Sevgili Berkay Kardeşim;
Haklısın bazı limanlarda babadan çıkan halat kurtağzından geçerek iskeleye bağlanır. Bazı limanlarda ise iskeleye bağlı sandalların hiçbirinde kurtağzı bile göremezsin. Örneğin 1. ve 2. resim Antalya Kaleiçi limana aittir. İskeleye bağlı sandalların hiçbirinde kurtağzı bulamazsın. Üstelik hemen hemen hepsi Halil Abimin de bahsettiği gibi kıçtankara bağlanmıştır. 3. ve 4. resimde Erdek limanına aittir ve bunlarında neredeyse hepsi senin dediğin gibi halatlar kurtağzından geçerek bağlanmıştır. Bunun nedeni olarak bir sürü şey sıralanabilir. Limandaki mendirekler, önünün açık/kapalı olması, aldığı rüzgar yönü, iskelenin su seviyesinden yüksekliği vb. Gördüğüm kadarıyla eklemiş olduğun resimdeki bir Ayna Kıç Balıkçı Kayığı, üzerinde vinç vardır, çevirmeli yada uzatmalı ağ atabilir, hatta yasakları delenler kapakları bırakıp trol bile çekerler. En başta yaptığın hata Karadeniz Balıkçı Kayığı ile Olta Sandalını kıyaslaman olmuş. Bir de bu konuda kendi iddianla ters düşmüşsün. İskelede beşik gibi sallanan bir sandalı senin gösterdiğin kurtağzıyla ve kanal açısıyla sabitlemen mümkün değildir. Bununla ilgili olarak da sana 5. ve 6. resmi yorumsuz sunuyorum. İkinci hatan ise kurtağzı sadece sandalı bağlama amaçlı kullanılmaz. Bilmiyorum ahşap bir sandalda kurtağzı olmadan 200-300 m.den çıma çektinmi? Eğer kurtağzı yoksa ıslak halat küpeşte yumrularını bırak aşındırmayı, yalayıp yutar. 7. resim ise sık sık balığa çıktığımız bir teknenin açısıyla kanalıyla ve yeriyle tamamen fabrika çıkışlı olan sert plastik bir kurtağzıdır. Aynen sevgili Metin Abimizin eklediği resimdeki gibi.
Sevgili Berkay bunların hepsini geçtim. Tabi ki yanlış da olsa fikrini paylaşmışsın. İçeriğinden öte söylemlerinde kullandığın üslup sapır sapır dökülmüş ve en büyük hatanda bu olmuş. Seni az çok tanırım, ustalarını, hatta atelyesinde çalıştığın kişileride tanırım. Ölenin arkasından dua etmek ! adettendir, iyi etmişsin. Kabul edersen senden bir ricam olacak. Adam hiç film çevirmemiş ama reklamlarda ne güzel söylüyor. “Ben film eleştirmeniyim, ayda 80 film izlerim” diye. Ben 80 model yapmadım ama bir tane filikayı eleştirdim diye firengi deliğini arıyor oldum. Elbette yaşım müsait olmadığı için de henüz akil olamadım.

Şimdiye kadar da yanlış yapmışım, gözüme gözüme batan şeyleri keşke söyleseymişim. Sonra bak ben seyir fenerlerini bilerek yanlış taktım kimsenin sesi çıkmadı denmezdi. Ama kendisinin Balıkçı Teknesinin su kesimi çizgisi olmamış dendiğinde “Boşverin yamuğunu mamuğunu ben o tekneyle tonlarca balık tuttum” diye başladığını görünce korktum! söyleyemedim.
Sağlıcakla kalın.