facebook twitter youtube kanal?m?za abone oldunuz mu ?



Toplam 13 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 13 arasi kadar sonuc gösteriliyor
Like Tree4Likes
  • 1 Post By selim
  • 1 Post By selim
  • 1 Post By selim
  • 1 Post By selim

Konu: Osmanlı Savaş Kadırgası

  1. #1
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Osmanlı Savaş Kadırgası

    7-8 sene önce model gemicilikle ilgilenmeye niyetlendim. Niyetim model bir Osmanlı Kadırgası yapmaktı. Gönlümde yatan görünümde bir çizim bulup plan çizmeye başladım. Sevgili Buğra bey, bu geminin bir kadırga değil, bir ŞEBEK olduğu konusunda beni bilgilendirdi. Bilgilendirildiğim çerçevede KADIRGA'nın hiç sevmediğim bir gemi tipi olduğu ortaya çıktı, ben de bitmek üzere olan ŞEBEK çizimini rafa kaldırdım.
    1-1.5 sene önce Istanbulda yaşayan bir KADIRGA olduğunu farkettim. Sn.Ata Nutku tarafından da 1950'li yıllarda hazırlanmış bir ITU raporu buldum. Bu gemi SULTAN KADIRGASI (Sultan's GALLEY) olarak nitelendiriliyordu. ITU raporunda bir gemi planı çizebilmek için olabildiğince bilgi vardı ve ben de Sultan Kadırgasının planını çizip KADIRGA sevenler için burarlarda yayınlamaya niyetlendim.
    Geçen sene plan epey ilerlemişti, sıra kürekleri çizmeye gelince. küreklerin suya ulaşmadığını fark ettik. Detayına girmeyeceğim, ama ilk başta biryerlerde ben yanlış yaptım diye düşündüm ama elimde olan bilgi ve ölçülere göre benim bir yanlışım YOKTU, biz de motivasyon kaybına uğradığımız için konuyu rafa kaldırdık.
    Birsürü çizgi çizmiştik, epey de uğraşmıştık, bunlar ziyan olmasın diye bu gemiyi bir OSMANLI SAVAŞ KADIRGASI haline getirelim dedik ama bunun için Osmanlı Savaş Kadırgasının NASIL BİR GEMİ olduğunu bilmek lazımdı, çalışmalara başladık.
    Daha sonraki mesajlarda ben konuyu toparlayıp özetleyeceğim ama daha detaylı bilgi almak isterseniz aşağıdaki konuyu okuyabilirsiniz.
    Ynt: Osmanlı Kadırgası


    Selim Özdil

  2. #2
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    İnternetten bazı kitaplar, bazı bilgiler ve bazı makaleler buldum. Hepsi de KADIRGA (Modern Galley) ile ilgiliydi veya bir kısmı bu konu ile ilgili bilgi içeriyordu. Kabiliyetim yettiğince okuyup anlamaya çalıştım. Yabancı kaynaklı yayınları, potizza, baccalari, banda, corsia, vs vs gibi terimlerin ne anlama geldiğini bilmeden pek anlama şansı yoktu, yani anlayacağınız KADIRGA'nın teknik anlamda kendine has bir sözlüğü var. Bizim yayınlarda ise hem yeteri kadar bilgi yoktu, çok yüzeysel tarifler vardı ve bir miktar detaya indiğiniz zaman da çalişkili ve garip açıklamalar karşınıza çıkıyordu.
    Bizim kaynaklarda KATİP ÇELEBİ'den önce, yani 17.YY öncesi KADIRGA'larla ilgili hemen hemen HİÇBİR bilgi yoktu. Tüm tarifler Katip Çelebi'nin anılarına dayandırılıyordu, ben de Osmanlı Kadırgaları ile 17.YY öncesi bilgisi olmaması nedeni ile bir FARAZİYE geliştirip, özellikle 17.YY öncesi Osmanlı Kadırgalarının, VENEDİK kadırgalarına benzediğini düşündüm. Yabancı kaynaklarda bu düşünceyi destekleyen birçok husus vardı.
    İlk önce KADIRGA NEDİR? bunun hikayesini ortaya çıkarmak lazımdı.
    Selim Özdil

  3. #3
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    Tabii bu arada hemen belirteyim, ben tarihçi, denizci veya Kadırga uzmanı değilim. Dolayısı ile ZANNETTİĞİM doğruları yazıyorum. Bunlar, doğru olma olasılıkları YÜKSEK fakat TAM DOĞRU'lukları iddia edilebilecek bilgiler değildir. Yazılanlar ile ilgili değerlendirmeleri bu çerçevede yapmanız gerekir.
    Kadırga hikayesine geçmeden önce dikkatimi çeken bir husustan daha bahsedeyim. Bu konudaki en iyi kitap AGE OF GALLEY's isimli kitap, daha sonra Osprey yayıncılığın RENAISSANCE GALLEY ve WOLFRAM MONDFELD'in DİE GALEERE isimli kitabı var. Bunları internetten bulabiliyorsunuz, ilk ikisi İngilizce, üçüncüsü ise Rusçaya çevrilmiş. Başka kitaplar da var ama en iyileri bunlar.
    Tüm kitaplarda UZUNCA bir bölüm İNEBAHTI (LEPANTO) savaşında olabildiğince detaylı olarak bahsediyor. Don Kişot yazarı CERVANTES'in de burada savaştığını bütün kitaplar yazıyor. Yazanlar olabildiğince KANIT OLARAK bulduğunu düşündüklerini yazmışlar. Mesela AGE OF GALLEY's kitabında 15.YY için Venedik kökenli bilgiler verdiği halde 16.YY'da Fransız kökenli bilgiler vermiş. Tabii böyle olunca, 15.YY'da Fransız Kadırgası nasıldı, veya 16.YY'da Venedik kadırgası nasıldı TAM olarak bilemiyorsunuz. Bizim Kadırgalardan özellikler açısından hiç bahsedilmiyor. En dikkati çeken bilgi ise DİE GALEERE kitabında Osmanlıların Venedik tarzını takip ettikleri.
    Selim Özdil

  4. #4
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    Bireme, Trireme, Dromon vb, yüzyıllarca eski çağlardan beri Akdenizde hüküm sürmüş KADIRGA'nın ataları. Kadırga ifadesini MODERN GALLEY olarak düşünürseniz kavram kargaşası çıkmaz. Bu kadırganın ataları 13.YY'da KADIRGA halini alıyorlar. Bir faraziyeye göre MARCO POLO bu teknolojiyi ÇİN'den getiriyor.
    Son halini almış KADIRGA temel olarak İKİ parçadan oluşuyor. Alt tarafta yüzmeyi sağlayan kapalı bir kutu ve üst tarafta GÜVERTE ÜZERİNDE kürekleri tutan ve alt taraftaki kutuya nazaran dışarı doğru uzanan bir çerçeve. Ana tahrik sistemi kürek fakat destek için yelken(leri) de var. Osmanlılardaki ÇEKTİRİ sınıfı ile mukayese etmek doğru olmaz çünkü, çektiri sınıfında KADIRGA özelliği olmayan gemiler de var. Örneğin, FİRKATE, KIRLANGIÇ gibi güvertesi olmayan gemiler bu aileye dahil değil.
    Kadırga'nın muhtelif büyüklükleri var, FUSTA, GALLİOT, GALLEY, BASTARD, tam emin değilim ama Osmanlılarda Fusta ve/veya Galliot'a karşılık KALİTA, Galley'e karşılık KADIRGA ve Bastard'a karşılık BAŞTARDA geliyor. Bu nitelendirmeler de tam bir ebadı tarif etmiyor, bunların kendi içlerinde de farklı büyüklükte gemiler var.
    Bazıları Fustaya, "galliot", Bastard'a "patrone veya real" veya galliot'a "half-galley" diyebiliyorlar, Yabancı kaynaklarda kürek adetleri tiplere göre birbirinin içine geçtiği halde, Osmanlılar bu büyüklükleri kürek adedine göre belirlemişler veya herkes öyle yazdığı için biz böyle olduğunu düşünüyoruz. İsimlerden anlaşılacağı gibi, Osmanlılar isimlendirmede VENEDİK lisanını esas almışlar, KADIRGA ifadesi de Yunancada KATERON'dan geliyor.
    Selim Özdil

  5. #5
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    Kadırga tabir ettiğimiz "Modern Galley" veya bazılarına göre "Renaissance Galley" in, ilk 13.YY'da oluştuğunu düşünürsek, bu tipteki bu gemi 18.YY ortalarına kadar yani takriben 500 sene, temel karakter yapısını korumuş, yani herzaman yüzen bir kutu, bunun üzerinde kürekleri tutan, yanlardan dışarı çıkmış bir çerçeve ve bir miktar yelken.
    13, 14 ve hatta 15.YY'ın başlarında Kadırga'ların en büyük tipleri YOK, yani Barbaros Hayrettin Paşa'nın bir BAŞTARDA'sı olması ihtimali yok. İlk başlarda gemi DÜZ'e yakın yani baş ve kıç aynı seviyede, kıçta portatif bir Kaptan (veya Reis) kabini var. Daha sonraları baş ve kıç havaya kalkıyor, kıçın havaya kalkması 16.Yy ortalarına kadar devam ediyor ve bu tarihlerde bu şekil sabitleşiyor.
    13.Yy'da dümen kıçın yan tarafında, tam kıça geçmesi 14.YY'ın ortalarında başlıyor.
    16.YY başlarına hatta ortalarına kadar büyük olanlar bir istasyonda 3 kürekli.(Alla-Zenzile) ve herbir kürek bir kürekçi tarafından çekiliyor. Küçük olanlar tek kürekli ve herbir kürek 2 kürekçi tarafından çekiliyor. 16.YY'ın başlarında bir istasyonda üç kürekçinin YETERSİZ olduğu kanısına varılıyor ve kürek sistemi değişimi yani bir istasyonda tek kürek değişimi (alla-scaloccio) başlıyor ve yüzyılın sonlarına doğru değişim tamamlanıyor. Burada büyük kadırgayı BASTARDA veya Real ile karıştırmamak lazım, büyükten kastımız 24 kürek istasyonu civarı. Bu kürek sistemi değişikliği ile Kadırgalar büyümeye başlıyor ve küreklere 4,5 ve daha sonraları 7 adama kadar çıkılıyor. Osmanlılarda bu kürek sistemi değişikliğini 16.YY'ın ortalarında başladığı söyleniyor.
    Tam kesin olmamakla birlikte baş tarafa topların konması 15.YY sonlarına doğru başlıyor. Kadırga tipli bir geminin baş tarafına top konması birsürü sorun yarattığı için, sistem yaygınlaşamıyor, kadırgalara topların konması ancak gemilerin büyümesi ile yaygınlaşıyor yani topların Kadırgalarda yaygınlaştığı tarih, gemilerin büyümeleri ve veya kürek sistemlerinin değişmesi ile bağlantılı gözüküyor. Bunu da 16.YY'ın ortaları olarak düşünmek en doğrusu olabilir. Osmanlılarda kadırgalarda baş tarafta ilk top olduğu kanısı 16.YY ilk çeyreği, ondan önceleri elle taşınabilir toplar olduğu tahmin ediliyor.
    Ekte 1539 yılına ait bir Venedik kadırgası resmi göreceksiniz, bu tarihteki bir Osmanlı kadırgasını da çok benzer düşünmek yanlış olmaz çünkü bu tarihlerde Osmanlılar Venedik teknolojisi takip ediyorlar.
    Eklenen Dosyalar Eklenen Dosyalar
    Selim Özdil

  6. #6
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    Başa ilk ciddi topun konması 1501 senesini buluyor. Bunu da Venedikliler ancak AĞIR (BÜYÜK) KADIRGA, (great galley veya gallia grosse) ya koyabiliyorlar. Bu gemiyi Mavna (galleasse) veya Bastarda ile karıştırmayın. Sn. İdris Bostan hoca kitabinda, bazı şeyleri karıştırmış, tüfeğe(arbeküz)-top, Caravell, Galleass, Cog ve Carrack'a-Kalyon, Barca Longa veya Brigantine de-Barça deyince ortaya garip bir durum çıkmış, herkesden önce gemileri toplarla teçhiz etmişiz ve 15.YY'da Kalyon kullanmaya başlamışız gibi bir anlam çıkıyor.
    Neyse devam edelim, AĞIR KADIRGA Venedikliler tarafından yapılan ve ticari amaçla kullanılan daha şişman ve uzun bir kadırga. Hantal olduğu için savaş zamanlarında destek gemisi olarak kullanılıyor. İlk toplar (bombard) kısa ve çapı geniş dolayısı ile fazla menzilleri yok, kızaklar üzerinde duruyor, seyir esnasında denge için geminin ortalarına doğru yürüme yolundan (corsia) çekiyorlar.17.YY'da arabalı oluyorlar.
    Kullanılan silahları detaylı anlatmayacağım ama 14.yy ilk çeyreğinden sonra elde taşınabilen musket ve arbeküz gibi ateşli silahlar var, mekanik ok (crossbow) daha seri olduğu için daha yaygın. 14.YY ve öncelerinde çok yaygın değil ama bazı gemilerde ateş atan mancınık var. Bunların menzilleri kısa olduğu için en etkili silah Osmanlıların kullandığı yaylı ok, menzili uzun ve bazı zırhları delebiliyor. Yakın menzilde kullanım şekli itibarı ile ok atanlar siper alamadığı için kullanılamıyorlar. 16.YY sonlarına kadar kullanılıyorlar, sonra yerini ateşli silahlar alıyor.
    Toplar ilk başlarda dökme demir, daha sonraları bronz oluyor ve sanıyorum ekonomik sebeplerden, tekrar dökme demire dönüyorlar. İnebahtı (Lepanto) savaşında Osmanlı toplarının sıhhatli çalıştığından ancak kullanışsız olduğundan bahsediliyor.
    Selim Özdil

  7. #7
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    İlk 15.YY'da Venedikli usta Pre Theodoro Nicolau, kadırga ile ilgili özellikleri net olarak kayıt altına alıyor. El yazılarında bir Fusta'nın boyunu 27m genişliğini ise 4 metre draftını ise 1.5 m, ve birçok kadırganın boyunu en fazla 46m, genişliğini 7.5m ve draftını da 3 m olarak belirtiyor. Yani 16.YY başlarına kadar en BÜYÜK kadırgayı 46 m olarak düşünebiliriz. Buradan da küçük kadırgalarda boy/en oranını 6.5, büyüklerinde ise 6 olarak düşünebiliriz. 16.Yy ortalarına kadar geçen 50 sene içerisinde bu Boy/en oranı kadırgalarda değişiyor. Bu değişimde büyük bir ihtimalle kürek sistemi değişimi ve topların konmaya başlamasının etkisi var, 1660'larda Fransız ve Malta kadırgaları 8.8'e çıktığı halde Venedik ve Osmanlılarda pek değişiklik olmuyor. Osmanlılarda ne kadar değişiklik olduğunu katip Çelebinin hatıratlarından yorumlayabiliriz.
    Bazılarına göre baş taraftaki savaş platformu her zaman var, bazılarına göre bazen var bazen yok fakat 16.YY başlarında topların konması ile gerçek yapısına kavuşuyor. Bazı savaş platformlarının üzerinde siperlik veya kalkanlar var. Tabii topların konmaya başlaması ile ebatlar değiştiği gibi, ön direğin yeri de değişiyor.
    14.YY'da büyük olanlara ikinci direk konmaya başlıyor, be 16.YY ilk yarısına kadar devam ediyor. 18.YY'da üçüncü direk konmaya çalışılıyor fakat iyi neticeler alınamadığından yaygınlaşamıyor. Osmanlılar genellikle TEK DİREKLİ kadırga tercih ederlermiş. !6.Yüzyılda direk boyu gemi boyunun %44'ü, 17.YY sonlarına doğru bu oran %38'e iniyor ve orada kalıyor.
    İkinci direk Venedik ve İspanyollarda ana direkle aynı boy, Malta ve Fransız gemilerimde ise ana direğin %85'i . Ana direk bomu, gemi boyunun %69'u, ön direk bomu esas bomun %95'i.
    İlk başlarda bom (veya seren, adını bilemiyorum) olabildiğince tepeye kaldırıldığı halde daha sonraları aşağı doğru iniyor.
    Selim Özdil

  8. #8
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    14-16.YY'larda iki Kadırga ekolü var, Birisi Venedik, diğeri İspanyol. Osmanlılar bu yıllarda Venedik ekolünü, Fransızlar ise İspanyol ekolünü takip ediyorlar. İspanyol ekolü gemileri Venediklilere nazaran daha ağır ve dolayısı ile daha hantal. 17.YY ortalarında EN İYİ kadırgaları, Malta ve Fransızlar Yapmaya başlıyorlar ve 17.YY sonlarına doğru Osmanlıların bu ekolü takip ettikleri tahmin ediliyor.
    Tarih ve tariflerde bir gariplik de olsa Ahmet Güleryüz kitabında Osmanlıların 17.YY sonlarında LA FERME sınıfı Kadırgaları Fransız Planları ile yaptığından bahsediyor, her ne kadar bu sınıf Fransa'da 18.YY'da ortaya çıkmış olsa bile, 18.YY Osmanlı kadırgalarının Fransız Kadırgalarına benzeme ihtimalini ortaya koyuyor.

    Muhtelif mesajlarla vermiş olduğum bu özet, Kadırga ile doğru zannettiğim ve hatırlayabildiğim kadarı ile aklımda kalanlar kesinlikle akademik bir çalışma olarak nitelendirilmemeli. Tabii ki yanlışları olabilir, eksikleri olduğu ise KESİN ama bir şey ortaya koyuyor. 500 sene boyunca yaptığımız bir Gemi'ye özellikler açısından Çok temel hususlar dışında bir tarif koyma şansımız yok ve Kadırgayı isimlendirken "Osmanlı Kadırgası" ifadesi yetmiyor, buna bir de tarih koymak gerekli.

    Bizim planını çizdiğimiz savaş kadırgamız 16.YY özellikleri taşıyor fakat biraz melez, biraz yüzyılın başlarından, biraz da sonlarından var. Çizmeye Istanbulda sergilenen Sultan kadırgasını esas alarak başladığımız için, temel gövde ve kürek çerçevesi bazı düzeltmelerle aynı gibi. Gemi yapı itibarı ile baş tarafta top taşıyabilecek özelliklere sahip değil gözüküyor ama gönlünüze göre model yapıyorsanız baş tarafa top da koyabilirsiniz. Aslında top olmayınca kadırgalarda savaş platformunun altında, ve güvertenin üzerindeki platform da olmuyor ama biz buraya bir platform koyduk.

    Bunların dışında diğer modellemelerden farkı, iskarmoz kirişi üzerinde bir kalkan olması. ben daha önce hiçbir Kadırga modelinde buna rastlamadım. Çizilen gerçeği temsil ediyor mu, onu da bilemiyorum, ama bana göre burada bir KALKAN olması lazım. Bu gerçekte öne arkaya yatacak şekilde menteşelimidir, ve sökülebilir takılabilir bir düzen midir, yoksa burada bir çerçeve var da Viking gemileri gibi buraya kalkanlar mı asılıyor bilemiyorum. Ben bir şey koydum. Siz yapacaksanız gönlünüze göre değiştirebilirsiniz.

    Bir diğer husus, SÜSLEMELER. Kadırga teknik itibarı ile çok hızlı inşaa edilen bir gemi. İnebahtı savaşında talan olan Osmanlı donanmasının çok çabuk bir şekilde yenilenerek Kılıç Ali paşa komutasına verildiğini, yerli yabancı tüm tarihi kaynaklar yazar. Tabii mantıklı düşünürseniz, bir savaş gemisindeki süslemelerin eğer bir İNANIŞA hizmet etmiyorsa savaşanlara faydası olmaz dolayısı ile süslü savaş gemileri bana garip geliyor. Belki bazı inançlar çerçevesinde koruyucu motifler olabilir ama olabildiğince sade olması daha mantıklı.

    Donanım ile ilgili hiçbir bilgim yok, çapa varmıdır, nasıldır, nasıl demirliyor, yelkenler nasıl kullanılıyor vs bilemiyorum. O nedenle plan bu konuda bir detay içermeyecek. Sadece arka kolda platforma çıkan bir merdiven olacak.

    Özetle bizim planımız belli bir gemiyi temsil eden ÖLÇEKLİ bir model değil, sadece bir geminin bir tarih aralığında bazı özelliklerine sahip olan TEMSİLİ bir model ve olabildiğince kolay inşaa edilecek şekilde düşünülmüş. Bir sıkıntısı var tahtalar küçük, ben lazerde kesilecek şekilde organize edeceğim ama elle kesmeye kalkarsanız modeli yapamaya niyetlenenler için sıkıntılı gözüküyor.

    Hatırladığım kadarı ile 1:40 ölçeğinde, boy 1 m civarında, uzunluk sizi rahatsız etmiyorsa büyütebilirsiniz.

    Plan çizimi bitti sayılır, kontrol ve anlaşılır hale gelebilecek düzenlemeleri yapıyorum, birkaç haftaya kadar bir aksilik olmaz ise yayınlarız diye düşünüyorum. Tabii planın hiç DENENMEMİŞ olduğunu ve bazı hataların olabilme olasılığını da gözardı etmemek lazım. Cesaretli bir arkadaş çıkar da yapar diye umut ediyoruz.
    Selim Özdil

  9. #9
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    Genel kanı, kadırgaların ayaklarından zincirlenmiş, KÖLE olarak kullanılan kürekçiler tarafından yürütüldüğü ve bunların çalışma şartlarının çok kötü olduğu ve iyi beslenmedikleridir. Batılı kaynakları okursanız bu sistemi Osmanlıların icat ettiğini ve KÖLE olarak da Hristiyanları kullandığını düşünürsünüz. Hatta batılı kaynaklar özellikle Venediklilerin kürekler için KÖLE kullanmadığından sıkça bahseder. Detaya inerseniz, Venediklilerde bu dönemin, kendilerine Osmanlılar tarafında kürek için KÖLE kullanımının yasaklandığı zamana denk geldiğini görürsünüz.

    Bu sistem bir ekonomik sistemdir ve kadırgaların ataları olan bireme, dromon , trireme gibi gemilerin kullanıldığı zamanlardan, yüzyıllarca, hatta bin yılı aşkın belki de birkaçbin seneden beri böyle sürmektedir. Zaman içinde herkes zamanın şartları ve gerekleri çerçevesinde KÜREKÇİ TİPİ kullanmışlardır, tabii en yaygın olan da ekonomik olduğu için KÖLE kullanmaktır. Kölelerin yanında, mahkumlar, gönüllüler, maaşlı olanlar da vardır, bazen mürettebat da kürek çekmiştir. Osmanlılar dahil tüm ülkeler ortam şartlarına göre tüm bu seçenekleri kullanmışlardır.

    Teknik olarak incelediğiniz zaman, birçok küreğin bir ahenk içinde çalışması gerektiğini farkedersiniz, özellikle bir istasyonda çok kürek ve bir küreğe bir kürekçi (alla-zenzile) isteminde, kürekçilerin ÖZEL EĞİTİMLİ olma gereği ortaya çıkar. Aksi takdirde ne kürekçiler hareket edebilir ne de kürekler düzgün çalışır. Tek küreğe çok kürekçi (alla scaloccio) sisteminde bu sorun büyük ölçüde çözülmüştür. En içteki kürekçi (pianero) usta bir kürekçidir ve diğerleri onun hareketini takip eder dolayısı ile çok nitelikli olmaları gerekmez.

    Herkesin kendine has bir kürek sistemi olduğu ve bunun düşmanlardan bir sır olarak saklandığından sıkça bahsedilir. Osmanlıda nasıldır tam bilemiyorum ama Barbaros Hayrettin Paşanın gemi inşaatlarına karıştığı söylendiğinden benzer bir sistem vardır diye düşünüyorum. Bu sistemde sürekli olarak gemi komutanları ve/veya bu konuda görevlendirilen kişi veya kişiler, sürekli olarak gemideki problemlerle ilgili tersanelere rapor verirler ve bu sorunların çözülmesine çalışılır.
    Selim Özdil

  10. #10
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    İlk nüsha planları Osmanlı Kadırgası konusu başlığı altında yayınladık arzu edenler buradan ulaşabilirler.
    Ynt: Osmanlı Kadırgası
    Selim Özdil

  11. #11
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    Biraz da modelin nasıl yapılacağından bahsedelim.
    Plandan gördüğünüz üzere modelimiz bir POB (plank on bulkhead) modeli. Parçalar kesildikten sonra hemen hemen herkesin bildiği şekilde başlıyoruz. Omurgaya postalar yapıştırılıyor (OM ve F'ler), daha sonra yan dikmeleri yapıştırıyorsunuz (OD1 ve OD2). Postaların ve omurganın kenar eğriliklerinin zımparalanmasından önce güvertedeki dikey omurgaları (OK) ve daha somra da güverteleri (GK) ve Kıç taraftaki yaşam mahalli parçalarını (YM'ler) yapıştırıyorsunuz. Bu şekilde parçamız elle tutulacak rijidliğe geliyor.
    Bir sonraki işlem, baş ve kıçtaki kısımları balsa doldurmak. Başka ağaç ile de doldurabilirsiniz ama balsa yumuşak olduğu için kolay zımparalanır. Dah asonra gövdeyi kaplamaya hazırlamak için postaların , yan dikmelerin ve doldurduğunuz balsa parçaların şekiillerini alması için zımparalıyorsunuz, yani kaplama belirli bir eğiklik ile tüm yapıştırılacak yerlere oturması lazım. Bu işlemi HİÇ bilmeyenlerin burada forumlarda gezinerek veya internetten bilgi almalarını öneririm. Karpuz kıçı zımparalamak da birz meşakktli olabilir, ve YM4'ün DOĞRU HİZALANMASI önemli.
    Güverte kenarlardan 1 mm dışarı çıkıyor, BU FAZLALIĞI ZIMPARALAMAYIN.
    Daha sonra modelinizin güverte altı kısmını kaplıyorsunuz. Aslında plan öyle göstermez ama ben WALE tabir ettiğimiz kuşak için kalın bir çıta ile yapılmasını öneririm. Bunu böyle yaparsanız DD markalı parçalar (dekoratif), yerleri wale (kuşak) üzerinde zımparalanarak konabilir. Eğer kaplamayı 1 mm kalınlığında bütün gövdeye yaparsanız, wale'i parçalı yapmak zorunda kalırsınız.
    Henüz güverte üzeri yan kaplamasını yapmıyorsunuz, bu kaplama kolların yapıştırılması tamamlandıktan sora yapılacak.
    Bir sonraki işlem, kürek çerçevesi ve kolların montajı ve yapıştırılması.
    Eğer ilk başta kolların tamamını yapıştırıp, kirişleri daha sonra koymaya kalkarsanız, düzgün bir doğrusallık ve eğim elde edemezsiniz dolayısı ile bunu belirli bir sırada yapmak gerekli.
    İlk önce 13,25 ve 38 no'lu kolları yapıştırıyorsunuz. Numaralar tam önemli değil ama kirişleri takribi 4 eşit parçaya bölüyor. Birer numara eksik veya fazla olabilir. Burada amaç kirişler düzgün eğim vermek. Daha sonra sırası ile 3x5 iskarmoz kirişini, ve 2x4 BANDA adı verilen kol altı kirişini koyuyorsunuz ve daha sonra kolların yapıştırılmasını boş olan yerlerin ortalarını takip ederek yapıştırıyorsunuz. Kolları lazerde kestirmişseniz bir problem olmayacağını zannediyorum ama el ile kesmiş iseniz, kolları koyarken kirişlerin eğimini bozmamaya dikkat etmeniz ve gerektiğinde kolların yuvalarını tesviye etmeniz gerekebilir. Kollar konduktan sonra 2x2 yan yürüme yolu kirişlerini ve 2x4 BANDA'nın üzerindeki kola aralıklarını 2x6x12 mm çıtalarla dolduruyorsunuz. Burada dikkat edilecek husus, yürüme yolu kirişleri belirli noktalarda bitiyor, bunlar plan üzerinde gösterilmiş durumda.
    Daha sonra da yapabilirsiniz ama bir de ön ve arka platformu tutan 2 ve 3 ile 48 ve 49 nolu kollara yapıştırılan orta dikmeden kol ucuna kadar uzanan 3x3 kirişler var. Bunlardan önce oturak desteğini (OD) yapıştırmanız gerekli.
    Biraz karışık bir noktaya geldik, onu da bir sonraki mesajda açıklarız.
    Selim Özdil

  12. #12
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    Kolların altında kalan güverte üstü yan kaplama, İLK planda kolların altından ve güverte kenarından 1 mm içerden, güverte boyunca 5 mm yükseklikte baştan sona kadar gidiyordu. Muhtelif nedenlerle kol çizimlerini 3 kez değiştirdik, en son da öndeki ve arkadaki iki sıralardaki kürekçiler kürek çekemedikleri için, DD Dekoratif parçaların olduğu kısımlardaki kollar ve yan kaplama şekli de değişti dolayısı ile güverte üzeri yan gövde kaplaması komplike bir şekil aldı. Şu anda bu kaplama, ortalarda kenarım 1 mm içersinde iken öne ve arkaya gittiğinde dışarı çıkarak, önde 40, arkada 13 no'lu kolda tam dışarı çıkarak bundan sonra kola yaslanarak gitmesi gerekiyor ve kollar birsürü tadilat gördüğü için yükseklik 4.5 ile 5.5 mm arasında değişiyor.. Tabii bu arada bu belirtilen kollardan sonra kaplama genişliğinin de artması gerekiyor. Plan incelendiğinde bu anlaşılabilir ama ben bir kez daha bu karışıklığı belirtmek istedim. +0 nolu kolun önünde ve 13 nolu kolun arkasında dayanak olduğu için bir problem yok ama arasının ortada (25 nolu kol civarı)1 mm içeriden başlayıp, öne ve arkaya gittikçe azalması lazım ve dayanak olmadığı için kol altına alıştırılması lazım.
    Ben 5 mm genişliğinde 5 mm genişliğinde bir çıtanın baştan sona kol altına alıştırılarak gidilmesini öneririm, yaparak görmek lazım ama hafif yatırılarak alıştırılmadan da yapılabilir gözüküyor.
    Geriye platformlar, yaşam mahalli, kalkanlar korkuluklar ve harici parçalar kalıyor, bunların özel bir açıklaması yok, çizimlerin yeteri kadar açıklayıcı olduğunu düşünüyorum.
    Selim Özdil

  13. #13
    Forum Üyesi selim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    14.05.2014
    Yaş
    63
    Mesajlar
    489
    Konular
    20
    Etti
    0
    4 mesaja 8 te
    Mentioned
    0 Post(s)

    Standart Cevap: Osmanlı Savaş Kadırgası

    Unutmadan belirteyim, 2x4 ve kol aralarına 2x6x12 mm tahtalardan oluşturulan BANDA'nın üst seviyesinin, 2x2 platform kirişleri ile aynı seviyede olması lazım. Belirli bir noktada yürüme yolunun iç tarafındaki kirişler bitiyor ve yürüme yolunu BANDA taşıyor. Çizimde görülebilir ama ben belirmenin yararlı olabileceğini düşündüm.

    Yürüme yolunun destek kirişlerinin dikmelerini çizimde görüleceği üzere kollar ile birlikte yaptım. Birsürü seçenek vardı ben bunu seçtim ama bu destekler azaltılabilir, mesela 2 veya 3 kolda bir destek, veya tamamen kaldırılıp harici destekler konabilir. Değişiklikleri gönlünüze göre yapabilirsiniz.

    Bir sorunuz varsa olabildiğince çabuk sorarsanız sevinirim aksi takdirde, kısa sürede neyi nasıl ve neden yaptığımı UNUTUYORUM.
    Selim Özdil

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Bu Konu için Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •