheer

    ALABANDA Wing, Hard

    ALABURA Capsizing, overturn

    ALAMA KÜREK Stop rowing, Way enough

    ALAMANATA Alamanata

    ALARGA Push off, keep away, keep lear

    ALAY SANCAKLARI Dressing flags

    ALBERABER Stroke together, Keep stroke, Up together

    ALESTA Ready, Stand by

    ALTABAŞO Foot of a sail, Lower part

    AMORA Let fall and set, the lawer sails

    AMORA YAKASI Jewel, Leach, Leech, Luff

    ANA Main

    ANA CAYRO PUSULA Master compass

    ANA DİREK Main mast

    ANA GÜVERTE Main deck

    ANA İSTASYON Terminal

    ANA MAKINA Main engine

    ANA OMURGA Main keel

    ANA VALF Master valve

    ANA YELKENLER Lower sails


    ANAHTAR Switch

    ANELE Ring, Eye

    ANELE BAGI Anchor clinch, Fishermans bend

    ANİ SAĞNAK Fall wind

    ANLAŞMA FESHİ Sign off

    ANTEN Antenna

    ANTREPO,MAĞAZA Warehouse

    APAZLAMA Abreast (wind)

    APIKO Apeak Ready Alert

    APİKO Apeak

    ARA Interval

    ARA BELGE Interim certificate

    ARA SÖRVEY Survey intermediate

    ARA TELI Pendant (Pennant)

    ARACI Intermediate

    ARAÇLAR Means

    ARAMA VE KURTARMA Search and rescue

    ARAP SABUNU Soft soap

    ARASINDA Between

    ARAŞTIRMA Inspection

    ARITICI Separator

    ARIZI SAPMA Deviation

    ARKA Back

    ARKADA Abaft

    ARMA Rigging

    ARMADOR Rigger

    ARMADOR MAGAZASI Masting house

    ARMUZ Joint

    ARMUZ (ARMOZ) Seam, joint

    ARYA Down from aloft, Haul down, Get down

    ASÇI Cook

    ASINMA Corrosion

    ASTSUBAY Petty officer

    AŞILAMAK Vaccinate

    AŞINMAK Chafe


    AŞIRTMA (PIRAÇIRA) YELKEN Dipping lug, Lug sail

    AŞOZ Rabbet

    ATEŞ Fever, Fire

    ATEŞLEME Ignition

    ATIL Inert

    ATLANTIK SICAK SU AKINTISI Gulf stream

    ATÖLYE Workshop

    AVARA Shove off, Breast off, Put off, Push offStave off

    AVARA ETMEK Bear off, put off

    AVARYA Average

    AY Moon

    AYAK Foot

    AYAKLANMA Rebellion

    AYARLAMA Setting

    AYARLAYICI Adjuster

    AYAZ Frost

    AYBERİ Perigee

    AYBOCU Heave aback

    AYDINLATMA Illuminate

    AYI BACAĞI Wing and wing

    AYKIRI Transversal

    AYNALIK Backboard

    AYNALIK TAHTASI Backboard, Backrail

    AZ ÇIRPINTILI DENİZ Slight sea
    Konu 3qq tarafından (04.07.2014 Saat 12:33 ) değiştirilmiştir.

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •