facebook twitter youtube kanal?m?za abone oldunuz mu ?



Sayfa 4 Toplam 6 Sayfadan BirinciBirinci 1 2 3 4 5 6 SonuncuSonuncu
Toplam 108 adet sonuctan sayfa basi 61 ile 80 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree19Likes

Konu: Ynt: Osmanlı Kadırgası

  1. #61
    Forum Üyesi Taner KALKAY - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04.12.2008
    Yaş
    79
    Mesajlar
    283
    Konular
    7
    Etti
    0
    1 mesaja 1 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Pekiiii, bu tekrar yazdığımız ikinci kısmı nasıl kaldıracağız ?


    Taner KALKAY

  2. #62
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Ben 1981 senesinde Gölcük Tersanesinde askerlik yaptım. Tersane Komutanının emir subayı olduğum için muvazzaflarla aram iyiydi, tersanenin eşantiyon ve hediyelik işlerini de ben organize ederdim. Hediyeliklerin arasında bir de PİRİ REİS haritası vardı.

    Bir gün mahvelde daha sonra amiral olan, çok sevdiğim, bilgisi ve görgüsü ile çok takdir ettiğim bir yüzbaşımızla sohbet ederken kendisine Piri Reis'in bu haritayı nasıl çizmiş olabileceğini sormuştum, çünkü çizildiği zaman itibarı ile mükemmel doğrulukta bir harita idi ve harita üzerinde o zamanlarda bilinmeyen bir dünyayı da çizilmişti.

    Gülmüştü, "sen çok yaşa, ben de aynı şeyi merak ediyorum, zaman zaman da aklıma acaba uzaylılar var ve PİRİREİS ile ilişki mi kurdular diye merak ediyorum" diye şaka yollu bir şey söyledi.

    Bir zamanlar bu haritaya ben çok bakmiştim. PİRİ REİSİN haritasını bu mükemmellikte ancak dünyaya tepeden bakılarak çizilebilir ve bu da yetmez, kürenin matematiksel olarak düz bir yüzeye açılımını da bilmek gerekir.

    25-30 sene önce, tam olarak hatırlamadığım yurtdışında bir yerde (Marsilya veya Roma olabilir), yabancı kaynaklı bir 15. YY Osmanlı haritası görmüştüm. Bir duvara asılı duruyordu. Haritadan aklımda kalan Anadolu'da Karadeniz ve Akdenizde dağlardan sonraki kıyı kesimi Osmanlı toprağı olarak gözükmüyordu. Ege, Mısır, Kuzey Afrika ve Balkanları hatırlamıyorum. Haritayı görünce, Osmanlılar ayağını denize bile sokmamış diye düşünmüştüm.

    Bunlar da kadırgalarımız gibi bilinmeyen hususları içeriyor.

    Son olarak "Die Galeere" diye yine Wolfram Mondfeldin bir kitabını internette Rusçaya çevrilmiş hali ile buldum. Rusça okuyabiliyorum ama anlayabilmek biraz zor. Makinaya tercüme ettirmişler herhalde çünkü almanca ve italyanca kelimeler hatta Kadırgaya has tabirler var.

    Yazara yeryüzünde tek olan Kadırgamızı görmesine izin vermemişiz herhalde, kitabında bizi şikayet etmiş ve bizim kadırgalarımızla ilgili bulabildiği çok az bilginin İtalyan arşivlerinden olduğunu söylemiş.

    Ben de bir makine tercümesi yaptırayım dedim, garip bir metin çıktı ortaya. Anlamaya çalışıyoruz.
    Selim Özdil

  3. #63
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Kolların çizimini bitirdik, herhalde bu sefer konstrüksiyon çizimine başlayabiliriz.
    Geldiğimiz noktayı ekte görebilirsiniz.
    Bir direk ebadı belirlememiz lazım, biryerlerde görmüştüm ama ebatlar zamana bağlıydı diye hatırlıyorum. Wolfram Mondfeldin kitabında olabilir.
    Kürekçi sayısı 2 veya 3 gibi gözüküyor, henüz bir fikrim yok. Videoda oturakların tamamı değişmiş gibi gözüküyor yani orijinalliğini kaybetmiş, hatta oturak adedi bile değişmiş olabilir. Sultans Caique planında, ölçmedim ama, oturaklar daha dar ve daha uzun gibi gözüküyordu sanıyorum. Sizin gördüğünüz oturaklar ITU raporundaki gibi.
    Bir de kürek şekli belirlememiz lazım, ITU raporunda bir şekil var ama bana biraz garip geldi. Tabii bunun için kürekçi sayısı önemli.
    Eklenen Dosyalar Eklenen Dosyalar
    Selim Özdil

  4. #64
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Kadırgalarda (Galley), tekne tasarımındaki genel temayülün aksine, boy/en oranları ters şekilde olurmuş, yani Kadırgalarda boy küçüldükçe, boy/en oranı artarmış.
    XVI.YY’da Venedikli Usta Pre Teodoro Nikolau, şu oranları vermiş. Fustayı da herhalde küçük bir kadırga olarak düşünmüş. Ben tabloya bizim kadırgayı da ekledim.

    Birçok Fusta 27,00m boy max, 4,00m en, 1,50m draft, 6,75boy/en oranı
    Birçok Kadırga 46,00m boy max, 7,50m en, 3,00m draft, 6,13boy/en oranı
    Bizim Kadırga 34,00m boy, 4,45m en, 0.94m draft, 7,65boy/en oranı

    Basit bir mantık yürütürsek iki husus karşımıza çıkar,
    (a) Bizim kadırgamız XVI.YY’dan daha yeni bir Kadırga.
    (b) XVI.YY Kadırgalarından daha hızlı bir Kadırga.

    Lipschitz Raporu bizim Kadırganın %95, 1521-1655, (%53, 1521-1574 , %41 1625-1655) yılları arasında yapıldığını tahta analizlerinden tespit etmiş. İTU ise Kiosktaki süslemelerden 1595-1603 olasılığından bahsediyor. Bu tarih aralıkları birsürü Sultan kadırgasının yapıldığı tarihler, 1586’da III.Murat bile Saltanat Kayığı olarak bir Baştarda siparişi vermiş.
    Ben hemfikir değilim ama ITU gemi tarzından, XV .YY gemisi olabileceğini hatta Istanbul kuşatmasındaki gemileri andırdığını belirtiyor.

    Uzun lafın kısası ben bu geminin XVI.YY’da yapıldığını tahmin ediyorum. Bir ihtimal Kiosk’un konması XVII.YY !a kaymış olabilir. Zaten Lipschitz raporu da benzer birşey söylüyor. Geminin Istanbulda yapıldığı ihtimali ise kesine yakın çünkü kullanılan tahtaların tamamı yöresel.

    Tabii soru şu, eğer bu kadırga benim zannettiğim gibi XVI.YY’da yapılmış ise yukarıda basit mantık yürüterek belirlediğimiz (a) hususu doğru olmuyor. Bu çelişkinin izah edilebilmesi lazım.
    1660’larda Fransız ve Malta Kadırgalarının Boy/en oranları 8.8’ler çıktığı halde, İtalyan, İspanyol ve Osmanlı kadırgaları eski değerlerinde kalmış. Sultan kim ise, ben bilemiyorum, kendisine HIZLI bir kadırga yaptırmış.Bu da bir şekilde Osmanlıların XVI. YY’da Kadırgalar için gelişmiş gemi teknolojisine vakıf olduklarını gösteriyor. Tabii geminin daha ileriki bir tarihte inşaa edilmiş olması veya Sultanın parayı bastırıp Fransız veya Malta teknolojisi ithal etmiş olması da bir ihtimal.
    Selim Özdil

  5. #65
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Küreklerle ilgili bir bilgi bulduk, Wolfram Mondfeldin, Die Galeere Kitabından. Resimlerini ve hesaplamaları ekteki resimde bulabilirsiniz.
    Üstteki İtalyan, alttaki Fransız Kadırgası küreği ama sanıyorum bunlar bizim baştarda dediğimiz büyük kadırgalara ait. Fransız olan "La Drakene" ye aitmiş.

    Resimleri ebatlandırdım ve ölçtüm, ölçüleri kırmızı ile görebilirsiniz. Ölçüler 1/25 ölçekli olacak Kadırgamıza göre mm olarak.

    Bir de küreklerin nasıl olması gerektiğini matematiksel olarak vermiş. Ben de her zaman olduğu gibi yine çarpma bölme işlemleri yaptım, her iki kürek birbirine yakın ebatta sadece İtalyan küreğinin palası biraz küçük ancak matematiksel formüller bizim Kadırgaya pek uymadı. Hesaplamalardan sonra parantez içinde İtalyan ve Fransız kadırgaları için ölçtüğümüz ölçüleri göreceksiniz.

    Ben bir paylaşayım istedim, belki karşımıza başka bilgiler çıkar.

    Hesabın yola çıkış noktası, geminin tekne kısmının genişliği.
    Kürek boyu tekne genişliğinin 1.5 katı
    İçteki boy, geminin ortasındaki dik duvar ile iskarmoz arası mesafe.
    Dıştaki boy, küreğin bakiyesi, takribi 1/3 içte ve 2/3 dışta.
    Pala boyu dıştaki boyun 1/3'ü
    Kürek çapı, kürek boyunun 0.011-0.012 katı.
    Pala en geniş yeri, pala uzunluğunun %10'u
    Uçtaki kürek kalınlığı mütemadi azalarak, çapın 2/3'ü

    Bizim kürekler nasıldı acaba?
    Eklenen Dosyalar Eklenen Dosyalar
    • Dosya tipi: pdf kürek.pdf (205,9 KB (Kilobyte), 47 Kez İndirilmiş)
    Selim Özdil

  6. #66
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Ekteki kesit resminden göreceğiniz üzere, hernekadar mahmuz ucundan kioskun arkasına kadar olan BOY 1 metre olsa bile tahtalar çok küçük çıkıyor.
    Mesela sahte omurga ve postalar 3 mm, iskarmoz kirişini kollar 2,5 mm, kaplama ve güverte 1 mm, İskarmoz kirişi 3x3.5 mm, iskarmozlar 1 mm.

    Tabii durum böyle olunca, bir de üzerine kesiti dar fakat boyu uzun bir gövde girince RİJİD'lik sorunu ortaya çıkıyor. En azından iyi bükülmemiş tahtalarla kaplanınca, modelin eğilmemesi gerekli.

    Birçok alternatif arasından, yine ekte bir kısmı çizilmiş olan sahte omurga ve sahte postaları göreceksiniz. Rijidlik için de yan taraflardan su hattı kesitlerinde 2 adet takviye koyuyoruz. Gördüğünüz sahte postalara henüz bu yan takviyelerin oyuklarını çizmedik. Bu genellikle rijid olmayan KARTON MODELLERDE kullanılan bir teknik. İlk başta sahte omurga üzerine güverte seviyesinde çıta koymak da vardı, tabii böyle olunca sahte omurgaya, sahte postaları alttan sokmak gerekiyor. O nedenle sahte omurga ve postaşların yuvaları herkesin alışık olduğuna ters oldu. Sonra bu takviyedenn vazgeçtik.

    Kafamı kurcalıyan iki tane sorun var. bunlardan birisi güverte üzerindeki, üzerine kolları bağlıyacağımız gövde yanları ve güvertenin ortasındaki dikey takviyeleri (gangway) nasıl koyacağımız. Sahte postalar gördüğünüz şekilde olursa bunları düzgün koymak için ek bir düzenek gerekiyor. Diğer alternatif ise Sahte postaların şekillerini bunları doğru koyabilecek şekilde yapmak. Düşünüyoruz.

    Diğer sorun ise Tahta kullanımı. Ben daha önce belirttiğim gibi nerelerde ne cins tahta kullanılır bilmiyorum dolayısı ile kafam hep genel yapıyı kontraplaktan yapacak şekilde çalışıyor ancak güzel gözükmesi için de kontrplak heryerde iyi bir seçim değil. Aynı sorun çerçevesinde benim kafam, iyi gözükmesi yerine doğru konstrüksiyon yapabilecek şekilde çalışıyor tabii bunun neticesinde hep kontraplak ve lazer kesim temayülü ortaya çıkıyor. Tabii bunlar model uçaktan kalma alışkanlıklar, bu konuyu da düşünüyoruz.
    Eklenen Dosyalar Eklenen Dosyalar
    Selim Özdil

  7. #67
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Çizgi çizemedik, dolayısı ile çizimlerimizde bir ilerleme yok, dolayısı ile biraz mavra yapalım diye düşündük. Mavra olan konu bana ilginç gelmişti tabii kadırgalarla ilgili, doğrulukları konusunda, doğru olabileceğini zannettiklerimi belirttim dolayısı ile biraz şüpheli olmanızda fayda var.

    Daha önce 16.YY'ın kadırgalarda ciddi değişikliklerin olduğu yüzyıl diye bahsetmiş ancak altını doldurmamıştık. Bir de USA'lı bir araştırmacı, 16.YY'da Osmanlı Kadırgalarında ciddi teknolojik gelişmeler olduğuna dair bir ifade kullanmıştı. Bir süredir bu gelişmelerin ne olduğunu bulmaya çalışıyorum. Osmanlılara has bir değişiklik bulamadım ama Kadırgada değişiklikler var.

    Bu değişikliklerden bir tanesi kadırgalara topların konması, tabii her zaman olduğu gibi bunu ilk Venedikliler yapıyor. Osmanlı Kadırgalarına toplar ne zaman konuyor diye sorarsanız, tam bir şey söylemek mümkün değil ancak ilk kanıt 1530'lu seneler civarında bulunuyor ama literatür 15.YY sonlarına doğru Venedikte Kadırgalara topların konulduğunu söylüyor. Tabii kadırgalara topların konması ile kadırgaların ebatları değişiyor, enleri değişmiyor ama boyları uzuyor. Takriben 160 tondan 200 tona çıkıyorlar (Gallea Sotil yani Standart Kadırga). Bunun yanında başka sebeplere de bağlı olarak, eni de daha fazla olan daha büyük, bizim Bastarda dediğimiz BASTARDELLA'lar, Lanterna'lar, Real'ler yapılmaya başlanıyor.
    Toplar il başta tek, geminin eksenine konuyor boyu kısa ve çapı büyük. Daha sonra topların tipi, sistemi ve adetleri de değişiyor.

    Değişikliklerden bir diğeri ise, bu topların konduğu yerin üzeri kapatılarak bir savaş platformu haline getiriliyor. Hatta daha sonraları bu savaş platformu, iskele ve sancak olarak ikiye bölünüyor. Bununla ilgili de tam bir tarih veremeyeceğim ama tahminen bu da 16.YY başlarında başlıyor.

    Üçüncü ve en fazla dikkatimi çeken değişiklik ise KÜREKLER.
    15.YY'da Kadırgalar ALLE-ZENZİLE (veya Ala-sensile vs) denen, her iskarmoz istasyonunda iki kürek olan ve her küreğin bir kürekçi tarafından çekildiği bir sistem kullanıyorlar. Yani kürekler daha küçük, hafif ve adedi bizim gemi tariflerimize uymuyor. Daha sonraları bu kürekler iki kişi tarafından çekiliyor, üçüncü kürek konuyor ve 15YY. sonlarında 4. Kürek konması için araştırma ve incelemeler yapılyor ama yer darlığı nedeni ile bu mümkün olmuyor. 3.Küreğin konması, İskarmoz girişi (apostis) gerekliliğini getiriyor, bilemiyorum, belki 2 kürekte de apostis vardı veya bir kürek için iki kürekçi kullandıkları zaman da gereklilik ortaya çıkmiş olabilir. 15.yy sonlarında, 16.YY başlarında 4. kürek ve kürekçileri koyamayınca değişik bir sisteme geçiliyor. "ALLA SCALOCCIO" yani her İskarmoz istasyonunda büyük ve tek bir kürek ve her kürek üç veya daha fazla kürekçi ile çekiliyor. Neden iki kürekçi değil bilemiyorum veya ben atladım. Osmanlıların İnebahti savaşına (Lepanto) kadar alle-sensile kürek sistemi kullandıkları söyleniyor. Hatta İnebahtı savaşında bazı Venedik kadırgaları da bu kürek sistemine sahipmiş.

    Tabii bazı resmedilmiş tablolar, bunlarda bahsettiklerimizden farklı görüntüler ortaya koyabiliyor, bu kitapların yazarları bu tablolardaki bilgilere neden itibar etmediler bilemiyorum, büyük bir ihtimalle tabloların hayali olabileceğini farzetmiş olabilirler.

    16.YY'da kadırgalarda olan değişikliklerin bir tanesi de DİREKLER. 15.YY kadırgasındasında (gallea-sotil) tek direk var. Tam emin değilim ama ikinci direk, 15.YY sonlarında veya Bastardella denen büyük kadırgaların yapımı ile başlamış olabilir. İkinci direk ana direğin önüne veya arkasına (fok veya mizzen) konabiliyor, daha sonraları bazı kadırgalara üçüncü direk geliyor.

    Başka değişiklikler de var, mesela ilk başlarda, iskarmoz kirişini tutan ana kirişler yok, merdiven arka taraftaki kirişin üst seviyesindeki platforma kadar çıkmıyor, burada bir platform yok, ilk önce eni azaltılıyor (gallea sensili) daha sonra arttırılıyor, biz karaya kolay çekebilmek için altını düzleştiriyoruz vs vs.

    15.YY kanıtları yok denecek kadar az, bazıları 16.YY deyip, 17 veya 18.YY kanıtları koymuşlar. Bazen adamın kafası karışıyor. Her yazar kanıt bulabildiğini düşündüğü kaynağa odaklanmış, kimi Venediğe, kimi Fransaya, Kimi hem Venedik hem Fransaya, çok az İspanyol var, biz ise neredeyse yokuz. Belirtilenler arasında çelişkili olanlar ve/veya benim çelişkili zannettiğim hususlar var. vs vs.

    Tabii kitapların yazarları veya araştırmacılar yazılarını ne kadar doğru yazmışlar onu da bilemiyorum, ama belli tarih tolaransları ile Kadırgalarda bu değişikliklerin olduğunu farzetmek lazım diye düşünüyorum. Bir örnek vermek gerkirse, Wolfram Mondfel'in Die galeere kitabında bahsettiği tarihleri ile benim burada yazdığım bazı tarihler arasında 100 yıl fark var. o bu değişikliklerin bazılarının daha önce olduğunu söylüyor, ama tahmin etmiş, kanıtı yok.

    Tabii bunlar doğru ise bizim bazı hikayelerimizin efsane niteliği ihtimali çok yükseliyor ve daha da önemlisi heryerde ortalıkta dolaşan KADIRGA, BAŞTARDA vs vs tariflerine bir tarih koymayınca DOĞRULUKLARI ortadan kalkıyor.
    Selim Özdil

  8. #68
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Sevgili Murat yardımcı, Sunbeki ile ilgili konuda kendi adına demişti ki, "bu modeli yapmam için daha fazla tecrübe kazanmam lazım". Bu ifade benim için İYİ BİR KILAVUZ oldu.
    Olabildiğince gerçeğine uygun ANCAK olabildiğince de kolay yapılabilecek bir SULTAN KADIRGASI yapacağız yani aslını temsil edebilecek. Hatta dahası da olabilir, bir SAVAŞ KADIRGASI.

    Neticede amacımız replika model planı çizmek değil, amacımız modelciliği sevenlere yapabilecekleri bir model için altyapı sağlamak.

    Bu gemi bir KADIRGA. Bence kürek saymayı unutmak lazım. Kürek saymak sadece 17.YY ve 18.YY kadırgaları için geçerli gibi gözüküyor. Bizim gemimize küçük bir kadırga veya büyük bir Galliot (Kalite, Kalyata) da denebilir. Süslenerek, ve kıçına bir de Kiosk konarak Padişahımızın bineceği fiyakalı bir hale getirilmiş.
    Ahmet Güleyüzün kitabındaki Hollanda gravürlerinde gözüken kadırgaların çok benzeri, neredeyse aynısı gibi gözüküyor sadece gravürlerde gövde ile kollar arasındaki destekler geminin orta kısmında yok bizimkinde var ve gravürlerdeki gemiler iki direkli ve kıçlarında platform var. Ebat mukayesesi yapmadım.

    Bir an düşündüm, acaba kadırgamızı bir SAVAŞ KADIRGASI mı yapalım diye.

    Bu gemi bana göre Osmanlı kadırga tasarımının en önemli özelliğini taşıyor. Batılılardan farklı olarak Osmanlılar hemen hemen her gece kara yaptıklarından gemileri karaya kolay çekebilmek ve küreklerin suya yakınlığını arttırmak için geminin altını düz yaparlarmış. Hatta Omurganın altında, karaya çekerken omurga hasar görmesin ve/veya kolay tamir için bir ek tahta daha olurmuş. Bizde ek tahta yok fakat diğer önemli özellik bizim kadırgamızda var.

    Zaten süslemeler ile ilgili planda bir şey olmayacağına önceden karar vermiştik. Padişah kadırgamızın planını bitirdikten sonra bunu bir de savaş kadırgası haline getirmeye niyetlendik. Kolay yapılabilsin diye tahtaları biraz da büyütmeye hatta bazılarını küçültmeye karar verdik.
    Selim Özdil

  9. #69
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Bir kürek çizelim derken, bizim geminin küreklerinin çalışmadığını farkettik.
    Ekteki resimde göreceğiniz üzere (tabii resim 1/40 ölçekli) iskarmoz ile kenar arası 63.33 mm geliyor. Buna göre küreğin takribi boyunun 190 mm (3x bu mesafe) olması gerekiyor. ITU raporunda da su kesimini vermiş.
    Bunlara göre çizdiğimizde küreklerin suya değme şansı bile yok. Kürekleri uzattık 246 mm'ye uzatınca ancak ucu suya giriyor.
    Neyse garip bir durum, başka hususları inceleyeceğiz herhalde. Su kesiminde, referans alınan resimlerde veya bizde hata olabilir bir ama sapma çok büyük. Belki de bu yüzen bir kadırga değil. Anladığım kadarı ile takriben 200 senedir yüzmüyormuş.
    Unutmadan belirteyim, resimde gördüğünüz adamların boyu 1.70m.
    Diğer tarafta postaların çizimlerini tamamladık, geldik KARPUZ KIÇA. Ben bir şekilde nasıl olsa çizerim de nasıl kaplanacak onu bir iyi düşünmek lazım. 1 ve 15 nolu postanın yerlerini ana iskarmoz kirişini ile beraber olabilecek yerlere taşıdık. Endazemiz olduğu için posta şeklini kolayca çıkartabiliyoruz.
    Yine ekte resimde gördüğünüz gibi tahtaları bir miktar büyüteceğiz, ama hala küçük gibi gözüküyor, biraz daha düşünelim.
    Hedef olabildiğince az tahta ebatları ile yapmak, yani 2,5-3 ve 4 mm kontraplak olacak, belki 2.5 mm'yi de 3 ve bazı yerlerde 2 mm yapabiliriz.kaplama kalınlığı 1 mm.
    Eklenen Dosyalar Eklenen Dosyalar
    Selim Özdil

  10. #70
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Evet, ekte resimde göreceğiniz üzere tabiri caiz ise bizim kürekler havaları dövüyor ve adamlar havada kürek çekiyor. Daha önce arka taraflarda herhalde uzun boylu adam kullanıyolar demiştik ama adamların boyu 2.20 olması gerekli gibi gözüküyor.
    Fark çok büyük ama ben yine de çabuk bir inceleme yaptım. Resimde güverte ile iskarmoz kirişi arası mesafeleri göreceksiniz. Kırmızılar bizim gemiye maviler ise ITU planına ait. Önemli bir fark yok, tabii o farklar fotokopinin kopyasının taranmış halinin vs vs üzerinden alındığı için, bu gibi farklar olabiliyor, üstelik fark bizim için avantajlı tarafta, yani bizim geminin bu ölçüleri daha küçük.
    Bir de ITU raporunda küreklerin genel görünüşünü gösteren resim vardı, onu da ölçekledim ve ölçtüm. Ölçtüğümüz standart kürek boyu 192 mm, arka kürekler 222 mm'ye çıkıyor. ITU tarafından çizilen kürekler kaide kural ebatlarına uyuyor ama bizim gemide bu boyları %35-40 uzatsak bile suya ancak değiyor.
    Gerçek gemide, iskarmoz kirişi ile güverte arası yüksekliğinde, ölçmemekle beraber yaklaşık 25-30 cm hata var gibi gözüküyor. Bence ITU böyle bir hata yapmaz.

    Bir de Sultans Caique Planını inceleyelim. Gerçi oradadaki geminin omurgası ve su kesimi farklı ama bize bir fikir verir diye düşünüyorum.

    Tabii aklıma şu da geldi.

    Bu gemide önceden bir alle-sensile (3 kürek), kürek sistemi vardı, sonradan bunu alla-scaloccioya (tek kürek) değiştirmek istediler, ve mühendisliğini Fransızlara sipariş verdiler. Fransızlar da değişiklik için SULTANS CAIQUE planını çizdi. Plan yanlıştı fakat kimse farketmedi ve plana göre tamirat yapıldı ve gemiyi suya koyunca, O DA NE? kürekler suya ulaşmıyor.
    Hemen padişaha bir yalan uydurup gemiyi sakladılar. O zaman bu zamandır gemi o ambarda, bu ambarda dolanıp duruyor.

    Tabii herzamanki gibi bizim uydurma hikayelerimizden. Tabii bu hikayeyi doğrulayabilmek için Sultans Caique planını incelememiz ve tahta tarihlerini bulmamız lazım. Belki alternatif bir hikaye üretiriz.

    Bu hikayeyi nasıl uydurdun diye sorarsanız, bizim geminin gerçeğinde GANGWAY'in yani güverte orta kısımdaki dikey kirişlerin üzeri açık. Sultans Caique planında da buranın üzeri açık.
    İçine yedek direk, tente, ip veya benzeri bir şey koymak için üzeri açık olabilir ama bana pek mantıklı gelmedi. Burası adı üzerinde bir yürüme yolu, yani geminin başı kıçı arası gidip gelecekler, buraradan gidip gelecekler, eğer buradan gidip gelmezlerse, ya kürekçilerin kafasına veya küreklerin üzerine basarak, veya bir alternatif de kürekçileri kenara iteleyip oturaklara basılarak gidecekler. Dolayısı ile üzerinin kapalı olması veya en azından kapaklı olması mantıklı gözüküyor.

    Gemide ve sultans caique planında bu gangwayin üzeri açık olduğu için acaba fransızlar bu gemiye bakarak mı plan çizdiler diye düşünmüştüm.

    Neyse biz modelimizi nasıl düzelteceğiz, yanlışlık nerden kaynaklanıyor onu araştıralım. Pek fazla bir şey kalmamıştı ama şimdilik çizime ara veriyoruz.
    Selim Özdil

  11. #71
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    ekteki resmi bir türlü yollamayı beceremedim, neyse sonunda oldu herhalde.
    Eklenen Dosyalar Eklenen Dosyalar
    Selim Özdil

  12. #72
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Birşeyler daha buldum. Bu gemi ile ilgili 1974 senesinde bir inceleme daha yapılmış, hatta bu kişi 1977 senesinde bir inceleme daha yapmış. Adı Lucien Basch, sanırım Belçikalı. Raporlarını bulamadım, yunanca bir raporunu buldum ama okuyup anlama şansım yok. Resim olarak bulduğum için tercüme de ettiremiyorum.

    Hikaye anladığım kadarı ile şu şekilde.

    Biz mi çağırdık, kendisi mi geldi bilmiyorum ama 1974'de ilk geldiğinde bu gemi kendisine Fatih Sultan Mehmet'in gemisi diye bu gemiyi tanıtmışız hatta bu konuda çok ısrarcı olmuşuz. O da "15.YY'da kadırgalarda alle-zenzile (3 Kürek) sistemi vardı, fakat bu gemide tekli kürek sistemi var bu 15.YY gemisi olamaz" demiş. FAKAT 1977 senesinde tekrar geldiğinde, İLGİNÇTİR.... bu geminin Istanbulul'un Fethi sırasında ele geçirildiğini, daha sonra kürek sisteminin değiştirildiğini, üzerindeki motiflerin ve ejder figürünün de BİZANSLILARA ait olduğunu ve KADIRGA isminin de Yunancadan geldiğini söylemiş veya böyle bir rapor yazmış.

    Biz de bu arada PALAVRA hikayemize bir destek bulmuş olduk, yani kürek sistemi daha sonra değişmiş olabilir.

    Bu Bizans Hikayesi bana garip geldi. Fetihten önce Istanbul'da gemi yapımı var ancak bu tip gemi yapıyorlar mı bilmiyorum fakat, Bizanslıların gemilerininin o tarihlerde Venedikte yapıldığı söyleniyor. Eğer Istanbul civarında yetişen ağaçlar, Venedik civarında da bulunabiliyorsa, bunun doğru olma ihtimali olabilir veya Venedikliler Istanbuldan tahta getirip bu gemiyi yapmış olabilirler, ANCAK tahtaların analiz tarihleri bu hikayeye uymuyor.

    Osmanlılar gemi yapımında Venedikliler gibi PREFABRİKASYON sistemi uygularlarmış, yani önceden gemilerin, özellikle Kadırgaların yapılacağı tahtaları imal edip İstanbul ve Selanikte depolarlarmış, Gemiyi yapacakları zaman da bizim KİT yaptığımız gibi, ambardan bu parçaları alır birleştirirlermiş. Tabii bu doğru ise, tahta analiz tarihleri de geminin yapım tarihi için DOĞRU bir esas teşkil etmiyor, bu şekilde gemiyi ancak daha eski yapılmış olarak bulabilirsiniz. Yani gemi tahta tarihleri 16 ve 17. YY'a ait olduğu için, mantıken bu gemi 16.YY'dan sonra yapılmış ve daha sonra tamir görmüş olabilir. Tamir veya İnşaada, eski stok kullanılmış olabilir ama daha önce yapılmış olamaz.

    Bence tahta bir geminin bu kadar uzun süre yaşaması, deniz görmediğinin de bir işareti olabilir.

    Bu gemide GARİP olan şeyler çok fazla çıktı.

    Şu tarihihçiler, arşivlerdeki muhasebe defterlerine, doğruluğu bilinmeyen hatıratlara bakıp tarih yazacaklarına, biraz da somut kanıtlarla ve doğru yerlere bakarak tarih yazsalar iyi olacak.
    Selim Özdil

  13. #73
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Konuyu takip eden arkadaşlardan özür diliyorum, bu aksilikler çıkınca motivasyon kaybı oldu. Nasıl devam edeceğimize karar veremedim. Gerçek ölçüleri ile mi çizelim veya kürekleri çalışır hale mi getirelim diye. Kürekleri çalışır hale getirmek çok iş, iskarmoz kirişi seviyesini ve açısını düzelmek lazım, bu da bu 48 kolu yeniden çizmek demek, en azından düzeltmemiz gerekir. Neticede model olacak, kürekler pek dikkat çekmez, bu şekilde devam edelim hususu da diğer alternatif. Hala düşünüyoruz.
    Bir süre internette beleş tekne çizim programı aradım, belki birşeyleri daha pratik yapabiliriz diye. Birsürü birşeyler var ama sorunumuzu kolaylaştıacak özellikleri yok, üç boyutlu otoked çalışayım dedim, beceremedim, Solid Works vardı onu kurdum, onu da kullanmayı beceremedim dolayısı ile düşünme biraz uzadı.
    Düşünme uzayınca araya başka bir konu soktum, biraz da o konuyu çalışıp öğrenelim dedim. Küçük gerçek bir yelkenli yapmaya karar verdim. Birsürü plan buldum ama kendi tasarımız olsun diye oturup çizdik. Resmini ekte bulabilirsiniz. Buralarda bir konu açayım istedim ama tüm konular modllerle ilgili. Resmini ekte bulabilirisiz. Sanırım seneye yüzer hale gelir.
    Eklenen Dosyalar Eklenen Dosyalar
    Selim Özdil

  14. #74
    Forum Üyesi hakki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.01.2012
    Mesajlar
    101
    Konular
    24
    Etti
    0
    6 mesaja 10 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Selim Bey,bu kadar araştırma boşa mı gitti?Motivasyonun iyisi ve kötüsü de bulaşıcıdır,motivasyon kaybı inşallah bizleri de etkilemez.Naçizane önerim yapmayı düşündüğünüz yelkenliyi kültürümüze ait eski teknelerden birinden planlayabilmeniz.Bu şekilde bir ilki de başarmış olursunuz.Kolaylıklar diliyorum.

  15. #75
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    hakkı bey merhabalar, planlama için birşeye gereksinim yok, sadece kürekleri çalışmayan bir kadırganın planını çizmek, gönülsüzlük yaratıyor. İnşallah ben biryerlerde yanlış yapmışımdır veya inşallah benim ölçüleri aldığım planlar yanlıştır da neticede yanlış bir iş çıkmıştır ortaya. Eğer hakikaten müzedeki kadırganın da ölçüleri de böyle ise ...........
    Tabii uzak durmak için de kendime bir meşgale buldum, 3.5m'lik bir yelkenli tekne planı çizdim, bir kısım malzemeyi aldım ama piyasa kötü, biraz yavaşlattım ama seneye yaza yüzer herhalde.
    Bir de sözümüz var, planını burada yayınladığımız 1 m sınıfı bir müsabaka yelkenlisi yapacaz, onun vaktine de havalar serinleyince demiştik, vakti de geldi sayılır.
    Bi ara bu kadırgamızın sadece kürek platformunu, omurga ve postalarını yani genel planını çizeyim isteyen elle kessin, isteyen lazerde kestirsin geri kalanı da kendisi gönlünce yapsın diye düşündüm, aslında hala düşünüyorum ama herhalde böyle olacak aklıma başka çözüm gelmedi.
    Tabii adam kendine yelkenli planı çizmek için bizi es geçti diye düşünüyorsanız, onun da etkisi var. Ben bir koltuğa iki karpuz koyamıyorum ama gerçek yelkenlinin düşünme işi bitti, çizim işi de bitti sayılır. Sırada kadırgamızın planı, model müsabaka ve gerçek yelkenlimiz var.
    Biraz tembellikten kurtulmamız lazım ama beceremiyoruz.
    Selim Özdil

  16. #76
    Forum Üyesi hakki - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    20.01.2012
    Mesajlar
    101
    Konular
    24
    Etti
    0
    6 mesaja 10 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Selim Bey,Bu işler sevgi işi,gönlünüzden hangisini arzu ediyorsanız elbette o yöne doğru çalışmalar yapacaksınız,yoksa iş üremiyor.Yeni prolenizde başarılar dilerim.3.5 metrelik yelkenli bana biraz ufak gibi geldi hiç olmazsa 6/7 metre olsaydı.Malzeme fiatlarını pek bilmiyorum zira tekneyi satalı 5 yıl oldu,ama o kadar fark edeceğini sanmıyorum.1 metre sınıfına gelince bende de 2 tane var Fethiye ye yarış alırız diye uğraşmıştım,yarışlar yelken federasyonuna bağlı yapılıyor.Bildiğim yarış enson Ereğlide yapılmıştı,oranın parkuru da uygun değil yarışmacılar teknelere binerek yarışa katılmışlardı.Fethiye parkur açısından çok uygun ,hakim rüzgar kuzey gidişte ve dönüşte aynı parkuru kullanma imkani var.Sponsor olarak belediyeye söyledim yaparız,ederiz deyip geçiştirdiler.Çalışmalarınızda kolaylıklar diliyorum.

  17. #77
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Yüzen bir model yelkenli buralarda pek ilgi çekmedi, biz de yarım kalan konularımızı incelerken tekrar bu konuyu bulduk. Küreklerin suya ulaşmaması nedeni ile Istanbulda sergilenen bu kadırgamızın gerçekten YÜZDÜĞÜNE dair şüphelerimiz oluşmuştu, bu nedenle ara vermiştik, ama pek yanılmış gibi gözükmüyoruz. Bu benim fikrim ama bulabildiklerimiz çerçevesinde en kuvvetli ihtimal, ALLE ZENZİLE kürek sistemi olan bir 16.YY SAVAŞ KADIRGASINI, Sultan kadırgası yapmak için ALLA SCALOCCİO kürek sistemine değiştirdiler, ama Sultan Kadırgası yük taşımadığından bir mühendislik hatası yapınca, kadırga hafif kaldı ve kürekler suya ulaşmıyor, bu nedenle de gemi yüzmedi ve günümüze kadar ulaştı.
    Biz de Kadırgamızı SAVAŞ KADIRGASI yaparsak, su kesimini arttırır kürek sorununu çözeriz diye düşündük. Doğru mu düşündük bilemiyorum, çizmeye devam edersek göreceğiz. Rivayete göre Barbaros Istanbuldaki tersanelerde gemi inşaa işlerine karışır, hızlı gitmeleri için kürekleri suya daha yakın istermiş. Tabii savaş kadırgası yapacaksak kıç taraftaki KİOSK'u kadırıp, ön tarafa bir de SAVAŞ PLATFORMU koymamız lazım. Şu anda bunların nasıl olacağına dair hiçbir fikrim yok ama birşeyler buluruz herhalde.

  18. #78
    Forum Üyesi Murat Yardımcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    31.01.2009
    Yaş
    42
    Mesajlar
    886
    Konular
    15
    Etti
    0
    1 mesaja 1 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Selim Bey bu kadar araştırıp bir şeyleri meydana getirme çabalarınızı gerçekten hayretle izliyoruz. İnşa Allah hep birlikte çalışmalarınızı sonuçlandırdı ğınızı görürüz. İyi çalışmalar dilerim.
    Murat Yardımcı<br />İstanbul Maltepe

  19. #79
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Sevgili Murat, biz bu işlerle uğraşarak vakit geçiriyoruz, vakit geçirmenin de bir miktar arkadaşlara faydası olmasına çalışıyoruz. Tabii bu arada önemli olan doğruları bulabilmek, bunları becerebiliyormuyuz ben pek zannetmiyorum. Ortalıkta çok çelişkili bilgiler var. Bir resim buluyorsuz, "Berberi Korsan Kadırgası" (barbary corsair galley) demiş, aynı resmi bir başka yerde buluyorsunuz, "Fransız Amiral Kadırgası" demiş. Tabii resimde detayları göremediğiniz için kimin doğru olduğunu anlayamıyorsunuz.
    Geçen yaz biryerlere gelmiştik ama geldiğimiz yerlerin birçoğunu şu anda unuttuk, tekrar hatırlamaya çalışıyoruz.
    Kafamız karışık, biz bu kadırgayı 16.YY kadırgası zannediyorduk ama boy/en oranı tutmuyor, ayrıca 16.YY'da kıç taraftaki yaşam mahalli bizim kadırgamızdaki gibi henüz düzleşmemiş, güvertenin eğimini takip ederek yukarı doğru çıkıyor. Bunlara baktığınızda 17.YY kadırgası gibi gözüküyor. Tabii Osmanlı-Venedik ekolü ile inşa edildiğini farzedersek. Fransız-Malta ekolü ile İspanyollar, 16.YY'da bu boy/en oranında Kadırga yapıyorlar. İskarmoz kirişi (apostis) ve kollar, ile teknenin hafifliği Osmanlı Venedik ekolüne uyuyor. Diğer ekollerde tekne daha ağır ve kiriş ile kollar farklı.
    Sayın ATA NUTKU raporunda deplasmana 50 ton demiş ama bu ebattaki bir kadırganın deplasmanının 130-140 ton civarında olması daha mantıklı gözüküyor, bu da bir miktar küreklerin suya ulaşmamasını izah ediyor. Gemi GALLEA SOTİL'den (standart Kadırga) küçük, GALLEOTTA'dan (Kalite) büyük gözüküyor. Belki Sultan Kadırgası olduğu için ÖZEL bir inşaat.
    LUCİEN BACH raporunda 15.YY'da Venedikte yapılmış bir BİZANS gemisi ve omurga ile postalar dahil tahtaların hepsi değişmiş demiş ama geminin boy/en oranı (7.5), o tarihlerde Venedikte yapılan gemilerden (6) çok fazla, vs vs.
    Özetle HİKAYESİ BİLİNMEYEN bir kadırga sergiliyoruz.

    Bizim yapacağımız SAVAŞ KADIRGASI bu gemi ile bir alakası olmayıp, sadece şu ana kadar çizdiğimiz çizgileri ziyan etmeme amacı taşıyacak. Ekteki resimlere benzetmeye çalışacağız. Ekteki resimle OSPREY yayıncılığın Renaissance War Galley (Rönesans Savaş Kadırgası) kitabından alınma sayfalar.
    Eklenen Dosyalar Eklenen Dosyalar
    Selim Özdil

  20. #80
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

    Son bir haftadır araştırmalarımızda kayda değer bir şey bulamadıkve sonlandırdık. Planımıza dönmeden önce nereye geldik bir özetleyelim;- Henüz ben görmedim ama hikayesi bilinmeyen ve sergilenen birkadırgamız var.- Sn. Ata Nutku'nun, bu sergilenen kadırga ile ilgili birraporu (Planı) var.- Kadırgalar hakkında kitap yayınlayan bilinen kişi vekuruluşlar arasında (Wolfram Mondfeld, Osprey yayıncılık gibi) birkaç kitabımızvar.- Internetten bulduğumuz bazı Kadırgaplanları ve resimleri var.
    İfadedebir hata olmasın, ben KADIRGA ifadesini, 15.YY ve sonrasındaki gavurcada GALLEYveya GALLEA karşılığı olarak kullanıyorum dolayısı ile bu ifadenin arkasındaen, boy, kürek sayısı, vs yok, bu ifade en küçüğü PERGENDE ve en büyüğüBASTARDA olan gemi sülalesini tarif ediyor ayrıca kullandığım gavurcakelimelerin de çok fazla üzerinde durulmaması lazım çünkü kullanılan tümisimler TÜRKÇE DEĞİL. Kadırga, yunanca "kateron" dan geliyor,Bastardayı, aynen İtalyancada almışız, Galiyotta'ya "Kalite",Birigantin'e "Pergende" demişiz vs vs.
    Bu tip KADIRGALAR, prototipleri 13.YY’da olmak üzere, 15. YYbaşlarından 18.YY sonlarına kadar AKDENİZ ülkeleri tarafından yaygın olarak üretiliyorlar,tabii ki üreticiler arasında İngiltere, Danimarka, Rusya vs vs gibi istisnalarvar ama üretim buralarda pek soluklu olmamış.Geminin önceki tiplerinden EN ÖNEMLİ FARKI, gövdesinin kapalıyüzen bir duba olması. Bu şeklin ÇİNLİLER tarafından bulunduğu ve MARKO POLO (13.YY)tarafından İtalyaya getirildiği söyleniyor.Üretildiği 400-500 sene boyunca bir EVRİM geçirdiği haldebazı özelliklerini ve genel yapısını koruyan bir gemi. Savaşmak ve savaşa destekamacı ile yapılmışlar, ana tahrik kürek fakat yelkeni de var. Yarış teknesiusulü, kürek için iskarmozlar tekne gövdesinden dışarıda bir kiriş üzerinde, vebu kirişi tutmak için yüzen kısma bağlı bir düzenek var, tüm ülke ve teknebüyüklüklerinde bu düzenek yapısal detaylardaki bazı farklılıklar hariç, hemenhemen aynı.Osmanlı Kadırgaları ile ilgili tüm bilgi çok yüzeysel vesadece dönemini kapsayacak şekilde KATİP ÇELEBİ’nin hatıratlarından geliyor. Akdenizkadırgaları için 15.YY ve öncesi için gelişmeler resimlemelerden takip ediliyorsonrasında bazı tarihi kayıt ve kitaplar var. Osmanlılar için bazıhatıratlardaki çok genel bilgilerin dışında hemen hemen HİÇBİR BİLGİ YOK.14-18 YY’lar arasındaki zaman arasında, gemilerinbüyüklükleri, boy/en oranı, direk adedi ve boyları, buna bağlı olarak seren ebat,yükseklik ve boyları, kürek sistemi ve yapısı, kıç taraftaki köşk şekli veeğimi, pruva mahalli şekli ve yapısı ve buna benzer özellikler değişiyor ancakGENEL ANLAMDA görünüşü pek değişmiyor. Değişenler arasında en önemlileri, 15.YYsonları ile 16.YY başlarında büyük olanların kürek sistemi ile topların konmayabaşlaması ile pruva yapısı. Ne kadar doğru ve nereleri değişmiş bilemiyorum ama Osmanlılarda24-26 oturaklı Kadırganın zaman içerisinde 40 değişik tipte yapıldığısöyleniyor.Tabii 10 kürekten, 30 küsur kürekli ebatlara göre tipleriolduğu için değişiklikler sülalenin tamamında ve aynı paralellikte olmuyor,genellikle savaşta ESAS teşkil edenler yani bizim Kadırga ve Bastarda tabir ettiğimiz tipler daha çokdeğişiyor. Herkesin kürek sistemi değişik ve herkes kürek sistemini BİR SIRolarak saklıyor hatta Sadrazamın bir tanesi, Istanbuldaki tersanenin etrafınainşaa sırlarını korumak için DUVAR ördürüyor. (Ben yazanların yalancısıyım,belki de Sadrazam HIRSIZLIĞI engellemek veya başka bir nedenle duvar ördürdü.)Kullanımının zirvesinde olan 16.YY döneminde, iki ekol var,biri İspanyol/Fransız diğeri ise Osmanlı/Venedik ekolü. İspanyol ve Fransılarıngemileri daha ağır ve hantal, nispeten Osmanlı ve İtalyanlarınki daha hafif vehızlı. Herkes kendi savaş tecrübesi ve stratejilerini gemilere olabildiğinceyansıtıyor. Boy/en oranını arttırmada İspanyol ve Fransızlar önde gidiyor.Bu savaş stratejileri çerçevesinde 16.YY’da bizim MAVNA tabirettiğimiz daha ağır donanımlı GALLEAS (Venedikliler) ve 17.YY bizim SUNBEKİ(??)tabir ettiğimiz kullanımı daha ekonomik ve pratik ŞEBEK (Osmanlı Garp Ocakları)tipleri ortaya çıkıyor. Genel anlamda gemilerin en büyük sorunları, PAHALI İŞLETİMşekilleri dolayısı ile LOJİSTİK ile DALGALI DENİZ veya RÜZGARLI HAVA için uygunolmamaları.Tabii bu TESPİTLERDE, eksik noktalar çok fazla, mutlakayanılgı ve yanlışlar da vardır, ben sadece AMATÖRCE, kadırga nedir ? sorusununcevabı için bir altyapı oluşturmaya çalıştım.Yabancı kaynaklarda bu gemilerin büyüklükleri en/boy olarakverilmekte ancak bizim kaynaklarda oturak sayısı olarak verilmektedir. OTURAKdeyince akla hemen kürekçilerin oturduğu geliyor ancak, mülayim durumlarharicinde kürekçiler AYAKTA görev yapıyorlar veya kürek sisteminin tasarımınagöre bazı gemilerde oturarak, bazı gemilerde ayakta görev yapıyorlar, Osmanlıgemilerinde nasıl bilemiyorum. Bizim buradaki gemimizde AYAKTA görev yapıyorlargibi gözüküyor.Çok uzun oldu, okumaya niyetliyseniz sıkılmayın diye sonbirşey yazıp mesajı bitireceğim. Bence ÖNEMLİ. Kadırganın kendine has ve enönemli yapısı yüzen kapalı bir kısmın üzerine bir çerçeve olarak kürek sistemikonuyor demiştik. ESASI bu felsefe teşkil ediyorsa, FIRKATE, KIRLANGIÇ tabirettiğimiz gemileride böyle bir düzen olmadığından kanımca bunlar bu sınıfagirmiyorlar. Ama sanıyorum biz esası ÇEKTİRİ üzerine yani KÜREK üzerinekurduğumuz için, aynı sülalede gibi gözüküyorlar. Doğru mu ?, bence DEĞİL.
    Selim Özdil

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •