Gemi Modelciliği
10 Şubat, 2012, 03:29 *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: BODRUM GULETİ  (Okunma Sayısı 1379 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kılıç hamza

Offline Offline

İsim Soyad: Hamza Kılıç
Nereden: Zonguldak
Mesaj Sayısı: 635



« : 14 Kasım, 2009, 20:02 »

Bodrum Guletleri
Bugün Bodrum'da tekncilerin kullandıkları yatlar dünyadaki benzerlerinden oldukça farklı yapıda. Turizmin şekillenmesinde pek çok tarihi ve kültürel öğe var. Bodrum Guletleri ise deniz, tarih, kültür, konaklama ve hareketin tamamını içinde barındıran eşsiz bir değer..

Antik çağın denizcileri M.Ö. 3000'lerde ahşap tekneleri yapmaya başlamış ve M.Ö.245'te gelişen ticarete uygun tekneler oluşmuş. böylece Girit Uygarlığı'nda ince yuvarlak sopalarla teknelerin yapıldığı kürekler yardımıyla hareket ettirilen yelkenlerden yararlanılan tekneler de oluşmuş.
Bu yelkenler M.Ö.1500'lerde teknenin ortasına dörtgen formatla yerleştirilmiştir. Mikenliler denizcilik konusunda epey etkili olmuş, daha sonra Fenikeliler Deniz ticaretini ele geçirmişlerdir.
Savaş gemileri ile ticaret gemileri arasındaki inşaa farklılıkları M.Ö.8.yy'da oluşmaya başlamış. Bu tarihe kadarki dönemlere ait sualtı kazılarında ahşap bölümü ortaya çıkarılan en eski ticari batık M.Ö.4.yy'a ait Girne batığıdır. 12 m. uzunluğunda 5 m. genişliğinde olan bu geminin bordası 12 sıra kaplama tahtası ile örtülüdür. Girne batığında polietilen glikol kimyasalı ile ilk kez bir teknenin konservasyonu yapıldığı görülür.
Bodrumluların Gulet'i antik çağlara uzanır. Eskiden yelken ve kürek gücü ile yol alan balıkçı ve süngerci tekneleri yerlerini modern aksesuar ile donatmış güçlü motorlara sahip tekenlere bırakmıştır. Bu değişim, "Bodrum Tipi" üç değişik tekneyi yaratmıştır:
a- TİRANDİL’ler (TIRHANDİLL) : Bu teknelerin kıç tarafları da, baş tarafı gibi sivri olup, yukarı doğru kalkıktır. Tüm Akdeniz’de, özellikle de Ege denizinde asırlardır kullanılan bu denizci teknelerin boyları, enlerinin üç katı olduğundan, Yunanca’da TREKANDİNİ olaraktan adlandırılır (Trea kena 3/1 demektir). Tirandil’lerin normal boyları 7.50 ile 12.00 metre arasında değişirken, son zamanlarda bu ölçüler 25 metreyi buldu. Ege kıyılarında kullanılan Tirandil’ler, ekseriyetle tek direkli olup, Latin yelken taşırlardı. Şimdiler de ise Latin yelkenin yerini, Randa yelkenler aldı. Sayıları az olmakla beraber, iki direkli, büyük Tirandil’lere günümüzde rastlansa da, bunlar orijinal Tirandil çizgisinden uzaklaşmış teknelerdir. Fakat maalesef artık Bodrum’da, bu tekneleri yapabilecek usta da yetişmiyor. Zira bu gün, tersanelerde Bodrum kökenli tek bir çırağa bile rastlayamazsınız. Hiçbir aile, artık çocuklarını, bu mesleği öğrenebilmesi için atölyelerde çalışmaya göndermiyor. Zaten kimse de, bu güzel teknelerden sipariş vermiyor. Buna neden de, Tirandil’lerin kıç tarafları sivri olduğundan, diğer teknelerdeki gibi yolcuların sere serpe yatabildikleri, bangaça tabir edilen, kıç üstünde bir yerin bulunmaması ve iç hacimlerinin daha kısıtlı olmasıdır. Halbuki Tirandil’ler, olağan üstü denizci ve yelkene çok iyi giden teknelerdir.
Yat kaptanı sınavı sorularının çıkarıldığı, başvuru kitaplarında, Tirandil adı altında anlatılan teknelerin, bunlarla hiçbir alakası yoktur. Dünyanın hiçbir yerinde, kepçe kıçlı bir Tirandil’e rastlayamazsınız. Hangi cesaretle böyle bir tanım ortaya koyabiliyorlar, inanılacak gibi değil. Daha sonraları, bu saçmalıklara değinmeğe çalışacağım.
1996 yılında, 8 metrelik hurda bir balıkçı Tirandil’ini restore edip, Latin yelkenle donattım. Bu küçücük Tirandil ile, Bodrum’un iç limanında yıllarca yelken yaptım. Salmalı tekneler haricinde bu kadar keyifli, bu kadar yelkene iyi giden bir tekne kullanmamıştım.
 
  b- AYNAKIÇ’ lar  : İsminden de anlaşılacağı üzere, kıç tarafları düz olan, ekseriyetle de kıç altında bir Master Cabin’i bulunan teknelere verilen isimdir. Fakat kim uydurdu ise Bodrum’da bu tip tekneleri “KETCH” olarak adlandırıyorlar . Halbuki herkesin bildiği gibi Ketch tanımlanması, teknenin gövdesi ile hiçbir ilişkisi olmayıp, sadece arması ile ilgili bir tabirdir. Malum, Bocurum yelkenini taşıyan, arka direkleri (Mizena) kısa olan, iki direkli yelkenli tekneler, dünyanın her yerinde Ketch diye adlandırılır. Bu kelime aslında İngilizce olup, eski Fransızca da “QUAICHE”, İspanyolca da “QUECHE” olarak geçer.

Tabii, bir de YAWL vardır . İki arma arasındaki fark, Ketch’te dümen palasının mizena direğinin arkasında, Yawl’da ise, dümen palasının, mizena direğinin önünde olmasıdır . Bu günlerde, teknelerde artık hidrolik dümen sistemleri kullanıldığından, dümen dolapları teknenin en uygun yerine konulabiliyor. İş böyle olunca da, eskiden olduğu gibi, mizena direğinin, dümen dolabının önünde veya arkasında diye, ketch ile yawl’ı ayırt etmek imkansızlaşıyor. Bunları, size şekillerle anlatmaya çalışacağım.

 1980’de, Sayın Mustafa Süzer’in, 24 metrelik Guleti, Bodrum’da inşa edilirken, planlarını bana gönderip, içinin tefrişini istediler. Planlara göre, teknenin sadece 3/2’sini değerlendirebiliyordum. Geriye kalan hacimleri kullanmak olanaksızdı. Halbuki bu tekne aynakıç olarak inşa edilseydi her tarafı kullanılabilirdi. Her neyse, İstanbul’dan kalkıp hep beraber Bodrum’a gittiğimizde, bu tekneyi yapan, Ziya Tuncay’a (Küçük Ziya) düşüncemi anlattığımda, rahmetli o gün beni “olmaz öyle şey” diye fena halde terslemişti. Sonra aradan yıllar geçti. Bodrum’daki ilk aynakıç’lardan biri olan METEOR’u yaptım. Böylelikle aynakıç modası aldı yürüdü. Ziya Usta, ilk adı OLD SWAN olan, daha sonra da adı DURUKOS 5 olarak değişen aynakıç tekneyi imal etti. Sonraları dostluğumuz ilerlediğinde bir gün, “aynakıç tekne olmaz” diye beni nasıl terslediğini hatırlattığım zaman, o yıllarda, böyle bir şeyi bilmediklerini kabul etmişti rahmetli.

 Şimdilerde ise, Bodrum’da imal edilen teknelerin ekseriyeti, aynakıç olarak denize iniyor. Fakat maalesef, ne hikmetse bunlara hala Ketch tipi tekneler deniyor.

                                                   
c- GULET  : Bodrum limanında, kıç tarafları yuvarlak olarak dönen teknelerin yani “Kepçe Kıçlı” tabir edilenlerin, buranın yerel halkı tarafından “Gulet” olarak adlandırıldığını duyarsınız. Peki nedir bu Gulet denilen tekneler? Buralara nasıl gelmişler? Bunlar iddia edildiği gibi acaba ilk defa Bodrum’da mı ortaya çıkmış? Neden bu teknelere Gulet denmiş?

1964 yılında, Bodrum’la ilk tanıştığımda, etrafta Gulet’e benzer hiçbir tekne yoktu. O günlerde, kalenin önündeki rıhtımda, direklerine hevenk, hevenk süngerler asılmış Tirandil’ler, Piyade’ler sıralanırdı. Bunların en kabası olsa olsa ancak 10 metre civarındaydı. Şimdilerde park olarak kullanılan Marinanın yanı başındaki yeşil alana, o günlerin Eski Tersane’sine, baş taraflarında kuş veya balık figürleri kazınmış küçük süngerci ve balıkçı kayıkları çekilirdi. Bunlardan bazıları tamamen hurda durumdaydı. Çok sonraları, burada ŞEF teknesi imal edildi. Asıl teknelerin yapıldığı yer, Kalenin arkasındaki, bu günkü “Yetti Gari” barının civarındaki küçük atölyelerdi. Yolun karşısında, şimdilerde “Meyhaneler Sokağı” olarak tanınan dar geçitte ise, tüm mekanik işlerin yapıldığı mütevazı dükkanlar vardı. Her tarafta demirler, zincirler, ırgatlar, motor parçaları yığılı dururdu. Tabii bu tersanelerin içinde en bilineni, Efsanevi ZİYA USTA’nın (Ziya Güvendiren) atölyesi idi. Kendisini her zaman rahmetle ve şükranla andığımız bu büyük usta, Bodrum’a çok şeyler kazandırmıştır. Kendisi normal bir köy marangozu iken, tekne imaline başlamış, otoritesi ve yeteneği ile bir çok eser ortaya koymuş, bence en önemlisi de, kendinden sonra bu mesleği ilerleten ustalar yetiştirmiştir. Bu gün hala Ziya Usta’nın geliştirdiği tekniklerle Bodrum’da tekneler imal edilmektedir. Hiç kimse bunu değiştirmeye cesaret edemez. Yine onun atölyesinde yetişen EROL AĞAN (Çolak Erol) sadece Bodrum’un en iyi ustalarından biri olmayıp, sırf kendi çabası ile İçmeler Mevkii’ndeki Tersaneler Bölgesi’ni kurmuştur. Bugün, mahdumları mesleğe devam etmelerine karşın hala Erol Ustanın denizlerde gezen tekneleri, ta uzaklardan bile onun imzasını taşıdığını haykırır. Mustafa ve Engin Denizarslanı, Küçük Ziya, Hep bu ekolün ustaları oldular. ETHEM ÖZYURT, oğulları MEHMET ve EROL şimdi de torun İSMAİL ÖZYURT başarı ile bu geleneği sürdürüyorlar.

   
Bu teknelerde yolculuk yapan hemen hemen herkes, Antik Çağ'da gemicinin, denizin sesini dinleyerek uyuyakalmasını hissedebilir.. Günümüzde narin gövdeli, uzun ince direkli, denizde salınan bir gulet mavi yolculuğa çıkanları büyülemeye devam etmektedir..
 



Logged

Hamza KILIÇ           mail: hamzaela@hotmail.com
1978-Zonguldak      cep: 05368825202
Reklam

Logged
burhan
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 14 Kasım, 2009, 21:11 »

hamza bey, bilgiler için teşekkürler. sağolun


Logged
oktay yaylacıkoral
Özel Forum Üyesi
*****
Offline Offline

İsim Soyad: OKTAY YAYLACIKORAL
Nereden: İZMİR/ÇAMDİBİ
Mesaj Sayısı: 745



« Yanıtla #2 : 14 Kasım, 2009, 21:13 »

BİLGİ BOL BOL BİLGİ, HERKES YAPACAĞI İŞİ TAM YAPMALI BU YÜZDEN BİLGİ SAHİBİ OLMAK GEREKLİ .BU ÇALIMAYA ADIM ATANLARA VE OKUYUPTA DESTEK VERENLERE ,TEŞEKKÜRLER


Logged

Oktay YAYLACIKORAL

YAPIMI DEVAM EDEN MODELLERİM
LA CREOLE
S/Y GONCA
arifkarakum

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 293



« Yanıtla #3 : 14 Kasım, 2009, 22:01 »

Sevgili Hamza verdiğin bilgilere teşekkürler eline sağlık.Bir ricam olacak Bodrum Guleti ve alt modelleri için yazdıklarını daha bilimsel ve daha kısaltarak yazabilirsen çok güzel olacak.Benim bu topik'i açmaktaki maksadım : model yapan arkadaşların modellerin yanına kısa tarihçelerini koyarak modelleri izleyenleri bilgilendirme amaçlıydı.


Logged

Arif Karakum
Tekirdağ-çorlu 1951-tel: 0532 217 05 17
tahirusta

Offline Offline

İsim Soyad: Tahirusta
Nereden: Kütahya
Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #4 : 14 Kasım, 2009, 23:09 »

hamze bay copy paste için tşk lütfen yazının kaynağını belirtiniz aşağıdaki linkte bu yazının aynısı vardır yazı kime ait sizemi başkasına mı
 
http://www.a-marin.com.tr/yy.php?go=history


Logged
oktay yaylacıkoral
Özel Forum Üyesi
*****
Offline Offline

İsim Soyad: OKTAY YAYLACIKORAL
Nereden: İZMİR/ÇAMDİBİ
Mesaj Sayısı: 745



« Yanıtla #5 : 16 Kasım, 2009, 20:48 »

ŞİMDİ ŞUNU ANLAMIYORUM.BU YAZI HAMZA BEY İN DEĞİL,AMA BU YAZI HAMZA BEYİN DEĞİL DİYE BURADA YAYIN LANAMAZ DİYE BİR KOŞUL MU VAR.SANKİ DEDEKTİF GİBİ BİR ŞEY BULUNMUŞ GİBİ TEPKİLER.HAMZA BEY İNTERNETTET GEZİNİRKEN BURADAKİ ARKADAŞLARIN İŞİNE YARAYACAK BİR ŞEY BULMUŞ VE BURAYA YOLLAMIŞ.BUNDA NE KÖTÜLÜK VAR.BÖYLE TENKİT EDERSENİZ,KİMSE BURALARA BİR ŞEY YAZMAZ.KORKAR.BIRAKIN KARDEŞİM,BİLGİ EVRENSELDİR BUNU İNTERNETTE YAYINLAYAN ADAM BİLMİYOMU BAŞKALARININ ALACAGINI.NE VAR BUNDA NE YAPALIM O ZAMAN HERKES KETUM OLSUN BİLGİLERİNİ KENDİNE SAKLASIN KİMSE BİR ŞEY ÖĞRENMESİN.ŞİMDİ DİYECEKSİNİZ Kİ ALINTI BELİRTİLSİN.NE KADAR BASIT DEĞİL Mİ.ALINTI.BUNU SÖYLÜYENLER BU ŞEKİLDE YAPIYORMU ACABA.BENİMDE BAŞIMA GELDİ.NE ZAMAN İNDİRDİĞİMİ BİLMEDİĞİM BİR FOTOYU ''AAAAAAA ''' DEDİLER ''ŞURADAN'' VAY BE NE BÜYÜK İŞ.BEYLER BİZİ BİZDEN BAŞKA KİMSE ANLIYAMAZ BIRAKIN INSANLAR BİR ŞEYLER YAPSIN.RAHAT BIRAKIN


« Son Düzenleme: 16 Kasım, 2009, 20:50 Gönderen: oktay yaylacıkoral » Logged

Oktay YAYLACIKORAL

YAPIMI DEVAM EDEN MODELLERİM
LA CREOLE
S/Y GONCA
tahirusta

Offline Offline

İsim Soyad: Tahirusta
Nereden: Kütahya
Mesaj Sayısı: 10


« Yanıtla #6 : 16 Kasım, 2009, 22:42 »

Oktay bey yazılarını küçük harfle yazarsan sevinirim vereceğim cevap ağır olur


Logged
oktay yaylacıkoral
Özel Forum Üyesi
*****
Offline Offline

İsim Soyad: OKTAY YAYLACIKORAL
Nereden: İZMİR/ÇAMDİBİ
Mesaj Sayısı: 745



« Yanıtla #7 : 16 Kasım, 2009, 22:53 »

tahir bey e cevaben
1-İNTERNET DELİKANLISI KARDEŞİM ,YAZILARIMI NASIL YAZACAĞIMI SANA SORACAK DEĞİLİM
2-BÜYÜK HARFLE OLMASI SADECE BİR TESADÜF SANA NE ANLATTI BİLEMİYORUM AMA BİR KASIT YOK.
3-AĞIR DEMEK NE DEMEK BU İŞ BURADA OLMAZ
4-EĞER FORUMU OKURSAN YUKARIDAKİ YAZDIĞIM YAZIDA BÜYÜK HARFLE,KASIT YOK.
5-BANA NE DEMEK İSTİYORSAN SANIYONMU CEVAP GELMİYECEK
6-YAKISIK ALDIĞI ŞEKİLDE YAZILARIMIZI YAZALIM
7-KENDİNE SÖYLENMESİNİ İSTEMEDİĞİNİ BAŞKALARINA SAF ETME


« Son Düzenleme: 16 Kasım, 2009, 23:00 Gönderen: oktay yaylacıkoral » Logged

Oktay YAYLACIKORAL

YAPIMI DEVAM EDEN MODELLERİM
LA CREOLE
S/Y GONCA
Ali Timucin
Ali Timucin
Administrator
*****
Offline Offline

İsim Soyad: Ali Timucin
Nereden: Kocaeli
Mesaj Sayısı: 2363


WWW
« Yanıtla #8 : 16 Kasım, 2009, 23:03 »

 Değerli Modelci arkadaslarım lütfen bu konuyu burada sonlandıralım.
Hamza Bey  bizler ile güzel  bir  konuyu paylaşmış kendilerine teşekkür ederiz.
Fakat Hamza Bey'İn unuttuğu bir konu var , o da alıntı yapılan yer hakkında bilgi vermeyi unutmuş.
Oktay Abi , site kuralları gereği  senden de  küçükharfler ile yazmanı rica edicem.

 Dolayısı ile  şuan da ortamı gerecek  olayı büyütücek bir  konu bulunmamaktadır.  Site amacımız  dost kazanmak
kaybetmek değil. Sizleri biraz sakinliğe  davet ediyorum.  lütfen  devam ettirmeyelim  aksi halde konuyu kilitlemem
gerekecek.


Logged

Ali Timucin
İstanbul / 1976
oktay yaylacıkoral
Özel Forum Üyesi
*****
Offline Offline

İsim Soyad: OKTAY YAYLACIKORAL
Nereden: İZMİR/ÇAMDİBİ
Mesaj Sayısı: 745



« Yanıtla #9 : 16 Kasım, 2009, 23:07 »

ben büyük harfin hala ne anlama geldiğini anlamış değilim.ama birilerinin bir şeyleri doğru bildiğini düşünerek bu kuralda varmış demek ki uyacağız.


Logged

Oktay YAYLACIKORAL

YAPIMI DEVAM EDEN MODELLERİM
LA CREOLE
S/Y GONCA
kılıç hamza

Offline Offline

İsim Soyad: Hamza Kılıç
Nereden: Zonguldak
Mesaj Sayısı: 635



« Yanıtla #10 : 17 Kasım, 2009, 00:34 »

Arkadaşlar yazılanları sabırla takip ediyorum yorum yazmayacaktım ama artık bana da cevap hakkı doğduğuna inanıyorum ben araştırma yapmayı çok severim. Arif beyin model tarihçesi adı altında bölüm açtığını görünce  çorbada tuzum olmasını istedim ve bulduğum bilgileri paylaştım bu birazda meslek iç güdüsünden oldu sanırım(sınıf öğretmeniyim) modelcilikle ilgili bir çok şeyi daha yeni yeni duyarken bu kadar bilgiyi biliyor olmamız mümkün değil diye düşünüyorum tabi aramızda bilenler olabilir onlarda paylaşma teveccühünde bulunurlarsa hepimiz seviniriz Arif bey gerekli olanı zaten yazmış tahir beyin yazısının maksadını anlamış değilim ayrıca bu site birbirimize destek için var tabiki eleştirilere açığız ama saygı çerçevesinde olması şartı ile... herkese saygılar


Logged

Hamza KILIÇ           mail: hamzaela@hotmail.com
1978-Zonguldak      cep: 05368825202
Ali Timucin
Ali Timucin
Administrator
*****
Offline Offline

İsim Soyad: Ali Timucin
Nereden: Kocaeli
Mesaj Sayısı: 2363


WWW
« Yanıtla #11 : 17 Kasım, 2009, 10:01 »

ben büyük harfin hala ne anlama geldiğini anlamış değilim.ama birilerinin bir şeyleri doğru bildiğini düşünerek bu kuralda varmış demek ki uyacağız.
   Sevgili  Oktay Abi  , sanal alemde  büyük harfler ile yazı yazmak bağırarak konusmak anlamına  geliyor.  Bu konu ile  ilgili  forum kurallarımızın 16. maddesinde  açıklayıcı bir bilgi var.  Kişiye  özel bir durum değil aklınıza yanlış bir şey gelmesin.



Logged

Ali Timucin
İstanbul / 1976
oktay yaylacıkoral
Özel Forum Üyesi
*****
Offline Offline

İsim Soyad: OKTAY YAYLACIKORAL
Nereden: İZMİR/ÇAMDİBİ
Mesaj Sayısı: 745



« Yanıtla #12 : 17 Kasım, 2009, 10:07 »

böyle bir anlamaya sebebiyet verdiğim için üzüldüm.ama tahir bey de şunu düşünemedi mi ki benim burada bağırmamı gerektirecek ne olabilirki.


Logged

Oktay YAYLACIKORAL

YAPIMI DEVAM EDEN MODELLERİM
LA CREOLE
S/Y GONCA
Ali Timucin
Ali Timucin
Administrator
*****
Offline Offline

İsim Soyad: Ali Timucin
Nereden: Kocaeli
Mesaj Sayısı: 2363


WWW
« Yanıtla #13 : 17 Kasım, 2009, 12:06 »

Tamamen yanlış anlaşma dolayısı ile bir sorun yok . Konuya kaldığımız yerden devam edelim.
Bu türlü sanal adetlere  yetişemiyoruz Yeni nesil  daha neler çıkaracak kim bilir.  ?


Logged

Ali Timucin
İstanbul / 1976
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Bu Sayfa 0.419 Saniyede 25 Sorgu ile Oluşturuldu