Gemi ModelciliÄŸi
11 Åžubat, 2012, 16:32 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım GiriÅŸ Yap Kayıt  

Sayfa: [1]   AÅŸağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: SÜRMENE TAKASI  (Okunma Sayısı 1483 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kılıç hamza

Offline Offline

İsim Soyad: Hamza Kılıç
Nereden: Zonguldak
Mesaj Sayısı: 635



« : 12 Kasım, 2009, 17:32 »

19.yüzyılda ulaşılması çok zor olan Karadeniz’de Taka yapım ustaları kendi imkan ve deneyimleri ile otantik Karadeniz takalarını yapıp ortaya çıkardılar. Eski denizciler “Takaların güvertesi ıslanmaz “ derler.Yapısı Karadeniz’in hırçın dalgalarına karşı koyacak şekilde imal edilmişlerdir.

Taka , Karadeniz’in günlük hayatında her zaman ihtiyaç duyulan,hizmetine baş vurulan,el altında olması gereken bir araç olmuştur.düğünlere taka ile gidilir, hastası olan, doktoru, doğumu olan ebeyi getirmek için takayı yollardı.haftada bir, sahil köylerinden,kasaba pazarlarına yolcu ve yük taşırdı.

Rusya’da 1917 yılındaki Bolşevik isyanından kaçanları yine takalar taşımıştır İstanbul’a.daha sonraları bir ulusun kurtulmasında önemli görevler üstlenmişti.Kurtuluş savaşında Rusya’dan cephane, malzeme taşımıştır Mustafa Kemal’in ordusuna.

Karadeniz Taka’sı Baltabaş,kıçı aynalı, başı yüksek ve gagalı, ortada alçalan ve kıça doğru yükselen bordası çalımlı(kavisli), talazlıklı, kırma direkli, aşırma yelkenli,yeke dümenli,ambarlı,geniş karınlı, 2-30 tonluk, boyları 8-15 metre arası yük kayığı.Taka kamaralı veya kamarasız olabilir.Denize kolaylıkla atılıp, çekilen takalar,yük taşımaktan başka, kurşunculukta, hamsi ığrıplarında, çekme, aktarma ve demirlik motoru olarak, sürme yani parakete avında ve yolcu taşımada da kullanılmışlardır.

İlk taka’lar 19 yüzyıl sonlarına doğru ortaya çıktılar.O zamanlar bölge halkı Rusya ile ticaret yaparlardı.Bu teknelerde takas ticaretinde kullanıldılar.

Küçük boy kürekli takalarda, iki sıra kürekçinin ıskarmozlarını açıkta bırakacak şekilde, teknenin ortasına yakın bir yerde başlayan parapet, kıça kadar başlar.daha büyük takalarda ise parapet baş omuzluktan başlar.Parapet kuşağı da borda kavisine uygun bir yay çizer.Parapet güverteye dalga ve serpinti girmesini önler.

Teknenin kıçında parapet yoktur.Kamarasız takaların kıç üstünde dümencinin oturması için iki karış genişlikte bir oturak ve dümen yekesinin rahatça tutulabileceği bir alan bulunur.Baş bodoslamanın omurgaya birleştiği yer kavislidir.Yüklü su hattının altında kalan bu yuvarlaklık, takanın ani dönüş ve manevra yeteneğini artırır.Suya girdiği yerde takanın başı incedir, ancak su hatları geriye doğru açılan eğriler meydana getirir.teknenin karnı yuvarlak ve geniştir.Karadeniz’de doğal limanlar bulunmadığı için, hemen her gün karaya çekilmesi gereken takanın baş omuzluklarında rahat sapan vurulabilmesi için gadeboz bulunur.Kumsala felenkler dizilir.baştankara tam yol verilip felenklerin üzerine taka bindirilir.Karaya çekilirken rahat olsun diye Takanın omurgası çok geniştir.

Takanın,bir madeni mil üzerinde dönerek yatırılan, alt kısmı çatallı bir direği vardır.Buna kırma direk denilir.Yelken açmak gerekmiyorsa yada tekne karaya çekilip kayıkhaneye veya bir çardak altına konulduğu zaman,direk indirilir, yatay hale getirilir.Takalar Latin yelkenli teknelerdir.Latin yelkeni,üçgen şekilli büyük bir yelkendir.hemen hemen teknenin boyuna yakın uzunlukta bir serenle direğe çekilir.Latin yelkene Karadenizli denizciler rüzgarın estiği istikamete göre, direğin bir tarafından öbür tarafına sereniyle birlikte aşırıldığı için aşırma derler.Yeken aşırılacağı zaman, seren aşağı çekilir,yelkenin alt yakası elle toplanarak serene yaklaştırılır,baş ucu aşağı basılan seren ,direğinin etrafında çevrilerek,bir taraftan öbür tarafa aşılır.Yelken açıldığı zaman, direğin başından gelen,takanın başına bağlanan ip çekilerek yelkenin başı tekneye iyice yaklaştırılır.

Makinelerin henüz kuvvetli olmadığı dönemlerde,kuvvetli havalarda, motorla birlikte yelkeni de açarlar.İki kuvvetin güçü birleştirilerek,Karadeniz'in sert dalgalarına karşı koyulabilirdi.makine ile yelkenin birlikte kullanıldığı seyirlerde,yelken; tekneyi sudan kaldırarak, teknenin deniz yemesini önlüyor, yani çullanan dalganın altında kalmadan,hızı kesilmeden seyrini temin ediyordu.

Takalar çubuk boya tabir edilen tarzda boyanırdı.Bu boya tarzı Karadeniz teknelerinin geleneksel tarzı haline gelmiştir.Karadeniz insanı , kıyafetlerindeki renkleri ve ahengini teknelerine de yansıtmışlardı.

Karadeniz yapısı teknelerde ,kaplama tahtalarının üst sırasına çizgi çizilir ve dar ağızlı kıyı kösteresiyle 2 -3 mm derinlikte kanal açılır, bu işleme çubuk çekmek veya açkı açmak denilirdi.Baş bodoslamadan , kıç bodoslamaya kadar uzanan çubuklara , farklı renklerde sürülen boyaya da çubuk boya tabir edilirdi.

Takaların çapa tahtasına veya yumrunun üstündeki tahtaya sürülen koyu vernik rengine sakız boyası denir.Sakız boyası sürülen tahtaya sakız tahtası denir.Sakız tahtasının üzerine, boydan boya iki ince çubuk boya çekilirdi.Bu çubuk boyalar beyaz yada açık bir renk olurdu.

Takaların renkleri birbirinin aynı olmaz.ancak bazı taka sahipleri takalarında aynı rengi kullanırlardı.Uzaktan bakıldığında kimin takası olduğu belli olurdu.Boya renklerinde genelde açık renkler kullanılırdı.Örneğin açık yeşil yada mavi ulanıldığında yanına gelen beyazın içine de aynı renkten bir miktar katılarak renklerin birbirine geçicini daha güzel yaparlardı.Bir çok rengi deneyerek uygun renk sıralamasını tespit ederlerdi

1950 li yılların sonlarına doğru balıkçılıkta alamatralar kullanılmaya başlandı.Balıkçıların isteği üzerine ustalar takaların arkasını bozarak teknelerin kıçını uzattılar,alttan da takviye ederek kıç üstünde ağ koyacak bir alan yarattılar.Kamarayı da öne aldılar mı al sana yeni balıkçı teknesi .Bu tekneler çok uzun ömürlü olmadılar.




Logged

Hamza KILIÇ           mail: hamzaela@hotmail.com
1978-Zonguldak      cep: 05368825202
Reklam

Logged
arifkarakum

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 293



« Yanıtla #1 : 13 Kasım, 2009, 02:28 »

Hamza sana çok teşekkür ederim.Emeğine sağlık,Çok güzel olmuş.Modelleri bitirdiğimizde onları tanıtan yazının yanlarında bulunması çok iyi olacak diye düşündüm (Bunu uygulayan ustalarımız var.Sitemizin üyelerinin modellerinde neden olmasın)Yavaş yavaş bu tarihçeleri bu başlık altında toplarsak modeli yapan arkadaş tarihçesinide yanına yerleştirir. Bir ilave daha modelin tablasına küçük bir etikete teknenin adı,gerçek boyu,ölçeği,yapan modelcinin adı soyadı ve yapım yılı da çok hoş durur.(Rasih bey yaptığı modellere böyle etiketler koymuş çokda hoş olmuş)


Logged

Arif Karakum
Tekirdağ-çorlu 1951-tel: 0532 217 05 17
nsuowner
Onur Üyesi
*****
Offline Offline

İsim Soyad: metın erısık
Nereden: ıstanbul
Mesaj Sayısı: 2037


« Yanıtla #2 : 13 Kasım, 2009, 03:16 »

hamza bey elinize saglık....


Logged
halis

Offline Offline

İsim Soyad: halis kutlu
Nereden: istanbul
Mesaj Sayısı: 3


« Yanıtla #3 : 13 Nisan, 2010, 09:40 »

Bir sürmeneli olarak sana tşk ederim hamza bey.sevgi ve saygılarımla.


Logged
Bülent Aydın Coşkun

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 57



« Yanıtla #4 : 12 Ekim, 2010, 05:45 »

Bu gibi bilgilendirmeleri başka bir yere kaydetip saklamak istiyorum,nasıl yapabilirim,kopyala yapıştır olmuyor.
Selamlar.


[/quote]


« Son Düzenleme: 12 Ekim, 2010, 05:52 Gönderen: Bülent Aydın CoÅŸkun » Logged

Bülent Aydın Coşkun,mimar,64 yaşında
fabrika

Offline Offline

İsim Soyad: Gökmen Uzmaya
Nereden: İstanbul
Mesaj Sayısı: 58


« Yanıtla #5 : 12 Ekim, 2010, 07:50 »

Hamza Bey araÅŸtırmanız için çok teÅŸekkürler,verilen bu bilgiler gemi modelciliÄŸinin aynı zamanda modelcinin genel kültürüne de ne kadar faydası olduÄŸunu göstermekte,Türk insanının Karadeniz'in dalgalarıyla mücadelesinin somut örneÄŸi gerçekten  tekrar teÅŸekkürler


Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediÄŸiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.272 Saniyede 27 Sorgu ile OluÅŸturuldu