Gemi Modelciligi Ship Model Building

Geri Git   Gemi Modelciligi Ship Model Building > GEMİ MODELLERİMİZ > Klasik Türk Tekneleri > Osmanlı Kadırgası





Cevapla
 
LinkBack Secenekler Stil
  #21  
Alt 3 Hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası



Birkaç gündür “Sunbeki” ne diye internette araştırıyorum. Böyle bir geminin bilinen Osmanlı tersanelerinde yapıldığına dair bir bilgi bulamadım.
Sonra aklıma bir şey geldi, biryerlerde 16.YY başlarında Rodosun fethinden (1522) sonra Kurtoğlu Muslihittin Reis, 3 adet gemi yaptırmıştı diye okumuştum. Nerede yaptırdı bilmiyorum. Rodos bir ada olduğuna göre tersanesi veya tersaneleri olması çok muhtemeldi, bir araştıralım dedik.
Kurtoğlu Muslihittin Reis (1487-1535), Barbaros kardeşler gibi aslen “KORSAN”, 1509 senesinde Sultan Beyazıt II tarafından başarısız olan Rodos Kuşatması için göreve çağırılmış, 1516’da Sultan Selim tarafından kendisine amirallik teklif edilmiş, 1519’da Rodosun fethi için Kumandan tayin edilmiş, 1522’de de Sultan Süleyman komutasında Rodosu fethetmiş. Önemli bir denizcimiz, oğlu Kurtoğlu Hızır da amiral, Hint Okyanusunda.
Rodos yakınlarında, bir ada var, “SYMI” (simi) adası. Bizde bu adanın adı kimine göre “SÖMBEKİ” kimine göre “SUNBEKİ”dir. Rodos’un fethinden (1522) sonra, bu ada Rodos Sancağına bağlı olarak Osmanlının olmuş ve Kurtoğlu Muslihittin Reis de Sultan Süleyman tarafından Rodos Sancak beyi tayin edilmiş.
Tabii hemen aklıma “bu adada tersane vardı da, Kurtoğlu gemi mi yaptırdı, biz bu adada yapılan gemilere mi Sunbeki veya Sömbeki diyoruz” geldi. Rodos veya civarındaki adalarda o tarihlerde bir şekilde bir gemi yapılıyor olması çok muhtemel.
Eğer geminin ismi bu adadan geliyorsa, buraya daha sonra şebek adını alan gemi teknolojisi nasıl geldi, yoksa burada zaten varmıydı, eğer adını adadan almıyorsa, adı nereden geliyor? Bilen var mı?
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #22  
Alt 3 Hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Bir bilgiye daha ulaştım. Merak etmiştim, biz "SYMI" adasına neden "SÖMBEKİ" diyoruz diye. Bazı kaynaklarda bu ismin "SÜMBEK" isimli bir balıkçı teknesinden geldiğini belirtiyor.
Biryerlerde de Cezayirde "Sunbeki" isimli bir kasabadan bahsediliyor ancak henüz Cezayirde böyle bir kasaba veya kaza mevcudiyeti bulamadım. Varsa kıyılarda biryerde olması lazım.
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #23  
Alt 3 Hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Evet Konu belli oldu, en azından benim açımdan.

Osmanlı fethinden sonra "SYMI" adası yaşayanları 16. YY ve sonrasında gemi inşaası ile zengin olmuşlar. Yaptıkları tekneler çok süratli olduğu için Osmanlı postacılığında kullanılırmış ve teknenin adı "SYMIBEQUIR". Ada ile ilgili bir ifade, belki de son kısmı bizim "BEKİR" den geliyor.

Tabii hala bu gemi teknolojisinin buraya nasıl geldiğini ve geminin nasıl bir gemi olduğunu bilmiyoruz. Belki de Osmanlılar ustaları Cezayir'den getirdiler veya bu teknoloji bu adaya ve/veya Rodos Şövalyelerine ait.

Eğer Cezayirden ustalar getirilip teknoloji transferi yapılmış ise, bu geminin sonradan şebek adı verilen gemi ile ilgisi olabilir.

Eğer Akdeniz gemi kültürü ve Rodos Şövalyeleri ve daha sonra Osmanlı savaş tecrübesi ile bu adada gelişen bir teknoloji ise Şebek planından, "SÖMBEKİ" gemisi yapanlar yanlış yapıyorlar demektir.

Bu gemiye "Sunbeki" yerine "Sömbeki" veya "Simibekir" ismi konması daha doğru gibi gözüküyor.
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #24  
Alt 3 Hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Rodos adasının fethinden (1522) sonra, Kurtoğlu yakın bir ada olan Simi’de (Sömbeki), gemi yapımı olduğunu görür. Buradaki tersaneler zaten Rodos şövalyelerine gemi de yaptıkları için, gemileri çok beğenir ve Cezayir’den ustalarını getirerek, kendi tecrübeleri ile bu adadaki tecrübeyi birleştirerek üç adet gemi yaptırır. Sultan Süleyman da bu gemileri çok beğenir, ve bu tip gemilerin burada yapılmasını buyurur. Güverteyi top taşıyacak hale getirir, kıç tarafı da yükselterek rampa yapmak için uzatırlar ve rüzgarsız havada hareket edebilmek için gemiye kürekler koyarlar. Bununla da kalmayıp bu adadaki ustaları Cezayire götürerek oradaki tekneleri de geliştirirler ve böylece Osmanlı donanması hafif ve orta sınıfta hızlı ve etkili savaş yapabilecek gemilere sahip olur. Adada yapılanların adına da “SUNBEKİ” derler. Daha sonraları muhtelif ebatlarda yapılmışlardır. Osmanlı zamanında, orijinal ada gemisi olan “SÜMBEK” inşaası da devam etmiş, yük ve posta gemisi olarak kullanılmıştır. Cezayir’de geliştirilen tipler daha sonra “ŞEBEK” adını almış, İspanyol, Malta ve Fransız’lar tarafından 18.YY’dan itibaren yapılmaya ve kullanılmaya başlamıştır.
“UYDURMA” hikayemi beğendiniz mi bilmiyorum.
Tabii, ben UYDURMA HİKAYE haricinde de birşeyler yazıyorum da, yazdıklarım ne kadar “GERÇEKTEN DOĞRU” bu bilinmez. Napolyon, “Tarih, işine geldiği şekilde geçmişi belirten tahminlerden ibarettir, doğru olduğuna inanilması için de araya bazı kağıt ve tanıklar konur” demiş veya buna benzer bir şey söylemiş.
Konumuza gelince, bir kitap buldum, “Die Schebekke”, almanca bir kitap, yazarı da Wolfram Mondfeld. Büyük bir ihtimalle akdeniz kültürü ile orijininde gelişmiş bir gemidir diyor ve bizim Kadırga dediğimiz “Galley” ile akrabalandırıyor ve chapman planından da eski ve farklı bir bilgi yok. Detaylar için de Fransız Şebeğini kullanmış.
Diğer tarafta, Symi (Sömbeki) adasına ait, Sümbek veya Simibekir diye bir gemi bulamadık. Postacılıkta kullanıldığı için, Kargo veya Ticari , adada sünger avcılığı olduğu için balıkçı gemisi olması muhtemel. Hangi büyüklükleri vardı, en küçüğü ve büyüğü neydi, Cezayirde yapılan şebekler ile ne ilgisi vardı bilemiyoruz.
SAMBUK diye bir gemi bulduk. Arap kökenli, arap yarımadası ve hint okyanusunda faaliyet göstermiş, akdenize geldi mi? Bilmiyorum. Latin yelkenli iki direkli bir ticari gemi.
Aşağıdaki resimlerden bir Sambuk ve onunla akraba olduğu düşünülen bir Ghanja resmi göreceksiniz.
EklenmiS Resmin onizlemesi
Ynt: Osmanlı Kadırgası-ghanja.jpg   Ynt: Osmanlı Kadırgası-large.jpg  
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #25  
Alt 3 Hafta önce
Ali Timucin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
üyelik tarihi: 03.05.2008
Yaş: 41
Mesajlar: 4.576
Thanks: 11
Thanked 54 Times in 37 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Ben de bu gemi hatlarını Arap , Fransız ve Osmanlı donanmalarının küçük farklılıklar ile aynı dönemler de kulalndıklarını düşünüyorum. İsminden de anlaşıldığı üzere Arap kökenli , hatta kelime anlamı :

Afrika’nın dağlık bölgelerinin ormanlarında sürüler durumunda yaşayan, değişik renkte, uzun ya da kısa kuyruklu türleri bulunan maymunlara verilen ortak ad.

Chebek kesinlikle çok hızlı ve hareket kabiliyeti yüksek bir model olduğu icin akdeniz coğrafyasında ki ülkelerin kendine göre inşa ettiğini düşünüyorum.

Bu açıdan hakkımı Araplardan yana kullanıyorum
__________________
Ali Timucin
Kocaeli / 1976




Mail : laguna1903 at gmail.com
Msn : ali@timucin.com
Yapımı Devam Eden
Yapımı Devam Eden
Alıntı ile Cevapla
  #26  
Alt 2 Hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 20.01.2012
Mesajlar: 58
Thanks: 0
Thanked 9 Times in 6 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Selim Bey,selamlar
Araştırmalarınız için sizi kutluyorum.Yazdıklarınız doğru.Benim de birkaç yıl önce yapmış olduğum araştırmalar sonucunda söylediklerinizi doğrular nitelikte bir yazıyı turizm kaynaklı bir dergide okumuştum.Bu geminin ismi Sunbeki adasından gelmektedir,halen adada yapılan ince uzun kayıklara sunbek denmektedir.O yıllarda süngerciliğin borsası bu adada oluşturulmuştu,yöreden çıkartılan sünger hızlı bir şekilde Avrupa limanlarına ulaştırılması gerekiyordu.Hızlı olan bu tekne burada üretilip geliştirilmiştir.Malesef Osmanlı kaynakları inelenip araştırma yapılmadığı için batılıların işine gelmekte ve bizim olan bu değerlere kendi isimlerini yakıştırarak kendi menşei olarak bizlere sunulmaktadır.Bu örnekler çok olup herkesçe de bilinmektedir.Sunbeki bize ait olan bir teknedir. batılılar bu kelimeyi telaffuz ederek kendi dillerine şebek olarak isimlendirmişlerdir.
selim likes this.
Alıntı ile Cevapla
  #27  
Alt 2 Hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Sn.Timuçin Binderin bir yazısı var.

"Şebek, Sünbeki, Sambuka Türk İcadı Bir Tekne Tipi Olabilir Mi?
Bir tane daha var
""

Bir de ansiklopedik bir bilgi var.
"Xebec is also written as xebeck, xebe(c)que, zebec(k), zebecque, chebec, shebeck (); from xebec, : chabec, now chebec, : xabeque, now jabeque, : enxabeque, now xabeco, : sciabecco, zambecco, stambecco, : σεμπέκο, sebeco : sciabécco, : شباك‎‎, šabbāk and : sunbeki) Words similar in form and meaning to xebec occur in Catalan, French, Spanish, Portuguese, Italian, Arabic and Turkish."

Özellikle "ANSİKLOPEDİK" bilgideki ifadede 2 noktaya dikkatinizi çekmek isterim, Çoğu "ŞEBEK" ifadesi türevi, ancak
1. Türkçede "SUNBEKİ"
2. İtalyancada "ZAMBECCO" ve "STAMBECCO"
var.

Yani birbirine benziyorlar ve diğerlerinden farklılar.

Sn Timuçin Binder de "ŞEBEK, SUNBEKİ ve SAMBUKA" ifadelerini kullanmış.

Ben bu ifadelerden burada kökenleri farklı olan iki gemi olduğunu düşünüyorum. Timuçin beyin ifadesinden de "SUNBEKİ" ifadesinin kesin olmadığını bazılarının da "SAMBUKA" dediğinin anlamını çıkarıyorum.

Biz geminin adını "SÖMBEKİ" adasından aldığına ve burada adı "SAMBUK" olan hızlı bir gemi yapıldığına kanaat getirmiştik. Tabii bir kanıtımız yok, sadece zannediyoruz. Bu nedenle bu geminin bu adada yapıldığını düşünüyorduk.

Cezayir Şebeği ile Fransız Şebeğinin farkları var, başkaları da Şebek yapmış, İspanyollar, Maltalılar, İtalyanlar, hatta İngilizler bile Şebek yapmış. Mutlaka onların da farkları vardır. Hatta şebeklerin yapıldıkları tarihlere göre bile farkları var. Büyüklüklerini bu farka dahil etmiyorum.

Şimdi bulmamız gereken konu, Osmanlı'da bu gemi, hem Cezayirde, hem de Symi adasında mı yapılıyordu, yoksa Cezayir Şebeği ile Sunbeki veya Sambuka farklı gemiler mi?
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #28  
Alt 1 hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Konu Sunbeki ile ilgili değil ama sizinle paylaşmak istedim.

Yazan Nihat Yasa isimli bir yerel tarih araştırmacısı, ismi ile ilgili ilk defa bu blogda karşılaştım. Konuyu bilenler olabilir ama benim ilgimi çok çekti.

Konu, "Serağ-ı Bahri" İsimli, buharlı olduğu söylenen bir gemiye ait.

Bazı Paragraflar:
................................................
Uzun Mehmet’in de buharlı bir gemide askerlik yaptığı, maden kömürünü de, ilk kez bu gemide gördüğü de öteden beri söylene gelmiştir. Geminin adının da; Siracı Bahri, Şıracı Bahri, Serajı Bahri, Serracı Bahri, Seragi Bahri olduğu ifade edilmiş, kitaplara,makalelere, dergilere de böyle geçmiştir. Hatta; Surağ-ı Bahri denildiğini de bazı araştırmacıların yaptıkları çalışmalarda da görmekteyiz.
Biz de; bu gemi var mıdır? Hangi döneme aittir? Gemi kürekli midir, yelkenli midir, yoksa buharlı mıdır? diye araştırmaya koyulduk…
Yapmış olduğumuz araştırma ve incelemelerde; yukarıdaki gemi adlarının hiç birinin doğru olmadığını, bu yanlışlığın da hatalı telaffuzlardan kaynaklandığını tespit ettim. Aslında gemi 'Serağı Bahri' adında yelkenli 'Brik' bir gemidir. Gerçi Korvet, Kalyon olarak da yazanlar da olmuştur. Ancak bu gemi bir Brik'tir. Çünkü; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı İstanbul Deniz Müzesi Komutanlığı'nın arşivinde de adı 'Serağı Bahri Briki' olarak geçmektedir. Bu gemi hem yelkenli, hem de 1850’li yılların bir gemisidir. Yani buharlı bir gemi de değildir.
.................................................. .........

Konunun tamamını burada bulabilirsiniz

Ali Timucin likes this.
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #29  
Alt 1 hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Kafaya takmıştık ya, “SUNBEKİ” ne diye, en son Ahmet Güleryüz’ün “Türk Yelkenli Gemileri” ve “Osmanlıda Yelken” isimli kitaplarında da Sunbeki ile bir bilgi bulamadım. “ŞEBEK”ten bahsediyor ve referans olarak da belirttiği gibi tüm bilgiyi “Wolfram Mondfeld”in DIE SCHEBEKKE isimli kitabından almış, resimler ve eskizler de aynı. Şebek için örnek çizim olarak da Wolfram Monfeld gibi “İSPANYOL ŞEBEĞİNİ” ve Chapman”ın “CEZAYİR ŞEBEĞİNİ” vermiş.
Belki bizim farkına varamadığımız bir SUNBEKİ bilgisi biryerlerde olabilir ancak hiçbiryerde yokken ne kadar itibar edilir , o da soru işareti.
Ben tabii bir gemi uzmanı olmadığım gibi tarih uzmanı da değilim. Sadece bu konu ile ilgili vakit geçirmek ve merak için uğraşıyorum. Birşey çizmiştim, bir CEZAYİR ŞEBEĞİ, SUNBEKİ olması için ne eksiği var diye bir araştırıp tamamlıyayım, buralarda yayınlayayım birilerine faydası olsun diye düşünmüştüm ve sonunda bir noktaya geldim. Geldiğim nokta yanlış olabilir, dolayısı ile benim geldiğim noktayı sizin şüpheli olarak değerlendirmeniz daha doğru olacaktır.

Wofram Mondfeld, DIE SCHEBEKKE isimli kitabında, kesin bilgi vermemek için çok gayret etmiş, ve bu gemi için ESRARENGİZ GEMİ diye bir tabir kullanmış. Büyük bir ihtimal ile Orijininde yani Cezayirde geliştirilmiş bir gemi, Galeotta, Galley, ile benzerliklerinin olduğunu, büyük bir ihtimalle de DHOW kökenli GHANYA’dan türediğini belirtiyor. Endazesi ile örneklediği gemi de bir İspanyol Şebeği. Şebeğin, zamanın mükemmel bir yelkenli gemisi olduğunu, rüzgarsız havalar için küreğinin de bulunduğunu ancak bu küreklerin sadece çok özel durumlarda kullanıldığını tahmin ettiğini , Şebeğin tek rakibinin şebek olduğunu, bir fırkateyn kadar silahlı olduğunu ve bu nedenle İspanyolların Şebek yaptığın belirtiyor. Daha sonra Fransızlar da Şebek yapıyorlar ve Akdenizde yapım yaygınlaşıyor. Nedense Chapmanın Şebek Çizimi kitabında yer almıyor veya ben göremedim.

Şebek ile ilgili konu esrarengizken, tabii ki SUNBEKİ ile ilgili hiçbir bilgi ve adının geçtiği herhangibiryer bulamadık, Tek bulduğumuz yer “WİKİ”deki tarif, heryerde şebek fakat Türkiyede Sunbeki dendiği. Sanıyorum bu ilişki de İdris Turna ve Ahmet Emre Pirim kaynaklı çünkü bunlar Şebeğe aynı zamanda Sunbeki de diyorlar. Bilemiyorum belki bir bildikleri vardır.
Sunbeki adının nereden geldiğini araştırdığımızda, karşımıza Ege’deki SÖMBEKİ” adası çıktı, bir Osmanlı kayıtında da da Ege’de SUNBEKİ KAZASI olarak bir yerin geçtiğini gördüm.Aynı yermidir bilemiyorum ama bazıları bu adaya Sunbeki de diyor. Bu adanın şimdiki adı SYMI adası, Tarih içerisinde Sünger avcılığı ve tekne yapımı ile ünlü, bazı kaynaklar Osmanlı döneminde bu adanın tekne yapımcılığından zengin olduğunu söylüyor. Hatta buradaki teknelerin çok süratli olduğu ve isminin de SÜMBEK olduğu ve Osmanlı Posta işlerinde ve yük gemisi olarak kullanıldığı söyleniyor. Biryerlerde Osmanlının Rodosta tersanesi olduğunu gösteren bi bilgiye rastladım ancak tersane Rodostamıdır, bu adadamıdır yoksa her ikisinde de Osmanlıların tekne yaptığırdığı tersane varmıydı bilemiyorum.

Sultan Süleymanın Rodos Fethinden önce burada bulunan St.John Şövalyelerinin de bir şekilde savaş gemisi yaptırıyor olmaları gerekir. Osmanlıların da bu imkanları kullanmış olmaları büyük bir ihtimaldir.

Bu bilgilerden birçok hikaye üretilebilir, tabii bu arada benim yazmadığım, unuttuğum, okuyup da doğruluğu hakkında ciddi endişem olan bilgiler de var. Neticede 2-3 haftadır biryerlerde birşeyler okuyoruz. Bunları da eklerseniz çıkarılabilecek hikaye miktarı artar.

Gelinen noktada daha önce belitttiğim gibi, Sunbeki ile Cezayir şebeğinin farklı gemiler olduğunu tahmin ediyorum. Büyük bir ihtimalle de bu gemiler “Barbaros” zamanında da yok. Zaten birçok kaynak, Barbarosun gemilerini, Osmanlının kendisine verdiği kadırgalar (galley) haricinde Galliot ve Fusta olarak nitelendiriyor.

Henüz incelemedim, Cezayir Şebeği ile İspanyol Şebeğinin ne gibi farkları var tam bilemiyorum, az fark var gibi gözüküyor, ama Fransız şebeği ile farkları var. Dolayısı ile bana göre, Fransız Şebeği Planından, Cezayir şebeği yapmak çok doğru gelmiyor , üstelik buna bir de Sunbeki dersek, konu tamamen yanlış bir şekil alıyor.

Bu konunun baş tarafını incelerseniz, seneler önce gönlümde Cezayir Şebeği yapıp da bunu Kadırga zannetmek vardı, Kadırganın başka bir gemi olduğunu öğrenince , gönlümden bu gemiye “Korsan Kadırgası” ismi koymak geçmişti. Tabii ki zevk için bunu yapıyorsanız gönlünüze göre davranabilirsiniz , bunda bence hiçbir sakınca da yoktur ama bilgilendirme, eğitim veya ticari bir amaçla, ben Piri Reis gemisi yapacağım, adına da Sunbeki deyip gemiyi de Fransız şebeği planından yaparsanız bence doğru olmaz.

Bana model uçak ile ilgili bilgi almak için gelen birçok arkadaşa bilebildiğim bilgileri aktardıktan sonra, kendisinin bu konuyu bildiğini düşündüğü birkaç kişi ile daha konuşması gerektiğini , özellikle tavsiye ederim. Başkalarını dinlemekte mutlaka bir fayda vardır.
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #30  
Alt 1 hafta önce
Ali Timucin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yönetici
 
üyelik tarihi: 03.05.2008
Yaş: 41
Mesajlar: 4.576
Thanks: 11
Thanked 54 Times in 37 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Selim Bey yazınızı ilgi ile okuyorum belki faydası olabilir diye bir bilgi vermek isterim.

Bende " sümbek " olarak aradığım zaman



" Osmanlı egemenliği altında kaldığı dönemde ‘Sömbeki’ denirmiş, Sümbek balıkçı tekneleri demek.. adıyla ne kadar uygun aslında..daha eskilerde gemi yapımı ve sünger avcılığı yapılıyormuş. Aslında balıkçı kasabası gibi görünüyor ama sanki mini mini biblo evlerinden oluşan huzur dolu sakinliğiyle inanılmaz güzel bir ada"

Elbette doğruluğu sorgulanır geçerli bir kaynak belirtilmiyor fakat tüm kapılar sizin belirtttiğiniz Symi adasına çıkıyor.
selim likes this.
__________________
Ali Timucin
Kocaeli / 1976




Mail : laguna1903 at gmail.com
Msn : ali@timucin.com
Yapımı Devam Eden
Yapımı Devam Eden
Alıntı ile Cevapla
  #31  
Alt 1 hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Sunbeki gemisi nedir diye bir bilgi bulamadık ve araştırmadan vazgeçtik. Bulan veya bilen arkadaşlar, burada paylaşabilirler.

Die Schebekke kitabının ekindeki çizimleri inceleyerek, Chapman Planı ile mukayese ettik, ufak tefek farklılıklar olmasına rağmen birbirine çok yakın çıktı. Zaten kitabında adam bu çizimler ile GERÇEK ÖLÇEKLİ bir model yapabilirsiniz diyor ve anladığım kadarı ile çizimler kendisine ait. Kitabında ilk, tek ve muhtemelen en doğru olan Chapmanın Cezayir Şebeği planından bahsetmediğini daha önce belirtmiştim, belki Chapmanın planını bir İspanyol şebeğini örnek alarak çizdiğinin bilgisine rastladı, belki de kendisi çizmek istedi, belki de Chapman Plan kaynağı kitabında kullanmasına izin vermedi, bilemiyorum ama bana biraz garip geldi.

Bir de La Requin ile ilgili Jean Boudriotun kitabını bulmuştum. Fransız Şebeği ile bilgileri de oradan aldım. Bu kitap bir gemi anatomisi niteliğinde olması ve yazarının ünü nedeniyle benim içindeki herhangi bir bilgiyi tartışma şansım yok.

Tabii bu gemilerin muhtelif ebatları, zaman içerisinde değişik olarak da yapılanları mutlaka vardır, La Requin kitabında daha küçükleri ile ilgili de bilgi var ancak biz standart ebatta ve aşağı yukarı aynı ebatta olabilecekleri ve üç aşağı beş yukarı aynı zamanda yapılanları mukayese ettik. Bazı not aldığım bilgileri ekteki tabloda bulabilrsiniz.

Bu arada kimler ŞEBEK kiti yapıyor diye de bir inceleme yaptım, bir sürü üretici çıktı. Bunların arasında Occre, Amati, Heller gibi bilinen markalar da var. Şebek, Korsan gemisi, Cezayir şebeği, Arap Şebeği gibi muhtelif isimler vermişler, bizde de yapılıyor, biz de Sunbeki veya Şebek ismini vermişiz.

Kit olarak satılan bu modellerin neredeyse tamamı 1751 FRANSIZ ŞEBEĞİ. Tartışılabilecek olanlar bile aynı nitelikte. Tabii bazıları kitlerine Le Requin, Indiscret gibi isimler vermişler zaten bunlar 1751 Fransız Şebeği.

Mukayese ettiğimiz, Cezayir ve İspanyol Şebeği ile Fransız şebeklerinin arasında GERÇEK ÖLÇEKLİ MODEL olabilme açısından ciddi farklılıklar var, modelin resmine baktığınız anda her iki tipin arasındaki farkı hemen görebiliyorsunuz.

Umarım bu bilgiler faydalı olmuştur. Biz de üşenmeyip planımızı tamamlayacaksak vereceğimiz isim de belli oldu. Bitirebilirsek buralarda yayınlarız. Gönlümde hep Korsan Kadırgası yatıyordu ama çok yanlışmış, herhalde adı Cezayir Şebeği olur.
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf ebatlar.pdf (75,7 KB (Kilobyte), 19x kez indirilmiştir)
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 1 hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Şebek ile ilgili gelişim şu şekilde oluyor gibi gözüküyor.
Dhow (Tek Direk)- Felluca(Çift Direk)-Ghanja (Üç Direk)-Şebek(3 Direk)
Şebek de sırası ile Cezayir (17.YY sonları)-İspanyol(18.YY başları)-Fransız (18.YY ortaları) Sonra Akdenizde yayılıyor, İngilizler ve Ruslar hatta bazı kuzey Avrupa ülkeleri de yapmış. Daha sonra yelkenlerin şekli değişiyor.
Başlangıç muhtemelen 1.YY (Dhow) gelişim tarihini bilemiyorum. Bazıları Şebek tarihini 16.YY’a kadar indirmiş ama ben bunu destekleyen bir bulguya henüz rastlayamadım.
Tabii ki şu hususları da gözardı etmemek lazım
- 14.YY sonrasında Galley ve Galliotların dolayısı ile Akdeniz gemi teknolojisinin bu gelişime etkisini
- Bu 1800 yıl içerisinde tek veya üç direklerin çift ,olabildiklerini
-Bu gemilerin muhtelif ebatlarda olabildiğini
Ekteki tabloda 17 ve 18.YY’da Şebek ile akrabalığı olan gemileri göreceksiniz. Bazıları yazdıklarında ve resimlediklerinde karıştırmışlar. Şebek deyip “Pinke” resmi koymuşlar, bazıları da Şebeğe “Felluka” demiş. Bence bunların hepsi farklı gemiler.
EklenmiS Resmin onizlemesi
Ynt: Osmanlı Kadırgası-tablo.jpg  
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 1 hafta önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 20.01.2012
Mesajlar: 58
Thanks: 0
Thanked 9 Times in 6 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Selim Bey,selamlar
Israrlı araştırmalarınız beni de cezbetti bir süreliğine ara verdiğim araştırma çalışmalarına tekrar başlamama neden oldunuz.Benim araştırmalarım kaybolmuş deniz kültür değerlerimize ait tekneler,kayıklar.Sunbeki bunların arasında yok nedeni bilinen bir tekne olması.Yurdumuz sahilleri ve su yollarına kullanılmış 35 tane kayık ve tekne saptadım,büyük bir bölümüne ait bilgileri elde ettim,muhakkak eksikleri vardır.bu eksiklikte o zamanlarda standartların olmayışı,bir ustanın yaptığı diğer bir ustanın yaptığıyla uyuşmamakla birlikte temelde bir bilgiyi bizlere vermekte.

Yazınızda belirttiğiniz gibi öncelikle Cezayır da 17yy. ortaya çıkmış.O yıllarda Cezayırın durumu şu Donanmanin basina, meshur Türk denizci Amirali Barbaros
Hayreddin Pasa'nin getirilmesinden sonra, yeni bir idarî düzenleme
yapilmis, 1533 yilinda Cezayir Beylerbeyiligi kurulmustur. Bu makam, hem
Kuzey Afrika hem de Ege Adalari’nin idaresini içine aliyordu. Buralarin
gelir kaynaklari, Kaptan Pasa sifati ile Hayreddin Pasa'ya birakilmiştır.300 küsür yıl bu böyle devam etmiştir.Yanı adalar Cezayır beylerbeyliğine bağlı.

İkinci olarak da daha önce bahsettiğim dergideki yazıyı bulamadım ama aynı yazıyı Hürriyetin bir araştırma yazısında buldum bilgilerinize sunarım


Kuş ve balığın tekne hali ŞEBEK

Yelkenle hareket eden tekneler,gemiler için bu şekilde bir tanım hiçte yanlış olmayacaktır.İki akışkan içinde, su ve hava içinde hareket eden bu araçlar aslinda yelkenlerini kuşun,uçakların kanadı gibi gövdelerini,dümenlerini ve salmalarını ise balıkların vücüt,yüzgeç ve kuyrukları gibi kulanmaktalar .Gerçek rüzgarla ilk hareket dışında,tekneler hareketleri ile oluşturdukları rölatif rüzgarla ilerlemekteler. Gövdelerinin suya yaptığı sürtünmeyi yenip daha hızlı hareket etmekteler. Akışkanlar mekaniği, dinamiği, hidrositatik kurallarının bilinmedıği dönemlerde, zamanın diğer teknelerden hızlı gidebilecek gemi gövde ve yelkenleri geliştirenler Akdenzde ilk Türk donanması oldu.
Sunbeki (Chebec veya Xebec); 15. yüzyıldan itibaren Tunus ve Cezayir koylarını üs olarak kullanan Türk denizcilerinin geliştirip, dünya denizcilik tarihine kazandırdıkları bir gemidir. Osmanli Denizcileri uzunca süreler Fransa sahillerinde yattıkları hatta Nice liman olarak kullanmaları ile de bu gemiler Fransız denizciler tarafından oldukça benimsenmiştir. İki uzun bir kısa 3 sereni bulunan ve 3 direkli olan latın yelkenli (armali) tekneler, zamanın en yüksek manevra kabiliyetine sahip, en hızlı, her rüzgarda gidebilen ve ilk en iyi orsa çekebilen bilen ( rüzgara en dik acıyla gidebilmek) yelkenli gemileriydi. 16 yüzyılın başlarında, Osmanlı İmparatorluğu bu geminin savaş kabiliyetini tespit edip, donanmasında yoğun bir şekilde kullanmaya başlamıştır.
Fransızlar 17.yüzyılda, Chebec’in gücünü anlayıp 5 adet büyük gemi inşa ettirerek deniz filolarına katmışlar ve bu gemilere “Barbaresque” (Barbaroslar) olarak da tanımlamışlardır. Fransızların yanı sıra İtalyan, İspanyol ve Venedik deniz kuvetleri bu gemileri yoğun bir şekilde kullanmışlar. 18 yüzyılın sonlarına kadar korsanlar ve donanmalar tarafından kulanılan bu gemilerin büyük olanları 24 -30 adet top taşımaktadırlar. Baş kıç bir, tiriandil teknelerini andıran bu gemiler ince ve uzun yapıları, uzun su hatı v şekilli gövdeleri en büyük özellikleridir. Kıç tarafta bulunan uzun güverteleri ise tanımlayıcı özellikleri olmaktadır. Önceleri 8-10 adet hafif topu bulunan bu tekneler, Berberi sahili toplulukları tarafından korsanlık faaliyetlerinde kullanıldılar. Küçük koylara yakın kıyılara sokulabilecek şekilde sığ su kesimine sahiptiler. Akdeniz Karavel ve Kalyonun birleştirilip uzun yıllar içinde geliştirilmesiyle oluşmuşlardır.
Osmanli Donanmasın da Garp Ocakları tarafından kullanılan Şebekler, Fransız ve İspanyollar tarafından pruva ve grandi direklerinin armaları latin yerine kabasorta olarak degiştirilerek hızlı yakın mesafe tüccar gemisi olarakta kullanıldılar. Bu gemilere de Polacca denirdi. �
Türklerin Akdeniz’e kazandırdıkları, denizcilik tarihimizin iftiharı olan Sunbeki (chebec) tipi bu gemi, Olay Nautic tarafından dönemin özelliklerine uygun bir şekilde yeniden inşa edileceler.
Ortalama Boyutları
Omurga Uzunluğu: 32 metre
Tam Boy Uzunluğu:41 metre
Su Keseri: 2,50 meter ile 2,90 metre arası
Tekne Genişliği:8,70 metre
Su Kesimin de Genişlik:8,70 metre.
Akdeniz ve diğer denizlerde İstanbul’u ve Türk denizciliğini sembolize eden bu tarihsel eser; resmi davetlerde, önemli kültürel ve sanatsal etkinliklerde, uluslararası deniz festivallerinde kullanılacaktları belirtilmekte.
Önemli bir haber ise bu gemilerin önemli bir rol üslendiği bir dönem, denizcilik tarihimizle ilgili bir sinema çalışması hazırlanmakta.
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 6 Gün önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Hakkı bey merhabalar,

Buğra bey olmasaydı ben hala Şebeği, Kadırga zanneden biriydim.

Bu konunun baş taraflarını da okuma fırsatınız olursa, Hürriyet gazetesinin bu yazısını ve başka dergilerdeki bazı yazıları görebilirsiniz. Daha sonra birşeyler öğrendikçe Hürriyet gazetesinin bu yazısında birçok yanlışlar olduğunu farkettim. Merakımı gidermeye çalışırken Ahmet Güleryüzün Osmanlı gemileri ile ilgili iki kitabı vardı, faydası olur diye onları aldım ve bu pahalı kitaplara verdiğim paraya çok pişman oldum.

Biz 400 belki de 500 sene Kadırga yapmışız. Kalyata, Baştarda değil, sadece Kadırgadan bahsediyorum. Bir 18.YY kaynağında Osmanlıların o zamana kadar 44 tip Kadırga yaptığından bahsediyor. Yani bakkal hesabı biz 300 sene içinde Kadırgayı 44 farklı şekilde yapmışız. Ne kadar doğru tabii ki ben bilemem, ama ülkelerin birbirleri hakkında istihbarat tuttuklarını, ve muhtemel düşmanlarının silahlarını nasıl geliştirdiklerini takip ettiklerini de göz ardı etmemek lazım.

Bu gemi konusunda taa başından beri Osmanlı ile ilişkisi konusunda dikkatimi çeken iki adet resim vardı. Ekte bu resimleri göreceksiniz.

Denizci kıyafetinin tasfirlendiği resimde arka planda gözüken gemilerin KADIRGA olma ihtimali ortaya çıktı, bu kanıya da Hollandalıların 17.YY'da yapmış olduğu bir gravürü sebep oldu. Bu gravürler Ahmet Güleryüz kitabında da var. İşin garibi 17.YY'da yapılan bu gravür Ahmet Güleryüzün kitabında 18.YY Osmanlı gemisi olarak belirtilmiş. Ben de gravürcünün ileri görüşlü olduğunu düşündüm.

Diğer resimdeki geminin üzerindeki kişinin kim olduğuna dair muhtelif hikayeler var, uzun süre bu geminin Şebek (veya atası) olduğunu düşünmüştüm ama şu anda bana bu bir İspanyol Felluca'sı gibi geliyor. Denizcilik tarihinde gemilerin sadece inşaa edilerek değil, ele geçirilerek donanmalara katıldığını da gözardı etmemek lazım. Tabii resmi çizen de doğruyu mu çizdi yoksa sipariş üzerine mi çizdi o da başka bir konu.

Ben Cezayirde yapılan Osmanlı gemileri ile ilgili tek bilgiye 19.YY'da Yunanistan savaşlarında rastladım. Osmanlı donanmasında, İngiliz kayıtlarına göre "Algerian Brig" olarak isimlendirilen gemiler var. Tabii 19.YY'da bu gemilerin birçok değişikliklere uğradığını, en azından artık latin yelkenler kullanılmadığını da düşünmek lazım, belki de savaş kayıtlarında, gemiler için zamanın gemilerine göre sınırlı bazı tip tabirleri kullanılıyor.

Belki SUNBEKİ teorisini ortaya koyan veya bilen biri çıkar da biz de bu geminin ne olduğunu öğreniriz. Olay Nautica da hangi verilere dayanarak bu geminin replikasını yapacak onu da ciddi şekilde merak etmeye başladım.
EklenmiS Resmin onizlemesi
Ynt: Osmanlı Kadırgası-battle_of_preveza_-1538-.jpg  
Eklenen Resim ön İzlemesi
 
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 6 Gün önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 20.01.2012
Mesajlar: 58
Thanks: 0
Thanked 9 Times in 6 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Selamlar.
Bu bilgilere erişebilmemiz için Osmanlı belgelerinin araştırlması gerekmektedir,Tersane-i amire kayıtlarında bunlar vardır.Akademisyenlerin bu konuda çalışma yapması gerekmektedir.Yaklaşık 7 aydır Kırlangıç üzerinde araştırma yapıyorum,planlar buldum fakat akademisyenlerin çalışmalarıyla planlar çelişmekte,kesin bir bilgiye ulaşamıyorsunuz.Bunun da nedeni o yıllarda standartların olmaması,ama tersane -i amire kayıtları açıklanırsa bu sorunlar ın ortadan kalkacağını düşünüyorum.Söylediğiniz gibi çelişkiler olacaktır .Kesin bilgiye ulaşmak imkansız.Bizlere düşen kültürümüze ait olan Sunbeki ye ve diğerlerine sahip çıkmak .Sağlıcakla kalın,iyi çalışmalar.
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 5 Gün önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Hakkı bey,

Şebek, Sambuka, Sunbeki, bu geminin adı her ne ise, bu kişisel bir isimlendirme gibi gözüküyor, bu geminin Tersane-i Amirede yapılmış olma ihtimali de yok denecek kadar az, ayrıca yapılmış olsa bile bırakın 16. ve 17. YY'ları, 18.YY kayıtlarında bile teknik bir kayıt yok. Tarih araştırmacılarımız bu bilgileri idari kayıtlardan ve bulabildikleri hatıratlardan yorumluyorlar. En önemli Kaynak da Katip Çelebi.

Tabii, ben bu işi amatörce bir merak için sadece internette bulabildiklerimden yapabiliyorum. Burada da önemsediklerim, akademisyenlerin araştırma tezleri, kaynağı itibar edilebilir savaş kayıtları, ve itibar edilebilir bilgiye sahip olduğunu düşündüğüm kişiler tarafından yazılmış kitaplar. Tabii, herkesin kendine göre bir tarzı olabilir.

Yayınlamış olduğunuz Hürriyet yazısını yazan bu gemi için "İLK ORSA GİDEBİLEN TEKNE" diyor. Belki de bu ifadeyi, bahsettiği gemi için değil, onun 2000 sene önceki atası Dhow için söyledi. Bu gemi için yanlış fakat atası için doğru olma ihtimali olan bir ifade. Herzaman düşündüklerimiz yazarak tam ifade edemiyor olabiliriz ama birilerini bilgilendiryorsanız sizin ne dediğiniz veya yazdığınız değil bilgilenenin ne anladığı önemli.

Ben sonunda bu işe başlamak için etken olan çizgi romanımı da buldum. Gemiler KALİTE imiş. Gemi resimlerinin olduğu bazı sayfaları ekte bulacaksınız.
Eklenen Resim ön İzlemesi
    
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 5 Gün önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Çizgi romandan bikaç daha sayfa;
EklenmiS Resmin onizlemesi
Ynt: Osmanlı Kadırgası-1-14.jpg   Ynt: Osmanlı Kadırgası-1-15.jpg   Ynt: Osmanlı Kadırgası-1-20.jpg   Ynt: Osmanlı Kadırgası-1-22.jpg   Ynt: Osmanlı Kadırgası-1-25.jpg  

Ynt: Osmanlı Kadırgası-1-74.jpg  
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 4 Gün önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 20.01.2012
Mesajlar: 58
Thanks: 0
Thanked 9 Times in 6 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Selamlar.
Ben öyle düşünmüyorum,zira köyde yaşayan adamın ne iş yaptığı nekadar vergi verdiğini kayıt altına alan bir devlet yapılan geminin kaydını tutmazmı?Elimizde hangi limandan kalktığı nereye ne götürdüğü kaç personelinin vs.olduğunu gösterir bilgiler var,ayrıca yapılan bu gemilerin çoğu kişilere veya ayanlıklara yazıyla bildirilir planları parası vs malzemesi gönderilir kaç tane gemi yapılacağı yazıyla bildirilir.Bu kayıtların bazıları elimizde mevcuttur.Rodos ve sumbeki tersanelerine yaptırılan gemilerde bu işlem takip ettirilerek yapılır.O yüzden tüm kayıtlar mevcuttur,iş o kayıtları bulup ortaya çıkarmak.Denizcilik üzerine yapılan çalışmalar birkaç kişiyi geçmemekte,onlarda yakın zamanda yapılan araştırmalar sonucunda topluma kazandırıldı.yunanlılar bizim bu ilgisizliğimize bayılıyorlar.Karadeniz menşeli bütün tekneleri bilgi eksikliğimizden yaralanarak sahipleniyorlar.Ağrıbar'ı çalıştım ,gagalı,palaşkerme,martiko,çekeleve gibi teknelerin modellerini yunan sitelerinde görebilirsiniz.Yazdıkları notlarda da karadenizde yapılan yunan teknesi (ne hikmetse yunanistanda yok) bilgisini görebiliyorsunuz.Uydurdukları dayanakta Pontus halbuki Pontusu araştırdığımızda kurucusunun İranlı bir prens olduğunu ve pontusu yikanında roma (geldim,gördum,yendim) olduğunu görüyorsunuz.Ama bunu bizim araştırmayan,okumayan toplumumuza yedirmişler.Bir Yunan/Türk model sitesinde buradan bir arkadaşın yapmış olduğu tirhandili acımasızca,cahilce eleştiren kişinin yazmış olduğu bak hiçbir ''Yunanlı beğeni göndermedi'' yorumu aşağılık duygusunun derecesini göstermesi bakımından örnektir.Tirhandili ise incelediğinizde Fenikelilere hatta Mısırlılara dayandığını gösterir örneklere rastlıyorsunuz.
Sonuç olarak kesin bilgiye ulaşım zor.Kırlangıç da yapmış olduğum araştırmaların sonucunda bir arkadaş ısrarla doğruluğunu ispatla,bu bilginin doğru olduğunu nereden bileyim,ama surada yapısı böyle vs yani tut kırlangıcı getir usta farklılığından yine birşeyleri eleştirilebilir.Daha önce bahsettiğim gibi o yıllarad standartların az olmasından kaynaklanmaktadır.Buna günümüzde de rastlamaktayız,örneğin Fethiye ye gelen Boızburun guletlerine baktığımızda farklılıklar görebiliyoruz.İstabuldan gelen ustalaırn yapmış olduğu gulette farkı hemen fark ediyorsunuz.Aslında bu iyi bir şey standartları esnetme gelişime kapı açıyor.1 m.yelkenli yarışlarında standartlar olmasına rağmen tekne formunu tamamen serbes birakmış yeni tekne formlarının gelişmesi için bunları takip ediyorlar.Deniz kültürümüze ait bu farklılıklarda bizim zenginliğimiz olduğu kanısındayım.Buradan zor oluyor,konuşmak isterseniz telefonumu yazıyorum.Sağlıcaklakalın.Hakkı YÜCEL 0544 4651396
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 4 Gün önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Hakkı bey merhabalar,

Aşağıdaki paragraflar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümün­de Araştırma Görevlisi olan Yusuf Alperen Aydın’ın 18. yüzyılda Osmanlı Denizciliği üzerine yaptığı internetten bulduğum doktora çalışması sunumundan alınmadır.
Ben buradan 18.YY’da Osmanlıda savaş olmayan dönemlerde bırakın geminin adını, kaç tane gemi olduğunun bile tespit edilemediğini ve bakılabilecek kayıtların tamamının da idari kayıtlar ve kronikler olduğunu anlıyorum.
18.YY ve sonrasında isimleri tespit edilebilenler var ve bunların kim tarafından ve nerede yapıldıklarını bulabilyorsunuz.

…………………………………………
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 4 Gün önce
Forum Üyesi
 
üyelik tarihi: 14.05.2014
Yaş: 62
Mesajlar: 351
Thanks: 0
Thanked 8 Times in 4 Posts
Standart Cevap: Ynt: Osmanlı Kadırgası

Alınma paragraflar gitmedi, şimdi gider herhalde.

Bizim tezimizin amacı da bir kalyonun hikâyesinden hareketle donanma kalyonlarını ortaya çıkarmak. Birçok yabancı eserde donanma listeleri görürüz; görev yerleri, mürettebatın sayıları, kaptanların ve gemilerin isimleri, top sayı­ları hep bellidir. Tez konusunu kapsayan yıllarda bizde maalesef böyle ayrıntılı listeler yok. Yani kalyonlara biraz kişilik kazandırmak, isim olarak ortaya çı­karmak gerekiyordu. Bunu kendime görev edindim. Olay artık biraz değişmeye başladı; bu sefer gördüğüm her kalyonun, bulduğum her listenin tek tek peşine düştüm. Maalesef deniz savaşı olmadığı için bilgi de yok. Savaş olunca savaşa giden donanmanın listesini belgelerde bulabiliyorsunuz; çünkü devlet peksimet veriyor, içine top koyuyor, topçu ve tüfek kullanan levent koyuyor. O zaman is­mini yazıyor; görüyorsunuz. Ama savaş olmayınca zor.
...................................
Kaynak olarak, mesela bir Osmanlı deniz tarihçisi veya deniz tarihi araş­tıran, çalışma yapmak isteyen kimse arşive girdiği zaman ne tip evraklarla karşılaşabilir veya nelere bakması gerekir? Tabi öncelikle Mühimme Defterle­ri var; zaten hangi konuyu çalışırsanız çalışın Mühimme Defterleri’ne bakmak gerekiyor. Sonra genel tasnifler var. Tersane ile ilgili olan Baş Muhasebe Kale­mi’ndeki, Tersane Emaneti Defterleri var. Bunlar Tersane Emini’nce tutulan ka­yıtlardır ve daha çok malî işlerle alakalıdır; yani gemilerin inşasında kullanılan kerestelerle, donanmaya verilen peksimetin ne kadar tuttuğu ile ilgili bilgiler vs. içerirler. Maliyeden Müdevver Defterler de aynı şekilde malî konularla ilgilidir. Bunlar defter tasnifleri, ayrıca belge tasnifi olarak Ali Emiri ve özellikle Cevdet Bahriye tasnifine bakılması gerekir, ki bu zaten bir deniz tarihçisinin bakmadan asla geçemeyeceği bir tasniftir. Yani ne çalışıyorsanız, hatta belki deniz tarihi de olmayabilir; illaki Cevdet Bahriye’nin görülmesi gerekir. İbnülemin Bahriye tas­nifi de vardır. Bunun dışında dosyalar, dosya sistemleri vardır. Bunlar arasında da Baş Muhasebe Kalemi’nin, Tersane Emaneti’nin, Kalyon Defterdarlığı’nın ve Kalyon Kitâbeti’nin dosyaları birçok bilgi ihtiva etmektedir. Hatta bu Tersane Emaneti’nin, yanlış hatırlamıyorsam, tez konusunun kapsadığı yıllarda 650–700 tane dosyası var. Ben buna maalesef çok sistemli bir şekilde bakamadım. Be­nim sistemli olarak baktığım Kuyûd-ı Mühimmat Defterleri oldu.
.........................
Bunun yanı sıra dönemin kronikleri vardır, İzzî gibi Suphî gibi. Onlarda ar­şivdeki belgelerden aldıklarınızdan daha başka malumat bulabiliyorsunuz. Dö­nemin hissiyatını belki bir ölçüde aktarabiliyorlar.
__________________
Selim Özdil
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kadırgası, osmanlı, ynt
Secenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajinızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +4 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 10:55.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Optimization by vBSEO 3.6.0 RC 2 ©2011, Crawlability, Inc.
Modelteknikleri.com Forum sitemizde T.C.K 20.ci Madde ve 5651 Sayılı Kanun'un 4.cü maddesinin (2).ci fıkrasına göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.